Google+

Galeriler

Galeriler
image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Loader
Ürdün Krallığı’nın başkenti Amman.  Tepeler üzerine kurulmuş bir şehir burası. Parası da oldukça kıymetli, bir Ürdün dinarı 1 euroya eşdeğer. Bunu bilmenizde fayda var.
Loader
Burada gidilmesi gereken yerler neresi diye merak ediyorsanız işte küçük ipuçları. Eski şehrin merkezinde bulunan Roman Theatre başlamak için en uygun nokta.
Loader
Üstelik görkemiyle ve geçmişiyle de oldukça etkileyici. Toplam 33 sıradan oluşan ve 6.000 kişi kapasitesi olan Roman Theatre, Marcus Aurelius döneminde yaptırılmış. Sıraların en tepesinden Amman’ın muhteşem bir görüntüsünü fotoğraflama imkanı da bulabilirsiniz.
Loader
İkinci adres Citadel (Jabal al-Qal'a). Amman’ın ortasında bir tepeye kurulmuş olan bu yerin geçmişi MÖ 1800 senelerine dayanıyor.
Loader
Sıradaki yer Herkül Tapınağı. Tapınak uzun sütunlarıyla göze çarpıyor ve insanda sanki yarım bırakılmış hissi uyandırıyor. 36 m uzunluğu ve 26 m genişliği olan tapınak, Amman’ın görülmesi ve gidilmesi gereken yerlerinin listesinde başı çekiyor.

Amman - Ürdün

Ürdün Krallığı’nın başkenti Amman.  Tepeler üzerine kurulmuş bir şehir burası. Parası da oldukça kıymetli, bir Ürdün dinarı 1 euroya eşdeğer. Bunu bilmenizde fayda var.
image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Loader
Gazimağusa, Kıbrıs Adası’nda bulunan bir liman kentidir. Aynı zamanda kent, Kıbrıs’ın tek derin su limanına sahiptir. Şehrin en önemli gelişimini gösterdiği dönem Lüzinyanlar devrine denk gelmektedir. Yakındoğu’dan gelen bu insan topluluğu, kültürü ve değer verdiği olgularla bu kente ve kentin sakinlerine yeni bir güç katmıştır. 1960 yılında bağımsızlığını kazanan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin önemli turizm beldelerinden biri haline gelen Mağusa, 1974'te Kıbrıs Harekâtı sırasında Türk birliklerince ele geçirilmiştir. Kent, 1975 yılında ilan edilen Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 1983'te kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin önemli liman, turizm ve üniversite eğitimi merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Loader
Gazimağusa'nın altın kumsalları dünyanın en iyi plajları arasındadır. Şehirde her yıl düzenli olarak Gazimağusa Belediyesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi'nce gerçekleştirilen Uluslararası Mağusa Kültür ve Sanat Festivali yapılmaktadır.
Loader
Yaz döneminde hava sıcaklıkları zaman zaman çok bunaltıcı olsa da, şehirde yaz turizmi ön plana çıkmaktadır. İlkbahar ve sonbahar ayları da ılık geçtiğinden hava durumuna göre, bu aylarda da denizin ve tatilin keyfini çıkarabilirsiniz.
Loader
Gazimağusa'yı gezmeye kentin orta yerinde bulunan gotik tarzda inşa edilmiş olan St. Nicholas Katedrali, ya da günümüzdeki adı ile Lala Mustafa Paşa Camisinden başlayabilirsiniz. Bu katedral 1298 yıllarında inşa edilmiş ve 1571'de Kıbrıs Osmanlı hakimiyetine geçtiğinde camiye çevrilmiş ve bir de minare ilave edilmiştir.
Loader
St. Barnabas Manastırı kentin en ilgi çekici öğelerindendir. Manastır 477'de inşa edilmiştir. Manastır bir kilise, avlu ve avlunun üç yanında bir zamanlar papazların yaşadığı odalardan meydana gelmiştir.

Gazimağusa - K.K.T.C.

Gazimağusa, Kıbrıs Adası’nda bulunan bir liman kentidir. Aynı zamanda kent, Kıbrıs’ın tek derin su limanına sahiptir. Şehrin en önemli gelişimini gösterdiği dönem Lüzinyanlar devrine denk gelmektedir. Yakındoğu’dan gelen bu insan topluluğu, kültürü ve değer verdiği olgularla bu kente ve kentin sakinlerine yeni bir güç katmıştır. 1960 yılında bağımsızlığını kazanan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin önemli turizm beldelerinden biri haline gelen Mağusa, 1974'te Kıbrıs Harekâtı sırasında Türk birliklerince ele geçirilmiştir. Kent, 1975 yılında ilan edilen Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 1983'te kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin önemli liman, turizm ve üniversite eğitimi merkezlerinden biri haline gelmiştir.
image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Sinop - Türkiye

Türkiye’nin en kuzey ucunda denizin içine uzanan bir yarımada üzerinde yer alan Sinop’un, adını bir zamanlar konuk ettiği Amazonlar’ın kraliçesi Sinope’den aldığına inanılıyor.
Sinope, Irmak tanrısı Asapos’un kızı su perisinin de adı. Güzelliğiyle mitolojide Tanrılar Tanrısı olarak gösterilen Zeus’u kendine âşık eden Sinope’nin, Zeus tarafından dünyanın en güzel yerlerinden birisi olduğu için Sinop’a yerleştirildiği ve bu perinin adını kente verdiği yönünde inanışlar da mevcut.

Sinop - Türkiye

Sinop merkeze gelirken kentin girişinde sol tarafta antik çağın ünlü filozofu Diyojen’in heykelini görebilirsiniz. M.Ö. 412 yılında Sinop’ta doğmuştur. Bu sebeple antik kaynaklarda “Sinoplu Diyojen” olarak anılır.

Diyojen, mutluluğun en basit biçimde bile elde edilebileceğini savunmuş ve yaşamını bir fıçıda geçirmiştir.

Fotoğraf: www.fotografligezirehberi.com

Sinop - Türkiye

Sinop’u ele geçiren her uygarlık bir çok eser bırakmıştır; kaleler, tapınaklar, kiliseler ve camiler inşa etmişlerdir. Bu eserlerden ilk sırada olan hiç kuşkusuz 4000 yıllık bir geçmişi olan Sinop Kalesi’dir.

Sinop - Türkiye

Sinop denizle adeta iç içedir. İsterseniz ada ucuna giden Karakum tarafında volkanik ve simsiyah kumlarla kaplı Karakum plajına gidebilirsiniz. Simsiyah kumsalları ile sizi etkileyebilir.

Sinop - Türkiye

İç limanda ve doğuya doğru uzanan plajlarda veya Akliman tarafında ormanın denize kadar uzanan kıyılarında denize girebilme fırsatı bulabilirsiniz. Sinop’ta her yer deniz ve her yerden denize girebilirsiniz. Akliman tarafında 7 km uzunluğunda ve üzerinde hiçbir tesis olmayan kumsallar dinlenmek için harika noktalar.

Sinop - Türkiye

Türkiye’nin en kuzey ucunda denizin içine uzanan bir yarımada üzerinde yer alan Sinop’un, adını bir zamanlar konuk ettiği Amazonlar’ın kraliçesi Sinope’den aldığına inanılıyor.
Sinope, Irmak tanrısı Asapos’un kızı su perisinin de adı. Güzelliğiyle mitolojide Tanrılar Tanrısı olarak gösterilen Zeus’u kendine âşık eden Sinope’nin, Zeus tarafından dünyanın en güzel yerlerinden birisi olduğu için Sinop’a yerleştirildiği ve bu perinin adını kente verdiği yönünde inanışlar da mevcut.

image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Loader
Kitaplar gerçek birer dost olmasalar çantamızda, yanımızda, yöremizde bu kadar sık bulunmazlardı heralde. Bu kitaplar, gezginler ve gezmeyi sevenler için rehber ve arkadaş olacak olanlar. 1. EVEREST ANA KAMP - Defterimle Sohbetler Yürüyüş severler için ilk kitap EVEREST ANA KAMP - Defterimle  Sohbetler. Ankaralı gezginlerden A. Rüştü Hatipoğlu’nun yazdığı kitap; 2009’da gerçekleştirdiği Everest Ana Kamp yürüyüşü esnasında hayatını kaybeden Nepalli rehberinin anısına ithaf edilmiş. Bir anı kitabı olduğu kadar kapsamlı bir gezi rehberi niteliğinde aynı zamanda.  Yola çıkmadan yapılması gereken hazırlıklarla başlayan kitap gezi anılarıyla devam ediyor ve sizlere teknik bilgiler sunuyor. Fotoğraf : www.naturelgeographic.com
Loader
2. Sırt Çantalı Gezginlere Latin Amerika Sırt çantasını takıp dağları taşları aşanlardan mısınız? Öyleyse bu kitap size göre. Güney ve Orta Amerika’da 17 ülke ve 40 rotayı kapsayan “Sırt Çantalı Gezginlere Latin Amerika”, Şeref Pınarcı’nın uzak kıtaya yaptığı üç ayrı gezinin notlarından ve fotoğraflarından derlenmiş. Gezdiği birbirinden ilginç yöreleri anlatan Pınarcı, bu ülkelerin tarihi ve doğal güzellikleri veya kültürel zenginlikleriyle de yetinmiyor, özellikle sokaklarından insan manzaralarını, yaşam tarzlarını da ön plana çıkarıyor. Fotoğraf: drummerlizard.com
Loader
3. Pedalımda 5 Ülke Bisiklet tutkunları için işte güzel bir rota. Bursalı öğretmen çift İnci ve Soner Saruhan, 2007 yılında Türkiye, İran, Pakistan, Hindistan ve Nepal’de bisikletle gerçekleştirdikleri iki aylık yolculuklarının izlenimlerini 'Pedalımda 5 Ülke' adıyla kitaplaştırmışlar. Saruhan’ların Ağrı’dan başlayan ve Agra’da sona eren 3 bin kilometrelik bisiklet maceralarını anlatan kitap ilham verecek tatta. Fotoğraf: www.izmirbisiklet.org
Loader
4. 4 Motor, 6 Gezgin, 12 Ülke, Yollarda 24 Gün Altı motosikletli gezginin 12 ülkeyi kapsayan yolculuklarının gezi notlarından oluşan ve motosiklet gezginleri için bir el kitabı niteliğinde olan “4 Motor, 6 Gezgin, 12 Ülke, Yollarda 24 Gün” adlı kitapta, hazırlık aşamasından başlayarak böyle bir gezi için gerekli her türlü bilgiyi bulabilirsiniz. Süleyman Münci Kaymak tarafından kaleme alınan kitap aynı zamanda, Avrupa’nın 12 farklı ülkesinden 20’den fazla kentin gezilecek görülecek yerleri hakkında da bilgiler veriyor. Fotoğraf: gq.com
Loader
5. Karavancının Günlüğü Fotoğrafçı ve Türkiye Kamp ve Karavan Derneği üyesi Habib Yanç’ın kendi yayını olan Karavancının Günlüğü; yazarın 2012 yılında yaptığı Yunanistan, Makedonya, Kosova, Karadağ, Bosna Hersek, Hırvatistan ve İtalya yolcuğunun izlenimlerinden oluşuyor. Karavanla Avrupa’ya gitmek isteyenler için faydalı bir rehber kitap niteliğinde. Fotoğraf: gezipgorduk.com

En Güzel Gezi ve Anı Kitapları

Kitaplar gerçek birer dost olmasalar çantamızda, yanımızda, yöremizde bu kadar sık bulunmazlardı heralde. Bu kitaplar, gezginler ve gezmeyi sevenler için rehber ve arkadaş olacak olanlar. 1. EVEREST ANA KAMP - Defterimle Sohbetler Yürüyüş severler için ilk kitap EVEREST ANA KAMP - Defterimle  Sohbetler. Ankaralı gezginlerden A. Rüştü Hatipoğlu’nun yazdığı kitap; 2009’da gerçekleştirdiği Everest Ana Kamp yürüyüşü esnasında hayatını kaybeden Nepalli rehberinin anısına ithaf edilmiş. Bir anı kitabı olduğu kadar kapsamlı bir gezi rehberi niteliğinde aynı zamanda.  Yola çıkmadan yapılması gereken hazırlıklarla başlayan kitap gezi anılarıyla devam ediyor ve sizlere teknik bilgiler sunuyor. Fotoğraf : www.naturelgeographic.com
image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Loader
Pisa, Kuzey İtalya’nın Toskana bölgesinde bulunan, nüfusu yaklaşık 90.000 civarında olan bir şehridir. Şehirdeki ünlü eğik Pisa Kulesi, içinde Pisa Katedrali ve Vaftizhanesi ile birlikte bulunduğu "Piazza del Duomo" yani Mucizeler Meydanı 1987'de UNESCO Dünya Mirasları Listesi'ne alınmıştır. Ayrıca Pisa ünlü bilim adamı Galileo Galilei’nin doğduğu ve meşhur ivme deneylerini gerçekleştirdiği kenttir. İçinde bir çok mimari yapı ve tarihi eser bulundurmaktadır.
Loader
Mucizeler Meydanı'nda yer alan Pisa Kulesi şehirdeki en önemli turistik noktadır. Pisa Kulesi tamamen mermerden yapılmış olup, 8 katlı üst üste dizilen yuvarlak sütunlar üzerine kurulmuştur. Kule, Pisa kentinin gücünü ve zenginliğini sembolize etmek amacıyla yapılmıştır.
Loader
Kulenin çapı 16 metre, yüksekliği 56 metredir. Günümüzdeki eğimi ise güneye doğru 5.5 derecedir. Kulenin her 100 yılda 7 santimetre eğildiği söylenmektedir.
Loader
Daha önce de yıkılma riski ile karşılaşan Pisa kulesi, 1990-2001 yılları arası turizme kapatılıp onarıma alınmıştır ve restore edilmiştir.
Loader
Piazza dei Miracoli (Mirocoli Meydanı) eski Pisa kasabasını koruyan surlarının çevrelediği tarihi dokunun merkezidir. 13. yüzyılda yapılmış olan Pisa Katedrali ve mermer kaplı kilisesi, Roman stili kubbesi ile görülmeye değerdir.

Pisa - İtalya

Pisa, Kuzey İtalya’nın Toskana bölgesinde bulunan, nüfusu yaklaşık 90.000 civarında olan bir şehridir. Şehirdeki ünlü eğik Pisa Kulesi, içinde Pisa Katedrali ve Vaftizhanesi ile birlikte bulunduğu "Piazza del Duomo" yani Mucizeler Meydanı 1987'de UNESCO Dünya Mirasları Listesi'ne alınmıştır. Ayrıca Pisa ünlü bilim adamı Galileo Galilei’nin doğduğu ve meşhur ivme deneylerini gerçekleştirdiği kenttir. İçinde bir çok mimari yapı ve tarihi eser bulundurmaktadır.
image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Loader
Tanzanya’nın en fazla turist çeken bölgelerinden biri Ngorongoro. 1959 senesinden beri korunma alanı olan Ngorongoro bölgesi günümüzden yaklaşık iki buçuk milyon yıl önce volkanik patlamalar neticesinde oluşmuş devasa bir krater.
Loader
Ngorongoro’da yer alan Olduvai Gorge bölgesi, adını Maasailerin köylerinin etrafını çitle çevirmekte kullandıkları bitkiden alıyor. 48 kilometrelik bir alana yayılmış olan Olduvai bölgesi dünyanın en eski hominid fosillerinin bulunduğu arkeolojik sit alanı. Milyonlarca yıl boyunca lavlar sayesinde korunmuş 3 tane Hominid ayak izi 1970 senesinde Louis Leakey tarafından burada bulunmuştur. İlk atalarımızın ayak izleri buradaki müzede sergilenmekte.
Loader
Louis Leakey'in Bed II katmanında bulduğu bir diğer ilginç şey ise taştan yapılmış bir kulübenin kalıntıları. Ancak Afrika'nın bazı bölgelerinde halen kullanılan bu taş yapıların ancak Homo sapiensler tarafından yapılabilir olması olayı daha da ilginçleştiriyor. Burada gerçekten kendinize pek çok soru sorabilirsiniz.
Loader
Burada sadece geçmişi bulmuyorsunuz. Harika bir doğa ve vahşi yaşamda önünüze seriliyor. Krateri çevreleyen doğal duvarların krater tabanından yüksekliği 600 metre, denizden yüksekliği ise 2.300 metre civarında. Giriş kapısının ardından kraterin tepesinden içine doğru inmeye başladığınızda karşınıza muhteşem bir manzara çıkacaktır.
Loader
19. yüzyılın başlarına kadar Nuh’un Gemisi veya Cennet Bahçeleri ile kıyaslamanın mümkün olduğu krater Doğu Afrika’da yaşayan hemen her tür hayvanın bulunduğu bu doğa harikası. Tabii 19.yüzyıla kadar bu çeşitlilik daha fazlaymış. Yolda ilerlerken Maasai halkından insanlarla da karşılaşabilirsiniz.

Ngorongoro - Tanzanya

Tanzanya’nın en fazla turist çeken bölgelerinden biri Ngorongoro. 1959 senesinden beri korunma alanı olan Ngorongoro bölgesi günümüzden yaklaşık iki buçuk milyon yıl önce volkanik patlamalar neticesinde oluşmuş devasa bir krater.
image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Loader
Nüfusu 2.503.820 olan Kanada’nın güzel şehri Toronto. Sanat, kültür ve yemek şehri aynı zamanda burası. Fotoğraf: www.sunnybatra.com
Loader
İlk olarak St. Lawrance Market’e gidebilirsiniz. Burası geniş bir alana yayılmış sebze, meyve ve yeme içme pazarı. Tarihi bir bina içerisinde yer alan pazarda çok çeşitli deniz ürünleri satılıyor. Devasa yengeç bacakları, çeşit çeşit somon filetoları, somon şişler, balık köfteleri ve tuna balıkları gibi pek çok alternatif bulabilirsiniz. Fotoğraf: www.fslocal.com
Loader
Toronto, aynı zamanda çok önemli bir sanat merkezi. Pek çok tiyatro ve müzikaller sahneye konuluyor. Şansınız varsa bunlardan birine dahil olabilirsiniz. Ardından ana meydandaki Parlamento Binası’nı ziyaret edebilirsiniz.
Loader
Daha sonra 98 odalı Casanova Malikanesi’ni dolaşabilir buradan Çin Mahallesi’ne gelebilirsiniz. Toronto’da Asyalı nüfus oldukça yüksek. Ağırlıklı olarak Çinli, Koreli, Vietnamlı, Kamboçyalı ve Japonlar bulunuyor. Fotoğraf: commons.wikimedia.org
Loader
Üstü açılıp kapanan bir komplex olan Rocers Centre da gezilmesi gereken yerler arasında yer alıyor. Rocers Centre içinde beysbol ve Amerikan futbolu oynanıyor. www.baseballpilgrimages.com

Toronto - Kanada

Nüfusu 2.503.820 olan Kanada’nın güzel şehri Toronto. Sanat, kültür ve yemek şehri aynı zamanda burası. Fotoğraf: www.sunnybatra.com
image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Dünya'nın En Önemli Anıtları

Her anıt bir kültürü, çağı, inancı, bölgeyi, şehiri yada ülkeyi temsil eder.

Herkes Dünya’nın en önemli anıtlarını bilir. Peki aklınızdan sayabilir misiniz? Ya da hepsini bildiğinizden emin misiniz?

Önümüzdeki sayfalarda hepsi olmasa da Dünya’nın en muhteşem anıtlarının bir kısmını göreceksiniz. Bildikleriniz elbet vardır ama ilk defa görecekleriniz de olabilir.
 

Dünya'nın En Önemli Anıtları

1- Büyük Gize Sfenksi ve Kefren Piramidi

Piramitler Mısır’ın geçmişini ve ihtişamını gösteren en önemli yapılardır.

www.gezimanya.com/GeziNotlari/kahire-ve-giza-piramitleri

Dünya'nın En Önemli Anıtları

2- Taç Mahal

Hindistanda bulunan Taç Mahal sevginin ve aşkın sembolüdür.

www.gezimanya.com/GeziNotlari/olumsuz-askin-eseri-tac-mahal

Dünya'nın En Önemli Anıtları

3- Stonehenge

İngiltere’nin Wiltshire şehirinde bulunan bu anıt tarih öncesinden kalan en ünlü anıttır. Tarih öncesinde yaşayan insanların seromoni yaptıkları kutsal bir alan olduğu düşünülmektedir.

www.gezimanya.com/Ulkeler/ıngiltere

Dünya'nın En Önemli Anıtları

4- Çin Seddi

Herkesçe bilinen ve uzaydan bile görünen bu ünlü yapı Çinliler tarafından yapılmış en önemli yapılar arasındadır. Modern araçlar olmamasına rağmen yapılan bu büyük ve uzun duvar insanlığın gücünü gözler önüne serer.

www.gezimanya.com/GeziNotlari/dunya-harikasi-cin-seddi

Dünya'nın En Önemli Anıtları

Her anıt bir kültürü, çağı, inancı, bölgeyi, şehiri yada ülkeyi temsil eder.

Herkes Dünya’nın en önemli anıtlarını bilir. Peki aklınızdan sayabilir misiniz? Ya da hepsini bildiğinizden emin misiniz?

Önümüzdeki sayfalarda hepsi olmasa da Dünya’nın en muhteşem anıtlarının bir kısmını göreceksiniz. Bildikleriniz elbet vardır ama ilk defa görecekleriniz de olabilir.
 

image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Loader
1- La Scala, İtalya La Scala belki de dünyanın opera ile alakalı en ünlü binasıdır. 1778 yılında inşa edilen bina, opera sanatçıları Rossini, Bellini, Donizetti ve Verdi’nin evi olarak bilinmektedir. La Scala’nın en önemli özelliklerinden biri orkestranın ahşap zemininin altından geçen kanaldır. Bu, tiyatronun muhteşem akustiğinin oluşmasında önemli bir özelliktir. www.gezimanya.com/Ulkeler/%C4%B1talya
Loader
2-Teatro di San Carlo, İtalya Bina, 1737 yılında Bourbon Kralı Charles tarafından yaptırılmıştır. Göz alıcı bir biçimde kırmızı ve altın renginin hakim olduğu opera evi, dünyanın en eski ve hala açık duran binasıdır. Gioachino Rossini'nin en popüler operalarından bazılarının galası da bu sahnede yapılmıştır. www.gezimanya.com/Ulkeler/%C4%B1talya
Loader
3- Kolon Tiyatrosu, Arjantin Kolon Tiyatrosu, opera seven Arjantinliler tarafından 1908 yılında tamamlandı. Bina Avrupa tiyatroları ile ilişkili pek çok stilleri içerir. Kolon Tiyatrosu’nun içinde manzaralı odalar ve kostüm odalarının mevcut oluşu da göze çarpan önemli bir detaydır. www.gezimanya.com/Ulkeler/arjantin
Loader
4- Kraliyet Opera Evi, İngiltere 2256 kişilik seyirci kapasiteli büyük bina, 1732 yılında kurulmuştur. Binanın en önemli özelliği; George Handel’in operalarının burada sergilenen ilk performanslar oluşudur. Ünlü besteci, bu bina için sayısız opera ve oratoryolar yazdı. Handel, 1735’ten 1759 yılında ölümüne kadar performanslarını bu opera binasında verdi. www.gezimanya.com/SehirDetaylari/londra
Loader
5- Bolşoy Tiyatrosu , Rusya Bolşoy, dünyanın en iyi senfoni orkestralarından biri ile birlikte Rusya'nın önde gelen tiyatrolarından biridir. 2005 yılında geniş çapta bir yenileme için kapatılan bina, 2011 yılının sonbaharında tekrar ziyarete açıldı. Dört balkonu, orkestrayı çevreleyen fotoğraflar ve kırmızı koltuklarıyla Bolşoy, büyük bir sahneye sahiptir. www.gezimanya.com/SehirDetaylari/moskova

En Popüler Opera Salonları

1- La Scala, İtalya La Scala belki de dünyanın opera ile alakalı en ünlü binasıdır. 1778 yılında inşa edilen bina, opera sanatçıları Rossini, Bellini, Donizetti ve Verdi’nin evi olarak bilinmektedir. La Scala’nın en önemli özelliklerinden biri orkestranın ahşap zemininin altından geçen kanaldır. Bu, tiyatronun muhteşem akustiğinin oluşmasında önemli bir özelliktir. www.gezimanya.com/Ulkeler/%C4%B1talya
image_placeholder
Gezgin
14 Eki 2013
Galeri
Loader
Hırvatistan para birimi ne kadar diye soran arkadaşlara 7,5 Hırvat Kunası 1 €. Sebze ve içecek fiyatları Türkiye ile aynı diyebiliriz. Türkiye’de harcayacağınız miktarı orada da harcıyorsunuz. Fakat restoranlarda yemek fiyatları Türkiye’den çok daha ucuz. Yiyeceğiniz bir öğün yemek içecek dahil yaklaşık 20 kuna yani 2,5€ civarında.
Loader
Split, Roma İmparatorluğu’ndan kalma eski ama bir o kadar da modern bir şehir. İtalya’ya denizden en yakın bölgelerden biri olduğu için daha çok İtalyan turistlerin geldiği bir yer.
Loader
Split’in en güzel yanı, tüm binaların ve sokakların sürprizlerle dolu olması. Daracık bir kapıdan çıktığınızda, dar bir sokağa çıkacağınızı düşünürken kocaman bir meydana çıkabiliyorsunuz. Ya da bir meydandan küçük bir sokağa giriş olduğunu düşünerek içeri girdiğinizde kendinizi yüksek seste şarkılar söylenen bir barda bulabiliyorsunuz.
Loader
Split, Dalmaçya’nın en büyük ve en önemli şehridir. Ayrıca Split-Dalmaçya bölgesininde idarî merkezidir. Balkan Yarımadası ve Adriyatik Denizi’nin doğu sahilinde küçük bir yarımada üzerine kurulmuş Split Hırvatistan’ın 2. büyük şehridir. Fotoğraf: commons.wikimedia
Loader
Split şehir bölgesi çeşitli dönemlerde İlirya (Arnavut), Grek, Roma, Bizans, Avar, Slav, Moğol, Venedik, Osmanlı, Avusturya-Macaristan, Alman vs.. etkisinde kalmış ve Aspálathos ismi ilk olarak M.Ö. 7.yy da Grekler tarafından kullanılmıştır. Fotoğraf: commons.wikimedia

Split - Hırvatistan

Hırvatistan para birimi ne kadar diye soran arkadaşlara 7,5 Hırvat Kunası 1 €. Sebze ve içecek fiyatları Türkiye ile aynı diyebiliriz. Türkiye’de harcayacağınız miktarı orada da harcıyorsunuz. Fakat restoranlarda yemek fiyatları Türkiye’den çok daha ucuz. Yiyeceğiniz bir öğün yemek içecek dahil yaklaşık 20 kuna yani 2,5€ civarında.

Sayfalar