Google+

Galeriler

Galeriler
15 Ağu 2016
Galeri
Dünyanın En Zengin Ekosistemleri

Dünyanın ücra köşelerinde birçok harika ada var ve bu adaların birçoğunda da eşsiz flora ve fauna örnekleri bulunuyor. Bazılarında dünyanın başka hiçbir yerinde bulunamayan bitkiler ve hayvanlar yaşıyor. Bu adalar dış dünyanın etkilerine kapalı bir ortam yarattığından buradaki canlılar da fazla etkileşime uğramayıp evrim sürecinde farklı değişimler yaşıyorlar.

Fotoğraf: https://www.q-files.com/images/pages/galleries/207/ecosystems-7-with-lab...

1 – Mona Adası
1 – Mona Adası

Yer: Porto Riko

Yönetim olarak Porto Riko’ya bağlı olan Mona Adası, Mona Geçidi’nin merkezinde yer alıyor. Geçitteki üç adanın en büyüğü olan Mona’nın yanında burada Monito ve Desecheo adaları da bulunuyor. 1493 yılında Kolomb tarafından keşfedilen ada 1919’dan beri doğa koruma alanı olarak adlandırılıyor ve 50 seneden fazladır da yerleşime kapalı. Mona iguanası gibi sadece burada bulunan türlere de ev sahipliği yapan adada Kolomb öncesi dönemden kalma mağara yazıları bulmak da mümkün.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/d/d2/Mona_island_iguana_s...

2 – Sir Bani Yas
2 – Sir Bani Yas

Yer: Birleşik Arap Emirlikleri

Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki en büyük doğal ada olan Sir Bani Yas, 20 yılı aşkın bir süredir vahşi yaşam koruma alanı olarak görev yapıyor. Milyonlarca ağacın ekildiği ve birçok farklı türün adayla tanıştırıldığı projede geyikler, gergedanlar, zürafalar ve devekuşları da rol oynuyor. Diğer yerlerde nesli tükenmiş bir tür olan Arap antilobunun da burada 400 adet üyesi bulunuyor.

Fotoğraf: http://medias.photodeck.com/62f035ee-e46c-11e0-b3ad-cf8bb05eea4a/100319_...

3 – Lord Howe Adası
3 – Lord Howe Adası

Yer: Avustralya

Tasman Denizi’nde, Avustralya anakarasının 600 kilometre doğusunda yer alan küçük bir ada olan Lord Howe Adası’nda yaklaşık 350 insan yaşıyor ve bir defada 400’den fazla turistin adayı ziyaret etmesine izin verilmiyor. Ev sahipliği yaptığı bitki varlığının neredeyse yarısının endemik olduğu bu adada farklı bir ekosistem görmek isteyenler için her şey var.

Fotoğraf: https://www.academyofsurfing.com/files/images/SUP/LordHowellSUP%20planni...

4 – Bosavi Dağı
4 – Bosavi Dağı

Yer: Papua Yeni Gine

Papua Yeni Gine’nin Güney Yaylaları bölgesinde bulunan Bosavi Dağı, sönmüş bir volkanik dağ. 2009’da uluslararası bir bilim adamı takımı ve televizyon ekibi tarafından bölgeye yapılan gezide BBC 40’ın üzerinde bilinmeyen tür keşfetmeyi başarmış. Kraterin içine girip son patlamadan beri (200 bin senedir) soyutlanmış şekilde yaşayan orman habitatını keşfeden ekip, birçok kurbağa ve böcek türü belgelemiş.

Fotoğraf: https://smackpacker.files.wordpress.com/2013/02/p1030531a.jpg

Dünyanın En Zengin Ekosistemleri

Dünyanın ücra köşelerinde birçok harika ada var ve bu adaların birçoğunda da eşsiz flora ve fauna örnekleri bulunuyor. Bazılarında dünyanın başka hiçbir yerinde bulunamayan bitkiler ve hayvanlar yaşıyor. Bu adalar dış dünyanın etkilerine kapalı bir ortam yarattığından buradaki canlılar da fazla etkileşime uğramayıp evrim sürecinde farklı değişimler yaşıyorlar.

Fotoğraf: https://www.q-files.com/images/pages/galleries/207/ecosystems-7-with-lab...

13 Ağu 2016
Galeri
Dünyanın En İyi Metro Hatlarına Sahip Şehirler

Dünyada nüfus arttıkça daha iyi toplu taşıma sistemleri de zorunlu hale geliyor. 25 milyonluk nüfusu olan şehirlerde trafik problemini çözecek toplu taşıma sistemi de günümüz teknolojisinde metro sistemleri gibi görünüyor ve doğal olarak çoğu metropol yatırımlarını bu yönde yapıyor. Dünyadaki en büyük şehirler artık en büyük raylı ulaşım sistemlerine de sahip olmak zorundalar.

Fotoğraf: http://dreamatico.com/data_images/railway/railway-1.jpg

New York
New York

Dünyanın açık ara en uzun metro hattına sahip olan New York’da tek kişilik bilet tutarı 2,75 Dolar. 24 saat boyunca çalışan metro, bu yönden de oldukça işlevsel. 24 adet metro hattının birleşiminden oluşan bu devasa sistemde toplam 468 adet istasyon bulunuyor ve bu istasyonlarda her sene 1,8 milyar insan seyahat ediyor.

Fotoğraf: http://web.mta.info/maps/images/subway_2700x3268.jpg

Berlin
Berlin

Şehre çok iyi yayılmış bir metro sistemine sahip olan Berlin’de 10 adet hat bulunuyor ve bu hatlar üzerinde toplam 143 adet istasyon var. Hafta içinde sabah saat 4’ten gece 1’e kadar metro varken hafta sonlarında metro 24 saat boyunca çalışıyor. Tek kişilik biletin 2,7 Euro olduğu Berlin, ulaşım konusunda nispeten pahalı şehirlerden.

Fotoğraf: http://berlinmap360.com/carte/image/en/berlin-metro-map.jpg

Paris
Paris

Dünyanın her yıl en çok turist ağırlayan şehirlerinden biri olan Paris’te metro hattının gelişmemiş olması beklenemezdi. 16 hat üzerinde bulundurduğu 300 istasyonuyla Paris, oldukça ileri bir sisteme sahip. 1,8 Euro'luk tek kişilik bilet ücretiyle Avrupa şehirlerine nazaran pek de pahalı sayılmayan Paris metro ağı, her sene yaklaşık 1,3 milyar insan taşıyor.

Fotoğraf: http://www.mapametro.com/wp-content/uploads/2014/09/mapa-metro-paris-02.jpg

Londra
Londra

11 hattı ve 270 adet istasyonu ile Londra metrosu Birleşik Krallık’ın en büyük metro hattına sahip. Toplamda 400 kilometrelik bir mesafeyi kapsayan, hatta tek kişilik bilet ücreti eğer akbil benzeri Londra metro kartınız yoksa, 20 liradan fazla tutuyor. Yavaş yavaş 24 saat çalışan bir düzene geçmeye çalışan Londra’da ağustosun sonlarında doğru belli hatlarda bu sistem başlayacak.

Fotoğraf: http://cdn.londonandpartners.com/images/explorer-map/tubemap-2012-12.png

Dünyanın En İyi Metro Hatlarına Sahip Şehirler

Dünyada nüfus arttıkça daha iyi toplu taşıma sistemleri de zorunlu hale geliyor. 25 milyonluk nüfusu olan şehirlerde trafik problemini çözecek toplu taşıma sistemi de günümüz teknolojisinde metro sistemleri gibi görünüyor ve doğal olarak çoğu metropol yatırımlarını bu yönde yapıyor. Dünyadaki en büyük şehirler artık en büyük raylı ulaşım sistemlerine de sahip olmak zorundalar.

Fotoğraf: http://dreamatico.com/data_images/railway/railway-1.jpg

13 Ağu 2016
Galeri
Dünyanın En Ünlü Ağaçları

Dünyanın ünlü ağaçları sık sık değişiyor. Bir zamanlar dünyanın en yalnız ağacı sayılan ve Sahra üzerindeki kervan yollarındaki en önemli öğelerden biri olan L’arbre du Tenere (kapak fotoğrafındaki ağaç), 1973’te sarhoş bir kamyon şoförü tarafından devrilene kadar oldukça ünlüymüş. Amsterdam’daki ünlü Anne Frank ağacı da güçlü rüzgarlar sonucu birkaç sene önce devrilene kadar Amsterdam’ın önemli atraksiyonlarından biriymiş. Neyse ki dünya üzerinde hala birçok ünlü ağaç var, işte onlardan bazıları.

Fotoğraf: http://1.bp.blogspot.com/-UUs0ffCwD1Q/Vls3mIA3aeI/AAAAAAAADEA/lPeFflGdk9...

1 – Arbol del Tule
1 – Arbol del Tule

Bir Montezuma Selvisi olan ve Meksika’nın Oaxaca eyaletinin Santa Maria del Tule merkezinde bulunan Arbol del Tule, dünya üzerindeki en kalın gövdeli ağaç kabul ediliyor. Birçok destek ile dik tutulan ağaç bu yüzden daha da iri görünüyor. Ağacın gövdesi o kadar büyük ki önceden birkaç ağacın birleşimi sanılan ağacın DNA testleri sonrasında tek bir ağaç olduğu anlaşılmış.

Fotoğraf: http://www.ecoagricultor.com/wp-content/uploads/2014/03/arbol-mas-ancho-...

2 – Cotton Tree
2 – Cotton Tree

Cotton Tree (Pamuk Ağacı), Sierra Leone’nin başkenti olan Freetown’ın tarihi sembolü olma özelliği taşıyor. Efsaneye göre Cotton Tree, 1792 senesine kadar Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nda İngilizler için savaşarak özgürlüklerini kazanmış Afro-Amerikan kölelerin Freetown’a yerleşmesiyle önemli bir sembol haline gelmiş. Bu ağacın yanında bir şükran günü yemeği veren eski köleler, Tanrı’ya vatanlarına ulaştıkları için şükretmişler.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/0/00/Cotton_Tree_(Sierra_Leone).jpg

3 – Boab Hapis Ağacı
3 – Boab Hapis Ağacı

Batı Avustralya’da yer alan bir şehir olan Derby’nin hemen güneyinde yer alan, dar ve geniş bir ağaç olan Boab Hapis Ağacı (Boab Prison Tree) söylenenlere göre 1890'larda Avustralya Yerlileri’nden oluşan esirleri Derby’ye infaz için götürülmeden önce kilitli tutmak için kullanılmış. Günümüzde ağacı vandalizmden korumak için etrafına tel çekilmiş.

Fotoğraf: http://3.bp.blogspot.com/-dqDS1Gaj7Jo/T-cK7d4sr4I/AAAAAAAAGb4/dy1PUHKJjV...

4 – Major Meşesi (Major Oak)
4 – Major Meşesi (Major Oak)

The Major Oak (Major Meşesi), İngiltere’nin Nottinghamshire kentinde, Sherwood Ormanı’nın kalbinde bulunan devasa bir meşe ağacı. Yerel folklora göre burası Robin Hood ve yasa dışı ekibinin sığınağıymış. Ünlü ağaç 800 ila 1000 arasında bir yaşa sahip. 1790 senesinde ünlü antikacı Major Hayman Rooke bu kitabı Sherwood’un antik meşeleri arasında göstermiş ve bu yüzden ağacın adı da Major Meşesi olarak kalmış.

Fotoğraf: http://planetden.com/wp-content/uploads/2014/04/Major-Oak-Sherwood-Fores...

Dünyanın En Ünlü Ağaçları

Dünyanın ünlü ağaçları sık sık değişiyor. Bir zamanlar dünyanın en yalnız ağacı sayılan ve Sahra üzerindeki kervan yollarındaki en önemli öğelerden biri olan L’arbre du Tenere (kapak fotoğrafındaki ağaç), 1973’te sarhoş bir kamyon şoförü tarafından devrilene kadar oldukça ünlüymüş. Amsterdam’daki ünlü Anne Frank ağacı da güçlü rüzgarlar sonucu birkaç sene önce devrilene kadar Amsterdam’ın önemli atraksiyonlarından biriymiş. Neyse ki dünya üzerinde hala birçok ünlü ağaç var, işte onlardan bazıları.

Fotoğraf: http://1.bp.blogspot.com/-UUs0ffCwD1Q/Vls3mIA3aeI/AAAAAAAADEA/lPeFflGdk9...

Gezimanya interaktif harita
12 Ağu 2016
Galeri
Dünyanın İlgi Çekici Ada Şehirleri

Dünyada üzerinde yerleşim olmayan birçok ada var ve bu adalar ziyaret edildiğinde ziyaretçilerine Robinson Crusoe hissi yaşatıyorlar. Ancak bu adalar yerleşime açıldığında insanlar adayı tamamen kaplıyor ve “ada şehirlerini” oluşturuyorlar. Ama bu her zaman kötü bir sonuca işaret etmiyor ve ortaya çok güzel şehirler çıkabiliyor.

Fotoğraf: http://desktop.freewallpaper4.me/view/original/5395/island-city.jpg

1 – Lindau
1 – Lindau

Konstanz Gölü’nün (Bodensee) doğu kısmında Avusturya, Almanya ve İsviçre sınırlarının birleşim noktasının yakınında yer alan tarihi şehir Lindau, anakaraya köprü ve raylar ile bağlı. Ada üzerinde yaşamakta olan nüfus 3000 civarı. Oldukça popüler bir turist atraksiyonu olan ada ortaçağdan kalma binalar ile dolu.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/f2/Lindau_Insel_Luftbil...

2 – Santa Cruz del Islote
2 – Santa Cruz del Islote

Kolombiya’nın Karayip kıyısı açıklarında bulunan Santa Cruz del Islote, resmi olarak dünyanın en kalabalık adası. Yaklaşık 1 hektarlık bir alana sahip olan adada 90 adet ev ve tıkış tıkış 1200 adet insan var. Adada yaşayan insanlar ölülerini yakınlardaki başka bir adaya gömüyorlar çünkü adada mezarlık için yeterli alan yok. Futbol oynamak için başka bir yere gitmek zorundalar çünkü adadaki halka açık en büyük boşluk bir tenis kortunun yarısı kadar.

Fotoğraf: https://www.thestar.com/content/dam/thestar/news/world/2013/01/05/how_pe...

3 – Isola dei Pescatori
3 – Isola dei Pescatori

Isola dei Pescatori (Balıkçılar Adası) İtalya’ya bağlı üç adet Borromean Adası’nın en kuzeyinde olanı. Aynı zamanda burada 50 kişilik nüfusu ile tüm sene boyunca yerli nüfus barındıran tek ada. Şehrin ortasından geçen dar bir yol var ve bu yol Arnavut kaldırımı geçitler ile sahil şeridi yoluna bağlanıyor. Sahil şeridi yolu sıkça sular altında kalıyor ve evler adanın sınırı haline geliyor.

Fotoğraf: http://2014.tmf-dialogue.net/wp-content/uploads/2013/10/isola-pescatori_...

4 – Mexcaltitan
4 – Mexcaltitan

İnsan yapımı bir ada olan Mexcaltitan, Meksika’nın Pasifik kıyısı açığında bulunan bir ada şehri. Şehir sulak ve mangrovlarla kaplı kanalların ortasında bulunuyor ve Haziran-Ekim ayları arasında sular altında kalıyor. Bu süreçte insanlar gidecekleri yerlere kürek çekere gidiyorlar ve ada ufak bir Venedik siluetine bürünüyor.

Fotoğraf: http://geographical.co.uk/media/k2/items/cache/876bf0d06d19e26d37c3ab00d...

Dünyanın İlgi Çekici Ada Şehirleri

Dünyada üzerinde yerleşim olmayan birçok ada var ve bu adalar ziyaret edildiğinde ziyaretçilerine Robinson Crusoe hissi yaşatıyorlar. Ancak bu adalar yerleşime açıldığında insanlar adayı tamamen kaplıyor ve “ada şehirlerini” oluşturuyorlar. Ama bu her zaman kötü bir sonuca işaret etmiyor ve ortaya çok güzel şehirler çıkabiliyor.

Fotoğraf: http://desktop.freewallpaper4.me/view/original/5395/island-city.jpg

11 Ağu 2016
Galeri
Dünyanın En Ünlü Kayıp Şehirleri

Koca bir şehrin birden yok olabileceğini hayal etmek pek kolay değil; ama bu listedeki şehirlere tam olarak böyle olmuş. Bir şehrin terk edilmesi için birçok olası sebep var. Savaşlar, doğal afetler, iklim değişiklikleri ve ticaret olanaklarının kaybedilmesi gibi sebepler ilk akla gelenler. Fakat nedenleri ne olursa olsun, aniden kaybolan ve terk edilen bu şehirlerin tekrar bulunması yüzyıllar almış.

Fotoğraf: http://img.wallpaperfolder.com/f/56EFEBA9CA52/lost-city-forgotten-dreams...

1 – Kartaca
1 – Kartaca

Günümüzde Tunus toprakları içerisinde yer alan Kartaca, Fenikeli koloniciler tarafından kurulmuş ve Akdeniz’de büyük bir güç haline gelmiş. Syracuse ve Roma arasında rekabete yol açan şehir birkaç savaşa sebep olmuş, bunların en ünlüsü de Hannibal’ın İtalya’yı işgali. Romalılar tarafından milattan önce 146 senesinde harap edilen şehir, yine Romalılar tarafından tekrar kurulmuş ve önemli bir şehir haline gelmiş. Ancak 698 senesinde tekrar yok edilen şehir bu kez eski gücüne kavuşmayı başaramamış.

Fotoğraf: http://famouswonders.com/wp-content/uploads/2010/01/Carthage.jpg

2 – Truva
2 – Truva

Şu anda Türkiye’nin kuzeybatısında, Çanakkale sınırları içerisinde bulunan Truva kelimenin tam anlamıyla efsanevi bir şehir. Dünyanın en iyi şairi kabul edilen Homeros’un İlyada destanında anlattığı Truva Savaşı’nın sahnesi olan şehirde birkaç katman halinde arkeolojik kalıntılar bulunuyor. Milattan önce 1300'lere dayanan savaşın sahne aldığı katman ise muhtemelen Troy VIIa isimli katman.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/e/e2/Walls_of_Troy_(2).jpg

3 – Memfis
3 – Memfis

Milattan önce 3100 senesinde kurulan ve Aşağı Mısır ile Yukarı Mısır’ı birleştiren hükümdar Menes’in efsanevi şehri olan Memfis, önceleri Menes’in ülkeyi içerisinden yönettiği bir kale gibiymiş. Sırasıyla Nübyelilere, Asurlulara, Perslere ve İskender komutasındaki Makedonlara düşen şehir, Hrıstiyanlık ve İslamiyet’in ortaya çıkışıyla dini önemini kaybetmiş.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/c/cf/Memphis200401.JPG

4 – Babil
4 – Babil

Mezopotamya’nın ilk uygarlıklarından olan Babilliler’in başkenti olan Babil şehri, Fırat Nehri üzerindeki şehirlerden biriymiş. Yaklaşık milattan önce 1180 yılı civarında kaosa teslim olan şehir sonradan milattan önce 9uncu yüzyıl civarlarında Asurlular tarafından eski gücüne kavuşturularak yardımcı şehir olarak kullanılmış. Bugün bu şehirden geriye pek bir şey kalmamış olsa da Asma Bahçeleri'nin ününü duymayan yok.

Fotoğraf: http://www.ancient.eu/uploads/images/724.jpg?v=1431035708

Dünyanın En Ünlü Kayıp Şehirleri

Koca bir şehrin birden yok olabileceğini hayal etmek pek kolay değil; ama bu listedeki şehirlere tam olarak böyle olmuş. Bir şehrin terk edilmesi için birçok olası sebep var. Savaşlar, doğal afetler, iklim değişiklikleri ve ticaret olanaklarının kaybedilmesi gibi sebepler ilk akla gelenler. Fakat nedenleri ne olursa olsun, aniden kaybolan ve terk edilen bu şehirlerin tekrar bulunması yüzyıllar almış.

Fotoğraf: http://img.wallpaperfolder.com/f/56EFEBA9CA52/lost-city-forgotten-dreams...

10 Ağu 2016
Galeri
Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Kağıt işlerinin günümüzde ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Çin’den Almanya’ya giden bir turist ise bunun pek farkında değilmiş ve başına oldukça ilginç şeyler gelmiş. Cüzdanını çaldırıp yanlışlıkla mülteci başvurusu kağıdı dolduran adam, kendini iki haftalığına mülteci kampında bulmuş.

Fotoğraf: https://ohsacrebleu.files.wordpress.com/2012/04/piles.jpg

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Çin’den gelen turist Almanya’da cüzdanını çaldırdığına dair bir çalınmış eşya raporu doldurmak istemiş; fakat farkında olmadan ve dikkatsizce ülkenin yeni yeni oluşan sığınak bürokrasisi içerisinde iki haftasını mülteci kampında geçirmesine sebep olacak mülteci başvuru formunu imzalamış.

Fotoğraf: http://moretimeforyou.net/wp-content/uploads/2013/02/MP900422184.jpg

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

31 yaşında olan ve Bay L olarak ismi geçen Çinli turist yalnızca ülkesinin dilini konuşabiliyormuş. Alman otoritelerinin yaptıkları hatayı anlamaları için bölgedeki bir Çin restoranından yardım almaları gerekmiş.

Fotoğraf: http://www.sciencedump.com/sites/default/files/field/image/miscommunicat...

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Alman Kızılhaç’ının bir yetkilisi olan Christoph Schlütermann olayı şöyle özetliyor: “Çinli turist içinden çıkamayacağı bir mekanizmayı harekete geçirmiş.”

Fotoğraf: http://2.bp.blogspot.com/-hl8288Wk0ws/TeoTT7665jI/AAAAAAAAFGs/r84ipDX1gE...

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Schlütermann: “Bay L, bizim bürokratik ormanımızda 12 gün kapana kısılmış halde kaldı; çünkü anlaşamadık. Almanya ne yazık ki aşırı bürokratik bir ülke. Ne kadar çok formalitemiz olduğunu mülteci krizi döneminde iyice anladım.”

Fotoğraf: http://www.incimages.com/uploaded_files/image/1940x900/red-tape-illo-194...

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Kağıt işlerinin günümüzde ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Çin’den Almanya’ya giden bir turist ise bunun pek farkında değilmiş ve başına oldukça ilginç şeyler gelmiş. Cüzdanını çaldırıp yanlışlıkla mülteci başvurusu kağıdı dolduran adam, kendini iki haftalığına mülteci kampında bulmuş.

Fotoğraf: https://ohsacrebleu.files.wordpress.com/2012/04/piles.jpg

Booking.com Otelleri
10 Ağu 2016
Galeri
Dünyanın En Ünlü Uçurum Şehirleri

Dünyamızda mimarinin en güzel örnekleri, yaratıcılığın en uç noktalarının kullanıldığı harika yapılar bulunuyor. Sadece güzel binalar ya da yapılar anlamında değil, dağ yamaçlarına kurulmuş muazzam şehirlerden bahsediyoruz. Bu nefes kesici şehirlerin ortak özellikleri yamaç ya da uçurumlara inşa edilmiş olmaları. Hem şehre bakarken hem de şehirden bakarken büyüleyici manzaralara tanıklık edebileceğiniz yerler bu listede.

Fotoğraf: http://hd4desktop.online/images/b/1920x1080_cliff-town-HD-Wallpaper.jpg

1 – Castellfollit de la Roca
1 – Castellfollit de la Roca

Yer: İspanya

İspanya’nın Katalonya bölgesinde bulunan köylerin en güzellerinden biri sayılan Castellfollit de la Roca, iki nehrin arasında bulunan bazalt yamaçlar üzerine kurulmuş. Birçok binanın uçurumun üzerinden salındığı köyde yapılar her an aşağı düşebileceklermiş izlenimi yaratıyor. Oldukça küçük bir bölgede yer alan köyün binalarının çoğu Orta Çağ'dan kalma.

Fotoğraf: http://4.bp.blogspot.com/-J_BllUWqRaI/VaPlQ2PX7OI/AAAAAAAACFY/tntxg6J_pl...

2 – Rocamadour
2 – Rocamadour

Yer: Fransa

Rocamadour, güneybatı Fransa’daki Alzou Nehri üzerinde, bir vadinin yukarısındaki kayalık yamaç üzerine inşa edilmiş, küçük bir köy. Şehrin aşağısından başlayan merdivenler bir grup devasa yapının birleştiği kiliseler bölgesine uzanıyor. 12. yüzyıla kadar uzanan geçmişi ile şehir bir ara savaşlar ve Fransız İhtilali sonucuyla neredeyse tamamen terk edilmiş. Şimdilerde ise gerek yerliler gerekse turistler arasında eski popülaritesine kavuşmuş.

Fotoğraf: http://www.tourisme-lot.com/sites/tourisme-lot/files/styles/gallery_ligh...

3 – Bonifacio
3 – Bonifacio

Yer: Fransa

Corsica Adası'nın güney ucunda yer alan bir şehir olan Bonifacio kenti ve şehrin surları falez tepelerine kadar uzanıyorlar. 70 metreye ulaşan yükseklikleri ile binaların bulundukları uçurumlar okyanus ile aşağıdan aşınmış, dolayısıyla yapılar da bu uçurumların üzerinde salınıyor izlenimini yaratmış.

Fotoğraf: http://blog.kudoybook.com/wp-content/uploads/images/Bonifacio_13827.jpg

4 – Acapulco
4 – Acapulco

Yer: Meksika

Meksika’nın tatil kenti Acapulco, 1950'lerde Hollywood yıldızlarının ve milyonerlerin tatil beldesi olarak burayı seçmeye başlamasıyla bugünkü ününe kavuşmuş. Bu yüksek profiline rağmen Meksikalılar arasında ve Amerikalı üniversite öğrencilerinin bahar tatillerinde de birçok orta gelirli turiste ev sahipliği yapan kentin uçurumlarını ve bu uçurumlarda sergilenen dalış şovlarını da izlemeden dönmemek gerek.

Fotoğraf: http://ichef.bbci.co.uk/wwfeatures/wm/live/1280_640/images/live/p0/14/hv...

Dünyanın En Ünlü Uçurum Şehirleri

Dünyamızda mimarinin en güzel örnekleri, yaratıcılığın en uç noktalarının kullanıldığı harika yapılar bulunuyor. Sadece güzel binalar ya da yapılar anlamında değil, dağ yamaçlarına kurulmuş muazzam şehirlerden bahsediyoruz. Bu nefes kesici şehirlerin ortak özellikleri yamaç ya da uçurumlara inşa edilmiş olmaları. Hem şehre bakarken hem de şehirden bakarken büyüleyici manzaralara tanıklık edebileceğiniz yerler bu listede.

Fotoğraf: http://hd4desktop.online/images/b/1920x1080_cliff-town-HD-Wallpaper.jpg

10 Ağu 2016
Galeri
Dünyaca Ünlü Kanallar

Kanal kelimesi her boyutta su damarı için kullanılabiliyor; okyanusları bağlayan su yollarından şehir içinde kalmış küçük su yollarına kadar birçok akıntıya kanal ismi veriliyor. Kanal deyince akla gelen Venedik şehri doğal olarak diğer tüm şehirlerle karşılaştırılmaya maruz kalıyor. Hatta dünyanın herhangi bir yerinde kanallarıyla ünlü olan bir şehir, o yerin Venedik’i olarak adlandırılıyor. Ancak bu şehirlerde de Venedik’i aratmayacak harika dokulara sahip kanallar var.

Fotoğraf: http://www.celebrationcdd.org/images/Water%20Street%20canal.JPG

1 – Stockholm Kanalları
1 – Stockholm Kanalları

“Kuzeyin Venedik’i” ismini almış olan Stockholm, İsveç’te bulunuyor ve 14 adet ada üzerine kurulmuş bir şehir. Bu kadar çok ada üzerine kurulmuş olduğundan şehrin her yerinde kanallar ve tekneler bulunuyor. Bu kanallarda seyahat etmek mümkün ve bunu yapmanın en iyi yolu kano veya kayık kiralayıp şehrin adalarının arasında pedal çevirmekten geçiyor.

Fotoğraf: http://s1.1zoom.net/big3/48/359917-svetik.jpg

2 – Alappuzha
2 – Alappuzha

“Doğunun Venedik’i” lakaplı şehirlerden biri olan ve aynı zamanda “Alleppey” olarak da bilinen Alappuzha, Hindistan sınırları içerisinde yer alan, birçok kanala sahip olan antik ve harika bir şehir. Ünlü Kerala havzasına Alappuzha’yı bağlayan çok sayıda kanalı gezmek için tekneler kiralayabilirsiniz ve birkaç gün boyunca havzanın her yerini keşfedebilirsiniz.

Fotoğraf: http://nathansholidayhome.com/wp-content/uploads/kerala-houseboats-allep...

3 – Bangkok Klongları
3 – Bangkok Klongları

Tai dilinde kanal anlamına gelen “klong” kelimesi Bangkok’da sıkça kullanılan kelimelerden biri. Tarihi anlamda ulaşım ve ticaret için sıklıkla kullanılmış olan bu klonglar tüm Tayland’a yayılmış vaziyette. Ancak en popüler kanalların bulunduğu Bangkok bu sayede “Doğunun Venedik’i” unvanını kazanan şehirlerden biri olmayı başarmış.

Fotoğraf: http://hobography.net/wp-content/uploads/2014/01/Klongs.jpg

4 – Nan Madol
4 – Nan Madol

Nan Madol, Mikronezya’da yer alan Pohnpei adasının doğu kıyısında bulunan insan eliyle yapılmış birkaç küçük adanın birleşiminden meydana gelen ve “Pasifik’in Venedik’i” unvanını almış bir bölgedir. Adaların inşası muhtemelen 8. yüzyıl civarlarında başlamış fakat Nan Madol’un günümüzde dikkat çeken mimari ögeleri büyük ihtimalle 12. ila 13. yüzyıl civarında eklenmiş.

Fotoğraf: http://www.sacred-sites.org/wp-core/wp-content/uploads/2014/08/Nan_Madol...

Dünyaca Ünlü Kanallar

Kanal kelimesi her boyutta su damarı için kullanılabiliyor; okyanusları bağlayan su yollarından şehir içinde kalmış küçük su yollarına kadar birçok akıntıya kanal ismi veriliyor. Kanal deyince akla gelen Venedik şehri doğal olarak diğer tüm şehirlerle karşılaştırılmaya maruz kalıyor. Hatta dünyanın herhangi bir yerinde kanallarıyla ünlü olan bir şehir, o yerin Venedik’i olarak adlandırılıyor. Ancak bu şehirlerde de Venedik’i aratmayacak harika dokulara sahip kanallar var.

Fotoğraf: http://www.celebrationcdd.org/images/Water%20Street%20canal.JPG

02 Ağu 2016
Galeri
YOLCULUK KİTAPLARI

Edebiyat hayattır. Öyle ki okuyunca yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi oluruz. Bu yazımızda sizin için edebiyat dünyasının kaleme alınmış en iyi seyahat kitaplarını derledik. Gâh yolculuk boyunca gâh koltuğunuzda elinizden düşüremeyeceğiniz kitapları... Listeye çocuklar için de bazı kitaplar eklemeyi unutmadık! Şimdiden iyi okumalar dileriz.

** Aşağıdaki açıklamalar, tanıtım metinleri ve arka kapak metinlerinden derlenmiştir.

YOL – JACK LONDON
YOL – JACK LONDON

En çok okunan yazarlardan olan Jack London, denizcilik, altın arayıcılığı, gazetecilik gibi işler yapmıştır. Ona asıl ün kazandıran da bu serseri doğası, serüven düşkünlüğü ve bunlarla beslenen yazarlığı olmuştur. Kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan Yol adlı kitabı avarece bir hayat sürdüğü zamanların tanıklıklarından biridir. Bütün Amerika kıtasını kaçak binilen trenlerle geçip açlıkla, soğukla boğuşup dilencilik yaparak geçen “ipsiz”lerin bir tabloya yakışacak kadar canlı renklerle süslenip işlendiği bir Yol’u anlatan bu kitap, yazarı tanımak, bir olgu olan serseriliği çözümlemek için de başvuru kaynağı olacak niteliktedir.

KÖPEĞİM CHARLEY İLE AMERİKA YOLLARINDA – JOHN STEINBECK
KÖPEĞİM CHARLEY İLE AMERİKA YOLLARINDA – JOHN STEINBECK

John Steinbeck, gençliğinden beri bir gezi tutkunuydu. Daha 20 yaşlarındayken Pasifik Okyanusu’na açılma hayalleri kuruyordu. Henüz yazarlık serüveninin başındayken dahi ülkesini ve insanlarını gezip görerek tanımayı şiar edinmişti. Ona Nobel Ödülü’nü kazandıran da ülkenin ‘ruhunu’ bu denli anlayabilmiş olmasıydı. Ne var ki 1960 yılına gelindiğinde bir yazar olarak rüştünü ispat etmiş Steinbeck, önceden tanıdığı ve romanlarında resmettiği Amerika ve Amerikan halkını değil; açıktan açığa tüketim toplumuna dönüşmüş ve bencilliği içine işlemiş bir Amerika bulur etrafında. Hastalığının da iyiden iyiye kendini hissettirdiği bir dönemde Steinbeck'i, karavanı Rochinante ve elbette köpeği Charley'le yollara düşüren, ülkesini 'tanıyamama' halidir. Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında'da, hava kirliliğinden rengi değişmiş gökyüzünün hemen altındaki apartmanların, trafiğe boğulmuş caddelerin, acı fren seslerinin arasında 'toprağa köklerini salma' kaygısı içinde sürüklenen Steinbeck, Amerika'yı yeniden 'keşfediyor'.

GÜNEŞ DE DOĞAR – ERNEST HEMINGWAY
GÜNEŞ DE DOĞAR – ERNEST HEMINGWAY

Güneş de Doğar, Ernest Hemingway'in ilk ancak en ünlü kitaplarından biridir. Roman çok büyük ilgi görmüş, sinemaya da uyarlanmıştır. Hemingway, savaşı değişik boyutlarıyla ele alan bir yazardır. Bu romanda da olduğu gibi, savaşın insan üzerindeki etkisini, insandan neler alıp götürdüğünü bütün doğallığıyla yansıtan bir ustadır. Bu açıdan bakınca, Hemingway'in ününün ve yazdıklarının evrenselleşmesi şaşırtmaz insanı. Güneş de Doğar'daki kişiler, savaş sonrası değer yargıları yiten, değişen yaşamları üç aşağı beş yukarı birbirine benzeyen insanlardır. Romanın baş kişileriyse, bu çöküntüyü olanca derinliğiyle yaşarlar. Hemingway yaşamı ister av, ister savaş alanında, isterse arenada, nerede olursa olsun düş kırıklıklarıyla dolu bir savaş gibi algılar. Yaşadıklarına gözlemlerini de katınca, her biri ötekinden güzel, inandırıcı ve dünyanın dört bir yanındaki okuyucuya seslenen dev yapıtlar ortaya çıkarır. Güneş de Doğar'da Hemingway, aşklarındaki, yaşamlarındaki düş kırıklıklarını eğlenerek, bohem hayati yaşayarak, başka mutluluklar arayarak unutmaya çalışan insanları anlatır. 

YE DUA ET SEV – ELIZABETH GILBERT
YE DUA ET SEV – ELIZABETH GILBERT

Saat sabahın üçüdür ve Elizabeth Gilbert banyonun taşları üzerinde hıçkırarak ağlamaktadır. O, otuzlu yaşlarındadır ve bir kocası, bir evi vardır. Kocasıyla bebek sahibi olmaya çalışmaktadırlar ve o bunu istemediğinin farkına varır. Acı verici bir boşanma süreci ve hemen sonrasında tutkulu bir aşk yaşar. İçindeki boşluğu doldurmanın peşine düştüğü bir yolculuğa çıkarak haz, dinsel inanç ve dengenin arayışına girer. Gilbert, Roma'da yakışıklı bir İtalyan'dan İtalyanca öğrenecek, on beş kilo alacaktır; Hindistan'da ruhunu aydınlatacak ve kendini Tanrı'ya adayacaktır ve Endonezya'nın Bali Adası'nda dişleri olmayan bir şifacıdan, huzurun yeni bir tanımını öğrenecektir. Mutluluk yavaş yavaş onu sarmalamaktadır.
 

YOLCULUK KİTAPLARI

Edebiyat hayattır. Öyle ki okuyunca yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi oluruz. Bu yazımızda sizin için edebiyat dünyasının kaleme alınmış en iyi seyahat kitaplarını derledik. Gâh yolculuk boyunca gâh koltuğunuzda elinizden düşüremeyeceğiniz kitapları... Listeye çocuklar için de bazı kitaplar eklemeyi unutmadık! Şimdiden iyi okumalar dileriz.

** Aşağıdaki açıklamalar, tanıtım metinleri ve arka kapak metinlerinden derlenmiştir.

Popüler Şehirler
01 Ağu 2016
Galeri
Paris'te Mutlaka Tatmanız Gereken 10 lezzet

Dünyanın en romantik şehirleri arasında başı çeken Paris, sahip olduğu güzelliklerle popülaritesinden hiçbir zaman ödün vermeyen bir destinasyon. Şehrin görkemli duruşu karşısında etkilenmemek mümkün değil. Ancak Paris’i bu denli çekici kılan sadece tarihi atmosferi, müzeleri, şık mağazaları değil… Şehir aynı zamanda gastronominin başkenti olarak anılıyor ve bu özelliğiyle de her yıl damak tadına düşkün binlerce gezgini ağırlıyor. Paris’te yiyeceğiniz neredeyse her lezzet uluslararası düzeyde bir üne sahip; ancak yine de gitmişken tatmadan dönmemeniz gereken 10 lezzeti sizin için derledik. 

​1) Cafe de Paris Soslu Bonfile
​1) Cafe de Paris Soslu Bonfile

Cafe de Paris sosu için Fransız mutfağının en lezzetli keşiflerinden biri desek hiç de yanlış olmaz. Çeşitli baharatlarla yapılan sosun bonfileye ne denli yakıştığını tartışmaya bile gerek yok. Şehirde bu lezzeti tatmak için en doğru adreslerden biri Le Relais de L’Etrecote olacaktır. Fiks menü hizmeti veren restoranın üç farklı şubesi bulunuyor. Champs Elysées Caddesi yakınlarındaki ise en popüler olanı. 

2) Macaron
2) Macaron

Dünyanın her yerinde macaron yiyebilirsiniz; ancak dürüst olmak gerekirse hiçbiri Paris’te yiyeceklerinizin yerini tutmuyor. Paris’te macaron deyince pek çok kişi La Durée’yi önerecektir. Ancak benden söylemesi, Carette bu konuda çok daha başarılı. Carette’in Eyfel Kulesi’ne geçiş sağlayan Trocadéro Meydanı’nda bir şubesi buluuyor.

3) Krep
3) Krep

Fransız mutfağının sınırlarını aşarak tüm dünyaya mal olmuş tariflerden biri de krep. Şehrin birçok yerinde Creperie adını verdikleri krep yapan kafe ve restoranlar göreceksiniz. İçlerinden bir tanesini seçip önermek çok zor. Ancak Breizh’in bu konuda oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Yerel ve kaliteli ürünler kullanmaya özen gösteren mekânın sunumları da oldukça göz doldurucu. 

4) Kruvasan
4) Kruvasan

Fransız kahvaltılarının baş tacı kruvasan, Paris seyahatinizde en az bir kere yemeniz gereken bir lezzet. Zaten bir noktada kaçış olmadığını da göreceksiniz. Nitekim eşsiz kokuların yayıldığı fırınların önünden geçerken insan kendini tutmakta zorlanabiliyor. Lezzetli kruvasan için gidebileceğiniz binlerce yer var Paris’te; ancak illa bir yer önermek gerekirse Du Pain et Des Idées’yi tercih edebilirsiniz.

Paris'te Mutlaka Tatmanız Gereken 10 lezzet

Dünyanın en romantik şehirleri arasında başı çeken Paris, sahip olduğu güzelliklerle popülaritesinden hiçbir zaman ödün vermeyen bir destinasyon. Şehrin görkemli duruşu karşısında etkilenmemek mümkün değil. Ancak Paris’i bu denli çekici kılan sadece tarihi atmosferi, müzeleri, şık mağazaları değil… Şehir aynı zamanda gastronominin başkenti olarak anılıyor ve bu özelliğiyle de her yıl damak tadına düşkün binlerce gezgini ağırlıyor. Paris’te yiyeceğiniz neredeyse her lezzet uluslararası düzeyde bir üne sahip; ancak yine de gitmişken tatmadan dönmemeniz gereken 10 lezzeti sizin için derledik. 

Sayfalar