Google+

Arama formu

11 ÜLKE 10 BAŞKENT - ARABAYLA AVRUPA TURU: KOPENHAG

Ertesi gün erkenden Jagel'den Kopenhag’a doğru yola çıkıyoruz. İlk durağımız 55.393724,10.388568 koordinatındaki Odense Anderson Bahçeleri.

Odense, Danimarka'nın üçüncü büyük şehridir. Nüfusu 150 binden fazladır. Ayrı zamanda Fyn Adaları'nın başkentidir. Ünlü yazar ve şair Hans Christian Andersen, 2 Nisan 1805 günü Odense şehrinde doğmuştur. Odense şehrinin 2010 nüfus sayımına göre nüfusu 166.305 tir. (Vikipedi)

Bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor. Navigasyon bir ara sapıtıyor veya ben yanlış anlıyorum, otoyolda ters yöne giriyoruz.
Otoyoldan çıkıp ara yollarda epey gezindikten sonra yolu doğrultuyoruz.

Daha önce de bu yoldan Danimarka’nın Almanya’ya en yakın şehri Aabenraa’ya gitmiştim. Arabadakilere sınırdan elimizi kolumuzu sallayarak geçeceğiz. Hiç kontrol yok, derken polis durduruverdi. İşaret ettiği yere çektim arabayı. Camı hafif aralayıp ellerim direksiyonun üzerinde bekledim yanıma gelmesini. (Amerika'da polis durdurduğu zaman böyle yapmam tembihlenmişti.)
Geldi, arabanın içine hızlıca bir göz attı. Pasaportları istedi, aldı ilerideki ofise gitti. Beş dakika kadar sonra geri geldi, ehliyeti istedi, aldı gitti.

Kopenhag bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Bir müddet sonra pasaportlar elinde ofisten çıktı. Bir başka polisi yanına gitti. Pasaportları gösterdi. Artık öbürü ne dediyse, ehliyeti ve pasaportları geri verdi, iyi yolculuklar diledi. Toplam 20- 25 dakika oyalandık. Daha sonra kendi aramızda, polisin yeşil pasaportun ne olduğunu bilmediği için vize aradığı o yüzden oyalandığımız yorumunu yaptık.

Kopenhag şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Scheherazade Boat, CPH Lux apartments, Sankt Peders Stræde 27B. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Sankt Annæ B&B, Scandic Webers gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Sylvia Guesthouse, Scandic Copenhagen, City View Apartment Copenhagen tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Kopenhag aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Hem başta yolu şaşırmamız hem de bu kontrol işi bize epey vakit kaybettirdiği için Odense’ye uğramaktan vazgeçtik. Andersen’in evini ve müzesini onun biraz yukarısındaki besteci Carl Nielsen Müzesi'ni gezecektik. Siz giderseniz bizim yerimize de gezin.

55.689396,12.598455 koordinatıyla Kopenhag’a doğru devam ettik. Odense’ye gelirken uzun bir köprüden geçmiştik. Ücretsizdi. Osmangazi Köprüsü'nü andık. Odense’den sonra, Nyborg kentinde bir köprüye daha girdik. Toplam uzunluk 17 km. Geçiş ücreti 30 Euro. Dönüşte de aynı parayı ödüyorsunuz.

Jagel’den  355 km sonra Kopenhag’a vardık. Navigasyonun yol göstericiliğinde şehir içinde ilerliyoruz. Kırmızı ışıkta yanımdaki arabayı kullanan genç: “Abi hoş geldiniz. Bu yaşıma kadar burada bir 34 plakalı TIR, bir de sizi gördüm. Nasıl yardım edebilirim?” demez mi. Hepimiz şaşırdık, sevindik. İsteğim üzerine limandaki park yerine kadar bizi götürdü. Teşekkür ettik, ayrıldık.
Arabayı park ettik. Makineden fişi alıp dışarıdan görünecek şekilde arabaya bıraktıktan sonra yüzümüz denize dönük sola yürüyerek 450 m. sonra  Kopenhang’ın simgesi olan “The Little Mermaid”  küçük deniz kızı heykelini gördük. Fotoğraflar çektik.

Kopenhag

'Küçük Deniz Kızı'nı gördükten sonra geri dönerek 'Gefion Fountain'ı (çeşme) ve hemen yanında St. Alban’s Church’ü gezdik.. Biraz ilerde 'Museum of Danish Resistance'ı dışarıdan seyrettikten sonra hemen karşıdaki Amaliegade Caddesi'nden yürüyerek Amelienborg Meydanı'na çıktık. Meydanın dört tarafındaki binaları gezdik. Ortadaki heykeli fotoğrafladık. Tam karşıdaki Frederik Church’e giderek içini ve etrafını gezdik. (Bu arada ben tekrar park yerine gidip makineye para atarak yeni park fişi aldım.)

Kopenhag-1

Kiliseye arkan dönük sağa doğru (Bredgade) yürüdük. Soldaki heykelli sokağa da göz attık. Sonra sola kanal boyuna doğru dönüp her iki yakadan da yürüdük. Rengarenk sıralanmış evlerin fotoğraflarını çektik.

Kopenhag-2

Kopenhag-3

Kopenhag-4

Kanal boyunda gezerken karnımız acıktı. Hanım da makarna yiyelim deyince bir İtalyan lokantasına oturduk. Önümüzde kanal manzarası, elimizde dilini anlamadığımız bir menü. Bir şekilde 3 makarna, bir pizza sipariş edip afiyetle yedik. Masraf olmasın diye 2 şişe su içtik. Hesap 100 Euro. Gözlerimiz fal taşı gibi açıldı. Kuzu kuzu hesabı ödeyip bir daha gelirsem öp beni diyerek kalktık.
Kanalın yanından yürüyerek meydana çıkıp sola dönüp yürüdük. Önünde iki oturan adam heykeli olan binayı geçtikten sonra çatısında MAGASIN_DU_NORD yazan binanın önüne gelip araçların geliş yönüne doğru yürüyerek ikinci sokağa saptık. Burası Stroget Sokağı.

'Kopenhag'da Gezilecek/Görülecek Yerler' listesinde ikinci sırasında bulunan Stroget Sokağı, şehrin en eğlenceli ve cıvıl cıvıl sokağı; aynı zamanda dünyada trafiğe kapalı en uzun alışveriş caddelerinden biri. Sokağın her köşe başında bir gösteriye rastlayabilirsiniz. Sokak müzisyenleri, dans gösterisi yapanlar ve sihirbazlar bu caddenin ayrılmaz parçaları. 3 km boyunca uzanan Stroget Sokağı'nda gezerken yorulursanız, oturup etrafı izlemek için sıralanmış banklar da bulunuyor. Caddeyi boydan boya geziyoruz. Hediyelik eşya satıcılarından magnetler alıyoruz. Kopenhag’da Euro geçmiyor. Teyze oğlunun verdiği kronları harcıyoruz. Sokak gezisi bitince deniz kenarından yürüyüp kanalın karşı tarafındaki opera binasını uzaktan seyrediyoruz. Artık geri dönüş saati yaklaşıyor. Elbette Kopenhag’ın gezilecek yerleri bu kadar değil.

Kopenhag-5

Kopenhag-6

Nüfusu yaklaşık olarak 5 milyon olan bu ülkede, insanların 1/3’ü başkent Kopenhag’da yaşıyor. Daha gezilecek çok yer var ama bize bu kadarı yeter deyip dönüş yolculuğuna başlıyoruz.

Sabah sağanak halinde yağan yağmur durduğu için gerek gezerken gerekse dönüş yolunda sıkıntı çekmiyoruz. 4,5 saatlik bir yolculuktan sonra Jagel’de, göl kenarında kurulmuş masaya oturuyoruz. Gezimizin 3 günlük bu bölümü gerçekten harika geçti. Teyze oğlu Cengiz, bizi mükemmel ötesi ağırladı. Kendisi ve ailesi bizi ağırlamak için seferber oldular. Buradan hepsine tekrar teşekkür ediyoruz.

Sabah Amsterdam’a doğru yola çıkacağız. Masa etrafında son sohbetlerle birlikte son yudumlarımızı da içip yatıyoruz.

Etiketler