Google+

Galeriler

Galeriler
08 May 2017
Galeri
Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi

Aslen Kütahyalı olan ve İstanbul’un fethinden sonra İstanbul’a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Çelebi, Enderun mektebini bitirdikten sonra bir süre sarayda görev almıştır. Sarayda başarılı işlere imza atıp yüksek mevkilere getirelecekse de bir gece rüyasında Hz. Peygamber’i görür ve kendisinden seyahat etmesi konusunda izin alır ayrıca gördüklerini yazması konusunda rüyasındaki cemaatten de tavsiye almıştır. İşte Seyahatname’nin ortaya çıkmasına vesile olan olaylar bütününü bizler böyle okuyoruz. Ayrıca şunu da hatırlatmakta fayda var ki Evliye Çelebi hakkında tüm bildiklerimizi Seyahatname’sinden okuduklarımızdan edinmekteyiz.

İlk cilt İstanbul hakkında
İlk cilt İstanbul hakkında

Seyahatname’nin ilk cildi İstanbulda’ki gezilerini derlediği haliyle çıksa da olsa da bu ilk cildi tamamıyla bir İstanbul tarihi kitabı gibi bile değerlendirenler bulunmaktadır. Bu ilk ciltte 1630 ve 1940 yılları arası İstanbul’un târihi, kuşatmaları ve fethi, İstanbul’daki kutsal makamlar, câmiler, Sultan Süleyman Kanunnâmesi, Anadolu ve Rumeli’nin mülkî taksimâtı, çeşitli kimselerin yaptırdığı câmi, medrese, mescit, türbe, tekke, imâret, hastane, konak, kervansaray, sebilhâne, hamamlar… Fâtih Sultan Mehmed zamânından itibaren yetişen vezirler, âlimler, nişancılar, İstanbul esnâfı ve sanatkârları yer alıyor.

Yerli dillere dair bilgiler
Yerli dillere dair bilgiler

Evliya Çelebi, Seyahatnâme’sinde gezip gördüğü yerleri kendine has tarz ve üslûbu ile bizlere aktarmaktadır. Evliya Çelebi’nin on ciltten oluşan Seyahatnâme’si, bütün gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler anlatmaktadır bizlere. Hayran kaldığımız bir gözlem kabiliyetine sahip olan Evliya Çelebi, yalnız coğrafya, tarih, etnografya bilgileri vermekle kalmayarak, eserinin birçok yerlerinde yerli diller üzerine topladığı bilgi ve verilere de yer vermiştir. Seyahatname bu açılardan Türk kültür tarihi ve gezi edebiyatı bakımından da önemli bir yere sahip.

Birçok milletin kültürel birikimine ışık tutuyor
Birçok milletin kültürel birikimine ışık tutuyor

Evliya Çelebi, gezdiği yerlerde sadece doğal güzellikleri anlatmakla kalmaz, yazılarında yer verdiği mekan ve eser arasında o bölgenin camileri, medreseleri, çeşmeleri, çarşıları, yazarları, sur, kale, hamam, han, cadde, sokak ve evleri, bahçeleri yer almaktadır. Aynı zamanda gezerken tanık olduğu yerel olayları – ki bunlar sıra düğünleri, yerel oyun ve kıyafetleri sanatsal ve toplumsal davranışlar gibi olgulardır- bizlere anlatmaktadır. İstanbul’dan sonra ilk gezisini Bursa’ya düzenlemiştir. Bursa’dan sonra Osmanlı topraklarına giren neredeyse bütün bölgeleri dolaşmış hem Osmanlı kültürünü bizlere anlatırken hem de karşılaştığı diğer kültürlere olan hoşgörülü anlatım biçimiyle gönüllerimizde taht kurmuştur. Aslında sadece bizlerin gönlüne taht kurmakla kalmayarak Seyahatname eseriyle Evliya Çelebi insanlık tarihine yön veren 20 kişi arasında da yer almıştır. Eseri, yalnızca yaşadığı dönem Osmanlı toplumunun kültürel değerlerine değil, birçok farklı milletin kültürel birikimine ışık tutmakta ve günümüze ulaşmış veya ulaşamamış nice soyut/somut kültür varlığı ile ilgili değerli bilgiler içermektedir.

Fetih öncesi İstanbul
Fetih öncesi İstanbul

Seyahatname’nin ikinci cildi bizlere Mudanya ve Bursa'yı anlatmakla kalmaz İstanbul’un fethinden önceki Osmanlı’yı, Osmanlı’nın sultanlarını, Bursa’nın alimlerini hatta vezir ve şairlerini anlatmaktadır. Nisan 1940’ta başladığı dönemi anlatan Bursa’dan sonra yaptığı Trabzon, Batum, Girit seferi, Erzurum, Azerbaycan ve Gürcistan gezilerine yer vermektedir. Yine bir ek bilgi olarak Evliya Çelebi 50 yılı kapsayan bir zaman dilimi içinde gezdiği yerlerde toplumların yaşama düzenini ve özelliklerini yansıtan gözlemler yapmıştır. Bu geziler yalnız gözlemlere dayalı aktarmaları, anlatıları içermez, araştırıcılar için önemli inceleme ve yorumlara da olanak sağlar. Hatta Seyahatname'nin içerdiği konular, belli bir çalışma alanını değil, insanla ilgili olan her şeyi kapsar. Üslup bakımından ele alındığında, Evliya Çelebi'nin, o dönemdeki Osmanlı toplumunda, özellikle Divan edebiyatında yaygın olan düzyazıya bağlı kalmadığı görülür.

Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi

Aslen Kütahyalı olan ve İstanbul’un fethinden sonra İstanbul’a yerleşmiş bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Çelebi, Enderun mektebini bitirdikten sonra bir süre sarayda görev almıştır. Sarayda başarılı işlere imza atıp yüksek mevkilere getirelecekse de bir gece rüyasında Hz. Peygamber’i görür ve kendisinden seyahat etmesi konusunda izin alır ayrıca gördüklerini yazması konusunda rüyasındaki cemaatten de tavsiye almıştır. İşte Seyahatname’nin ortaya çıkmasına vesile olan olaylar bütününü bizler böyle okuyoruz. Ayrıca şunu da hatırlatmakta fayda var ki Evliye Çelebi hakkında tüm bildiklerimizi Seyahatname’sinden okuduklarımızdan edinmekteyiz.

image_placeholder
Gezgin
25 Nis 2017
Galeri
Konserve ekmeklerden köpek peruklarına Japonya’nın 9 garip otomatı

Tüm Japon otomatları alıştığınız şekilde su servisi yapmıyor. Gece canınız yumurta çekerse, tıbbî maskeye ihtiyaç duyarsanız ve marketler kapalıysa ne yapacağınızı bilmiyor musunuz? Endişe etmeyin, Japonya sokaklarında otomatlar sizi bekliyor. 

Konserve Ekmek
Konserve Ekmek

Ekmeğinizi bir tenekenin içerisinden yiyebilecekken, tazesini neden alasınız ki? Aynı şekilde çikolatalı, yeşil çaylı veya sütlü ekmek yiyebilecekken, ekmek aromalı ekmeği neden yiyesiniz?

(Hatta bazı kutular çizgi film temalı.)

Yumurtalar
Yumurtalar

Akşam saatlerinde evinize dönerken ertesi sabah kahvaltısı için yumurtanız olmadığını hatırladığınızda, yumurta otomatı size cennetten gönderilen bir hediye olacak.

Yasal Uyuşturucular
Yasal Uyuşturucular

Polis çoğunu yok etmeye çalışsa da bu otomatlar sokaklarda hâlâ karşınıza çıkabiliyor. Bazı durumlarda yasal olarak şüpheli, halüsinojen maddeler içeren taklit esrar bile alabilirsiniz. Bunlar polise göre gerçek bile olabilir.

Tıbbî Maskeler
Tıbbî Maskeler

Japonya’ya gitmeden önce tıbbî maskelerin fanı olmayabilirsiniz ama bir kere gittiğinizde, kendinizi kirliliğe duyarlı yerli halka uyum sağlamış olarak bulabilirsiniz. Hem şanslısınız da; Japonca nasıl isteyeceğiniz konusunda endişe etmenize gerek yok. Çünkü otomatlarda var!

Konserve ekmeklerden köpek peruklarına Japonya’nın 9 garip otomatı

Tüm Japon otomatları alıştığınız şekilde su servisi yapmıyor. Gece canınız yumurta çekerse, tıbbî maskeye ihtiyaç duyarsanız ve marketler kapalıysa ne yapacağınızı bilmiyor musunuz? Endişe etmeyin, Japonya sokaklarında otomatlar sizi bekliyor. 

image_placeholder
Gezgin
21 Nis 2017
Galeri
İran'ın Az Bilinen 20 Turizm İncisi

"Dünyanın en güzel ülkelerden biri İran'dır" desek, bize inanır mısınız? Görkemli mimarisi ve misafirperver halkı ile İran sizi oldukça şaşırtabilir. Antik uygarlıkların ayak seslerinin yankılandığı, tarihin büyük isimlerinin konakladığı ve yönettiği, öykülerle dolu zengin bir bölge burası. Etnik çeşitliliği, sıcak kalpleri ile renkli bir İran kültürü yaşıyor sokaklarda. Manzaraları, yüksek dağları, çölleri, çarşıları, tünelleri, camileri, köprüleri, parkları ve tarihi kalıntıları ile bir kültür hazinesi sizleri bekliyor. 

Melek Zoozan Tarihi Cami, Khaf, Razavi Horasan Eyaleti
Melek Zoozan Tarihi Cami, Khaf, Razavi Horasan Eyaleti

Zozan’da yer alan caminin tarihi 7. yüzyıla kadar uzanıyor. Camiden geriye iki duvar, kemerli yol ve birkaç sütunu kalmış.

Nashtifan Tarihi Yeldeğirmenleri, Nashtifan Kasabası, Razavi Horasan Eyaleti
Nashtifan Tarihi Yeldeğirmenleri, Nashtifan Kasabası, Razavi Horasan Eyaleti

Doğal kil, saman ve odundan yapılmış yel değirmenleri, öğütme işlemini neredeyse 1000 yıldır yapıyorlar. Nashtifan yel değirmenlerinin her biri sekiz odadan oluşuyor ve her odacıkta altı adet çark bulunuyor.

Kandovan Kasabası, Osku, Doğu Azerbaycan Eyaleti
Kandovan Kasabası, Osku, Doğu Azerbaycan Eyaleti

Mağaralara benzeyen devasa doğal kaya oluşumuyla bu kasaba, adeta bir termit kolonisine benziyor ve içerisinde gerçekten de insanlar yaşıyor!

Margoon Şelalesi, Margan İlçesi, Fars Eyaleti
Margoon Şelalesi, Margan İlçesi, Fars Eyaleti

70 metre yüksekliğinde, 100 metre genişliğindeki Margoon Şelalesi, İran’ın en büyük şelalelerinden biri.

İran'ın Az Bilinen 20 Turizm İncisi

"Dünyanın en güzel ülkelerden biri İran'dır" desek, bize inanır mısınız? Görkemli mimarisi ve misafirperver halkı ile İran sizi oldukça şaşırtabilir. Antik uygarlıkların ayak seslerinin yankılandığı, tarihin büyük isimlerinin konakladığı ve yönettiği, öykülerle dolu zengin bir bölge burası. Etnik çeşitliliği, sıcak kalpleri ile renkli bir İran kültürü yaşıyor sokaklarda. Manzaraları, yüksek dağları, çölleri, çarşıları, tünelleri, camileri, köprüleri, parkları ve tarihi kalıntıları ile bir kültür hazinesi sizleri bekliyor. 

image_placeholder
Gezgin
17 Nis 2017
Galeri
Hiç Alışık Olmadığınız Türden 10 Kaşif

Haritada gezilmedik toprak, tırmanılmadık dağ, geçilmedik okyanus kalmadı. Gidilebilecek her yere gittik, gidemeyeceğimiz yerleri de uzaya gönderdiğimiz uydularla fotoğrafladık. Eski türden kaşiflerin soyu tükenmek üzere desek haksızlık etmiş olmayız. Son yılların yeni kaşifleri ise potansiyelinin nefes kesici sınırlarını keşfetmek için insanlığın gerçekte sahip olduğu yeteneği bize göstererek milyonlara ilham vermekle kalmıyor, aynı zamanda hepimizi şaşkına çeviriyor. Listverse'de Andrew Handley'in araştırmasından yola çıkarak derlediğimiz yürek mi yemiş dedirten yeni nesil kaşifleri henüz keşfetmediyseniz buyurun.

Gary Connery-Wingsuit Pioneer
Gary Connery-Wingsuit Pioneer

23 Mayıs 2012'de Gary Connery, yerden 2,400 fit (731,5 metre) yükseklikte bir helikopterden atladı. Bir dakika sonra saatlik hızı 80 mph (128 km / saat), gösterirken inişi gerçekleştirdi. Hem de paraşütsüz! Wingsuit jumping, paraşütü açmadan, kilometrelerce havada salınmayı sağlayan özel tasarım kıyafetlerle uygulanan bir serbest atlayış türü. Gary Connery, serbest atlayışta artık paraşüte ihtiyaç kalmadığına karar verdi ve inişlerini karton kutularla dolu alanlara yönlendirmeye başladı. 42 yaşına geldiğinde Connery 1.350'den fazla atlama yaptı. Muhtemelen siz de onlarca kez onun olduğunu bilmeden, Connery’yi izlediniz. Dublör koordinatörü ve oyuncusu olarak 100'den fazla film ve TV şovunda çalıştı. Indiana Jones, Batman Begins ve son Sherlock Holmes uyarlaması gibi filmlerde dublörlük yaptı. Başka bir deyişle, Batman’in süper kahraman olacağı sahnelerde aradıkları isim Gary Connery. 

Geoff Mackley-Fırtına Avcısı
 Geoff Mackley-Fırtına Avcısı

Geoff Mackley, hiç kimsenin olmak istemeyeceği yerlerde olduğu bir kariyer yaptı. Tusunamiler, kasırgaları ve yanan ormanlar da dahil olmak üzere 70'den fazla ölümcül doğal felaketten görüntüler sağlayan bir fotoğrafçı, Mackley. Herkes kaçarken Geoff Mackley kalabalığın tersi yönünde, kamerasıyla beliriyor. 2010 yılında, Geoff Mackley ve ekibi Vanuatu'daki Marum Volkanının kraterine girdiler, lavlar yüzeye çıkarken. Lav kabarcıkları dokunacak kadar yakın mesafede püskürürken, görüntülerini yakalamak için ısıya dayanıklı elbiseleri ile kraterin 500 metre (457 metre) altına indiler. Mackley’e göre daha da aşağı ineceklerdi, ancak “halat kalmadı”.  

Guillaume Nery-Extreme Freediver
Guillaume Nery-Extreme Freediver

Tüplü dalışın bir versiyonu olan serbest dalışın tek farklı oksijen sağlayan tüpten ve maskelerden bağımsız olması. Serbest dalışçılar, dalış süresi boyunca nefeslerini tutarlar ve çoğunlukla da derinlik ya da mesafe için yarışırlar. Guillaume Nery, belki de en yetkin serbest dalışçılardan. 2006 yılında kendi dünya rekorunu kırarak yüzeyin 109 metre derinine daldı. Şu anki rekor Herbert Nitsch tarafından dalınan 124 metre. 2010'da Guillaume Nery,  203 metre derinliğiyle dünyanın bilinen en derin sualtı mağarası olan Dean’s Blue Hole’a daldı. Derinliği nedeniyle, derinliği nedeniyle aşağıda görüntü çoğunlukla siyaha dönüyor. Nery’nin daldığı çukurdan yüzeye dönebilmesi için çukurun duvarlarına, aynı bir dağcının tırmandığı gibi tırmanması gerektiği  kaydedildi.

Alex Honnold-Free Soloing
Alex Honnold-Free Soloing

Alex Honnold 27 yaşına geldiğinde, Dünya’nın en bilinen tırmanışçılarından olmuştu. "Free soloing" bir koşum takımı ya da halat kullanmaksızın kaya tırmanışıdır ve Alex Honnold’un deneyimleri onu gören her annenin yüreğini hoplatacak cinsten. 6 Eylül 2008'de Honnold, Half Dome'nun Kuzeybatı Yüzünü solo yapmıştır , Yosemite Ulusal Parkı'nda bir tepe olan Half Dome’un Kuzeybatısına tırmandı. Kaya; alttan tepesine olan mesafesi, yaklaşık 600 metre (2,000 fit) olan dikey bir yamaç. Ve bu tırmanışı tek bir ip kullanmadan yaptı. Sonra 2012'de tekrar yaptı ama bu sefer aynı anda Yosemite'deki diğer iki tepeye de tırmandı. 3 tepenin toplam yüksekliği olan 6,500 feet (200 metre)’ye 19 saatin altında tırmandı. 

Hiç Alışık Olmadığınız Türden 10 Kaşif

Haritada gezilmedik toprak, tırmanılmadık dağ, geçilmedik okyanus kalmadı. Gidilebilecek her yere gittik, gidemeyeceğimiz yerleri de uzaya gönderdiğimiz uydularla fotoğrafladık. Eski türden kaşiflerin soyu tükenmek üzere desek haksızlık etmiş olmayız. Son yılların yeni kaşifleri ise potansiyelinin nefes kesici sınırlarını keşfetmek için insanlığın gerçekte sahip olduğu yeteneği bize göstererek milyonlara ilham vermekle kalmıyor, aynı zamanda hepimizi şaşkına çeviriyor. Listverse'de Andrew Handley'in araştırmasından yola çıkarak derlediğimiz yürek mi yemiş dedirten yeni nesil kaşifleri henüz keşfetmediyseniz buyurun.

28 Mar 2017
Galeri
Dünyanın En Etkileyici Kütüphaneleri

Bu hafta kütüphaneler haftası.Yüzyıllar boyunca krallar, rahipler, başkanlar ve önde gelen kişiler kütüphaneler inşa ettiler. Kütüphaneler bilginin, gücün ve zenginliğin sembolü oldular. İşte dünyaca ünlü kütüphaneler ve etkileyici mimariler.

1.Trinity Üniversitesi Kütüphanesi, İrlanda
Bu kütüphane tamamen muhteşem olması ve ağaçtan yapılmış kemerli dizaynının yanında İrlanda’nın en büyük kütüphanesi olma özelliğine de sahip. Kütüphane, yaklaşık 800 yıllık bir tarihe sahip olan ve Celtic rahipleri tarafından yazılmış olan ‘’Book of Kells’’in el yazmasına da ev sahipliği yapıyor. Kayıtlar kütüphaneyi her yıl 500.000 kişinin ziyaret ettiğini gösteriyor.

Fotoğraf: missdeestyle.wordpress.com

Dünyanın En Etkileyici Kütüphaneleri

2.Admont Manastırı Kütüphanesi, Avusturya
Alplerin eteklerinde kurulu olan ve dünyanın en uzun manastır kütüphanesi ünvanına sahip Admont Kütüphanesi rococo tarzı ile dizayn edilmiş. Rafları, tavanı ve zemini ile bir renk uyumu içinde görünen kütüphanenin mimarı Josef Hueber aydınlanmak ve ilimden ilham almış. Hueber ‘’Zihin gibi, odada ışıkla dolmalı.’’ sözüyle tarzını açıkça belli etmiştir. Kütüphanede hiç masa olmamasının nedeni ise buranın çalışma amacıyla dizayn edilmemesinden kaynaklanıyor. Manastırın keşişleri kitapları alıp odalarına götürmek adetine sahiplermiş.

Fotoğraf: commons.wikimedia.org

Dünyanın En Etkileyici Kütüphaneleri

3.New York Halk Kütüphanesi, ABD
ABD’nin en büyük üçüncü kütüphanesi ve mermerden yapılan en büyük binası olduğu düşünülürse, New York Halk Kütüphanesi’nin oldukça etkileyici olduğu anlaşılacaktır. Kütüphanenin ana bölümlerine isteyenler gelip oturabilir ve kitaplarını okuyabilirler, Wi-fi’ın ücretsiz olduğunu da söylemekte fayda var.

Fotoğraf: www.bronxbanterblog.com

Dünyanın En Etkileyici Kütüphaneleri

4.Clementinum, Çek Cumhuriyeti
İncelikle işlenmiş freskleri ve ağaçtan sütunlarıyla Clementinum’un her köşesi bir güzellik sergiliyor. Prag’ın en ünlü yerlerinden biri olan kütüphane ziyaretçilerin oldukça ilgisini çekiyor.

Fotoğraf: bzhi.sogou.com

Dünyanın En Etkileyici Kütüphaneleri

5.Bibliotheque Sainte-Genevieve, Fransa
1850’lerde tamamlanan bu güzel kütüphane adeta çeliklerle örülmüş. Fakat ağaçtan masalar ve yeşil lambalar bütün bu sertliği alıp götürmüş.

Fotoğraf: en.wikipedia.org

Dünyanın En Etkileyici Kütüphaneleri

Bu hafta kütüphaneler haftası.Yüzyıllar boyunca krallar, rahipler, başkanlar ve önde gelen kişiler kütüphaneler inşa ettiler. Kütüphaneler bilginin, gücün ve zenginliğin sembolü oldular. İşte dünyaca ünlü kütüphaneler ve etkileyici mimariler.

1.Trinity Üniversitesi Kütüphanesi, İrlanda
Bu kütüphane tamamen muhteşem olması ve ağaçtan yapılmış kemerli dizaynının yanında İrlanda’nın en büyük kütüphanesi olma özelliğine de sahip. Kütüphane, yaklaşık 800 yıllık bir tarihe sahip olan ve Celtic rahipleri tarafından yazılmış olan ‘’Book of Kells’’in el yazmasına da ev sahipliği yapıyor. Kayıtlar kütüphaneyi her yıl 500.000 kişinin ziyaret ettiğini gösteriyor.

Fotoğraf: missdeestyle.wordpress.com

image_placeholder
Gezgin
27 Mar 2017
Galeri
Dünyanın en etkileyici tiyatro mekanları

İrlandalı oyun yazarı ve romancı Oscar Wilde tiyatro sanatı için “Tiyatroyu tüm sanat biçimleri arasında en yücesi olarak kabul ederim çünkü o insanoğlunun, neyin insani olduğu duygusunu bir başka kişi ile en dolaysız olarak paylaşabileceği yoldur.” demiş. Biz de bugün Dünya Tiyatrolar Günü şerefine dünyanın en etkileyici tiyatro mekânlarını sizin için derledik. 

Minack Tiyatro, İngiltere
Minack Tiyatro, İngiltere

İngiltere’nin (https://gezimanya.com/ingiltere) Cornwall kentinde bulunan Minack Tiyatrosu’nun geçmişi 1800’lü yıların sonlarına dayanıyor. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Minack noktasında Rowena Cade feminist kıskardeşi Katharine Burdakin ve annesi için bir ev inşa ettirir. 1929 senesinde evin yakınlarında bir grup tiyatrocu Shakespeare’in meşhur komdyası Bir Yaz Gecesi Rüyası’nı sahneye koyar. Ardından Fırtına oyununu yine aynı bölgede sahneler. Bunun üzerine Cade, oyunculara evinin bahçesinde oyunu sahnelemelerini teklif eder ve bahçıvanlarına bahçeyi oyunun sahnelenebileceği bir alana dönüştürmesini söyler. 1932 senesinde Fırtına denize nazır bu bahçede başarıyla sahnelenir. Minack’ın bir açık hava tiyatro sahnesine dönüşmesi de bundan sonra başlar. O günden bugüne hala aktif olarak hizmet veren tiyatro, dünyanın en meşhur açık hava tiyatro mekânlarının başında geliyor. Yılda 80 binden fazla seyircinin ziyaret ettiği tiyatronun ihtişamlı bahçesinde Kanarya Adaları’ndan, Güney Afrika’ya pek çok coğrafyaya özgü “unique” canlı türleri ve bitkiler bulunuyor. 

The Floating Stage (Yüzen Sahne), Avusturya
The Floating Stage (Yüzen Sahne), Avusturya

Şüphesiz dünyanın en büyüleyici sahnelerinden biri olan The Floating Stage (The Seebühne) yani Yüzen Sahne her yıl ağustos ayında Avusturya’nın (https://gezimanya.com/avusturyaBregenz kentinde gerçekleştirilen Bregenz Festival’i kapsmaında Constance Nehri’nin kıyısında kuruluyor.  7 bin kişiyi ağırlama kapasitene sahip bu dört tarafı sularla çevrili amfitiyatro pek çok opera ve müzikal gösteriye de ev sahipliği yapıyor. 1946’dan bu yana düzenlenen Bregenz Festivali sayesinde kentin kültürel mirasına dahil olan bu sahnenin en önemli özelliği şaşaalı sahne dekorları, ışık ve ses sistemi ve her sene yenilenen büyüleyici sahnesi. 

Herodion Antik Açıkhava Tiyatrosu, Yunanistan
Herodion Antik Açıkhava Tiyatrosu, Yunanistan

Yunanistan’ın (https://gezimanya.com/yunanistan) başkenti Atina’nın Akropolis bölgesinin tepesinde yer alan ve tarihi M.S. 174 yılına dayanan Herodion Antik Açıkhava Tiyatrosu beş bin kişilik kapasitesi ve ahşaptan yapılma oturma yerleriyle eşsiz bir atmosfere sahip. Herodion Antik Açıkhava Tiyatrosu’nu Heredos Atticus eşi Aspasia Annia Regilla’nın anısına M.S. 161 senesinde inşa ettirmiş. Sonradan kentte düzenlenen Dionysos Şenlikleri kapsamında kent halkının ziyaretine açılan tiyatro, 1950’lerdeki restorasyon çalışmasının ardından tekrar aktif hale gelmiş. Devasa yapıda bugün hala tiyatro gösterilerinin yanı sıra, pek çok konser, opera gibi etkinlikler gerçekleştiriliyor.  

Teatro La Fenice, İtalya
Teatro La Fenice, İtalya

İtalya’nın (https://gezimanya.com/italya/) Venedik kentinde yer alan La Fenice Tiyatrosu’nun ismi Zümrüdüanka Kuşu'ndan geliyor. 224 yıllık tarihi boyunca iki büyük yangın atlatan ve bugün dünyanın en şaşalı tiyatrolarından biri olan tiyatro salonunun mimarisi başlı başına ziyaret sebebi. İçerisinde bir kitapçı ve restoranın da bulunduğu bu tiyatro binası 1792 senesinde inşa edilmiş. 19. yüzyıl boyunca Rossini’nin Tancredi, Bellini’nin The Capulets and the Montagues, Verdi’nin Ernani gibi pek çok gösterinin dünya prömiyerini yaptığı sahne, sadece tiyatro değil pek çok bale gösterisine de ev sahipliği yapmayı sürdürüyor. 

Dünyanın en etkileyici tiyatro mekanları

İrlandalı oyun yazarı ve romancı Oscar Wilde tiyatro sanatı için “Tiyatroyu tüm sanat biçimleri arasında en yücesi olarak kabul ederim çünkü o insanoğlunun, neyin insani olduğu duygusunu bir başka kişi ile en dolaysız olarak paylaşabileceği yoldur.” demiş. Biz de bugün Dünya Tiyatrolar Günü şerefine dünyanın en etkileyici tiyatro mekânlarını sizin için derledik. 

image_placeholder
Gezgin
24 Şub 2017
Galeri
Bir halk ayaklanması Portakal Savaşları başlıyor!

Kuzey İtalya’nın (https://gezimanya.com/italya) Ivrea kasabasında gerçekleştirilen dünyanın en turuncu festivali Portakal Savaşları gün sayıyor. İtalya’nın en büyük yiyecek savaşı olan festival 26 Şubat günü kentin sokaklarını turuncuya boyayacak. Başlangıç hikâyesi tam olarak bilinmemekle beraber 17. yüzyıla dek dayandığı tahmin edilen festival, dünya üzerindeki en eski festivallerden biri aynı zamanda.

Mazlumun tirana karşı mücadelesi
Mazlumun tirana karşı mücadelesi

Festivalin başlangıcına dair en yaygın rivayete göre, festival kaynağını kentin zalimlere karşı verdiği savaştan alıyor. 17. yüzyılda kentin ileri gelen ailelerinden Rianeri’nin üyesi Biandrat, kötü yüreğiyle tanınıyordu. Bir gün Biandrat, düğün arifesindeki genç bir kıza tecavüz etmeye çalıştı. Fakat zorbanın planı halkın tirana karşı ayaklanması ile geri tepti ve halk önce tiranın evini taşlayıp sonra da yaktı.

Bir tiyatro sahnesi gibi
Bir tiyatro sahnesi gibi

Bu hikâyeden esinini alan festival, her yıl şubat ayının son pazar günü zalimliğe karşı direnen ve zafer kazanan halkın mücadele ve başarısının anısına düzenleniyor. Bir tiyatro havasında başlayan festivalde eski silahları ve taşları temsil eden portakal taşıyıcıları ile tiranların saflarını temsil eden grup arabalara biniyor ve savaş başlıyor. Ayrıca tirana meydan okuyan genç kız Mugnaia (değirmencinin kızı) için de oyuncu seçmelerinin yapıldığı festivalin bir başka hikâye uyarlaması ise Fransa’nın İtalya’yı işgali sırasında Fransızlara karşı İtalyanlar’ın mücadelesine dayanıyor.

Tartışmalı festival
Tartışmalı festival

Dokuz rakip takım arasında ve 3000 kişinin katılımıyla düzenlenen festival, aynı zamanda İtalya’nın en tartışmalı festivallerinden de biri. Zira festival katılımcıları her ne kadar başlarına geçirdikleri kasklarla kendilerini korusalar da festivalde yaralanmalar çokça yaşanıyor. Kasaba halkı için derin anlamlar taşıyan ve kasaba ruhunun ayrılmaz parçası olan festival, şiddetli olduğu için eleştirilse de tam da bu sebepten festivale dair daha dürüst ve misafirperver bir festival yok da deniyor. 

400 ton portakal kullanılıyor
400 ton portakal kullanılıyor

Pazar günü başlayıp, pazartesi ve salı günü de olmak üzere 3 gün devam eden festival, 14:30’da başlıyor ve akşama dek sürüyor. Yaklaşık 400 ton portakalın kullanıldığı festivalde, yüzyıllar öncesine uzanan bir halk ayaklanmasının hicivsel aynı zamanda iyi mücadele edilmiş şekilde tekrar hayata geçirildiği festival, kasabanın tarihi mirasını da temsil ediyor. 

Bir halk ayaklanması Portakal Savaşları başlıyor!

Kuzey İtalya’nın (https://gezimanya.com/italya) Ivrea kasabasında gerçekleştirilen dünyanın en turuncu festivali Portakal Savaşları gün sayıyor. İtalya’nın en büyük yiyecek savaşı olan festival 26 Şubat günü kentin sokaklarını turuncuya boyayacak. Başlangıç hikâyesi tam olarak bilinmemekle beraber 17. yüzyıla dek dayandığı tahmin edilen festival, dünya üzerindeki en eski festivallerden biri aynı zamanda.

image_placeholder
Gezgin
23 Şub 2017
Galeri
Dünyanın en çılgın partisi: Rio Karnavalı

Dünyanın en tanınmış partilerinden biri olan Rio De Janeiro'daki (https://gezimanya.com/brezilya/rio-de-janeiro) karnaval aynı zamanda dünyanın en büyük karnavalı. Müzikler, geçit törenleri, bol dans, içki ve eğlencenlerle dolu olan bu karnaval Brezilya'da ulusal bir tatil olarak kabul görüyor. Karnavalın resmi uzunluğu cuma akşamı öğleden sonraki öğlen saatlerine kadar sürüyor. Resmi uzunluk bu, ancak birçok Brezilyalı bu kutlamayı 10 günlük bir tatile dönüşüyor. Her yıl en az yarım milyon yabancı turist bu karnavala geliyor. Bu yıl 24 Şubat’ta başlayacak olan karnaval tüm hızıyla 4 Mart’a kadar sürecek. Biletler ise hızla tükeniyor. 

Bir ayakkabıcının izinde
Bir ayakkabıcının izinde

Rio de Janeiro'nun karnaval kutlamaları başlangıcı 1723 yılına kadar uzanıyor. Brezilya'ya, Portekizli göçmenlerle birlikte Entrudo adıyla geldi. Entrudo aslında başkalarını su ve çamur ile ıslatılmaya çalışan insanlarla medyana gelen dev bir su savaşıydı. Yetkililer pek çok insanın kontrolünü kaybetmesini görmekten hoşlanmadığı için sonunda yasaklanmıştı. 19. yüzyılın ortalarında bir ayakkabıcı olan Jose Nogueira de Azevedo, karnaval günü pazartesi  sokaklar boyunca davul ve ıslık çalarak yürümeye başladı. Yürüyüşüne katılmak isteyen herkesi memnuniyetle karşıladı. Bu sonunda Ze Pereira oldu. 

Kağıt maskeler, kostümler ve müzik
Kağıt maskeler, kostümler ve müzik

Grandes Sociedades, aristokratlar için bir geçit töreni olarak 1855'te başladı. İmparator da dahil olmak üzere üst sınıfın yaklaşık 80 üyesi, maske takıp kostümleri hazırlayacak ve kasaba boyunca müzik ritmini gösterecek şekilde geçit töreni yapacaktı. 1870'de karnavalda performans yapacaklara kostümler hazırlandı ve diğer katılımcılar büyük boy kağıt maskeler ile katılmaya başladı.

Davul ve el çırpışlarıyla doğan samba
Davul ve el çırpışlarıyla doğan samba

Rio Karnavalı'nın birincil müziği olan samba Rio'da doğdu. Samba davul ve el çırpmalarına yönelik ritüel bir Candomble dansıdır. 19. yüzyılın sonunda, Candomble rahibesi olan Tia Ciata, evinde canlı müziklerin yapıldığı arka bahçede ise insanları samba yaptığı toplantılar yapıyordu.. İki müzikal vuruş nihayetinde bugün samba dediğimiz türe dönüştü. Samba olarak adlandırılan ilk şarkı Tia Ciata'nın evinde bestelendi.
 

Perhizden 40 gün önce
Perhizden 40 gün önce

Günümüzde Rio Karnavalı, perhiz başlamadan hemen önce yani Paskalya'dan 40 gün önce düzenlenen gösterişli bir tören. Aynı zamanda Brezilya kültürünün en önemli olaylarından biri. Rio Karnavalı için hazırlıklar karnavaldan aylarca önce başlar. Eğer Karnaval sırasında Rio’daysanız oldukça şanslısınız. Rengarenk kostümler, neşeli insanları, kentin samba okullarının cadde partileri, canlı Brezilya müziği ve bol bol muhteşem geçitler ve dahası size bekliyor demek. 

Dünyanın en çılgın partisi: Rio Karnavalı

Dünyanın en tanınmış partilerinden biri olan Rio De Janeiro'daki (https://gezimanya.com/brezilya/rio-de-janeiro) karnaval aynı zamanda dünyanın en büyük karnavalı. Müzikler, geçit törenleri, bol dans, içki ve eğlencenlerle dolu olan bu karnaval Brezilya'da ulusal bir tatil olarak kabul görüyor. Karnavalın resmi uzunluğu cuma akşamı öğleden sonraki öğlen saatlerine kadar sürüyor. Resmi uzunluk bu, ancak birçok Brezilyalı bu kutlamayı 10 günlük bir tatile dönüşüyor. Her yıl en az yarım milyon yabancı turist bu karnavala geliyor. Bu yıl 24 Şubat’ta başlayacak olan karnaval tüm hızıyla 4 Mart’a kadar sürecek. Biletler ise hızla tükeniyor. 

image_placeholder
Gezgin
14 Şub 2017
Galeri
En Romantik Şehirler

Dünyada öyle şehirler var ki romantik atmosferine kapılmamak elde değil. ‘Aşıklar şehri’ olarak bilinen Paris, bunlar içinde belki de en popüleri; fakat Paris’e benzer daha pek çok şehir bulmak mümkün. 14 Şubat yaklaşırken, sevdiğiniz kişiyle romantik bir seyahat planlamak isteyenler için dünyanın en romantik şehirlerini derledik.

Roma, İtalya
Roma, İtalya

Aşıkların koruyucusu Aziz Valentine’in yaşadığı şehir olan Roma (https://gezimanya.com/italya/roma), aynı zamanda romantizme de adını vermiş. Roma’nın en güzel tarafı, gezip görmek isteyeceğiniz her yerin yürüme mesafesinde ya da bir otobüsle kolaylıkla ulaşılabilecek uzaklıkta olması. Roma İmparatorluğu’ndan günümüze kalan eserler sizi tarihte bir yolculuğa çıkarırken, Pantheon’un yağmur altındaki görüntüsü ve aşıklar çeşmesi bu kentin her yerinden romantizm yayıldığının göstergesi.

 

Londra, İngiltere
Londra, İngiltere

Şık restoranları, sosyetik barları ve enfes manzaralarıyla Londra (https://gezimanya.com/ingiltere/londra), romantizm yaşamak isteyenler için oldukça uygun bir şehir. Gün batımında nehir kıyısında yapacağınız bir yürüyüş ya da gece yıldızların altında bir yandan şampanyanızı yudumlarken diğer yandan da şehrin ışıklarını izleme fırsatı bulacağınız bir tekne turu ile burada rüya gibi bir gece geçirebilirsiniz.
 

Prag, Çek Cumhuriyeti
Prag, Çek Cumhuriyeti

Aşıkların tercih ettiği etkileyici şehirlerden bir tanesi haline gelen Prag (https://gezimanya.com/cek-cumhuriyeti/prag), adeta insanları aşka davet ediyor. Binlerce kulenin şehir semalarında yükseldiği kenti yürüyerek rahatlıkla dolaşabilirsiniz. Yol kenarlarına sıralanmış kafeler kahve molası vermek için birebir. Şafak vaktinde sisler içinde Charles Köprüsü, etrafı mücevherler gibi süslenmiş Barok evleriyle sarılı Vlatava Nehri ve peri masallarından fırlamış gibi duran Prag Şatosu ile Prag neden aşıklar şehri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

 

New York, ABD
New York, ABD

New York’u (https://gezimanya.com/amerika-birlesik-devletleri/new-york-city-ny) tanımlayan kelimelerin arasında kuşkusuz ‘‘büyük, aceleci, meşgul, kıpır kıpır’’ sıfatları ön sıralarda geliyor. Gündüz alışverişin keyfini çıkardıktan sonra akşam da romantik bir yemek için küçük aile işletmelerinden lüks restoranlara kadar birçok seçeneği sizlere sunan bu çılgın şehirde yapılacak romantik aktivitelerin fazlalığı, New York’un aşıklar tarafından tercih edilen bir yer olmasında oldukça büyük öneme sahip.

En Romantik Şehirler

Dünyada öyle şehirler var ki romantik atmosferine kapılmamak elde değil. ‘Aşıklar şehri’ olarak bilinen Paris, bunlar içinde belki de en popüleri; fakat Paris’e benzer daha pek çok şehir bulmak mümkün. 14 Şubat yaklaşırken, sevdiğiniz kişiyle romantik bir seyahat planlamak isteyenler için dünyanın en romantik şehirlerini derledik.

image_placeholder
Gezgin
12 Şub 2017
Galeri
Hüzünlü Ama Şaşaalı Venedik Karnavalı Başlıyor

Geçmişi 13. yüzyıla uzanan dünya tarihinin en eski karnavalı Venedik Karnavalı bu sene 11-28 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Önceleri 1 hafta süren karnavalın süresi Venedik (https://gezimanya.com/it...) halkının gelir düzeyinin de artmasıyla sonradan uzatılmış. Pek çok etkinliğin düzenlendiği karnavalın en şaşalı günü gondol geçidi ve Büyük Balo’nun düzenlendiği final günü. 

En iyi maske kimin?
En iyi maske kimin?

Geçmişte deriporselen ve özel olarak üretilmiş camdan yapılan Venedik maskeleri, günümüzde daha çok alçı kullanılarak hazırlanıyor. Süslemelerinde doğal tüy ve değerli taşların kullanıldığı maskelerin her biri el boyaması. Karnavalın son gününün ayrı bir önemi de var. Çünkü bugünde “La maschera piu bella” yani kostüm tasarımcıları tarafından oluşturulan jüri en güzel maskeyi seçiyor.

Veba salgınından miras kalan
Veba salgınından miras kalan

Venedik Karnavalı’nın ortaya çıkış hikâyesi tam olarak bilinmiyor. Fakat Avrupa’daki büyük veba salgını döneminde salgında sağ kalmayı başaran fakat yüzündeki ve vücutlarındaki büyük yara izlerini saklamak isteyenlerin uzun kıyafetler giyerek ve maskeler takarak şehirde dolaşmaya başlamasıyla ilişkilendiriliyor. Bu maskeler zaman içerisinde hem form hem renk değiştirip, daha ilgi çekici biçimlerde üretilmeye başlamış ve kentin de simgesi haline gelmişler. Geçen onca zamana rağmen maskelerin hala değişmeyen özellikleri ise o dönemden kalma hüzün ve donuk ifadeyi koruyor oluşu.

Sınıf farkı yok
Sınıf farkı yok

Karnavalın bir diğer önemli özelliği ise sınıflar arası farkı ortadan kaldırıyor oluşu. Karnavalın başlangıcına dair bir diğer rivayet de bu düşünceye dayanıyor. Karnaval döneminde kimlikler arası hiyerarşi ortadan kalkıyor ve maskenin ardında kimin olduğunu bilmeyen kişiler arasında eşitlik sağlanıyor. 

Bauta özgür demokrasi maskesi
Bauta özgür demokrasi maskesi

Venedik Karnavalı’nda farklı tipte ve farklı şeyleri sembolize eden maske modelleri bulunuyor. Bunlardan en yaygın olanlarından “Bauta” yüzün tamamını kaplayan grotesk maske. Burun ve çene çıkıntısının belirgin olduğu bu maskede ağız bulunmuyor. 18. yüzyılla beraber siyah pelerinle birlikte kullanılmaya başlayan bu maske zamanında siyasi karar vermekle yükümlü kimseler tarafından giyilmekteydi. Demokrasilerde özgür, eşit ve gizli oy pusulalarını garanti altına almak için kullanılan maske genellikle erkekler tarafından kullanılırdı. Bauta’nın en çok tercih edilen maske modeli olmasının en önemli nedeni ise yemek yerken ve nefes alıp verirken kolaylık sağlaması. 

Hüzünlü Ama Şaşaalı Venedik Karnavalı Başlıyor

Geçmişi 13. yüzyıla uzanan dünya tarihinin en eski karnavalı Venedik Karnavalı bu sene 11-28 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Önceleri 1 hafta süren karnavalın süresi Venedik (https://gezimanya.com/it...) halkının gelir düzeyinin de artmasıyla sonradan uzatılmış. Pek çok etkinliğin düzenlendiği karnavalın en şaşalı günü gondol geçidi ve Büyük Balo’nun düzenlendiği final günü. 

Sayfalar