Adım Adım Venedik

Bana göre gezmek yürüyerek olur. Şehri hissetmek için adım adım sokaklarında dolaşmak gerekir. Her sokağın harika olması şart değil. Ben hep gittiğim şehirlerin sıradanlığını merak etmişimdir. O yüzden şehirlerde amaçsızca gezinmelere hele de kaybolmalara bayılırım...

Venedik de adım adım gezmekten büyük keyif aldığım şehirlerden biri. Yolculuğumuz Klagenfurt (Avusturya)'tan otobüsle başlıyor. 4 saatlik yolculuğun sonuna doğru içimiz kıpır kıpır Venedik'e adım atmayı bekliyoruz. Fakat sular içindeki şehri görebilmek için San Marco'ya gitmemiz gerektiğini sonradan hatırlıyorum ve tren bileti bulmak biraz uğraştırsa da kısa zamanda San Marco'ya ulaşıyoruz.

Tam bir turist şehri olduğunu söylememe gerek yok. Hava kapalı ve zaman zaman yağmur olsa da bizim gibi şehrin cazibesine dayanamayan kendini burada bulmuş. İtalya, Venedik'teyiz üstelik çok açız dolayısıyla ilk işimiz pizza yiyebileceğimiz bir yer aramaya koyuluyoruz. Yanımızda rehber olmadığı ve sokaklar çok karışık geldiği için bu yaklaşık 2 saat zaman alıyor. Yemekten sonra otel için de zaman kaybedeceğiz endişesi duyarken onu kolayca ve ucuza hallediyoruz (Hotel Canal - ucuz ve temiz tavsiye ederim).

Kanalı boydan boya gezip, adım adım gezdik şehri... Kaybolmak hiçbir yerde bu kadar keyif vermemişti bana : ) Meydanları, köprüleri, parkları, hediyelik eşya dükkanlarını tek tek keşfetmek çok zevkliydi. 

İkinci gün yağmurlu olduğundan kanallar biraz taşmıştı. Kapalı havaya mızmızlık etsem de başta sokakları sular içinde görmek hoşuma gitti, oldukça farklıydı. Hediyelik eşyalara karşı kendimizi tutamadığımızdan ikinci günkü yemekte biraz ucuza kaçmak zorunda kaldık. 7 Euro gibi bir fiyata harika bolognese soslu spagetti yedik. Harika iki günün ardından bir sürü hediyelik eşya ve yaklaşık 3000 fotoğrafla Avusturya'ya geri döndük.

Benim için Venedik'te en inanılmaz olan şey; sabah orada uyanıp pencereden kanalları görmekti : )

Etiketler