Google+

Galeriler

Galeriler
06 Tem 2016
Galeri
Rusya'da Görülmesi Gereken Yerler

Bir zamanlar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin en büyük üyesi olan Rusya, birlik dağılmış olsa da hala devasa topraklara ve harika bir geçmişe sahip. Harika subtropik sahillerden kuzeydeki buz gibi topraklarına, bin bir türlü zıtlığı bünyesinde barındırabilen Rusya’da bulamayacağınız hiçbir şey yok.

Fotoğraf: http://www.awwwards.com/awards/images/2015/12/agencies-design-awwwards-r...

1 – Yekaterinburg
1 – Yekaterinburg

Ural Dağları’nda yer alan bir endüstri şehri olan Yekaterinburg’un iyi olduğu birçok konu var. Ancak bu şehir Rusya’nın son çarı olan Çar II. Nikolay’ın ve ailesinin idam edildiği bölge olarak ün kazanmış. Bugün birçok kütüphane ve tiyatrosu ile hareketli bir kültürel sahnesi olan Yekaterinburg ülkenin neredeyse tüm sanat yükünü çekiyor.

Fotoğraf: http://www.ribttes.com/wp-content/uploads/2014/09/4-1.jpg

2 – Soçi
2 – Soçi

Kış sporları için mükemmel bir ortama sahip olan Karadeniz kıyısındaki Soçi kenti, 2014 yılında Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yaparak bu özelliğini kanıtladı. Kış sporları dışında Rus Formula 1 Grand Prix’sini de sınırları içinde bulunduran Soçi, 2018 Fifa Dünya Kupası’nın da ev sahibi şehirlerinden biri olacak.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/0/01/%D0%9C%D0%BE%D1%80%D...

3 – Veliki Novgorod
3 – Veliki Novgorod

10. yüzyılda kurulmuş bir şehir olan Veliki Novgorod, Rusya’nın Uzakdoğu köşesinde yer alan en eski şehirlerinden biri. Rusya’nın doğum yeri denebilecek Veliki Novgorod, 750 sene dayanmış bir hanedanlığın yaşadığı bölge. Aziz Sophia Katedrali ve Çan Kulesi gibi önemli yapılara sahip olan şehirde tarih, bugüne hiç olamayacağı kadar yakın.

Fotoğraf: http://www.myplaneta.ru/news_im/1129131517.jpg

4 – Vladivostok
4 – Vladivostok

Dağlar ve körfezlerle çevrili Vladivostok, Rusya’nın doğusundaki en nefes kesici şehirlerden biri. Trans-Sibirya Tren Yolu üzerindeki son durak olan şehir, ülkenin Pasifik Okyanusu’ndaki en büyük limanına da sahip. Çin ve Kuzey Kore’den birazcık uzakta yer alan şehirde birçok kültürel atraksiyon da bulunuyor. Tiyatrolar ve müzelerle dolu olan şehir aynı zamanda Yul Brynner’in de doğum yeri.

Fotoğraf: http://russiatrek.org/blog/wp-content/uploads/2012/08/zolotoy-rog-bay-br...

Rusya'da Görülmesi Gereken Yerler

Bir zamanlar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin en büyük üyesi olan Rusya, birlik dağılmış olsa da hala devasa topraklara ve harika bir geçmişe sahip. Harika subtropik sahillerden kuzeydeki buz gibi topraklarına, bin bir türlü zıtlığı bünyesinde barındırabilen Rusya’da bulamayacağınız hiçbir şey yok.

Fotoğraf: http://www.awwwards.com/awards/images/2015/12/agencies-design-awwwards-r...

05 Tem 2016
Galeri
Seyahat Ederken Para Kazanma Yöntemleri

Uzun süre seyahat etmek oldukça masraflı bir aktivite olabiliyor. Çoğu insanın hayali dünyayı dolaşmak olsa bile yine çoğu insan gitmek istediği yerlere uçak biletini bile almakta zorlanıyor. Eğer bu kararsızlıkları yaşayan biriyseniz bu listeye göz atmanızda fayda var, çünkü bu listede hem seyahat edip hem para kazanmanın yollarını açıklıyoruz.

Fotoğraf: http://instinia.com/wp-content/uploads/2013/12/w01352.jpg

1 – Yurt Dışında İngilizce Öğretmek
1 – Yurt Dışında İngilizce Öğretmek

Akıcı bir İngilizceniz yoksa bir sonraki maddeye geçebilirsiniz. Tabii ki tercihen Türkçe öğretmek sizin için daha iyi olacaktır ama ne yazık ki Türkçe öğrenimine olan ilgi çok az, bu yüzden iş bulmanız pek kolay olmayacaktır. İngilizce öğretmek ise günümüzde dünya üzerindeki en popüler işlerden biri. Birçok ülke İngilizce öğretmenleri için uçuş masraflarını hatta bazen konaklama masraflarını bile karşılıyor.

Fotoğraf: http://blog.quizbean.com/wp-content/uploads/2014/02/testprep.jpg

2 – Hostellerde ya da Otellerde Çalışmak
2 – Hostellerde ya da Otellerde Çalışmak

Bu konaklama yerleri her zaman çalışan aramaktadırlar, çünkü turizm hiçbir zaman azalmayan ve bitmeyen bir sektör. Bir ülkede turizm iki seneliğine azalıyor olabilir fakat bir başka ülke, belki de tarihinin en iyi turizm dönemini yaşıyordur. Genelde sezonun yoğun olduğu dönemlerde geçici çalışanlara da çok ihtiyaç duyan otel ve hostellerde çalışmak seyahat sırasında sizin için çok karlı olabilir.

Fotoğraf: http://blog.hihostels.com/wp-content/uploads/2013/02/cairns-central-yha-...

3 – Dalış Eğitmenliği Yapmak
3 – Dalış Eğitmenliği Yapmak

Eğer dalış yapmayı seviyorsanız bir dalış sertifikası almayı kesinlikle düşünmelisiniz! Birçok ülkede bu sertifika sayesinde eğitim verebilirsiniz. Dünyada Meksika, Maldivler, Honduras, Filipinler, Mısır gibi birçok ülke harika dalış bölgeleriyle her sene daha yoğun dönemler geçiriyor ve buralarda dalış eğitmenliği işi bulmak da oldukça kolay oluyor. Tabii bu harika yerlerde dalış yapmak da sizin için bedavaya gelmiş oluyor.

Fotoğraf: http://www.aussiediversphuket.com/wp-content/uploads/2015/07/scuba-divin...

4 – Gemilerde Çalışmak
4 – Gemilerde Çalışmak

Seyahat sırasında yapılacak işlerden belki en popüleri gemilerde çalışmak. Bu iş size seyahat sırasında harcama yaptırmıyor, konaklama ve beslenmenizi bedavaya getiriyor, üstüne size maaş verip dünyanın en güzel yerlerine götürüyor. Yüzen devasa oteller olarak tanımlanabilecek seyahat gemilerinde iş olanakları sınırsız ve getirisi de nispeten iyi.

Fotoğraf: https://media.consumeraffairs.com/files/news/cruise_ship.jpg

Seyahat Ederken Para Kazanma Yöntemleri

Uzun süre seyahat etmek oldukça masraflı bir aktivite olabiliyor. Çoğu insanın hayali dünyayı dolaşmak olsa bile yine çoğu insan gitmek istediği yerlere uçak biletini bile almakta zorlanıyor. Eğer bu kararsızlıkları yaşayan biriyseniz bu listeye göz atmanızda fayda var, çünkü bu listede hem seyahat edip hem para kazanmanın yollarını açıklıyoruz.

Fotoğraf: http://instinia.com/wp-content/uploads/2013/12/w01352.jpg

04 Tem 2016
Galeri
Portekiz'de Görülmesi Gereken Yerler

İber Yarımadası’nın batı kıyısında yer alan Portekiz; harika iklimi, uygun seyahat planları ve muazzam turist atraksiyonları ile Avrupa’nın en çok ziyaret edilen ülkeleri arasında zirveye oynuyor. Zengin coğrafi yapısı ile ormanlarla kaplı ormanlarının yamaçlarında üzüm bağları yetiştiren Portekiz, harika sahillere de sahip olmayı ihmal etmemiş. Bütün bu öğeleri birleştiren yerler bu listede.

Fotoğraf: http://escuderobrown.com/wp-content/uploads/sites/48/2015/02/portugal-ho...

1 – Coimbra
1 – Coimbra

Orta Portekiz’deki Mondego Nehri kıyısında yer alan küçük ve sevimli bir kasaba olan Coimbra; tarihi alanları, tatlı bahçeleri ve renkli kültürü ile harika bir Avrupa kenti. Şehir aynı zamanda Avrupa’nın en eski üniversitelerinden birinin çevresine kurulmuş. Coimbra’da yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri, şehrin sokaklarında kaybolmak ve rastladığınız her şeyin tadını çıkarmak.

Fotoğraf: http://www.premiumtours.pt/wp-content/uploads/Coimbra.jpg

2 – Azores
2 – Azores

Azores Takımadaları, Atlantik Okyanusu’nda bulunan dokuz adet volkanik adadan oluşuyor. Lizbon’un yaklaşık 1500 kilometre batısında bulunan adalar, dünyanın en güzel balina izleme bölgelerinden biri. Aynı zamandı sıcak su kaynakları ve harika deniz kıyısı kentleriyle de ünlü olan adaların en büyüğü Sao Miguel.

Fotoğraf: http://www.visitazores.com/sites/all/themes/azzorre/assets/frontshow/ima...

3 – Aveiro
3 – Aveiro

Orta Portekiz’de bulunan ve ülkenin Atlantik Kıyısı’na doğru uzanan Aveiro, genelde “Portekiz’in Venedik’i” diye de bilinen hareketli bir şehir. Renkli teması, kanalları, büyüleyici köprüleri ve gondollarla bezeli suları ile bu lakabı neden aldığına şaşırmamalı. Bölgedeki doku tarihi alanlar ve güzel kumsallarla süslenmiş. Bunun yanında Portekiz mutfağının en güzel ürünlerinin en iyi örneklerini de bu şehirde yemek mümkün.

Fotoğraf: http://www.meliaria.com/Files/Images/Melia/Ria/imagens/Aveiro/30.jpg

4 – Evora
4 – Evora

Evora, güney Portekiz’in Alentejo düzlüklerinde bulunan küçük bir kasaba olabilir, fakat her sene çok fazla turist çekiyor. 2 bin yıldan daha eskiye uzanan bir tarihe sahip olan Evora, bir zamanlar Roma hükmü altındayken çok önemli bir şehirmiş. Alentejo bölgesinin başkenti olan şehir, oldukça iyi korunmuş dokusu ve 4000’den fazla tarihi yapısıyla, geçmişin havasını solumak için mükemmel bir yer.

Fotoğraf: http://www.adventurouskate.com/wp-content/uploads/2012/03/082.jpg

Portekiz'de Görülmesi Gereken Yerler

İber Yarımadası’nın batı kıyısında yer alan Portekiz; harika iklimi, uygun seyahat planları ve muazzam turist atraksiyonları ile Avrupa’nın en çok ziyaret edilen ülkeleri arasında zirveye oynuyor. Zengin coğrafi yapısı ile ormanlarla kaplı ormanlarının yamaçlarında üzüm bağları yetiştiren Portekiz, harika sahillere de sahip olmayı ihmal etmemiş. Bütün bu öğeleri birleştiren yerler bu listede.

Fotoğraf: http://escuderobrown.com/wp-content/uploads/sites/48/2015/02/portugal-ho...

03 Tem 2016
Galeri
Ege’nin En Güzel Köyleri

Binlerce yıllık tarihinde Yunan, Roma, Osmanlı gibi büyük medeniyetlere ev sahipliği yapan Ege Bölgesi, muhteşem sahilleri, denizi ve doğasının yanı sıra yeni yeni keşfedilen ve doğal yapısını korumuş köyleriyle de çok sayıda gezginin önemli seyahat rotalarından biri olmayı sürdürüyor. Dar sokakları, taş evleri, tarihi kalıntıları, temiz havası ve doğası ile ünlü, bölgenin en güzel köylerini gelin birlikte keşfedelim!
 
Fotoğraf: https://gezgintech.com/wp-content/uploads/2015/10/Sirince-Koyu.jpg

1. Bozüyük Köyü, Muğla
1. Bozüyük Köyü, Muğla

Tipik bir Ege köyü olan Bozüyük Köyü, ev ve sokakları gezmek isteyenlerce ziyaretçi akınına uğruyor. Köyde konaklamak isteyenler için çok yoğun olamamakla birlikte butik oteller de hizmet veriyor. Yatağan ilçesine bağlı olan Bozüyük Köyü’nde Pınarbaşı olarak adlandırılan bölgenin dinlenme ve yemek için oldukça cazip olduğunu da ekleyelim. 
 
Fotoğraf: http://www.neredekal.com/res/haber/hb_b_19140000_k_b.jpg

 

2. Bademli Köyü, İzmir
2. Bademli Köyü, İzmir

Dikili ilçesine yaklaşık 7 kilometre uzaklıkta bulunan Bademli Köyü, yine bozulmamış dar sokakları ve taş evleriyle bir köyden beklenebilecek tüm özellikleri taşıyor. Sahil şeridinde kurulu olan Bademli Köyü aynı zamanda keşfedilmemiş koyları ziyaret etmek için de oldukça güzel fırsatlar sunuyor. Köye ulaşmak için Dikili’den kalkan minibüslere binmeniz yeterli. Köyü ziyaretiniz esnasında üzüm ve çeşitli otların karıştırılmasıyla yapılan “Koruk Suyu”nu denemenizi tavsiye ediyoruz. 

Fotoğraf: http://1.bp.blogspot.com/-IG5l7mLlfUk/VHt4ThvjMAI/AAAAAAAABTM/qhE_1Ch6z4w/s1600/kalemAdasi1.png
 

3. Adatepe Köyü, Çanakkale
3. Adatepe Köyü, Çanakkale

Edremit Körfezi’nde bulunan Adatepe köyü Çanakkale’ye 100 kilometre mesafede bulunuyor. Köyde, yerli halkın yanı sıra büyük şehirlerden göç edenler de konaklıyor. Antik dönemdeki adı Garganos olan köy, hem kültür hem de dinlenme gezisi için uygun bir tercih. Taş evlerin restore edilmesiyle oluşturulmuş küçük otellerde konaklayarak bu güzel zeytin diyarında birkaç gün geçirmek ve köy havasını solumak emin olun çok iyi gelecek.
 
Fotoğraf: http://commondatastorage.googleapis.com/static.panoramio.com/photos/original/72846103.jpg

4. Kapkırı Köyü, Muğla
4. Kapkırı Köyü, Muğla

Eski adı Heraklia olan Kapkırı Köyü, Milas ilçesinde, Bafa Gölü’nün kıyısında kurulmuş oldukça eski yerleşim bölgelerinden bir diğeri. Kadim tarihi sayesinde antik kalıntılar açısından da oldukça zengin olan köy, keşfetme duygusunu tatmin etmenin yanı sıra, günbatımının ortaya çıkardığı benzersiz renkleri fotoğraflamak ya da sadece o anı tatmak isteyen gezginler için ideal bir rota.  
 
Fotoğraf: http://static.panoramio.com/photos/large/29091399.jpg

Ege’nin En Güzel Köyleri

Binlerce yıllık tarihinde Yunan, Roma, Osmanlı gibi büyük medeniyetlere ev sahipliği yapan Ege Bölgesi, muhteşem sahilleri, denizi ve doğasının yanı sıra yeni yeni keşfedilen ve doğal yapısını korumuş köyleriyle de çok sayıda gezginin önemli seyahat rotalarından biri olmayı sürdürüyor. Dar sokakları, taş evleri, tarihi kalıntıları, temiz havası ve doğası ile ünlü, bölgenin en güzel köylerini gelin birlikte keşfedelim!
 
Fotoğraf: https://gezgintech.com/wp-content/uploads/2015/10/Sirince-Koyu.jpg

03 Tem 2016
Galeri
Amalfi'nin En Güzel Kıyı Kasabaları

Güneybatı İtalya’nın Amalfi kıyıları, Akdeniz’den kıyıdaki dağlara tırmanan şirin köyleriyle ziyaretçilerinin gözlerine ziyafet çektiriyor. Şarkı yazarları, sanatçılar ve senaristler için ilham kaynağı olmuş bu kıyılar, National Geographic tarafından en iyi road-trip rotalarından biri olarak seçilmiş. Hem doğası hem de tarihiyle büyüleyici Amalfi, herkesin görmesi gereken bir yer.

Fotoğraf: http://www.adventurewomen.com/wp-content/uploads/2016/09/1.-Amalfi-Coast...

1 – Furore
1 – Furore

Amalfi kıyılarının az bilinen duraklarından olan Furore, Amalfi ve Positano dağları arasında yer alıyor. 800 civarında bir nüfusa sahip olan köy, Akdeniz’in pırıl pırıl sularından tepelere doğru uzanıyor. Kayalık bir bölgede istiflenmiş birkaç balıkçı evinin bulunduğu Fiordo (fiyort), bölgenin turistik açıdan en önemli yeri.

Fotoğraf: http://www.amalficoastdestination.com/wp-content/uploads/Furore-01.jpg

2 – Vietri sul Mare
2 – Vietri sul Mare

Denizin Vietri’si olarak çevrilebilecek Vietri sul Mare, Amalfi kıyısındaki yolculuğun başlangıç ya da bitiş noktası olabilir. Bölgenin yerlileri buraya “Amalfi’nin ilk incisi” diyor. San Liberatore Dağı’nın ayağında yer alan Vietri sul Mare, seramik işçiliğiyle ünlü ve bol bol renkli seramik ürünler satan dükkanlara sahip.

Fotoğraf: http://files.salsacdn.com/article/7120_Cetara_e_Vietri_Sul_Mare/imagemai...

3 – Minori
3 – Minori

Amalfi kıyılarının diğer kasabaları gibi Minori de efsaneler ve hikayeler üzerine; dolayısıyla bu tarihin kalıntıları üzerine inşa edilmiş. Santa Trofimemo Bazilikası ya da Antik Roma arkeolojik buluntularının sergilendiği müze gibi, bölgede ziyaret edebileceğiniz birçok tarihi yapı bulunuyor. Limoncello’nun da geldiği yer olan Minori, mutfağıyla da oldukça dikkat çekici.

Fotoğraf: http://www.supercoolbeaches.com/sites/default/files/minori-beach-amalfi.jpg

4 – Cetara
4 – Cetara

Deniz ürünleri tatmayı seven gezginler, Cetara’da mutlaka yemek yemeli. Akdeniz’in en büyük ton balığı avlayan filosuna sahip olan Cetara’da ançüez soslu ton balığı en çok tavsiye edilen öğünlerden. Çoğu sadece tekneyle ulaşıma açık olan birçok güzel sahile sahip olan Cetara’daki en popüler sahilin adı ise Spiaggia Lannino.

Fotoğraf: http://files.salsacdn.com/article/7120_Cetara_e_Vietri_Sul_Mare/imagemai...

Amalfi'nin En Güzel Kıyı Kasabaları

Güneybatı İtalya’nın Amalfi kıyıları, Akdeniz’den kıyıdaki dağlara tırmanan şirin köyleriyle ziyaretçilerinin gözlerine ziyafet çektiriyor. Şarkı yazarları, sanatçılar ve senaristler için ilham kaynağı olmuş bu kıyılar, National Geographic tarafından en iyi road-trip rotalarından biri olarak seçilmiş. Hem doğası hem de tarihiyle büyüleyici Amalfi, herkesin görmesi gereken bir yer.

Fotoğraf: http://www.adventurewomen.com/wp-content/uploads/2016/09/1.-Amalfi-Coast...

01 Tem 2016
Galeri
Antalya'nın Yaylaları

Türkiye’de yaylacılık açısından geniş olanaklara sahip dağlarımızdan birisi de Toros Dağları’dır. Toros Dağları, Alp Dağları sisteminin güney kanadına ait olup geniş bir alana yayılırlar. Bu dağ kuşağının Antalya Körfezi’nin kuzeyinde kalan kısmı Batı Torosları oluşturur.

Batı Toroslar, sahip oldukları eşsiz güzellikteki manzaraları, gölleri, ormanları, yaylaları ve alpin çiçeklerle süslü çayırları bölge sakinlerini nisan ayından başlayarak, ekim ayına kadar kendisine çeker. Yöredeki tarımsal hayat tarzının karakteristik bir uygulaması olan yaylaya çıkma geleneği günümüzde yeni anlamlar yüklenerek sürdürülmektedir. Geleneksel yaylacılık faaliyetlerinde kullanılan yaylalar, fonksiyonel değişime uğrayarak insanların tatillerini geçirdiği sahalar niteliğini kazanmış ve turizm sektöründe değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu sayede tatil anlayışları birbirine tamamen zıt olan iki farklı turist tipini aynı bölgede ağırlama olanağına sahip bulunan araştırma sahası, turizm sektöründe kendine önemli ayrıcalıklar sağlama durumundadır. Artık günümüzde Antalya yaylaları, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olmuştur.

Fotoğraf | Toros Yaylaları

Gömbe Yaylası
Gömbe Yaylası

Gömbe Yaylası, Kaş sınırları içinde olup ilçeye 70 kilometre uzaklıktadır. Kaş’tan Elmalı’ya doğru gidildiğinde, büyük bölümü çam ağaçlarından oluşan ormanlar geçilerek asfalt bir yolla Gömbe’ye ulaşılır. Yaylaya, Kaş’tan Elmalı ve Gömbe dolmuşlarıyla çıkılabilir. Ayrıca seyahat acenteleri tarafından günübirlik Gömbe Yaylası turları da organize ediliyor.

Gömbe, yaz aylarında kıyının bunaltan sıcağından rahatsız olup serin günler geçirmek isteyenlerin tercih ettiği bir yayla/köydür.

Gömbe yaylasının turizm çekiciliği doğal güzelliğidir. Akdağ’ın (3.000 m.) zirvesinden eriyen kar sularının 60 m yüksekten dökülmesiyle oluşan şelale Gömbe’den görülebilir. Bu çağlayan Uçarsu olarak adlandırılmaktadır. Uçarsu’yu daha yakından görmek için ilginç bir doğa yürüyüşü yapılabilir. Yolun tamamı yürüyüşe dahil edilebilir ya da 6-7 kilometresi araçla gidilip sonra kalan 1,5 kilometresi yürünebilir. Yaylanın doğal güzelliği sadece bununla da bitmez. Uçarsu’ya ulaşma heyecanı doğa severleri sarmış iken, hemen onun yanı başında küçücük bir gölle karşılaşılması ise keşfetme heyecanını doruklara tırmandırır. Bu göl ise Yeşilgöl olarak adlandırılmaktadır. Büyük olasılıkla suyunun renginden dolayı yeşil göl denmiştir. Yeşilgöl oldukça küçük bir göldür. Gölün etrafında ağaç yok ama çevresi çayırlarla kaplıdır. Kamp kurulabilir, piknik yapılabilir.

Haziranın ilk haftasında Tekke köyünde düzenlenen Abdal Musa Şenlikleri için gelenler Gömbe’ye (Uçarsu’ya) de gelerek dilek dileyip kurban keserler, sema törenleri ve folklor gösterileri yaparlar.

Gelen turistler her türlü ihtiyaçlarını yayladan karşılayabilirler. Gömbe’de pansiyonculuk çok gelişmiştir. Toplam yatak sayısı 200’ü bulur.

Fotoğraf | Gömbe Yaylası

Ördübek Yaylası
Ördübek Yaylası

Ördübek Yaylası, Finike’nin kuzeyinde ilçe merkezine 47 kilometre, Yazırköyü’ne 8 kilometre uzaklıktadır. Yaylaya ulaşmak için Finile-Elmalı karayolunun 41'inci kilometresinden batıya dönülerek 6 kilometre asfalt bir yol takip edilir. Yaz aylarında Finike’den minibüslerle ulaşmak mümkündür.

Ördübek, Kumluca, Turunçova, Demre ve Yazır’dan çıkan yaylacılar tarafından kullanılır. Yazlık olarak kullanılan yaylada kış aylarında kimse kalmaz. Haziran başında yaylaya çıkılmakta eylül ortalarına kadar burada kalınmaktadır. Ayrıca sadece hafta sonları için veya günübirlik gelip giden, günlük işlerini takip eden nüfus da azımsanmayacak kadar çoktur. Daha çok sayfiye amacıyla kullanılan yaylada nüfus, yaz döneminde yaklaşık bin kişi kadardır. Hayvancılık ise Yazırköylülerince yapılmaktadır. Yazır’daki kışlaklarından çobanlar eşliğinde ayrılan sürüler, Ördübek ve Ernez yaylalarıyla çevredeki diğer yaylalarda otlatılmaktadır.

Çok geniş alana yayılmış olan yayla yüzeyi dağ çayırları ve kır çiçekleri ile kaplıyken, etrafı karaçam, asırlık sedir ağaçları ve ardıç ağaçlarıyla çevrelenmiştir. Çoğunluğu çadır, 25 kadar da betonarme evin olduğu Ördübek Yaylası'nda 300 hane bulunmaktadır. Gedik ve Ağustos mevkiinde betonarme evler, Kaymakkestiren ve Daşoluk mevkiinde de çadırlar yoğunluktadır. Tahta barakalarda ve çardaklarda bakkalların, kıraathanelerin bir caminin de bulunduğu yaylada, elektrik vardır. Ördübek Yaylası'nın suyu oldukça kıttır. Yaylada arazinin bir kısmı tapuludur.

Çok az sayıda yayla evinin olması, hiçbir alt yapının bulunmaması, bu harikulâde güzel olan yaylayı bakir kılmıştır. Sedir ağaçlarının gölgesinde, böcek ve kuş sesleri arasında trekking yapılabileceği gibi yakınında yer alan Arif köyünde bulunan antik Arikanda şehri, Çığlıkkara Tabiatı Koruma Alanı ve Avlan Gölü yayla ziyaretinden sonra görülebilecek yerler arasındadır. Birkaç gün kalmayı düşünen ziyaretçiler çadır ve temel ihtiyaç malzemelerini getirmelidir.

Fotoğraf | Finike Ördübek Yaylası

Söbüce Yaylası
Söbüce Yaylası

Söbüce, Yaşilyayla’nın kuzeybatısında (25 km), Korkuteli’nin (53 km) en çok bilinen yaylalarından biridir. Antalya’ya 90 km uzaklıktaki yayla, Boz Musa Dağı üzerindedir. Yayla 2.100 metre yükseklikte genişçe bir düzlük arazide (4.000 bin dönümlük) kurulmuştur.

Söbüce Yaylası Yörüklerce, Toroslar üzerinde yer alan Anamas Yaylası'ndan sonra en çok istenen, aranan yayladır. Yaylaya Güzeloba, Döşemealtı ve Varsak’ta yaşayan Yeniosmanlı, Karakoyunlu, Honamlı aşiretleri çıkıyor. Söbüce Yaylası'ndaki nüfusun çoğunluğunu Döşemealtı Beldesi Başköy’den Yeni Osmanlı Yörükleri oluşturmaktadır. 

Yaylada sabit meskenler yanı sıra plastik ve kıl çadırların da varlığı dikkat çekmektedir. Şu anda 80 tane betonarme ev vardır. Yaylacılardan edinilen bilgiye göre daha önceden 23 tane baraka adı verilen tahtadan yapılmış evin olduğu, betonarme evlerin büyük çoğunluğunun ise 2000 yılından sonra son 3-5 yıl içersinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Halen yapılaşma büyük bir süratle devam etmektedir. Çadırlarla betonarme evler iç içedir. Kamuya ait bir caminin bulunduğu Söbüce’de, 20 tane beyaz çadır, 7 tane kara çadır olmak üzere toplam 27 tane çadır vardır. Elektrik ve telefonun olmadığı Söbüce yaylası, mevsimlik kullanılmaktadır. Yaz aylarında yaklaşık 4 bin kişinin yaşadığı yaylada, kış mevsiminde kimse kalmamaktadır.

Söbüce’de, hayvancılık son yıllarda oldukça azalmış durumdadır. Daha çok küçükbaş hayvan (özellikle koyun) beslenmektedir. Büyükbaş hayvanlar yaylada barınak olmadığı için kışlakta bırakılmaktadır. Küçükbaş hayvanlar sütlerinden ziyade daha çok kesim amacıyla beslenmektedir. Yaklaşık 400 dönümlük mera alanından kışlık ot biçilmekte, bunlar balyalar halinde hazırlanarak kamyon ve traktörlerle kışlaklara götürülmektedir. Ayrıca yaylada arpa ve buğday ekimi de vardır.

Söbüce Yaylası, Antalya’da geleneksel Yörük Şenlikleri'nin düzenlendiği önemli yaylalardan birisidir. Her yıl ağustos ayının son haftasında yapılagelen (son üç yıldır yapılmıyor) Söbüce Yaylası Şenlikleri yayladaki en önemli sosyal organizasyonlardandır. Bu tür organizasyonların devamı yayla ve yaylacılık kültürünün tanıtılması ile birlikte büyük bir nüfus hareketine neden olduğu için yayla ekonomisini canlandırarak katkı sağlaması bakımından önem taşımaktadır.

Fotoğraf | Söbüce Yaylası

Beydağı Yaylası
Beydağı Yaylası

Erendağı ile Bakırlıdağı arasında, Alakır Çayı'nın çıktığı yerde Beydağı Yaylası yer alır. Yayla, Kumluca’ya 82 km uzaklıktadır. Beydağı Yaylası, çok sulaktır, bol ot ve çayırlarla kaplıdır. Yayla yazın Antalya, Kumluca (ve köylerinden de) ve Finike’den çıkan yaylacıların hayvanlarının ez fazla kaynaştığı, toplandığı bir yerdir. . Otlağın paylaşımından dolayı sık sık kavgalar bile yaşanmaktadır.

Yaylacılar nisan ayı sonu ile mayıs ayının ilk haftasından itibaren Beydağı’na ulaşmaya başlar. Mayıs ayı sonuna kadar 15 gün içerisinde yaklaşık 40 ile 45 çadır kurulur. Beydağı yaylasında çadır yerleşmeleri ile birlikte çakma adı verilen ahşaptan yapılan derme çatma basit meskenler yanında 28 tane de betonarme bina vardır. Yaylada en çok küçükbaş hayvanların olduğu gözlenir. Ancak yayladaki ekonomik faaliyetler arasına son dönemlerde arıcılık da girmiştir. Yaz aylarının yoğun nüfuslu yaylalarından biri olan Beydağı Yaylası, hayvancılık uğraşının dışında, Kumluca ve Finike’nin bunaltıcı sıcaklarından bunalanların bir nebze olsun nefes alabilmek için kaçan insanların geldiği yerdir.

Yeni açılan yollar vasıtası ile yaylaya ulaşım çok kolaydır. Bu da, son zamanlarda Beydağı Yaylası'nın günübirlik gelip gidenlerini artırmıştır. Elde edilen ürünlerin yayla dönüşüne kadar elde kalmamasının en büyük nedenlerinden biri de, ulaşımın kolaylaşmasından dolayı alıcıların yaylaya rahatlıkla ulaşmasıdır.

Herhangi bir alt ve üst yapısı bulunmayan yaylada ziyaretçilerin ihtiyaç duyabilecekleri bütün malzeme ve gıdayı yanlarında getirmeleri gerekir.
 
Fotoğraf | Beydağı Yaylası

Antalya'nın Yaylaları

Türkiye’de yaylacılık açısından geniş olanaklara sahip dağlarımızdan birisi de Toros Dağları’dır. Toros Dağları, Alp Dağları sisteminin güney kanadına ait olup geniş bir alana yayılırlar. Bu dağ kuşağının Antalya Körfezi’nin kuzeyinde kalan kısmı Batı Torosları oluşturur.

Batı Toroslar, sahip oldukları eşsiz güzellikteki manzaraları, gölleri, ormanları, yaylaları ve alpin çiçeklerle süslü çayırları bölge sakinlerini nisan ayından başlayarak, ekim ayına kadar kendisine çeker. Yöredeki tarımsal hayat tarzının karakteristik bir uygulaması olan yaylaya çıkma geleneği günümüzde yeni anlamlar yüklenerek sürdürülmektedir. Geleneksel yaylacılık faaliyetlerinde kullanılan yaylalar, fonksiyonel değişime uğrayarak insanların tatillerini geçirdiği sahalar niteliğini kazanmış ve turizm sektöründe değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu sayede tatil anlayışları birbirine tamamen zıt olan iki farklı turist tipini aynı bölgede ağırlama olanağına sahip bulunan araştırma sahası, turizm sektöründe kendine önemli ayrıcalıklar sağlama durumundadır. Artık günümüzde Antalya yaylaları, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olmuştur.

Fotoğraf | Toros Yaylaları

01 Tem 2016
Galeri
Güneydoğu Asya'da Görülmesi Gereken Yerler
Güneydoğu Asya'da Görülmesi Gereken Yerler

Hint Okyanusu ile Pasifik Okyanısı arasında; Hindistan, Çin ve Batı dünyasının kültürlerinden etkilenmiş ülkelerden oluşan bölgeye verilen isim olan Güneydoğu Asya’da Müslüman, Hristiyan, Budist, Hindu ve daha birçok farklı dine mensup insan yaşıyor. Bu da kültürel çeşitlilik açısından başka yerde olmayan bir zenginliğe sebep oluyor. Gerek doğası gerek beşeri zenginliği ile Güneydoğu Asya’nın en güzel yerleri bu listede.

Fotoğraf: http://cdn2.insidermonkey.com/blog/wp-content/uploads/2015/07/Vietnam-So...

1 – Singapur
1 – Singapur

Malay Yarımadası’nın güney ucunda, ekvator çizgisinden sadece 137 kilometre yukarıda alan Singapur’da Çinliler en kalabalık etnik grubu oluşturuyorlar. Nüfusun yüzde 75’ini Çinlilerin oluşturduğu ülkede Mandarin, İngilizce, Malay ve Tamil dilleri konuşuluyor. Eski bir İngiliz kolonisi olan Singapur’un doğal güzellikleri de kültürel çeşitliliği kadar zengin.

Fotoğraf: https://shortsideoflong.com/wp-content/uploads/2016/03/Singapore.jpg

2 – Ko Phi Phi
2 – Ko Phi Phi

Güney Tayland’ın Krabi eyaletinde yer alan küçük bir takımada olan Ko Phi Phi’nin en büyük adası Ko Phi Phi Don. Bu ada aynı zamanda grup içerisinde kalıcı nüfusa sahip olan tek üye. 2004’te Hint Okyanusu’ndaki tsunami ile büyük hasar gören ve altyapısının neredeyse tamamı yok olan ada turizm açısından da büyük darbe almış. Ancak yenilenme konusunda hızlı adımlar atan ve adayı eski güzelliğine hızla kavuşturan Tayland, burayı eskisinden de ideal bir turizm durağı haline getirmeyi başarmış.

Fotoğraf: http://foundtheworld.com/wp-content/uploads/2014/07/Ko-Phi-Phi-6.jpg

3 – Luang Prabang
3 – Luang Prabang

Laos’un kuzey topraklarında, Mekong ve Nam Khan nehirlerinin birleştiği noktada Luang Prabang adında bir bölge bulunuyor. Eski bir başkent olan bölge, Budist tapınak ve manastırlarıyla ve bölgede dolaşıp sadaka toplayan keşişleri ile ünlü. Şehrin merkezi; alışveriş yapmak, tapınakları dolaşmak ve atmosferi doyasıya yaşamak isteyenler için birebir.

Fotoğraf: https://blog.hotelquickly.com/wp-content/uploads/2014/10/8589130406738-l...

4 – Borobudur
4 – Borobudur

Yogyakarta’nın 40 kilometre kuzeybatısında bulunan Cava Adası üzerinde yer alan Borobudur, dünyanın en büyük ve en ünlü Budist tapınağı olma özelliği taşıyor. 8. ila 9. yüzyıllar arasında Sailendra krallığı tarafından yaklaşık iki milyon taş blok kullanılarak inşa edilen Borobudur, 14üncü yüzyılda bilinmeyen bir sebeple terk edilmiş.

Fotoğraf: http://www.oddcities.com/wp-content/uploads/2014/01/borobudur.jpg

Güneydoğu Asya'da Görülmesi Gereken Yerler

Hint Okyanusu ile Pasifik Okyanısı arasında; Hindistan, Çin ve Batı dünyasının kültürlerinden etkilenmiş ülkelerden oluşan bölgeye verilen isim olan Güneydoğu Asya’da Müslüman, Hristiyan, Budist, Hindu ve daha birçok farklı dine mensup insan yaşıyor. Bu da kültürel çeşitlilik açısından başka yerde olmayan bir zenginliğe sebep oluyor. Gerek doğası gerek beşeri zenginliği ile Güneydoğu Asya’nın en güzel yerleri bu listede.

Fotoğraf: http://cdn2.insidermonkey.com/blog/wp-content/uploads/2015/07/Vietnam-So...

01 Tem 2016
Galeri
Sicilya'nın En Güzel Yerleri

Akdeniz’deki en büyük ada olan Sicilya, İtalya’nın çizmesinin ayak başparmağı hizasında yer alıyor ve anakaradan dar bir boğaz olan Strait of Messina ile ayrılıyor. Avrupa’nın en büyük aktif yanardağı olan Etna’ya da ev sahipliği yapan Sicilya’nın dağlık yüzeyi ve engebeli manzaraları yüzyıllardır birçok medeniyeti etkilemiş. Bölgedeki kültürel çeşitlilik ve tarihi hazine, adanın doğal güzelliklerine eklenince mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir coğrafya ortaya çıkıyor.

Fotoğraf: http://img.allw.mn/content/travel/2012/10/s-1.jpg

1 – Monreale
1 – Monreale

Monreale, Sicilya’nın başkenti olan Palermo şehrine yakın bir konumda yer alan küçük bir şehir. Badem, portakal ve zeytin ağaçlarıyla dolu bir vadi olan Golden Shell’e tepeden bakan bir yerde yer alan şehrin en önemli atraksiyonu Norman mimarisinin büyüleyici bir örneği olan Monreale Katedrali.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/e/e3/Monreale-bjs-3.jpg

2 – Erice
2 – Erice

Erice Dağı zirvesinde yer alan Erice kenti, 800 metre aşağısındaki Trapani şehrine bakıyor ve sadece bu manzaralar için bile Erice’ya yapılacak bir yolculuk kesinlikle uğraşmaya değiyor. Trapani’den teleferikle ulaşılabilen tarihi şehirde Sicilya’nın sıcaklarından uzaklaşıp serin havayla buluşmak da mümkün.

Fotoğraf: http://www.sicilytravelling.com/public/erice13.jpg

3 – Segesta’nın Dorik Tapınağı
3 – Segesta’nın Dorik Tapınağı

Sicilya’nın kuzeybatı kısmında yer alan Segesta, Erice şehrinin de kurucuları olan yerli bir nüfus olan Elymianlar tarafından kurulmuş büyük şehirlerden biri. Antik alanın hemen dışında yer alan Dorik tapınak da oldukça iyi korunmuş vaziyette. Milattan önce beşinci yüzyıl sonlarında yapılan tapınağın aslında hiçbir zaman bitirilememiş olduğuna dair birkaç ipucu var. Ancak bu haliyle bile çevresiyle beraber muazzam bir görüntü oluşturuyor.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/26/Segesta-Temple02.JPG

4 – Villa Romana del Casale
4 – Villa Romana del Casale

Sicilya’nın güney merkezindeki Piazza Armerina kentinin dış kısmında yer alan Villa Romana del Casale, adanın mutlaka görülmesi gereken atraksiyonlarından biri. 4. yüzyıldan kalma Roma evi olan Villa Romana del Casale, dünyanın en iyi korunmuş olan antik mozaiklerinden bazılarına sahip. Her odasının zemininde ayrı bir mozaik olan ev, antik dönem hakkında çarpıcı bilgiler sunuyor.

Fotoğraf: https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/97/Mosaic_in_Villa_Roma...

Sicilya'nın En Güzel Yerleri

Akdeniz’deki en büyük ada olan Sicilya, İtalya’nın çizmesinin ayak başparmağı hizasında yer alıyor ve anakaradan dar bir boğaz olan Strait of Messina ile ayrılıyor. Avrupa’nın en büyük aktif yanardağı olan Etna’ya da ev sahipliği yapan Sicilya’nın dağlık yüzeyi ve engebeli manzaraları yüzyıllardır birçok medeniyeti etkilemiş. Bölgedeki kültürel çeşitlilik ve tarihi hazine, adanın doğal güzelliklerine eklenince mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir coğrafya ortaya çıkıyor.

Fotoğraf: http://img.allw.mn/content/travel/2012/10/s-1.jpg

image_placeholder
Gezgin
30 Haz 2016
Galeri
BATUM’DA HERKES İÇİN BİR NEDEN VAR!

Son zamanlarda artan popülaritesi sayesinde Batum, çok daha fazla kişiye hitap eder oldu. Artık Batum deyince akla yalnızca gece hayatı ve kumarhaneler gelmiyor; doğaseverler de, sanatseverler de, hatta tarihin izini sürenler de bu şehirde yapacak bir şeyler bulabiliyor. Şehre dair bilmeniz gerekenleri daha önce anlatmıştık; bu kez de “Batum’da herkese için bir neden var!” diyerek yola çıktık ve şehre farklı bakış açılarından yaklaştık.

Doğaseverler
Doğaseverler

Batum, doğayla iç içe olmayı sevenler için adeta bir cennet. Nitekim şehir, yeşiller içindeki görüntüsüyle hem gözünüze hem de ciğerlerinize iyi gelecek! Şehrin çevresindeki köylere hayran olmamak elde değil. Öte yandan dünyanın en büyük botanik bahçelerinden Batum Botanik Bahçesi bile doğaseverlerin kalp atışlarını hızlandırmaya yetiyor. Beş binden fazla bitki türünün bulunduğu bahçede bitki tanıtımı, çiçekçilik, bitki fizyolojisi, biyokimya alanlarında bilimsel araştırmalar yapılıyor.

Damak Tadına Düşkünler
Damak Tadına Düşkünler

Ceviz, mısır, peynir, yumurta ve etin ağırlıklı olduğu Gürcü mutfağı yerel tatlar konusunda oldukça iddalı. Harço çorbası, sulguni peyniri, kaşarlı ve yumurtalı pide diyebileceğimiz haçapuri ve bir tür mantı olan hinkalı mutlaka denemelisiniz. Damak tadınıza düşkünseniz ve gurme turlar yapmaktan hoşlanıyorsanız rotayı en kısa zamanda Batum’a çevirmekte fayda var.

Çocuklu aileler
Çocuklu aileler

Çocuklarla seyahat zor olduğu kadar eğlencelidir de. Siz de çocuklarınızla gezmeyi sevenlerdenseniz Batum’a gitmek için çok düşünmeyin. Şehir, minik misafirlerin karşısına Dolphinarium adında bir yunus parkıyla çıkıyor. Burada çocuklarınızla birlikte yunus gösterilerini izleyebilirsiniz. Ayrıca çocuklarınız şehrin sahilinde, Karadeniz sularında yüzmekten de mutlaka keyif alacaklardır.

Sanatseverler
Sanatseverler

Batum’un belki de en çok dikkat çeken eserlerinden biri Ali ve Nino Heykeli. Tamara Kvesitadze tarafından tasarlanan heykel müzik eşliğinde pozisyon değiştiren ve 10 dakikalık aralıklarla birleşen bir kadın, bir de erkek figürden oluşuyor. Görüp da etkilenmemek mümkün değil. Ancak sanatseverler için heykel biraz daha özel bir konuma sahip. Zira heykel, Kurban Said’in aynı isimli romanından ilham alıyor. Roman, Bolşevik ihtilali öncesi Azeri genç bir erkekle, Gürcü genç bir kadının imkânsız aşkını konu ediniyor. Öte yandan başta Piazza Meydanı olmak üzere şehrin pek çok yerinde düzenlenen konserler de bu şehri sanatseverler açısından oldukça çekici kılıyor.

BATUM’DA HERKES İÇİN BİR NEDEN VAR!

Son zamanlarda artan popülaritesi sayesinde Batum, çok daha fazla kişiye hitap eder oldu. Artık Batum deyince akla yalnızca gece hayatı ve kumarhaneler gelmiyor; doğaseverler de, sanatseverler de, hatta tarihin izini sürenler de bu şehirde yapacak bir şeyler bulabiliyor. Şehre dair bilmeniz gerekenleri daha önce anlatmıştık; bu kez de “Batum’da herkese için bir neden var!” diyerek yola çıktık ve şehre farklı bakış açılarından yaklaştık.

30 Haz 2016
Galeri
Amerika Birleşik Devletleri'nde Mutlaka Görmeniz Gereken Şehirler

Amerika Birleşik Devletleri, yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük ülkelerinden biri. Bu da kaçınılmaz olarak bu topraklar üzerindeki sosyal ve coğrafi çeşitliliğin çok fazla olmasına sebep oluyor ve ABD’yi doğal güzellikler bakımından dünyanın en şanslı ülkelerinden biri yapıyor. Aynı zamanda muhtemelen dünyanın en gelişmiş ve güçlü ülkesi konumunda olan ABD’nin güzellikleri doğa ile de sınırlı kalmıyor ve şehirleri de her yıl bolca turist çekiyor. İşte ABD’nin mutlaka ziyaret edilmesi gereken şehirleri.

Fotoğraf: https://userscontent2.emaze.com/images/d43eb185-dd5c-420a-88d9-c9bf618d0...

1 – New York City
1 – New York City

Büyük Elma diye de anılan New York City, her insanın mutlaka görülmesi gereken yerler listesinde yer alması gereken bir şehir. Times Meydanı, Rockefeller, Metropolitan Sanat Müzesi ve Broadway gibi dünyaca ünlü merkezleriyle New York City 7 gün 24 saat hareketli. Bu kadar hareketten bunalıp biraz nefes almak isterseniz de şehrin orta yerinde harika parklar var.

Fotoğraf: http://www.ssn.tv/wp-content/uploads/2014/07/NYC-1.jpg

2 – Orlando, Florida
2 – Orlando, Florida

Magic Kingdom Park isimli Walt Disney eğlence parkının da bulunduğu yer olan Orlando-Florida, harika bir tatil bölgesi. Disney parklarının bolca bulunduğu kentte SeaWorld veya Universal Stüdyoları gibi dünyaca ünlü diğer mekanları da ziyaret edebilirsiniz. Güneşli Orlando şehrinde gerek yalnız gerek ailenizle çok eğlenebilirsiniz.

Fotoğraf: https://humbertoomenadotcom.files.wordpress.com/2014/01/img_7938.jpg

3 – Las Vegas, Nevada
3 – Las Vegas, Nevada

İster doymak bilmez bir kumarbaz olun ister biraz hareket arayan bir maceraperest; Las Vegas harika yemekleri, kaliteli alışveriş merkezleri ve sunduğu sonsuz eğlence ve hareket ile mutlaka görülmesi gereken şehirlerin başında geliyor. Burada isterseniz yüzlerce kumarhanenin birinde vakit geçirebilirsiniz, isterseniz alışverişle vakit öldürebilirsiniz ya da Cirque de Soleil şovlarını izlemeyi seçebilirsiniz.

Fotoğraf: http://blogs-images.forbes.com/larryolmsted/files/2015/08/0805_FL-las-ve...

4 – Los Angeles, California
4 – Los Angeles, California

California’nın en ünlü şehri Los Angeles ile ilgili mutlaka bir şeyler duymuşsunuzdur. Beverly Hills, Hollywood Bowl ve Hollywood Bulvarı Ünlüler Geçidi gibi çok ünlü bölgelerinin yanında Venice Sahili’nin upuzun kumsallarını da ayaklarınızın altına seren şehirde hayranı olduğunuz birçok ünlünün evini bile görebilirsiniz.

Fotoğraf: https://lonelyplanetimages.imgix.net/a/g/hi/t/f4003584e847990e3cae4b5d80...

Amerika Birleşik Devletleri'nde Mutlaka Görmeniz Gereken Şehirler

Amerika Birleşik Devletleri, yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük ülkelerinden biri. Bu da kaçınılmaz olarak bu topraklar üzerindeki sosyal ve coğrafi çeşitliliğin çok fazla olmasına sebep oluyor ve ABD’yi doğal güzellikler bakımından dünyanın en şanslı ülkelerinden biri yapıyor. Aynı zamanda muhtemelen dünyanın en gelişmiş ve güçlü ülkesi konumunda olan ABD’nin güzellikleri doğa ile de sınırlı kalmıyor ve şehirleri de her yıl bolca turist çekiyor. İşte ABD’nin mutlaka ziyaret edilmesi gereken şehirleri.

Fotoğraf: https://userscontent2.emaze.com/images/d43eb185-dd5c-420a-88d9-c9bf618d0...

Sayfalar