Google+
TUĞÇE YILMAZ
Editör

Ohri

Ülke: Makedonya
Saat Farkı: -1
Para Birimi: Makedon Dinarı (MKD)

OHRİD VE OHRİ GÖLÜ

Makedonya'nın güneyinde yer alan Ohrid kenti, Antik Liknidos şehrinin bulunduğu yerde kurulmuştur. Ohri Gölü kenarındaki en büyük yerleşim olan Ohrid, adını üstünde eski kentin kurulu bulunduğu sarp tepeden (Sırp-Hırvat dilinde Ohrid) almıştır.

Denizden 700 metre yüksekte bulunan Ohri gölü ise Avrupa’nın en eski ve en derin gölüdür. Derinliği 286 metre olan gölün suyu oldukça berraktır. Bu özelliği ile dünyadaki en berrak suya sahip ilk 4 gölden biridir. 30 kilometre genişliğide ve 14,5 kilometre uzunluğundaki gölün kenarındaki Ohrid kenti yaklaşık 60.000 kişilik bir nüfusa sahiptir.

Biz Ohrid’e Üsküp’ten yaklaşık 3 saat süren otobüs yolculuğu sonrasında ulaşıyoruz. Araları 121 kilometre. Kente yaklaştıkça çam ormanları sıklaşıyor ve sanki Ohrid’in güzelliklerini müjdeliyor. Ohrid, sahip olduğu doğal güzellikleri ile çok güzel bir tatil mekanı. Şehir ve göl Unesco dünya mirası listesine dahil edilmiştir.

Arkeolojik verilere göre Ohrid kenti yaklaşık 6.000 senelik bir geçmişe sahiptir. Bu bölgede yaşadığı bilinen ilk kişiler Brigler (Frgiler) ve Enheleler'dir. Ohrid, Slav halklarının kullandıkları "Kiriliça" alfabesinin doğduğu yer aynı zamanda. Alfabe ise Aziz Kiril ve Metodiy kardeşlerinin eseridir.

Bu şehir, 1395 senesinde ise Osmanlı İmparatorluğu’na dahil edilmiştir. Bu nedenle de kentte Osmanlı’dan kalan çok sayıda yapı göze çarpmaktadır. Osmanlı döneminden kalan 10 cami ve 1 tekke bulunmaktadır. Taş döşemeli dar sokaklarda yer alan evler Osmanlı’nın izlerini taşımaktadır. Ohrid her ne kadar bir Osmanlı kenti olsa da, Hristyanlık için de önemli bir merkez.

Günümüzde kentte yaklaşık 40 tane kilise bulunmaktadır. Bu kadar çok kiliseye sahip olmasının birinci nedeni ilk Makedon devletinin kurucusu Çar Samoil'in göl kıyısında, yılda kaç gün varsa o kadar kilise inşa etmesiymiş. Ama günümüze bunlardan sadece 40’ı kalmıştır. Diğer bir nedeni ise Ohrid'in 10.yy'da Patriklik merkezi olması ve 1767 yılına kadar bağımsız başpiskoposluk olarak varlığını sürdürmesi olarak gösteriliyor.

Ohrid, Makedonlar’ın en önemli tatil merkezi. Aynı zamanda turistler tarafından da Makedonya’da en fazla ziyaret edilen yer olduğundan bölgede fiyatlar diğer Makedonya şehirleri’ne göre biraz yüksek.

Ohridliler, kendi memleketleri için “Tanrı cenneti çamurdan yaparken, bir parça kopup Ohrid’in üzerine düşmüş”, Ohrid gölü içinse “Mavi İnci” derlermiş.

Ohrid, tarihi eserlerle dolu bir kent. İnsan nereden başlayacağını şaşırıyor. Biz ilk olarak, ilk Makedon devletinin kurucusu Çar Samoil'in adını taşıyan kaleye gidiyoruz. Kale tarih boyunca defalarca yıkılmış ama sonradan genişletilerek tekrar inşa edilmiş. Tepede yer alan kaleden kentin manzarası bir harika. Tepeden göle uzanan duvarların uzunluğu yaklaşık 3 km. Duvarlarının yüksekliği ise yer yer değişiklik gösteriyor. En alçak duvar 3 metre, en yüksek duvar ise 16 metredir.

Buraya yakın konumda bulunan Antik Tiyatro ise Roma döneminden kalma bir yapı. Burası aynı zamanda kentin en eski yapısıymış, MÖ. 3. Yüzyıla tarihleniyor. Bu tiyatro 4.000 kişilik oturma kapasitesiyle döneminde bölgenin en büyük tiyatrosuymuş. Tiyatroda yaşamış olan saygın ve zengin kişilerin kendilerine ait oturma yerleri, kendi isimleri yazılarak belirlenmiş. Hatta bazı isimler günümüzde de görülebiliyor. Bu tiyatro romalılar döneminde ise arena olarak kullanılmış. Günümüzde ise burada çeşitli kültürel etkinlikler düzenleniyor.

Buradan sonra kent merkezinde yer alan Türk çarşısına gidiyoruz. Bu çarşı diğer Makedonya kentlerindeki çarşılara göre daha modern ve düzenli. Çevrede çok sayıda ufak hediyelik eşya dükkanı bulunuyor. Buralarda müzikal enstrümanlar, telkâri takılar, oymacılık ürünleri ve bakır eşyalar bulabilirsiniz. En önemli hediyelik eşya ise Ohrid incisinden yapılmış olan takılardır. Ancak oldukça turistik olduğundan diğer Makedonya kentlerine göre daha pahalıdır. Bir kent ne kadar turistik olursa çehresi de o kadar değişiyor.

Ohrid çarşısı oldukça renkli ve hareketli, özellikle de yaz aylarında akşamüstü saatlerde buradaki kalabalık daha da artıyor. Kent sokaklarında dolaşırken türkçe konuşan birilerine mutlaka rastlarsınız.

Göl kenarındaki cafe, restoran ve eğlence yerlerinde akşam saatlerinde yer bulmak oldukça zor olabiliyor. Ama mutlaka göl kenarındaki bu şirin kafe ve restoranlarda oturup, yemek yemeli ya da birşeyler içmeli ve gün batımını izlemelisiniz.

Ohrid Nehri’nde balık yakalamak yasaktır. Sadece "Belvica" adını verdikleri balık türünün avlanmasına izin verilmektedir. Belvica'nın eşsiz lezzetini tatmanız tavsiye edilmektedir. Yanında ise yöresel bir lezzet olan ve susuz içilen üzüm rakısını deneyebilirsiniz. Burada “Jolte” rakı markasını tercih edebilirsiniz. Bizdeki rakıya göre biraz daha yumuşak içimli. Göl kenarındaki bu mekanların büyük çoğunluğunda Makedon müziğini de dinleyebilirsiniz.

Akşam saatlerinde bu bölge oldukça kalabalık. Kentte Bodrum’u anımsatan bir gece hayatı var ve gece hayatı bu bölgede yoğunlaşıyor. Her türden müziğin çalındığı mekan bulmak mümkündür. Ayrıca yaz aylarında burada bir müzik şenlikleri de düzenleniyormuş ama biz denk gelmedik.

Ohrid küçük olsa da, gezilecek yerleri çok fazla olan bir bölge bu nedenle ilk güne sığdıramadıklarımızı bir sonraki gün gezmeye karar vererek, güzel bir uyku için kendimizi merkezdeki bir hostele atıyoruz.

  • Google Plus'da
    Paylaş
  • Facebook'da
    Beğen
  • 16,463

Ohri Turları

En çok tartışılanlar

Tümünü Gör
Üye OlunGiriş Yap

Duyurular

Tümünü Gör

Bunları Biliyor Musunuz?

Ölüm oranlarının en yüksek olduğu ülke hangisidir?
Cevabı gör

ETKİNLİKLER

“Polonya Sanatında Oryantalizm” İsimli Sergi

24 Ekim 2014
Polonya sanatındaki oryantalist eğilimleri resim, desen, tekstil ve grafik eserler eşliğinde sunacak olan “Polonya...
Tüm Etkinlikler