Alaçatı’da Gezilecek Yerler

Alaçatı’da sadece yaz tatili değil kültürel etkinlik yapmak ve beldeyi yürüyerek keşfetmek isterseniz Alaçatı’da gezilecek yerler üzerine yaptığımız bu derlemeye mutlaka göz atmalısınız. Çünkü günümüzdeki ünü kadar tarihi bir geçmişi de olan Alaçatı’da bazı yerler var ki görmeden dönmemelisiniz. Aşağıdaki adresleri keşfetmeden Alaçatı ruhunu soluyamaz, tadına varamazsınız. Alaçatı çoğu zaman deniz keyfi, sörf dersleri, eğlenceli gece hayatı gibi unsurlarla özdeşleştiği için buradaki seyahatinizi 4 ila 7 gün arasına tutabilirsiniz.

Alaçatı Gezilecek Yerler:

Alaçatı, genel itibarıyla deniz, kum, güneş üçlüsünden oluşan bir seyahat ortamı sunabilir. Ancak bunun da ötesinde görmeniz gereken çok sayıda noktaya sahiptir. Meşhur Alaçatı pazarından Alaçatı değirmenlerine, Alaçatı Limanı’ndan sörf dersleri alacağınız koylara kadar bu noktaları çeşitlendirmek mümkün. Ayrıca Çeşme ilçesinin bir beldesi olması sebebiyle Çeşme’ye bağlı pek çok noktayı da Alaçatı seyahatiniz sırasında görebilirsiniz. Tüm bu yerlerle ilgili detaylı bilgiye aşağıda ulaşabilirsiniz.

Alaçatı Değirmenleri

Alaçatı’nın yel değirmenleri 1800’lü yıllarda yapılmıştır. Birbirinden farklı boydaki ünlü değirmenler her gün yüzlerce misafirini memnuniyetle ağırlıyor. Alaçatı’nın merkezindeki küçük bir tepeye çıkarak gün batımını veya dilerseniz gün doğumunu izleyebileceğiniz değirmenler fotoğraf çekmeyi seven turistler için en güzel manzarayı veriyor. Buğdaydan un elde edilmesi için 150 yıl önce inşa edilen değirmenlerin yanında kafe ve restoran bulunuyor. Yılın 330 günü rüzgar alan Alaçatı’nın yel değirmenleri beldenin simgesi haline gelmiştir. Bir türlü bitmek bilmeyen restorasyon çalışmaları moloz yığınlarına sebep olsa da Alaçatı’ya gelmişken değirmenleri mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Alaçatı Pazarı

1

Alaçatı pazarı her cumartesi kurulur. Sadece Alaçatılılar veya Alaçatı’daki turistler değil Çeşme’dekiler de alışveriş yapmak için bu pazara gelir. Cumartesi oldu mu Alaçatı pazarına gitmeyen yoktur. Bu pazarda her pazar gibi hem yiyecek-içecek, baharat hem de giyecek ve incik-boncuk bulmanız mümkün. Dalından koparılmış domatesten körpe salatalığa, taptaze sebzelere kadar her yiyeceğin en güzelini bu pazarda bulabilirsiniz. Yaz sıcağı altında pazar gezmek kulağa hoş gelmese de göreceğiniz samimi ortam sayesinde bu pazara gittiğinize pişman olmayacaksınız.

Sörf Dersleri

Kışın Uludağ’a giderseniz kayak dersleri alacağınız gibi yazın Alaçatı’ya gittiğinizde de mutlaka sörf yapmayı öğrenmelisiniz. Zira Alaçatı’yı Alaçatı yapan rüzgârıdır ve denizinde gördüğünüz sörfçüleridir. Siz de Alaçatı’ya gelmişken mutlaka bu deneyimi yaşamalısınız. Üstelik burada sörf yapmayı bilmiyorsanız bile sıfırdan başlayabileceğiniz derslere katılabilirsiniz. Alaçatı’da kolaylıkla bulabileceğiniz 8 adet sörf okulu var. Elbette rüzgar sörfünü deneyimlemek isteyenler biraz harcama yapmayı gözden çıkarmalılar zira sörf pek ucuz bir hobi/spor değildir. Alaçatı’daki sörf okulların saat başı ücreti 50 Euro’dan başlar ve en az iki saat ders almanız gerekmektedir. 10 saatlik kapsamlı eğitim ortalama 200 Euro tutmaktadır. Okulların size temin ettiği ekipmanları kiralama ücreti ise bir saat için 25 Euro, 3 saat için 30 ve rüzgar sörfünü gerçekten öğrenmeye niyetliyseniz 15 gün için 300 Euro’dur.

Delikli Koy

Alaçatı’da çeşitli plajların, sörf okullarının bulunduğu birbirinden farklı koylar vardır. Bu koyların hepsi de birbirinden güzeldir. Serin suyu ve güzel kumuyla dikkat çeken bu koylar arasında Delikli Koy oldukça meşhurdur. Bu koyda herhangi bir tesis bulunmaz. Dolayısıyla denize buradan girecekseniz şemsiye ve taşınabilir sandalyelerinizi, atıştırmalık ve içeceklerinizi beraberinizde götürmekte fayda vardır. Özellikle gençlerin tercih ettiği, dolayısıyla herhangi bir tesis olmasa da hoş bir ortamı olan bu koya mutlaka uğramalı ve koyun oluşturduğu hoş manzaranın tadını çıkarmalısınız. Bu arada Delikli Koy’da tüm gününüzü geçirmeyecekseniz dahi gün batımı saatinde uğramak keyifli bir etkinlik olacaktır.

Kemalpaşa Caddesi

tuval-alacati-exterior-04ee8.jpg

Alaçatı’nın ana caddelerinden biri olan Kemalpaşa Caddesi’nde hem restoranlar hem de butik dükkanlar ve sanat galerileri bulunmaktadır. Ayrıca renkli kafeler, butik oteller bu cadde üzerindedir. Bu caddenin en önemli özelliği ana cadde olmasına rağmen motorlu taşıt trafiğine kapalı olmasıdır. Böylelikle dilediğinizce boydan boya yürüyebileceğiniz gibi çocuğunuz için de içiniz rahat dolaşabilirsiniz. Ayrıca burada 1944’ten beri bulunan bir pastane mevcuttur. Kadın turistlerin ilgi odağı olan aksesuar dükkanları da bu caddede çok popülerdir. İhtiyaç halinde kolaylıkla ulaşabileceğiniz PTT de Kemalpaşa Caddesi üzerinde yer alır.

Hacımemiş Mahallesi

Hacimemis_Alacati-1000x700.jpg

Hacımemiş Mahallesi de tıpkı Kemalpaşa Caddesi gibi çeşitli restoran, bar, tasarım ve antika dükkanlarıyla çevrilidir. Alaçatı’nın belki de en güzel mahallesi olan Hacımemiş Mahallesi’ndeki mekanlardan birinde oturup kahve ya da bir kokteyl yudumlamadan Alaçatı seyahatinizi tamamlamamalısınız. Buradaki restoranlar oldukça popüler olduğu için özellikle akşam yemekleri için rezervasyon gerekebilir. Yemekten sonra devam etmek isteyenler için de Hacımemiş Mahallesi’nde çok fazla alternatif bulunur. Ara sokaklarıyla birlikte bu rengarenk mahalleyi gezdikten sonra dilerseniz bir caz kulübünde, dilerseniz bir kokteyl barda ya da keyifli bir kahve dükkanında oturup etrafı gözlemleyebilirsiniz.

Alaçatı Limanı

Alaçatı’daki yat limanı elbette öncelikli olarak yat sahipleri için önemlidir; fakat Alaçatı’daki tüm turistlerin de ilgi odağıdır. Çünkü Alaçatı’nın kalbi kısmen de olsa burada atmaktadır. Denizde 260, karada 100 olmak üzere toplam 360 tekne bağlama kapasitesi olan Alaçatı Limanı gündüz olduğu kadar gece de hareketlidir. Port Alaçatı projesi kapsamında bugünlerde çok başka bir atmosfere sahip olan Alaçatı yat limanında ev tutmak veya satın almak da mümkündür. Limanın çevresindeki koylarda sörf yapabileceğiniz gibi ilgi alanınıza göre balık da tutabilir ve keyifli bir gün geçirebilirsiniz. Port Alaçatı sayesinde doğal hayat yeniden canlandı. Fransız mimarlık şirketi olan ve güney Fransa’nın sahil şeridi Côte d’Azur’a bugünkü şeklini veren Port Grimaud grubu Alaçatı Limanı’nı da adeta baştan yarattı.

Ayios Kostantinos Kilisesi/ Pazar Yeri Camii

cesme6.jpg

Bu camiyi mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz çünkü böylesini her yerde görme fırsatınızın pek olmayacağını düşünüyoruz. Pazar Yeri Camii’nin özelliği içinde bir kilise barındırmasıdır. Yapıyı bu denli özel kılan nokta, cumhuriyetin ilanından sonra Alaçatı’daki Müslüman nüfusun artmasıyla kilisenin camiye dönüştürülmesi fakat içinde beldenin Hristiyan sakinleri için bir şapel bırakılmasıdır. Camiye girince bir perde göreceksiniz. O perdenin arkasında işte bu şapel bulunur. İstanbul’daki Fener Rum Patriği Bartholomeos geçtiğimiz yıllarda valilik izniyle bu kilise bölmesinde bir ayin gerçekleştirmiş ve Yunanistan’dan da ayine katılım olmuştur.

Alaçatı Evleri

19. yüzyılda Osmanlı toprağı olan Alaca at’daki bataklığın kurutulmasıyla belde yaşanabilir bir hal aldı ve kendine özgü bir mimariye kavuştu. Bu mimarinin en önemli göstergesi Alaçatı’nın 150 yıllık taş evleridir. Alaçatı’ya geldiğinizde ilk olarak dikkatinizi çekecek olan ve gözlerinizi alamayacağınız rengârenk yapılar bu taş evlerdir. Alaçatı’daki tatilinizin sonuna doğru muhtemelen buradan bir ev alma hayaline düşmüş olacaksınız. Zaten seyahatiniz boyunca konaklamak için tercih edeceğiniz butik otellerin büyük kısmı bu taş evlerde bulunmaktadır. Ayrıca taş evlerin bazı sahipleri evlerini veya bazı odalarını yerli ve yabancı turistlere kiralamaktadır.