DÜNYANIN EN RENKLİ ŞEHİRLERİ

Birbirinden farklı yerleri gezmek, bu yerleri tanımak insanlara hem kültürel hem de felsefi açıdan çok önemli katkılar sağlıyor. Bu bağlamda farklı yerler görmek isteyen kişilerin tercihleri ise alışılagelmişin dışında kalan, hem mimari hem de kültürel olarak birbirinden farklı yerler oluyor. Tarihi, kültürü ve yaşam şekilleri farklı olan bölgeler genellikle diğer bölgelerden sıyrılarak ziyaretçilerine çok daha renkli bir görüntü sunuyor. Bu konudaki bir diğer etken ise şehirlerin doğallığa ve insan hayatına verdikleri değerden geliyor. Rengi solmuş bir gökyüzüne bakmaktan ve kirli bir hava solumaktan bıktıysanız bu şehir tam da size göre. Rengârenk binaları ve birbirinden güzel mimarileri ile dünyanın en renkli şehirlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Jodhpur – Hindistan

“Mavi Şehir” adıyla da bilinen Jodhpur (https://gezimanya.com/jodhpur), Hindistan'ın (https://gezimanya.com/hindistan) Rajasthan eyaletinde yer alıyor. Masmavi evleri ile uzak mesafelerden bile fark edilebilen şehir, Hindistan’ın en tarihi bölgelerinden bir tanesi. Her ne kadar kesin olarak bilinmiyor olsa da, evlerin Hint kültüründeki hiyerarşik sistem olan kast sisteminin bir sonucu olarak maviye boyandığına inanılıyor. Bölge halkının yaşlıları bu konuda rahip Brahman'ların kendilerini genel nüfustan ayırmak için evlerini maviye boyadığını söylüyor. Yakın geçmişte bu durum değişmiş olsa bile süregelen zaman içerisinde mavi evler bölgenin bir kültürü haline geldiği için sonradan yapılan evler de bu duruma uyum sağlayarak aynı mavi tonunda boyanmış.

Nyhavn – Danimarka

Nyhavn, Danimarka’nın (https://gezimanya.com/danimarka) başkenti Kopenhag'da (https://gezimanya.com/danimarka/kopenhag) bulunan muhteşem bir sahil bölgesi. Tarihi 17. yüzyıla kadar uzanan Nyhavn’ın ortasından bir kanal geçiyor. Baltık Denizi ile Atlantik Okyanusu’nun arasında kalan Danimarka’nın bu bağlantıda şehrin en içlerine kadar ulaşılabilen deniz yolu Nyhavn’daki bu kanal. Tarihi ahşap gemilere ev sahipliği yapan kanalın her iki yanı da köy evleri, barlar, kafeler ve restoranlar ile kaplı. Nyhavn, eski zamanlarda dünyanın dört bir yanından gelen gemilerin demirlediği yoğun bir ticaret limanıydı. Bu yüzden eskiden de bu bölge barlar ve eğlence mekânları ile doluydu. Günümüzde buradaki yapılar tarihi dokusuna zarar vermeden restore edilmiş olduğu için hala daha tarihi havasını üstünde taşıyor. Kuzey Avrupa’yı gezmek isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken bu bölge, caz müziği ve harika yiyeceklerle rahat bir ortamın keyfini çıkartmak isteyen insanlarla doludur. Nyhavn’daki en eski yapı, geçmişi 1681 yılına kadar dayanan 9 numaralı evdir. Evin tasarımı o zamanlardan günümüze dek hiç değiştirilmemiş.

Longyearbyen – Norveç

Longyearbyen, yerleşimden biraz daha uzakta kalan, Arktik Okyanusu’ndaki Svalbard Takımadaları'nın başkentidir. Norveç’e (https://gezimanya.com/norvec) bağlı olan bu bölge bir hayli kuzeyde bulunması nedeniyle yılın neredeyse tamamında karlarla kaplı oluyor. Küçük bir kasaba olan Longyearbyen'deki renkli ve tek tip mimariye sahip karlar altındaki şehirde mükemmel bir görüntü oluşturuyor. Bu şehir Kuzey Avrupa gezilerinde mutlaka kısa süreli de olsa ziyaret edilmesi gereken güzel bir yerdir.

St. John – Kanada

Kanada’nın (https://gezimanya.com/kanada) Newfoundland bölgesinde bulunan St. John's kasabası, merkezindeki rengarenk binaları ile biliniyor. Eğimli arazide birbirinden farklı mimarilere ve renklere sahip evleri ile göz kamaştıran bir manzaraya sahip. Renkli evlerin tarihi ise oldukça ilginç. Geçmişinden bu yana halkın geçim kaynağını balıkçılık ve bu mesleği arz eden balıkçılar genellikle geceleri karanlıkta dönüyorlarmış. Bunun sonucunda gece karanlığında evlerini kolayca tanıyabilmeleri için akıllarına evlerini farklı renklere boyamak gelmiş. Geçmişten günümüze bu fikir kültürel bir olguya dönüşmüş durumda.

Procida – İtalya

Procida, İtalya’nın (https://gezimanya.com/italya) huzur dolu ve tarih kokan bölgelerinden bir tanesi. Napoli’nin (https://gezimanya.com/italya/napoli) rengârenk evlere sahip bu güzel kısmında günlük yaşantı oldukça canlı geçiyor. Deniz kenarına konumlanmış olan Procida, bölgede bulunan üç volkanik dağın en küçük olanı. Mütevazı bir şehir yaşantısına sahip olan Procida’daki binalar tarihi bir mimariye sahip. Her cephesi farklı renge boyanmış olan bu güzel şehir mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasında yer alıyor.

Wroclaw – Polonya

II. Dünya Savaşı'nın en sert yaşandığı noktalardan biri olan Wroclaw’da (https://gezimanya.com/wroclaw) dönemin yapılarının büyük çoğunluğu savaşta yıkılmış. Ancak ayakta kalan binaları günümüze dek korumayı başarmışlar. Bu nedenle hatırı sayılır bir tarihi dokuya sahip Wroclaw’da savaşın ardından inşa edilen yapılar günümüzde rengârenk bir şekilde karşımıza çıkıyor. Birbirinden güzel Ortaçağ mimarisine sahip evler ziyaretçileri adeta büyüleyecek kadar güzel. Avrupa turuna çıkacaksanız Wroclaw’ı da mutlaka listenize eklemelisiniz.

Willemstad – Curaçao/Venezuella

Hollanda, 19. yüzyılda Curaçao'nun bulunduğu Karayip Adaları’na hâkimdi. O dönemin Willemstad valisi, inanılmaz migren ağrıları çekiyormuş ve bu ağrıları bölgeye gelen güneş ışınlarına bağlıyormuş. Bölgedeki evlerin beyaz olması ve ışığı çok yansıtması yüzünden yeni bir yasa çıkararak bölgedeki evlerin beyaz dışındaki renklere boyanması kararını almış. Günümüzde Dünya Mirası Listesi'nde bulunan Willemstad, rengarenk evleri ve mütevazi şehir yaşantısı ile ziyaretçilerin gözlerini kamaştırıyor.

Stortorget – İsveç

İsveç’te (https://gezimanya.com/isvec) bulunan şehirlerin birçoğunda yapılar farklı ve canlı renklerde. Ancak bunların arasında en rengârenk ve şehir hayatı en canlı olanı Stokholm’de (https://gezimanya.com/isvec/stockholm) bulunan Gamla Stan Bölgesi'ndeki Stortorget Meydanı. Oldukça küçük olan bu meydanda yapılar eski ve güzel bir mimariye sahip. İsveç’i ziyaret ederseniz bu meydana mutlaka uğramalısınız.

Bo Kaap – Güney Afrika

Bo Kaap’ın eski adıyla Malay olarak bilinen Cape Town (https://gezimanya.com/guney-afrika-cumhuriyeti/cape-town-gezi-rehberi) şehrindeki en renkli bölge olduğu söylenebilir. Çok derin bir tarihe sahip olan Güney Afrika’nın bu bölgesi, Signal Hill yamacında yer alıyor. Var olan derin tarihi sayesinde birden çok kültüre sahip bir alan. Eski zamanlarda yerel halk ürettikleri doğal boyalar ile evlerini kültürel efsanelere dayanarak boyamaya karar vermiş. Sonrasında günümüze kadar bunun uygulanması ile ortaya mükemmel manzaraya sahip bir şehir çıkmış. Mütevazi bir şehir hayatını ve rengarenk yapıları seviyorsanız bu bölgeyi mutlaka ziyaret etmelisiniz.

La Boca – Arjantin

La Boca, Arjantin’in (https://gezimanya.com/arjantin) Buenos Aires (https://gezimanya.com/arjantin/buenos-aires) şehrinde bulunan bir bölgedir. Buenos Aires’i ziyaret eden turistler sıklıkla uğradığı noktalardan biri olan La Boca, oldukça dost canlısı bir halka sahip. Kültürel bir alışkanlıktan dolayı evlerin farklı renklere boyandığı düşünülüyor. Bu güzel şehrin rengârenk bölgesi futbol severlerin yakından tanığı Arjantin takımı Boca Juniors’a da ev sahipliği yapıyor.