Ada Sahillerinde Bekliyorum: Büyükada

Büyükada, İstanbul çevresindeki adalar içerisinde en büyüğü ve en kalabalık olanıdır. Adada trafikten, gürültüden ve stresten uzak durarak, temiz havası ve lezzetli yemekleriyle hafta sonunu dinlenerek ve eğlenerek geçirebilirsiniz. Yıllardır Anadolu yakasında oturan biri olarak nasıl daha önce gitmedim diye pişman oldum. Ulaşım çok rahat. Bostancı’dan yaklaşık her 30-40 dakikada bir kalkan motorlarla veya vapurla adaya gidebilirsiniz.

Ada dediğinde rakı&balık, bira&kalamar/patates/karides, bisiklet, fayton akla ilk gelen daha doğrusu adayı ada yapan simgelerdir. Bunlara waffle ve dondurma da eklenebilir. Bunlardan bir tanesini eksiltmek o bölge için büyük kayıp olur. Yılmaz Güney’in "Umut" filmini izleyenler faytonculuğun yok olmasıyla oluşacak durumu önceden kestirebilirler. Çevre kirliğinden kasıt hayvan dışkısı ise buna yönelik çözüm bulabilirler. Organik maddeler zaman içinde çevrede doğal olarak yok olur. İngiltere atlı polisleri kullanmaya devam ediyorsa faytonların çevre kirliliğine sebep olduğu tezinin boş olduğu ortadadır.

Fayton gezisi ucuz değil ama fayton da ulaşım aracı değil ekstra bir taleptir. Bisiklete binerken veya yürürken yanından fayton geçmesi, at nalı sesinin duyulması, tekerleklerin taşa sürtünmesi de insana keyif verir.

Adada çok eski pastane ve dondurmacılar (waffle) var. Mutlaka denemelisiniz. İskelenin tam karşı sokağında sağlı sollu olarak çok sayıda dükkan var. Sahil kesimindeki çay bahçelerine geçerek denize karşı çay/kahve içmek de güneşli bir havada adanın olmazsa olmazlardan biridir.

Mutlaka yapmanız gereken aktivitelerden biri de bisiklet kiralamaktır. Acele etmelisiniz, öğle saatlerinden sonra bisiklet kalmayabiliyor veya tercih yapma imkanınız azalıyor. Önünüzde iki güzergah var. Bir tanesi büyük tur diğeri ise küçük tur. Büyük tur toplamda 75 dakika, küçük tur ise 55 dakika civarı sürmektedir.

Yanınıza fotoğraf makinanızı almayı unutmayın. Mükemmel manzara her her yerde karşınıza çıkacaktır. Hangi turu seçerseniz seçin Aya Yorgi’ye giden rampaya kadar aynı yoldan devam edeceksiniz. Burada faytoncuların park yeri ve birkaç tezgah bulunmaktadır. Yokuşun başında bisikletlerinizi bırakabileceğiniz ücretli park alanı bulunmaktadır. Aya Yorgi’ye yürüyerek çıkmak zorundasınız. Yol üzerinde 2 tane çeşme yer alır ve en tepede kilisenin yanında self servis kafe/restoran vardır. Manzara mükemmel!

Kiliseyi gezdikten sonra soluklanmak için çay veya bira molası  vermelisiniz. Tepeden tüm adaya hakim bir konumdadır. Burada dinlendikten sonra büyük turu tercih ederseniz en son Reşat Nuri Güntekin’in pembe evinin yanından geçerek çıkış yaptığınız noktaya tekrar varacaksınız. Meydandaki mekanlarda yemek yiyerek günü sonlandırabilirsiniz. Güveçte karides, kokoreç, kalamar, salata, balık ve buz gibi bira…

Büyükada'da geçirmek için iki gününüz varsa tavsiyem güzel köşklerden birinde kalmanız yönünde. Çok şık mimarisiyle deniz manzaralı beyaz ahşap yapılar, adanın diğer bir simgesi mimozalara bakarak, kuşların göç yolu üzerinde bulunan adada kuş ve fayton sesleriyle beraber Türk kahvesini yudumlayabilirsiniz. Adaya gitmeden mutlaka hava durumu kontrol edin.

Adalar Foto GaleriTatiliyet - Gezi Rehberi

 

Etiketler