Paylaş :

Genel Bilgiler / Rehber

Aksaray geçmişten günümüze Hitit, Pers, Hellenistik Dönem (Büyük İskender), Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerinde kalmıştır. Cumhuriyet dönemine kadar Konya’ya bağlı bir sancak olan Aksaray 1920 yılında vilayet olmuş, 1933 yılında vilayetliği lağvedilerek Niğde'ye ilçe olarak bağlanmıştır. 15 Haziran 1989 yılında yeniden vilayet olmuştur.
Aksaray’ın adının ilk olarak eski Hitit metinlerinde geçen “Nenessa (Nenossos) olduğu sanılmaktadır. M.Ö. 1. bin yılda Kral Kiakki döneminde Şinakhatum - Şinukhtu olarak anılan Aksaray, Hellenistik dönemde Kapadokya Krallığına bağlanmış ve Garsaura olan ismi Arkhelais olmuştur. Selçuklular döneminde de II. Kılıçarslan tarafından Arkhelais olan adı Aksaray olarak değiştirilmiş ve ikinci başkent durumuna gelmiştir. Şehre kötü insanların alınmamasından dolayı iyi insanların yaşadığı yer anlamına gelen "Şehr-i Süleha" olarak anılmıştır.
Aksaray, M.Ö. 8. bin yıla kadar uzanan tarihi, günümüze kadar hüküm süren çeşitli medeniyetlere ait kültürel varlıkları, tabii güzellikleri ve ticari bir merkez olması dolayısıyla hiçbir dönemde önemini yitirmemiştir. Kapadokya'nın kapısı konumundaki Aksaray, kültürel varlıkları yanında doğal zenginlikleri ile de ziyaretçilerine değişik ve ilginç tatil olanakları sunmaktadır. Orta Anadolu Bölgesi’nde, tarihi İpek Yolu'nun önemli merkezlerinden birisi olan Aksaray, günümüzde de doğu-batı ve kuzey-güney yönleri arasında uzanan ana bağlantı yollarının kavşağında yer almaktadır. Güzelyurt'u, Ihlara Vadisi, Sultan Hanı, Eğri Minare’si, kış sporları turizm merkezi ilan edilen Hasan Dağı ve Ziga Kaplıcaları ile Anadolu'nun ortasında çekici bir merkez konumuna gelmiştir.

Ne Zaman Gidilir?

  Kış aylarında iklim koşullarının sert olduğu Aksaray'ı ziyaret etmek için en uygun dönem nisan - ekim arasıdır. 

İklim / Hava Durumu

Aksaray ilinde kara iklimi hüküm sürer. Yazları kurak ve sıcak, kışları yağışlı ve soğuk geçer. Kar yağışı azdır. Kış aylarında ortalama hava sıcaklığı 0 ile 5 derece arasında, yaz aylarında ise ortalama hava sıcaklığı 25 ile 30 derece arasında değişmektedir.

Nasıl Gidilir?

Aksaray'a ulaşım karayolu ile sağlanmaktadır. Aksaray doğu ve batı, kuzey ve güney yönlerinde uzanan karayollarının kavşağında ve Kapadokya'nın girişinde yer almaktadır. Pek çok otobüs firmasıyla veya kendi aracınızla E-90 karayolu üzerinden Aksaray'a ulaşabilirsiniz. 

Nerede Kalınır?

Yemek / Restoran / Ne Yenir Ne İçilir?

Aksaray’da hububatın geniş bir alana yayılmış olması ile bundan mamul yiyecekler, hayvancılığın gelişmiş olması dolayısıyla da et ve süt mamulleri, ayrıca bağ ve bahçelerden elde edilen sebze ve meyvelerle de mutfak için oldukça zengin malzemeler elde edilmektedir. 
 Başlıca Yöre Lezzetleri
Yufka, Sepe, Sıkma, Çörek, Mayalı, Erişte, Kuskus Pilavı, Dolma Mantı, Katıklı Aş, Pelte, Soğanlama, Tarhana Çorbası, Sarığı Burma (Katmer), Höşmerim, Sac Böreği, Bamya Çorbası, Yoğurt Çorbası, Arabaşı, Kalburbastı, Kaygana ve Çiğlemedir.

Önemli Yerler / Gezilecek Yerler

  • Aşıklı Höyük: Kızılkaya köyünde bir tarafı Melendiz Nehri'ne, diğer tarafı ise tarıma açık tarlalara bakan höyük tarıma elverişli, su kenarına yakın bir yere kurulmuştur. 1989 yılından beri arkeolojik kazılar yapılmaktadır. 
  • Acemhöyük:  Yeşilova Kasabası içinde yer alır ve oval biçimli bir höyüktür. Aşağı şehir ile birlikte Anadolu'nun en büyük höyüklerindendir. Kentin en parlak döneminin yaşandığı Koloni Çağına ait III. katta açığa çıkarılmış olan iki saray yapısı yalnız Acemhöyük için değil, Anadolu mimarlık tarihi açısından da önemlidir. Höyüğün güneyinde yer alan Sarıkaya sarayı; kuzeybatısındaki ise Hatipler sarayı olarak isimlendirilmiştir. 
  • Antik Nora Şehri: Aksaray ili, merkez ilçe, Helvadere Kasabası sınırları içindedir. Hasan Dağı'nın (Argaios) eteğinde ve kral yolu üzerinde, Roma ve Bizans Döneminden kalma antik şehir kalıntıları yer almaktadır. 
  • Manastır Vadisi: Aksaray'ın doğusunda 50 km. mesafede, tabii güzellikler beldesi Güzelyurt İlçesi sınırları içinde yer alan 4-5 km. uzunluğunda bir vadidir; döneminin özelliklerini en iyi yansıtan 28 adet kaya oyma kilisesi ve yeraltı şehirleri ile "Küçük Bir Ihlara " görünümündedir. 
  • Ihlara Vadisi: Ihlara Vadisi bir yerleşim yeri olmaktan çok bir dini merkez olarak ön plana çıkmıştır. Dönemin din anlayışını tasvirleriyle ve mimarisiyle canlandıran, freskli veya fresksiz tek ve çift nefli kapalı veya açık Yunan haç planlı ve de şapel biçimli kayaya oyulmuş çok sayıda kilise, vadinin dik yamaçlarında sağlı sollu yer alarak ortadan akan Melendiz Çayı'nın sularıyla bütünleşmektedir. 
  • Musular: Musular'a ilk kez günümüzden 8000 yıl önce yerleşildiği saptanmıştır. Şimdiye kadar iki ana dönem tespit edilmiştir. Bunlardan ilki prehistorik terminolojide "çanak çömleksiz neolitik" olarak adlandırılan akeramik dönemdir. Sonraki yerleşme evresi "çanak çömlekli" evreye aittir. Bu dönemde yerleşenler önceki yapı kalıntılarını düzlemiş, bunun üzerine kalınca sarımsı renkte bir toprak tabakası sermiş ve bu düzlem üzerine kendi yapılarını inşa etmişlerdir.
  • Yer Altı Şehirleri: İldeki yer altı şehirleri genellikle Güzelyurt ve Gülağaç ilçelerinde yoğunluk kazanmakla birlikte, gerek merkez ilçe ve gerekse Ortaköy’de de yer altı şehrine rastlamak mümkündür. Güzelyurt ilçe merkezi ve Manastır Vadisi’nde 3 adet açık yer altı şehri vardır. Gülağaç ilçesinde Saratlı Yer Altı Şehri ziyarete açılarak, aydınlatılmıştır.

CAMİ, TÜRBE VE KİLİSELER

  • Ulu Cami (Karamanoğlu Cami-Merkez): Bu caminin en önemli özelliği; abanozdan yapılmış, Selçuklu devri ahşap işçiliğinin şaheser bir örneği olan minberidir. 
  • Eğri Minare (Kızıl Minare-Merkez): Selçuklu dönemine aittir. Cami, kırmızı tuğladan yapıldığı için Kızıl Minare olarak adlandırılmaktadır. 
  • Taptuk Emre Köyü ve Türbesi (Taptuk Emre Köyü): Aksaray’ ın kuzeyinde 20 kilometre mesafede bulunur. Bu köy, küçük Ekecik Dağı'nın eteğinde kurulmuş ve Taptuk Emre'ye ait olduğu söylenmektedir. 
  • Yunus Emre Türbesi (Reşadiye Köyü-Ortaköy): Aksaray’ ın Ortaköy ilçe merkezine 20 kilometre mesafede Reşadiye köyündedir. Bu türbenin bulunduğu tepe, Ziyaret Tepesi olarak da anılmaktadır.
  • Kaya Cami (Güzelyurt): Güzelyurt merkezindedir. 14. yüzyıldan kalmış olduğu sanılmaktadır. 
  • Selime Sultan Türbesi (Selime Köyü): Selime köyünde bulunan türbesiyle, mimarisiyle ve dekoratif yönden erken devir özelliklerini göstermektedir. Türbede taş ve tuğla işçiliği iç içedir. Mimari stili ve malzemeleri yönünden 13. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir. 
  • Kilise Cami (Aziz Gregorius Kilisesi) (Güzelyurt): Güzelyurt ilçe merkezinde olmakla beraber, Hıristiyanlık dönemine aittir. Ortodoks alemi için önemli bir eserdir. Zamanla çeşitli ilave ve tamiratlarla değişikliğe uğramıştır, çan kulesi minare haline getirilerek devşirilmiş eserler kervanındandır.
  • Aziz Anargiros Kilisesi (Güzelyurt): Güzelyurt ilçe merkezindedir. Kapalı haç planında olan kilise, kubbeleri ve kolonlorı dahil olmak üzere tümü kayaya oyularak yapılmıştır. Günümüzde Vatikan'dan buraya gelip hacı olanlar vardır. 
  • Sivişli Kilise (Güzelyurt): Kasaba içindedir ve kayadan oyma bir mimari yapısı vardır. Kubbede, ortada Hz. İsa ile Hz. Meryem'in, kenarlarda havarilerin portreleri yer almaktadır. 
  • Selime Katedrali (Selime): Kayalara oyulmuş yüksek bir yerde olan katedral içinde iki sıra halinde sütunlar mevcuttur. Bu sütunlar katedrali üç sahana ayırmıştır. 
  • Kale Manastırı Kilisesi (Selime): Kapadokya'daki dini kuruluşların en büyüklerindendir. Manastır 8. ile 14. yüzyıl veya 10. yüzyıl, kilisedeki figürlü freskolar ise 10. yüzyıl sonu ile 11. yüzyıl başları arasına tarihlenmektedir. İsa'nın göğe çıkışı, müjde, Meryem gibi tasvirleri vardır. 
  • Yüksek Kilise (Merkez): Kızlar manastırı olarak bilinen kilise, dik kayalar üstüne taş oymadır. İl merkezine yaklaşık 3 kilometre mesafededir. 
  • Kızıl Kilise (Sivrihisar): Kırmızı kesme taştan yapıldığı için Kızıl Kilise adını almıştır. Kilise 5 ve 6. yüzyıla tarihlenmektedir. 
  • Antik Nora Viranşehir (Helvandere Kasabası): Hasan Dağı'nın eteğinde kurulan kasaba, Roma ve Bizans döneminin önemli yerleşimlerindendir. Kasabada bugün çok fazla kilise kalıntısı bulunmaktadır. Günümüze ulaşan yapılar Bizans devrine aittir. Bu kiliseler kısmen tahrip olmuşsa da çeşitli freskler hala göze çarpmaktadır. 
  • Ağaçaltı Kilisesi (Daniel, Pantanossa-Ihlara): Ihlara Vadisi içerisinde, vadiye giriş merdivenlerinin güney kısmındadır. Freskolarda, vahiy, ziyaret ve doğum, Mısır'a kaçış, Hz. İsa'nın vaftizi ve Hz. Meryem'in ölümü işlenmiştir. Kubbede ise, göğe çekiliş sahnesi yer alır. 
  • Pürenli Seki Kilisesi (Ihlara): Kayaya oyulmuş dört bölümden oluşmaktadır. Narteks zemininde mezarlar mevcuttur. Freskolar 10. yüzyıl başı ile 12. yüzyıl arasına tarihlenmektedir. Peygamberlerin kehaneti, Meryem ve piskoposlar, müjde, ziyaret, çobanların tapınması gibi, İsa'nın çocukluğu ve İncil'den çeşitli sahneleri konu alan tasvirleri önemlidir. 
  • Kokar Kilise (Ihlara): 9. yüzyılın sonuna veya 11. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen freskolarındaki konular oldukça zengindir. Son yemek, çarmıha gerilme, Mesih'in defnedilişi, göğe çekilme, havarilerin görevleri gibi bazen konu bütünlüğü gösteren tasvirleri ilginçtir. Kilisenin iki mezar odasındaki süslemeler, kırmızı boya ile yapılmış ilk örneklerdir. 
  • Eğritas Kilisesi (Ihlara): Bu kilisenin Meryem’ e ithaf edildiği, doğu duvarındaki bir kitabede belirtilmiştir. İki melek arasında oturan İsa, iki melek ve altı piskopos arasındaki Meryem, Hz. Yusuf'un rüyası, Mısır'a kaçış, vaftiz, Kudüs'e giriş gibi tasvirlerin yer aldığı fresklerin oldukça yıpranmış olmalarına karşın, boyalarının çok renkli ve canlı oluşu dikkat çekmektedir. 
  • Sümbüllü Kilise (Ihlara): Manastır mekanları iki kat halinde kaya kütlesine oyulmuştur. Mikail ile Cebrail arasında Meryem, İsa ve fırında üç İbrani genci ile azizlerin tasvirleri vardır. 
  • Yılanlı Kilise (Ihlara): Kuzeyindeki ve güneyindeki dar haç kolları, tavanı kabartma bir haçla kaplı merkez mekanı çevreler. Çarmıhta İsa, Kudüs'e giriş, Mısırlı Meryem'in gömülmesi, ziyaret gibi tasvirler vardır. 
  • Saint Georges Kilisesi (Kırkdamaltı Kilisesi-Belisırma): Bölgedeki en yüksek kilisedir. Kilisenin kitabesi kilisenin tüm çevresini dolanmaktadır. Kilisedeki fresklerde İncilin hikaye ettiği tüm konular ile Selçuklu Sultanı II. Mesud'un resmi tasvir edilmiştir. 
  • Bahattin Samanlığı Kilisesi (Belisırma): Tek koridorlu bir kilisedir. Kuzey ve batı yan duvarlara oyulmuş birer hücre ile güney duvara oyulmuş üç hücre kubbesi de beşik çatı şeklindedir. 
  • Direkli Kilise (Belisırma): Kilisenin içindeki kapıdan keşişlerin türbelerine ve kilisedeki görevlilerin ikametgahlarına gidilmektedir. Kilise üstündeki sütunlarda ikişer sıra halinde resimler vardır. Azizlerin ve Havarilerin iki taraflarında kitabeler görülür. Bir manastır kilisesi olup 11. ve 13. yüzyıllara tarihlenmektedir. 
  • Ala Kilise (Belisırma): Köyün kuzeyinde ve vadinin doğu yamacında kayaya oyulmuş bir kilisedir. Hıristiyanlığın serbest bir hale gelmesinden sonra yapılmıştır. Cephesinin üst kısmında Havarilerin ve azizlerin resimleri yer almaktadır. Doğum, Anastasis, Kudüs'e Giriş, Mısır, Meryem'in Takdis Edilmesi gibi tasvirler yer almaktadır. 
  • Karagedik Kilisesi (Belisırma): Dik kayaya yaslanmış otlarla örtülü bir tepe üzerinde kurulmuştur. 11. yüzyıl Bizans üslubunda yapılmış büyük bir kilise olup, Çanlı Kiliseyi andırmaktadır. 
 
HANLAR VE KERVANSARAYLAR 
  • Sultanhanı: Aksaray’ a bağlı Sultan Hanı Kasabası’nın içindedir Sultan Hanı’nın kitabelerinde çok açık bir şekilde I.Gıyaseddin Keyhüsrev oğlu I.Alaüddin Keykubat tarafından inşasına H.626 M.1228-29 yılında başlamak suretiyle yapılmış olduğu kesindir. Han, Sultan Hanı tipindeki kervansarayların en büyüklerinden biridir. 
  • Alayhan: Aksaray-Nevşehir-Kayseri yolu üzerinde aynı adı taşıyan köyün 3 km. doğusundaki Han Yaylası’nda bulunmaktadır. Sağ ve solda yedişer bölümden oluştuğu, kemer ve kemer tırnaklarının kalıntılarından anlaşılmaktadır. Bütün kubbeler tonozlar ve hanın üzerinde bulunan gözetleme kulesi yıkılmıştır. Ayakta kalan kısımlardaki izlerden anlaşıldığına göre, yapı girişten itibaren sağ ve sol taraflarda birbirine yarım daire kemerlerle bağlı, ikişer ayak olmak üzere derinlemesine 6 sıra halinde 24 ayaktan oluşmaktadır. Kitabesinde yapılış tarihi tespit edilemeyen kervansarayın, tarihlendirilmesinde çeşitli ipuçları vardır.
  • Ağzıkarahan: Aksaray-Nevşehir karayolunun 15.kilometre ilerisindedir. Kervansaray açık ve kapalı kısımları ve açık kısmın ortasında bulunan köşk mescidi ile “Sultan Han” tipindedir. Eski kaynaklarda Hoca Mes’ud Ribatı olarak geçen kervansarayın bugün kullanılan Ağzıkara Han adı, oldukça yenidir ve adını yakınındaki köyden almaktadır. 
  • Ak Han: Aksaray’la Sultanhanı arasında Aksaray-Konya şosesinin, Konya’ya giderken solundadır. Yapı şu an mevcut olmadığından bilgi edinilememektedir. Dönemin diğer yapılarına uygun olarak kesme taş malzemeyle, yığma duvar tekniği kullanılarak inşa edilmiş olmalıdır. Yapının kitabesi kaybolmuştur. Bugün kervansaraydan 4 -4,5 m. yüksekliğinde, üzerinde tek bir kesme taş hariç, bütün kesme taş kaplamaları sökülmüş bir duvar parçası kalmıştır. Han son yıllarda yakın köylerin taş ocağı haline gelmiştir. Taşların bir kısmı okul yaptırma bahanesiyle Amarat Köyü’ne nakledilmiştir. Köy ağasının kendine de bir ev yaptırdığı bilinmektedir. Bir kısmı da Cumhuriyet devrinde önünden geçen yolun kaldırımlarında kullanılmıştır. Hanın yeri tarla haline getirilmiştir. Binanın yığma sütununun haricindeki geri kalan kısımlar yıkılmıştır. Buna rağmen bazı kısımlarda duvar parçalarının izleri görülmektedir. 
  • Öresin Han (Tepesi Delik Han): Aksaray-Nevşehir yolu üzerinde bulunan kervansaray Aksaray’a yaklaşık 21 km. mesafededir. Yığma olarak inşa edilmiş olan yapının duvarları, moloz olup, kesme taş ile kaplıdır. Tezyinat olarak sütunlar üzerinde iki tane rozete rastlanmıştır. Taç kapısı ve ön cephesi yıkık olan yapının kitabesi yoktur. Çay Han ile benzerliğinden dolayı aynı tarihlerde yapılmış olabileceği düşünülmektedir. (M.1264-1283) Kitabesi bulunmadığından yapanı, yaptıranı ve yapılış tarihi belli olmayan yapının girişi ve ön kısmı tamamen yıkık diğer kısımlar da çok harap durumdadır. Yapı yakınında bulunan köylerin ağılı olarak kullanılmaktadır. Yıkılmış olan yapının duvarlarına ait kesme taşlar yok olmuştur. Hayvanların kaçmasını önlemek için, yapının ayaklarının arası doldurulmuştur. 
  • Kılıçarslan Hanı: Şehir merkezinde, Zinciriye Medresesi ile, Ulu Cami arasındadır. İsminden dolayı II. Kılıçarslan zamanında yapılmış olması muhtemeldir. Yapı pek çok kez tamir geçirmiştir. Belediye tarafından 1945’de geniş çapta tamir edildiği bu tamirden önce yapının iki katlı olduğu ancak harap durumdaki üst katın yıktırıldığı bilinmektedir. 1985’te belediyece alınan bir kararla yıkılarak yerine Belediye İş Hanı inşa edilmiştir.
YERALTI ŞEHİRLERİ 
  • Yer Altı Şehri: Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi Manastır Vadisi girişinde yer alan Yeraltı şehri Bizans dönemi yapılarındandır. Bu mekandan taş merdivenlerle çıkıldığında (merdiven sonunda kapak mevcut) üst kattaki gözetleme mekanına ulaşılır. Gözetleme mekanından yukarı doğru devam eden tünelde sürekli su akıntısı olması nedeniyle ilerlemek mümkün olmamıştır.
  • Kuluk Alinin Evi-Yer Altı Şehri: Aksaray İli, Bizans dönemi yapıla Güzelyurt İlçesi Manastır Vadisi girişinde yer alan Yeraltı şehri rındandır. Gezilebilir haliyle üç katlıdır. Bir kısmı kapalıdır. 
  • Gözyaşı Yer Altı Şehri: Aksaray İli, Güzelyurt İlçesi Gözkayası mevkiinde yer alan Yeraltı şehri Bizans dönemi yapılarındandır.
  • Saratlı Yer Altı Şehri: Aksaray İli, Gülağaç ilçesi Saratlı Kasabası Aksaray İline 25 km uzaklıkta olup Aksaray-Nevşehir Karayolundan 2-3 km içeridedir. Yer altı şehri Kasabanın güney tarafında yer almaktadır. Giriş güney taraftan yapılmaktadır. Giriş kısımların dar olması mekanlara girişi güçleştirmektedir. Odalar düzensiz dikdörtgene yakın veya yuvarlağa yakın oval biçimli olup, düzenli plan vermemektedir. Yer altı şehrini iç kısımlarına dar ve engebeli koridorla ulaşılmakta iç kısımlarda sığınıldığında kullanılan odalar ve su ihtiyacını karşılamak için açılmış, kayaya oyulmuş, görünen kısmı 8 metre derinliğinde olan kuyu yer alır. Yer altı şehri içerisinde bulunan mekanların birbirine bağlantısı dışında kapatılmış veya duvar ile örülmüş gezilemeyen çok sayıda bölümünün var olabileceğini gösteren kısımlar tespit edilmiştir.
  • Ozancık Yer Altı Şehri: Aksaray İli, Ortakmöy İlçesi Ozancık Kasabası sınırları içerisinde yer alan Yeraltı şehri Bizans dönemi yapılarındandır. 
     

Ne Yapılır?

Gece Hayatı / Bar / Eğlence

Alışveriş / Ne Alınır?

Türk halı dokumacılığının bugün Anadolu’da devam ettirildiği yerlerden birisi de Aksaray Taşpınar’dır. Taşpınar halılarının günümüze değin koruduğu özelliklerden bir tanesi atkı, çözgü ve düğüm iplerinin tamamen yün olmasıdır. İplerin renklendirilmesinde ise genelde doğal boya kullanılmaktadır. Taşpınar halıları taban, kelle, çift somya, minder, namazlık, yastık, heybe ve eğerlik örtüsü adı verilen çeşitlerde dokunmuştur. Son yıllarda en çok yastık ve yen halısı denilen çift halı dokunmaktadır. 

Festival / Fuar

Yunus Emre Ağaçlandırma Haftası
Yeri ve Tarihi :Ortaköy – Nisan 1. Haftası 
Düzenleyen Kuruluş :Sarıkaraman Belediye Başkanlığı 
 
Sultanhanı Halı, Turizm ve Kültür Festivali
Yeri ve Tarihi :Merkez – Haziran 2. Haftası 
Düzenleyen Kuruluş :Sultanhanı Belediye Başkanlığı 
 
Aksaray Ihlara Turizm ve Kültür Festivali
Yeri ve Tarihi :Merkez – 29 Temmuz 
Düzenleyen Kuruluş :Aksaray Belediye Başkanlığı 
 
Uluslararası Türk-Yunan Dostluk, Kardeşlik Kültür Festivali
Yeri ve Tarihi :Güzelyurt – Eylül 1. Haftası 
Düzenleyen Kuruluş :Güzelyurt Belediye Başkanlığı 
 
Saratlı Kültür ve Sanat Etkinlikleri Festivali
Yeri ve Tarihi :Gülağaç – 30 Temmuz 
Düzenleyen Kuruluş :Saratlı Belediye Başkanlığı 
 
Alaaddin Keykubat’ı Anma Günü:
Yeri ve Tarihi :Merkez –Ağustos 4. Haftası 
Düzenleyen Kuruluş :Sultanhanı Belediye Başkanlığı 
 
Yunus Emre’yi Anma Etkinlikleri
Yeri ve Tarihi :Ortaköy – 11 Eylül 
Düzenleyen Kuruluş :İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü 

Tatiller / Bayramlar / Önemli Günler

  • Ulusal Egemenklik ve Çocuk Bayramı (23 Nisan),
  • Zafer Bayramı (30 Ağustos),
  • Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı (19 Mayıs),
  • Cumhuriyet Bayramı (29 Ekim),
  • Başlıca Tatil Sezonu (Haziran - Eylül)

Dikkat Edilmesi Gerekenler / Önemli Bilgiler

Havalimanından Kent Merkezine Ulaşım

 Aksaray Otogarı'ndan şehir merkezine gitmek için dolmuş ve taksileri kullanabilirsiniz.

  •  Ihlara Vadisi, Güzelyurt'u gezmeden,
  • Eğri Minareyi görmeden,
  • Helvadere de Alabalık - Ihlara Vadisinde Saç tavayı tatmadan,
  • Taşpınar Halısı almadan, 
  • Ihlara Festivali ve Güzelyurt'ta 15 - 30 Ağustos ta düzenlenen Eski ve Yeni Gelveri Festivalini (Yörede yaşayan Yunanlıların Yöreyi ziyaretleri nedeniyle düzenlenmektedir.) izlemeden 

 Ağaçören, Eskil, Gülağaç, Güzelyurt, Ortaköy, Sarıyahşi

 M.Ö. 7000-6000 yıllarında Neolitik devirde Anadolu medeniyetinin ilk izlerini gördüğümüz Konya yakınlarındaki Çatal höyükte Hasandağı’na dolayısıyla Aksaray’a ait vesikalara rastlanmaktadır. Burada Hasandağının lav püskürttüğünü tasvir eden bir kazıntı resme rastlanmıştır. Neolitik dönemde Aksaray ve çevresi iskân görmüştür. Kalkolitik ve eski demir devirlerinde iskan olup olmadığı bilinmemekle birlikte çevre köylerde (Böget ve Koçaş) bu döneme ait seramiklere rastlanmaktadır.

 M.Ö. 3000-2000 yıllarında Anadolu’da Hatti kavmi yaşamıştır. Bu dönemde Asurlu Tacirler burada ticaret yapmışlardır. Aksaray’ın ilk ve Orta Tunç devirlerindeki durumunu Acemhöyük ören yerlerindeki yapılan kazılardan ve müze müdürlüğünün satın almış olduğu eski eserlerden öğrenmekteyiz. Bu dönemde Asurlu tüccarlar Mezopotamya’dan gelerek şehirlerin banliyölerinde ticaret merkezi kurmaya başlamışlardır. Asurlu tüccarlar yazıyı biliyorlardı. Pişirilmiş çamur üzerine yazılmış metinler, çamurun pekiştirilmesi suretiyle yapıştırılıyordu. Höyük. M.Ö. 3000’den itibaren iskan edilmiştir. Acemhöyük’ ün en parlak devirleri M.Ö.2000 yılının ilk yarısına isabet etmektedir.
 Koloni dönemlerinin sonlarına doğru, M.Ö. 1700 yıllarında Kafkaslardan gelen, küçük şehir devletleri kuran ve Anadolu’da, askeri bir devlet halinde bir kavmin varlığını görüyoruz. Hint-Avrupalı olan bu kavmin Anadolu’da siyasi iktidarı ele geçirerek kurduğu devlet, eski Hitit Devletidir. Aksaray’da Hititlere ait eserler bulunmamakla beraber mağlup memleketler arasında Aksaray’ın da adı geçmektedir. Orta Anadolu’da MÖ.13.yy. sonlarına kadar devam eden Hitit egemenliği M.Ö. 2.yy.da batıdan (Trakya) gelen ve deniz kavimleri olarak bilinen kavimlerin en güçlüsüdür.
Yanardağ küllerinin sıkışmasından oluşan tüf tabakalarının çok kolay kazılabilme özelliği nedeniyle bölgemize çok sayıda yeraltı şehri, dik yamaçlara kaya içinde yerleşme birimleri yapılmıştır. 7.yy. sonlarından itibaren Müslüman Arapların Anadolu üzerinden İstanbul’a yaptıkları seferler nedeni ile bölgeye sığınan Hıristiyanların sayısı çok artmış, Ihlara, Gelveri ve Göreme gibi yerleşim birimleri oluşmuştur. Aksaray, 1142 tarihinde Selçuklular tarafından zapt edilmiş ve 1470 yıllarındaki Osmanlı hâkimiyetine kadar İlhanlı, Danişmentli, Karamanoğulları egemenliğinde kalmıştır.1470 yıllarında Aksaray’ı ele geçiren İshak Paşa tarafından, Fatih Sultan Mehmet’in emri ile halkın bir bölümü İstanbul’a nakledilmiştir. 
Aksaray geçmişten günümüze Hitit, Pers, Hellenistik Dönem (Büyük İskender), Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerinde kalmıştır. Cumhuriyet dönemine kadar Konya’ya bağlı bir sancak olan Aksaray 1920 yılında vilayet olmuş, 1933 yılında vilayetliği lağvedilerek Niğde'ye ilçe olarak bağlanmıştır. 15 Haziran 1989 yılında yeniden vilayet olmuştur.
Aksaray’ın adının ilk olarak eski Hitit metinlerinde geçen “Nenessa (Nenossos) olduğu sanılmaktadır. M.Ö. 1. bin yılda Kral Kiakki döneminde Şinakhatum - Şinukhtu olarak anılan Aksaray, Hellenistik dönemde Kapadokya Krallığına bağlanmış ve Garsaura olan ismi Arkhelais olmuştur. Selçuklular döneminde de II. Kılıçarslan tarafından Arkhelais olan adı Aksaray olarak değiştirilmiş ve ikinci başkent durumuna gelmiştir. Şehre kötü insanların alınmamasından dolayı iyi insanların yaşadığı yer anlamına gelen "Şehr-i Süleha" olarak anılmıştır.