Google+

Galeriler

Galeriler
12 Ağu 2016
Galeri
Dünyanın İlgi Çekici Ada Şehirleri

Dünyada üzerinde yerleşim olmayan birçok ada var ve bu adalar ziyaret edildiğinde ziyaretçilerine Robinson Crusoe hissi yaşatıyorlar. Ancak bu adalar yerleşime açıldığında insanlar adayı tamamen kaplıyor ve “ada şehirlerini” oluşturuyorlar. Ama bu her zaman kötü bir sonuca işaret etmiyor ve ortaya çok güzel şehirler çıkabiliyor.

Fotoğraf: http://desktop.freewallpaper4.me/view/original/5395/island-city.jpg

1 – Lindau
1 – Lindau

Konstanz Gölü’nün (Bodensee) doğu kısmında Avusturya, Almanya ve İsviçre sınırlarının birleşim noktasının yakınında yer alan tarihi şehir Lindau, anakaraya köprü ve raylar ile bağlı. Ada üzerinde yaşamakta olan nüfus 3000 civarı. Oldukça popüler bir turist atraksiyonu olan ada ortaçağdan kalma binalar ile dolu.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/f/f2/Lindau_Insel_Luftbil...

2 – Santa Cruz del Islote
2 – Santa Cruz del Islote

Kolombiya’nın Karayip kıyısı açıklarında bulunan Santa Cruz del Islote, resmi olarak dünyanın en kalabalık adası. Yaklaşık 1 hektarlık bir alana sahip olan adada 90 adet ev ve tıkış tıkış 1200 adet insan var. Adada yaşayan insanlar ölülerini yakınlardaki başka bir adaya gömüyorlar çünkü adada mezarlık için yeterli alan yok. Futbol oynamak için başka bir yere gitmek zorundalar çünkü adadaki halka açık en büyük boşluk bir tenis kortunun yarısı kadar.

Fotoğraf: https://www.thestar.com/content/dam/thestar/news/world/2013/01/05/how_pe...

3 – Isola dei Pescatori
3 – Isola dei Pescatori

Isola dei Pescatori (Balıkçılar Adası) İtalya’ya bağlı üç adet Borromean Adası’nın en kuzeyinde olanı. Aynı zamanda burada 50 kişilik nüfusu ile tüm sene boyunca yerli nüfus barındıran tek ada. Şehrin ortasından geçen dar bir yol var ve bu yol Arnavut kaldırımı geçitler ile sahil şeridi yoluna bağlanıyor. Sahil şeridi yolu sıkça sular altında kalıyor ve evler adanın sınırı haline geliyor.

Fotoğraf: http://2014.tmf-dialogue.net/wp-content/uploads/2013/10/isola-pescatori_...

4 – Mexcaltitan
4 – Mexcaltitan

İnsan yapımı bir ada olan Mexcaltitan, Meksika’nın Pasifik kıyısı açığında bulunan bir ada şehri. Şehir sulak ve mangrovlarla kaplı kanalların ortasında bulunuyor ve Haziran-Ekim ayları arasında sular altında kalıyor. Bu süreçte insanlar gidecekleri yerlere kürek çekere gidiyorlar ve ada ufak bir Venedik siluetine bürünüyor.

Fotoğraf: http://geographical.co.uk/media/k2/items/cache/876bf0d06d19e26d37c3ab00d...

Dünyanın İlgi Çekici Ada Şehirleri

Dünyada üzerinde yerleşim olmayan birçok ada var ve bu adalar ziyaret edildiğinde ziyaretçilerine Robinson Crusoe hissi yaşatıyorlar. Ancak bu adalar yerleşime açıldığında insanlar adayı tamamen kaplıyor ve “ada şehirlerini” oluşturuyorlar. Ama bu her zaman kötü bir sonuca işaret etmiyor ve ortaya çok güzel şehirler çıkabiliyor.

Fotoğraf: http://desktop.freewallpaper4.me/view/original/5395/island-city.jpg

11 Ağu 2016
Galeri
Dünyanın En Ünlü Kayıp Şehirleri

Koca bir şehrin birden yok olabileceğini hayal etmek pek kolay değil; ama bu listedeki şehirlere tam olarak böyle olmuş. Bir şehrin terk edilmesi için birçok olası sebep var. Savaşlar, doğal afetler, iklim değişiklikleri ve ticaret olanaklarının kaybedilmesi gibi sebepler ilk akla gelenler. Fakat nedenleri ne olursa olsun, aniden kaybolan ve terk edilen bu şehirlerin tekrar bulunması yüzyıllar almış.

Fotoğraf: http://img.wallpaperfolder.com/f/56EFEBA9CA52/lost-city-forgotten-dreams...

1 – Kartaca
1 – Kartaca

Günümüzde Tunus toprakları içerisinde yer alan Kartaca, Fenikeli koloniciler tarafından kurulmuş ve Akdeniz’de büyük bir güç haline gelmiş. Syracuse ve Roma arasında rekabete yol açan şehir birkaç savaşa sebep olmuş, bunların en ünlüsü de Hannibal’ın İtalya’yı işgali. Romalılar tarafından milattan önce 146 senesinde harap edilen şehir, yine Romalılar tarafından tekrar kurulmuş ve önemli bir şehir haline gelmiş. Ancak 698 senesinde tekrar yok edilen şehir bu kez eski gücüne kavuşmayı başaramamış.

Fotoğraf: http://famouswonders.com/wp-content/uploads/2010/01/Carthage.jpg

2 – Truva
2 – Truva

Şu anda Türkiye’nin kuzeybatısında, Çanakkale sınırları içerisinde bulunan Truva kelimenin tam anlamıyla efsanevi bir şehir. Dünyanın en iyi şairi kabul edilen Homeros’un İlyada destanında anlattığı Truva Savaşı’nın sahnesi olan şehirde birkaç katman halinde arkeolojik kalıntılar bulunuyor. Milattan önce 1300'lere dayanan savaşın sahne aldığı katman ise muhtemelen Troy VIIa isimli katman.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/e/e2/Walls_of_Troy_(2).jpg

3 – Memfis
3 – Memfis

Milattan önce 3100 senesinde kurulan ve Aşağı Mısır ile Yukarı Mısır’ı birleştiren hükümdar Menes’in efsanevi şehri olan Memfis, önceleri Menes’in ülkeyi içerisinden yönettiği bir kale gibiymiş. Sırasıyla Nübyelilere, Asurlulara, Perslere ve İskender komutasındaki Makedonlara düşen şehir, Hrıstiyanlık ve İslamiyet’in ortaya çıkışıyla dini önemini kaybetmiş.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/c/cf/Memphis200401.JPG

4 – Babil
4 – Babil

Mezopotamya’nın ilk uygarlıklarından olan Babilliler’in başkenti olan Babil şehri, Fırat Nehri üzerindeki şehirlerden biriymiş. Yaklaşık milattan önce 1180 yılı civarında kaosa teslim olan şehir sonradan milattan önce 9uncu yüzyıl civarlarında Asurlular tarafından eski gücüne kavuşturularak yardımcı şehir olarak kullanılmış. Bugün bu şehirden geriye pek bir şey kalmamış olsa da Asma Bahçeleri'nin ününü duymayan yok.

Fotoğraf: http://www.ancient.eu/uploads/images/724.jpg?v=1431035708

Dünyanın En Ünlü Kayıp Şehirleri

Koca bir şehrin birden yok olabileceğini hayal etmek pek kolay değil; ama bu listedeki şehirlere tam olarak böyle olmuş. Bir şehrin terk edilmesi için birçok olası sebep var. Savaşlar, doğal afetler, iklim değişiklikleri ve ticaret olanaklarının kaybedilmesi gibi sebepler ilk akla gelenler. Fakat nedenleri ne olursa olsun, aniden kaybolan ve terk edilen bu şehirlerin tekrar bulunması yüzyıllar almış.

Fotoğraf: http://img.wallpaperfolder.com/f/56EFEBA9CA52/lost-city-forgotten-dreams...

Gezimanya interaktif harita
10 Ağu 2016
Galeri
Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Kağıt işlerinin günümüzde ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Çin’den Almanya’ya giden bir turist ise bunun pek farkında değilmiş ve başına oldukça ilginç şeyler gelmiş. Cüzdanını çaldırıp yanlışlıkla mülteci başvurusu kağıdı dolduran adam, kendini iki haftalığına mülteci kampında bulmuş.

Fotoğraf: https://ohsacrebleu.files.wordpress.com/2012/04/piles.jpg

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Çin’den gelen turist Almanya’da cüzdanını çaldırdığına dair bir çalınmış eşya raporu doldurmak istemiş; fakat farkında olmadan ve dikkatsizce ülkenin yeni yeni oluşan sığınak bürokrasisi içerisinde iki haftasını mülteci kampında geçirmesine sebep olacak mülteci başvuru formunu imzalamış.

Fotoğraf: http://moretimeforyou.net/wp-content/uploads/2013/02/MP900422184.jpg

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

31 yaşında olan ve Bay L olarak ismi geçen Çinli turist yalnızca ülkesinin dilini konuşabiliyormuş. Alman otoritelerinin yaptıkları hatayı anlamaları için bölgedeki bir Çin restoranından yardım almaları gerekmiş.

Fotoğraf: http://www.sciencedump.com/sites/default/files/field/image/miscommunicat...

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Alman Kızılhaç’ının bir yetkilisi olan Christoph Schlütermann olayı şöyle özetliyor: “Çinli turist içinden çıkamayacağı bir mekanizmayı harekete geçirmiş.”

Fotoğraf: http://2.bp.blogspot.com/-hl8288Wk0ws/TeoTT7665jI/AAAAAAAAFGs/r84ipDX1gE...

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Schlütermann: “Bay L, bizim bürokratik ormanımızda 12 gün kapana kısılmış halde kaldı; çünkü anlaşamadık. Almanya ne yazık ki aşırı bürokratik bir ülke. Ne kadar çok formalitemiz olduğunu mülteci krizi döneminde iyice anladım.”

Fotoğraf: http://www.incimages.com/uploaded_files/image/1940x900/red-tape-illo-194...

Mülteci Kampına Düşen Çinli Turistin Hikayesi

Kağıt işlerinin günümüzde ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Çin’den Almanya’ya giden bir turist ise bunun pek farkında değilmiş ve başına oldukça ilginç şeyler gelmiş. Cüzdanını çaldırıp yanlışlıkla mülteci başvurusu kağıdı dolduran adam, kendini iki haftalığına mülteci kampında bulmuş.

Fotoğraf: https://ohsacrebleu.files.wordpress.com/2012/04/piles.jpg

10 Ağu 2016
Galeri
Dünyanın En Ünlü Uçurum Şehirleri

Dünyamızda mimarinin en güzel örnekleri, yaratıcılığın en uç noktalarının kullanıldığı harika yapılar bulunuyor. Sadece güzel binalar ya da yapılar anlamında değil, dağ yamaçlarına kurulmuş muazzam şehirlerden bahsediyoruz. Bu nefes kesici şehirlerin ortak özellikleri yamaç ya da uçurumlara inşa edilmiş olmaları. Hem şehre bakarken hem de şehirden bakarken büyüleyici manzaralara tanıklık edebileceğiniz yerler bu listede.

Fotoğraf: http://hd4desktop.online/images/b/1920x1080_cliff-town-HD-Wallpaper.jpg

1 – Castellfollit de la Roca
1 – Castellfollit de la Roca

Yer: İspanya

İspanya’nın Katalonya bölgesinde bulunan köylerin en güzellerinden biri sayılan Castellfollit de la Roca, iki nehrin arasında bulunan bazalt yamaçlar üzerine kurulmuş. Birçok binanın uçurumun üzerinden salındığı köyde yapılar her an aşağı düşebileceklermiş izlenimi yaratıyor. Oldukça küçük bir bölgede yer alan köyün binalarının çoğu Orta Çağ'dan kalma.

Fotoğraf: http://4.bp.blogspot.com/-J_BllUWqRaI/VaPlQ2PX7OI/AAAAAAAACFY/tntxg6J_pl...

2 – Rocamadour
2 – Rocamadour

Yer: Fransa

Rocamadour, güneybatı Fransa’daki Alzou Nehri üzerinde, bir vadinin yukarısındaki kayalık yamaç üzerine inşa edilmiş, küçük bir köy. Şehrin aşağısından başlayan merdivenler bir grup devasa yapının birleştiği kiliseler bölgesine uzanıyor. 12. yüzyıla kadar uzanan geçmişi ile şehir bir ara savaşlar ve Fransız İhtilali sonucuyla neredeyse tamamen terk edilmiş. Şimdilerde ise gerek yerliler gerekse turistler arasında eski popülaritesine kavuşmuş.

Fotoğraf: http://www.tourisme-lot.com/sites/tourisme-lot/files/styles/gallery_ligh...

3 – Bonifacio
3 – Bonifacio

Yer: Fransa

Corsica Adası'nın güney ucunda yer alan bir şehir olan Bonifacio kenti ve şehrin surları falez tepelerine kadar uzanıyorlar. 70 metreye ulaşan yükseklikleri ile binaların bulundukları uçurumlar okyanus ile aşağıdan aşınmış, dolayısıyla yapılar da bu uçurumların üzerinde salınıyor izlenimini yaratmış.

Fotoğraf: http://blog.kudoybook.com/wp-content/uploads/images/Bonifacio_13827.jpg

4 – Acapulco
4 – Acapulco

Yer: Meksika

Meksika’nın tatil kenti Acapulco, 1950'lerde Hollywood yıldızlarının ve milyonerlerin tatil beldesi olarak burayı seçmeye başlamasıyla bugünkü ününe kavuşmuş. Bu yüksek profiline rağmen Meksikalılar arasında ve Amerikalı üniversite öğrencilerinin bahar tatillerinde de birçok orta gelirli turiste ev sahipliği yapan kentin uçurumlarını ve bu uçurumlarda sergilenen dalış şovlarını da izlemeden dönmemek gerek.

Fotoğraf: http://ichef.bbci.co.uk/wwfeatures/wm/live/1280_640/images/live/p0/14/hv...

Dünyanın En Ünlü Uçurum Şehirleri

Dünyamızda mimarinin en güzel örnekleri, yaratıcılığın en uç noktalarının kullanıldığı harika yapılar bulunuyor. Sadece güzel binalar ya da yapılar anlamında değil, dağ yamaçlarına kurulmuş muazzam şehirlerden bahsediyoruz. Bu nefes kesici şehirlerin ortak özellikleri yamaç ya da uçurumlara inşa edilmiş olmaları. Hem şehre bakarken hem de şehirden bakarken büyüleyici manzaralara tanıklık edebileceğiniz yerler bu listede.

Fotoğraf: http://hd4desktop.online/images/b/1920x1080_cliff-town-HD-Wallpaper.jpg

10 Ağu 2016
Galeri
Dünyaca Ünlü Kanallar

Kanal kelimesi her boyutta su damarı için kullanılabiliyor; okyanusları bağlayan su yollarından şehir içinde kalmış küçük su yollarına kadar birçok akıntıya kanal ismi veriliyor. Kanal deyince akla gelen Venedik şehri doğal olarak diğer tüm şehirlerle karşılaştırılmaya maruz kalıyor. Hatta dünyanın herhangi bir yerinde kanallarıyla ünlü olan bir şehir, o yerin Venedik’i olarak adlandırılıyor. Ancak bu şehirlerde de Venedik’i aratmayacak harika dokulara sahip kanallar var.

Fotoğraf: http://www.celebrationcdd.org/images/Water%20Street%20canal.JPG

1 – Stockholm Kanalları
1 – Stockholm Kanalları

“Kuzeyin Venedik’i” ismini almış olan Stockholm, İsveç’te bulunuyor ve 14 adet ada üzerine kurulmuş bir şehir. Bu kadar çok ada üzerine kurulmuş olduğundan şehrin her yerinde kanallar ve tekneler bulunuyor. Bu kanallarda seyahat etmek mümkün ve bunu yapmanın en iyi yolu kano veya kayık kiralayıp şehrin adalarının arasında pedal çevirmekten geçiyor.

Fotoğraf: http://s1.1zoom.net/big3/48/359917-svetik.jpg

2 – Alappuzha
2 – Alappuzha

“Doğunun Venedik’i” lakaplı şehirlerden biri olan ve aynı zamanda “Alleppey” olarak da bilinen Alappuzha, Hindistan sınırları içerisinde yer alan, birçok kanala sahip olan antik ve harika bir şehir. Ünlü Kerala havzasına Alappuzha’yı bağlayan çok sayıda kanalı gezmek için tekneler kiralayabilirsiniz ve birkaç gün boyunca havzanın her yerini keşfedebilirsiniz.

Fotoğraf: http://nathansholidayhome.com/wp-content/uploads/kerala-houseboats-allep...

3 – Bangkok Klongları
3 – Bangkok Klongları

Tai dilinde kanal anlamına gelen “klong” kelimesi Bangkok’da sıkça kullanılan kelimelerden biri. Tarihi anlamda ulaşım ve ticaret için sıklıkla kullanılmış olan bu klonglar tüm Tayland’a yayılmış vaziyette. Ancak en popüler kanalların bulunduğu Bangkok bu sayede “Doğunun Venedik’i” unvanını kazanan şehirlerden biri olmayı başarmış.

Fotoğraf: http://hobography.net/wp-content/uploads/2014/01/Klongs.jpg

4 – Nan Madol
4 – Nan Madol

Nan Madol, Mikronezya’da yer alan Pohnpei adasının doğu kıyısında bulunan insan eliyle yapılmış birkaç küçük adanın birleşiminden meydana gelen ve “Pasifik’in Venedik’i” unvanını almış bir bölgedir. Adaların inşası muhtemelen 8. yüzyıl civarlarında başlamış fakat Nan Madol’un günümüzde dikkat çeken mimari ögeleri büyük ihtimalle 12. ila 13. yüzyıl civarında eklenmiş.

Fotoğraf: http://www.sacred-sites.org/wp-core/wp-content/uploads/2014/08/Nan_Madol...

Dünyaca Ünlü Kanallar

Kanal kelimesi her boyutta su damarı için kullanılabiliyor; okyanusları bağlayan su yollarından şehir içinde kalmış küçük su yollarına kadar birçok akıntıya kanal ismi veriliyor. Kanal deyince akla gelen Venedik şehri doğal olarak diğer tüm şehirlerle karşılaştırılmaya maruz kalıyor. Hatta dünyanın herhangi bir yerinde kanallarıyla ünlü olan bir şehir, o yerin Venedik’i olarak adlandırılıyor. Ancak bu şehirlerde de Venedik’i aratmayacak harika dokulara sahip kanallar var.

Fotoğraf: http://www.celebrationcdd.org/images/Water%20Street%20canal.JPG

İstanbul Bisiklet Rotaları
02 Ağu 2016
Galeri
YOLCULUK KİTAPLARI

Edebiyat hayattır. Öyle ki okuyunca yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi oluruz. Bu yazımızda sizin için edebiyat dünyasının kaleme alınmış en iyi seyahat kitaplarını derledik. Gâh yolculuk boyunca gâh koltuğunuzda elinizden düşüremeyeceğiniz kitapları... Listeye çocuklar için de bazı kitaplar eklemeyi unutmadık! Şimdiden iyi okumalar dileriz.

** Aşağıdaki açıklamalar, tanıtım metinleri ve arka kapak metinlerinden derlenmiştir.

YOL – JACK LONDON
YOL – JACK LONDON

En çok okunan yazarlardan olan Jack London, denizcilik, altın arayıcılığı, gazetecilik gibi işler yapmıştır. Ona asıl ün kazandıran da bu serseri doğası, serüven düşkünlüğü ve bunlarla beslenen yazarlığı olmuştur. Kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan Yol adlı kitabı avarece bir hayat sürdüğü zamanların tanıklıklarından biridir. Bütün Amerika kıtasını kaçak binilen trenlerle geçip açlıkla, soğukla boğuşup dilencilik yaparak geçen “ipsiz”lerin bir tabloya yakışacak kadar canlı renklerle süslenip işlendiği bir Yol’u anlatan bu kitap, yazarı tanımak, bir olgu olan serseriliği çözümlemek için de başvuru kaynağı olacak niteliktedir.

KÖPEĞİM CHARLEY İLE AMERİKA YOLLARINDA – JOHN STEINBECK
KÖPEĞİM CHARLEY İLE AMERİKA YOLLARINDA – JOHN STEINBECK

John Steinbeck, gençliğinden beri bir gezi tutkunuydu. Daha 20 yaşlarındayken Pasifik Okyanusu’na açılma hayalleri kuruyordu. Henüz yazarlık serüveninin başındayken dahi ülkesini ve insanlarını gezip görerek tanımayı şiar edinmişti. Ona Nobel Ödülü’nü kazandıran da ülkenin ‘ruhunu’ bu denli anlayabilmiş olmasıydı. Ne var ki 1960 yılına gelindiğinde bir yazar olarak rüştünü ispat etmiş Steinbeck, önceden tanıdığı ve romanlarında resmettiği Amerika ve Amerikan halkını değil; açıktan açığa tüketim toplumuna dönüşmüş ve bencilliği içine işlemiş bir Amerika bulur etrafında. Hastalığının da iyiden iyiye kendini hissettirdiği bir dönemde Steinbeck'i, karavanı Rochinante ve elbette köpeği Charley'le yollara düşüren, ülkesini 'tanıyamama' halidir. Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında'da, hava kirliliğinden rengi değişmiş gökyüzünün hemen altındaki apartmanların, trafiğe boğulmuş caddelerin, acı fren seslerinin arasında 'toprağa köklerini salma' kaygısı içinde sürüklenen Steinbeck, Amerika'yı yeniden 'keşfediyor'.

GÜNEŞ DE DOĞAR – ERNEST HEMINGWAY
GÜNEŞ DE DOĞAR – ERNEST HEMINGWAY

Güneş de Doğar, Ernest Hemingway'in ilk ancak en ünlü kitaplarından biridir. Roman çok büyük ilgi görmüş, sinemaya da uyarlanmıştır. Hemingway, savaşı değişik boyutlarıyla ele alan bir yazardır. Bu romanda da olduğu gibi, savaşın insan üzerindeki etkisini, insandan neler alıp götürdüğünü bütün doğallığıyla yansıtan bir ustadır. Bu açıdan bakınca, Hemingway'in ününün ve yazdıklarının evrenselleşmesi şaşırtmaz insanı. Güneş de Doğar'daki kişiler, savaş sonrası değer yargıları yiten, değişen yaşamları üç aşağı beş yukarı birbirine benzeyen insanlardır. Romanın baş kişileriyse, bu çöküntüyü olanca derinliğiyle yaşarlar. Hemingway yaşamı ister av, ister savaş alanında, isterse arenada, nerede olursa olsun düş kırıklıklarıyla dolu bir savaş gibi algılar. Yaşadıklarına gözlemlerini de katınca, her biri ötekinden güzel, inandırıcı ve dünyanın dört bir yanındaki okuyucuya seslenen dev yapıtlar ortaya çıkarır. Güneş de Doğar'da Hemingway, aşklarındaki, yaşamlarındaki düş kırıklıklarını eğlenerek, bohem hayati yaşayarak, başka mutluluklar arayarak unutmaya çalışan insanları anlatır. 

YE DUA ET SEV – ELIZABETH GILBERT
YE DUA ET SEV – ELIZABETH GILBERT

Saat sabahın üçüdür ve Elizabeth Gilbert banyonun taşları üzerinde hıçkırarak ağlamaktadır. O, otuzlu yaşlarındadır ve bir kocası, bir evi vardır. Kocasıyla bebek sahibi olmaya çalışmaktadırlar ve o bunu istemediğinin farkına varır. Acı verici bir boşanma süreci ve hemen sonrasında tutkulu bir aşk yaşar. İçindeki boşluğu doldurmanın peşine düştüğü bir yolculuğa çıkarak haz, dinsel inanç ve dengenin arayışına girer. Gilbert, Roma'da yakışıklı bir İtalyan'dan İtalyanca öğrenecek, on beş kilo alacaktır; Hindistan'da ruhunu aydınlatacak ve kendini Tanrı'ya adayacaktır ve Endonezya'nın Bali Adası'nda dişleri olmayan bir şifacıdan, huzurun yeni bir tanımını öğrenecektir. Mutluluk yavaş yavaş onu sarmalamaktadır.
 

YOLCULUK KİTAPLARI

Edebiyat hayattır. Öyle ki okuyunca yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi oluruz. Bu yazımızda sizin için edebiyat dünyasının kaleme alınmış en iyi seyahat kitaplarını derledik. Gâh yolculuk boyunca gâh koltuğunuzda elinizden düşüremeyeceğiniz kitapları... Listeye çocuklar için de bazı kitaplar eklemeyi unutmadık! Şimdiden iyi okumalar dileriz.

** Aşağıdaki açıklamalar, tanıtım metinleri ve arka kapak metinlerinden derlenmiştir.

01 Ağu 2016
Galeri
Paris'te Mutlaka Tatmanız Gereken 10 lezzet

Dünyanın en romantik şehirleri arasında başı çeken Paris, sahip olduğu güzelliklerle popülaritesinden hiçbir zaman ödün vermeyen bir destinasyon. Şehrin görkemli duruşu karşısında etkilenmemek mümkün değil. Ancak Paris’i bu denli çekici kılan sadece tarihi atmosferi, müzeleri, şık mağazaları değil… Şehir aynı zamanda gastronominin başkenti olarak anılıyor ve bu özelliğiyle de her yıl damak tadına düşkün binlerce gezgini ağırlıyor. Paris’te yiyeceğiniz neredeyse her lezzet uluslararası düzeyde bir üne sahip; ancak yine de gitmişken tatmadan dönmemeniz gereken 10 lezzeti sizin için derledik. 

​1) Cafe de Paris Soslu Bonfile
​1) Cafe de Paris Soslu Bonfile

Cafe de Paris sosu için Fransız mutfağının en lezzetli keşiflerinden biri desek hiç de yanlış olmaz. Çeşitli baharatlarla yapılan sosun bonfileye ne denli yakıştığını tartışmaya bile gerek yok. Şehirde bu lezzeti tatmak için en doğru adreslerden biri Le Relais de L’Etrecote olacaktır. Fiks menü hizmeti veren restoranın üç farklı şubesi bulunuyor. Champs Elysées Caddesi yakınlarındaki ise en popüler olanı. 

2) Macaron
2) Macaron

Dünyanın her yerinde macaron yiyebilirsiniz; ancak dürüst olmak gerekirse hiçbiri Paris’te yiyeceklerinizin yerini tutmuyor. Paris’te macaron deyince pek çok kişi La Durée’yi önerecektir. Ancak benden söylemesi, Carette bu konuda çok daha başarılı. Carette’in Eyfel Kulesi’ne geçiş sağlayan Trocadéro Meydanı’nda bir şubesi buluuyor.

3) Krep
3) Krep

Fransız mutfağının sınırlarını aşarak tüm dünyaya mal olmuş tariflerden biri de krep. Şehrin birçok yerinde Creperie adını verdikleri krep yapan kafe ve restoranlar göreceksiniz. İçlerinden bir tanesini seçip önermek çok zor. Ancak Breizh’in bu konuda oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Yerel ve kaliteli ürünler kullanmaya özen gösteren mekânın sunumları da oldukça göz doldurucu. 

4) Kruvasan
4) Kruvasan

Fransız kahvaltılarının baş tacı kruvasan, Paris seyahatinizde en az bir kere yemeniz gereken bir lezzet. Zaten bir noktada kaçış olmadığını da göreceksiniz. Nitekim eşsiz kokuların yayıldığı fırınların önünden geçerken insan kendini tutmakta zorlanabiliyor. Lezzetli kruvasan için gidebileceğiniz binlerce yer var Paris’te; ancak illa bir yer önermek gerekirse Du Pain et Des Idées’yi tercih edebilirsiniz.

Paris'te Mutlaka Tatmanız Gereken 10 lezzet

Dünyanın en romantik şehirleri arasında başı çeken Paris, sahip olduğu güzelliklerle popülaritesinden hiçbir zaman ödün vermeyen bir destinasyon. Şehrin görkemli duruşu karşısında etkilenmemek mümkün değil. Ancak Paris’i bu denli çekici kılan sadece tarihi atmosferi, müzeleri, şık mağazaları değil… Şehir aynı zamanda gastronominin başkenti olarak anılıyor ve bu özelliğiyle de her yıl damak tadına düşkün binlerce gezgini ağırlıyor. Paris’te yiyeceğiniz neredeyse her lezzet uluslararası düzeyde bir üne sahip; ancak yine de gitmişken tatmadan dönmemeniz gereken 10 lezzeti sizin için derledik. 

31 Tem 2016
Galeri
SOKAK LEZZETLERİ

Malumunuz yurt dışında birçok ülkeyi tanıtırken sokak yemeklerine atıfta bulunmadan edemiyoruz. Ülkelerin kültürleri müzelerde, galerilerde ve sanatlarında olduğu kadar sokakta da hüküm sürmektedir ki işin aslında en büyük kültür ve geleneği sokak kültürü oluşturur. Bir sanat eseri belki bir kültürün, ülkenin simgesi haline gelmiş olabilir ancak onu asıl değerli kılan içinde bulunduğu toplumu nasıl yansıttığıdır. Hal böyle iken bir coğrafyayı yahut kültürü tanımak için sadece onun sanat eserlerine bakmak yetersiz olacaktır. O yüzden sokağa çıkmalı ve sokaktaki hayatı gözlemlemeliyiz. İşte Türkiye’deki sokak kültürünün bize sunduğu lezzetler...

Fotoğraf: http://howtoistanbul.com/wp-content/uploads/2013/09/sokak-yemekleri-1024x682.jpg

Kokoreç
Kokoreç

Kokoreç Türk mutfağına Yunan mutfağından geçmiştir. Bir şiş üzerine hayvansal bağırsakların sarılmasıyla elde edilir ve genellikle yatay bir şekilde çevrilerek pişirilir. Kokoreç restoranlarda pek yer almaz; o yüzden daha çok ayaküstü sokak satıcılarında yahut cadde kenarlarındaki küçük işletmelerde bulunur. Kokoreç kelimesinin dilimize Yunanca “kokorótsi” kelimesinden geçtiği kabul edilmektedir.  Günümüzde pek yaygın olan bu yiyeceğin sağlığa zararı ise temizliğine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bununla beraber yüksek bir yağ oranına sahip olan bu gıdanın fazla tüketilmesi önerilmez. Kokoreç Yunanistan’da özellikle Paskalya Bayramı’nda tüketilmektedir.

Fotoğraf: https://www.mserdark.com/wp-content/uploads/2015/02/koko-650x419.jpg

Döner
Döner

Türkiye’de döner "fast foodun kralıdır" dense yeridir. Tavuk ve et döner olmak üzere iki çeşide ayrılır. Dönerin birçok farklı sunumu vardır. Elbette ki bunların başında sandviç gelir. Ancak İskender de en az sandviç kadar revaçtadır. Dürüm olarak da sunulan döner, pilav üstü olarak da tüketilmektedir. Dönerin geçmişi 150 yıl kadar geriye dayanmaktadır. Kastamonulu bir aşçı olan Hamdi Usta dönerin mucidi olarak kabul edilir. Pişirilişi kokorece benzer: Bir şiş üzerinde kat kat dizilen etler dikey bir şekilde döndürülerek pişirilir. İsmini de bu döndürülerek pişirilmesinden almış olabilir. Türkiye’den çıkan bu lezzetin yavaş yavaş tüm dünyaya yayıldığını söylemek hiç de zor değil. 

Simit
Simit

Halka şeklinde,susamla kaplı ülkemizde ve yine Yunanistan’da oldukça yaygın olan simidi hepimiz biliyoruz. Özellikle sabahları çayla beraber kahvaltımıza eşlik eden simidin mutfağımızda çok özel bir yeri vardır. Simitçi unvanıyla simit satan seyyar satıcıların bugün büyük bir çoğunluğu yerlerini simitçi kafelere bıraktı. Artık her caddede görmenin mümkün olduğu simitçi kafeler oldukça revaçta. Onlarca türden simit sunumlarıyla da bu değerli lezzeti zenginleştirmektedirler. Pizzasından, sandviçine her türden simit sunumu görmek mümkün. 

Fotoğraf: http://www.has-er.com.tr/wp-content/uploads/2016/05/simit.jpg

Süt Mısır
Süt Mısır

Özellikle son birkaç yıldır oldukça yaygın olan bardak mısırcıları artık her meydanda görmek mümkün. Oldukça lezzetli olan mısırın bu sunumu da haliyle çok tutuldu. Sokaklarımızı zenginleştiren mısırcılar gerek geleneksel servisleri gerekse de bardakta sunumlarıyla dikkat çekiyor. Kağıt bardaklarla, ayıklanmış tane mısırlar haşlandıktan sonra üzerlerine ketçap-mayonez gibi soslarla yahut tereyağı ile servis ediliyor.

Fotoğraf: http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2014/5/11/70757_resource/11.jpg

SOKAK LEZZETLERİ

Malumunuz yurt dışında birçok ülkeyi tanıtırken sokak yemeklerine atıfta bulunmadan edemiyoruz. Ülkelerin kültürleri müzelerde, galerilerde ve sanatlarında olduğu kadar sokakta da hüküm sürmektedir ki işin aslında en büyük kültür ve geleneği sokak kültürü oluşturur. Bir sanat eseri belki bir kültürün, ülkenin simgesi haline gelmiş olabilir ancak onu asıl değerli kılan içinde bulunduğu toplumu nasıl yansıttığıdır. Hal böyle iken bir coğrafyayı yahut kültürü tanımak için sadece onun sanat eserlerine bakmak yetersiz olacaktır. O yüzden sokağa çıkmalı ve sokaktaki hayatı gözlemlemeliyiz. İşte Türkiye’deki sokak kültürünün bize sunduğu lezzetler...

Fotoğraf: http://howtoistanbul.com/wp-content/uploads/2013/09/sokak-yemekleri-1024x682.jpg

26 Tem 2016
Galeri
Renkli Evleri İle Ünlü Kentler

Parlak renkler şehirlerin görünüşlerini önemli derecede değiştirebilirler. Edi Rama da Arnavutluk’un başkenti Tirana’nın valisi olduğunda 2000 senesinde bu post-komünist şehrin çehresini değiştirebilmek için bir kampanya başlatmış. Apartman blokları ve binalar yoğun renklerle donatılmış ve başkent pembenin, yeşilin, mavinin ve kırmızının bol bol görüldüğü renkli bir kente dönüşmüş. Bu ve benzeri örnekler bu listede.

Fotoğraf: http://fractalartgallery.com/wp-content/uploads/2016/06/Colorful-Houses-...

1 – Nyhavn
1 – Nyhavn

Yer: Danimarka

Danimarka’daki Kopenhag limanına bakan bu sakin mahalle, hem yerli hem de yabancı turistler arasında oldukça popüler. Bölgedeki barlar ve restoranların çokluğu burayı kanal boyunda dinlenmek ya da bardan bara dolaşmak için oldukça ideal bir yer yapıyor. Buraya uğrarsanız Kopenhag’ın hala ayakta olan en eski binası numara 9’u ziyaret etmeyi unutmayın. Yapı 1681 yılında inşa edilmiş.

Fotoğraf: http://static.thousandwonders.net/Nyhavn.original.2564.jpg

2 – Bo-Kaap
2 – Bo-Kaap

Yer: Güney Afrika

Güney Afrika şehri Cape Town’ın kartpostallık bölgelerinden biri olan Bo-Kaap, şehir merkezinin üzerindeki Signal Hill yamaçlarında yer alıyor. Bo-Kaap genellikle Malay Mahallesi olarak da biliniyor çünkü bölge yerlilerinin çoğu Hindistan, Endonezya, Sri Lanka ve tabii ki Malezya kökenli insanlardan oluşuyor.

Fotoğraf: http://static.wixstatic.com/media/8011a4_e8fab42453f84b76a514097d70a67a0...

3 – Zacatecas
3 – Zacatecas

Yer: Meksika

Gümüş madencilerine barınak sağlama amacıyla 1548 yılında kurulmuş olan Meksika şehri Zacatecas, en şaşalı dönemini 16. ve 17. yüzyıllarda yaşamış. Dar bir vadinin yokuşları üzerine kurulmuş olan şehrin dar sokakları dik yamaçlara tırmanıyor. Şehrin merkezi renkli binalarıyla 18. yüzyıldan beri kendisini başarıyla korumayı başarmış.

Fotoğraf: http://www.napsintl.com/wp-content/uploads/2014/11/Zacatecas.jpg

4 – Kulusuk
4 – Kulusuk

Yer: Grönland (Danimarka)

Grönland’ın soluk yüzeyini ve görünümünü canlandıran birçok renkli evi var ve bu evlerin bulunduğu yerlerden biri de küçük bir kayalık adanın üzerine kurulmuş olan Kulusuk kasabası. Bu küçük köy doğu Grönland’a geçiş için kapı olma özelliği taşıyor. Maceracı turistler burada devasa buzdağlarının nefes kesici görüntüleriyle güzel bir tatil geçirebilirler.

Fotoğraf: http://icetimes.xnet.is/wp-content/uploads/2014/12/Kulusuk_is_vid_hus.jpg

Renkli Evleri İle Ünlü Kentler

Parlak renkler şehirlerin görünüşlerini önemli derecede değiştirebilirler. Edi Rama da Arnavutluk’un başkenti Tirana’nın valisi olduğunda 2000 senesinde bu post-komünist şehrin çehresini değiştirebilmek için bir kampanya başlatmış. Apartman blokları ve binalar yoğun renklerle donatılmış ve başkent pembenin, yeşilin, mavinin ve kırmızının bol bol görüldüğü renkli bir kente dönüşmüş. Bu ve benzeri örnekler bu listede.

Fotoğraf: http://fractalartgallery.com/wp-content/uploads/2016/06/Colorful-Houses-...

22 Tem 2016
Galeri
Gezginler İçin Faydalı Mobil Uygulamalar

Bu yazımızda gezginler için kullanışlı mobil uygulamaları inceledik. Sıralama tamamen rastgeledir. Elbette ki bu listede atladığımız uygulamalar vardır yahut burada bahsettiklerimizden daha kapsamlı, daha kullanışlı olan alternatifler de olabilir. Siz de önerdiğiniz uygulamaları yorumlara ekleyebilirsiniz. 

Swarm
Swarm

Gündelik hayatta en yaygın uygulamalardan biri olan Swarm kullanıcılarına sosyal medyada yer bildirimi yapmalarına ve bulundukları mekânları değerlendirmelerine olanak tanıyor. Buna bağlı olarak da diğer kullanıcılara mekân tercihleri konusunda yardımcı oluyor. Yani gideceğiniz mekânın farklı kullanıcılar tarafından yapılmış değerlendirmelerini, yorumlarını okuyabilir ve görsellerle önceden fikir sahibi olabilirsiniz. Swarm’ın en güzel yanlarından biri de tüm dünyada kullanılabilir olmasıdır. Bu programla yer bildirimi yaparak çevredeki insanlarla etkileşim kurabilir, mesaj atıp sorular sorabilirsiniz.

Flightradar24
Flightradar24

Flightradar 24 websitesi ve mobil uygulamasıyla kullanıcılara hava trafiğini görüntüleme olanağı sunuyor. Kullanıcılar bu sayede gerek içinde bulundukları gerekse de tüm dünyadaki uçuşları anlık olarak takip edebilmekte harita üzerinde konumlarını, yüksekliklerini ve hızlarını görüntüleyebilmektedir. Uygulama ayrıca sanal olarak o an uçuş yapan uçakların kokpitini ve göstergelerini canlı olarak takip etme özelliğine de sahip.

World Clock – Time Zones
World Clock – Time Zones

World Clock -Time Zones uygulamasıyla dünya saatlerini takip edebilirsiniz. Özellikle kıtalar arası yolculuklarda zaman karmaşasının önüne geçmek için vazgeçilmez bir uygulama. Uygulama içerisinde favori şehirlerinizi seçip aynı ekrandan birçok farklı konuma ve şehre ait zaman dilimlerini ve saatlerini görüntüleyebilirsiniz. 

Travel Safe
Travel Safe

Travel Safe özellikle yurt dışına çıkanlar için oldukça önemlidir. Bu uygulama tüm ülkelerin acil numaralarını içinde barındırıyor. Aynı zamanda para birimlerini görüntüleme ve kur farklarını kolaylıkla çevirme imkânı tanıyor. Uygulama 2013 yılında Avusturalya Mobil Ödülleri'nde en iyi uygulama seçilmiştir. Bununla beraber 2014 Global Youth Travel Ödülleri'nde de en iyi uygulama ödülüne layık görülmüştür. Uygulama Türkçe ile beraber onlarca dil desteğine de sahip.

Gezginler İçin Faydalı Mobil Uygulamalar

Bu yazımızda gezginler için kullanışlı mobil uygulamaları inceledik. Sıralama tamamen rastgeledir. Elbette ki bu listede atladığımız uygulamalar vardır yahut burada bahsettiklerimizden daha kapsamlı, daha kullanışlı olan alternatifler de olabilir. Siz de önerdiğiniz uygulamaları yorumlara ekleyebilirsiniz. 

Sayfalar