Google+

Arama formu

AGRA GEZİ NOTLARI

Bu yazı Gezimanya üyesi ŞİLAN KÜÇÜKOKUR BARTEL tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Delhi’den sabah erken hareket ediyoruz. Hindistan’da ilk otobüs deneyimimiz… Şehrin içindeki yoğun trafik sebebiyle 7 saat süren komik bir seyahat oluyor. Turist acentesinin klimalı lüks otobüs diye bize sattığı biletlerimiz elimizde, eski ve dökülmekte olan bir otobüsün en arkadaki küçücük koltuklarında birkaç başka sırt çantalı turistle neredeyse kucak kucağa vaziyette otururken buluyoruz kendimizi. Klimalar çalışmıyor, yol boyunca otobüsün camları açık gidiyoruz. Açık camlardan içeri 40 derece sıcaklıkta olan havadan başka bir şey girmiyor. Yine de memnunuz halimizden, Hindistan’ın tadı böyle çıkar diyerek… Daha yolculuğun başındayız, enerjiğiz, dinamiğiz tabii : ) Yolda otobüsün mola verdiği yol üzeri lokantasında (kalabalık Hintli müşteri profiline güvenerek) lokal birkaç yemek tadıyoruz; yol üzeri lokantalarında asla yemek yenmemesi, hijyenin buralarda sıfırın altında olduğu uyarılarına kulak asmadan… Yemekler lezzetli, şans eseri mi artık bilinmez, hiçbir sağlık problemi de yaratmıyorlar…

Agra
Olmazsa olmaz Tac Mahal fotoğrafı

Öğleden sonra nihayet Agra’ya varıyoruz. Burada Til’in kız kardeşi ve arkadaşlarıyla buluşacağız. Milyon tane yerli ve yabancı turistin olduğu Tac Mahal bölgesinde, ne akla hizmetse, güney kapısının önünde şu saatte buluşalım diye sözleştik, sanki Kadıköy’de Boğa Heykeli önünde buluşuyoruz. Ama her nasılsa pat diye buluşuveriyoruz, cep telefonu bile olmadan, Hindistan’ın en yoğun turistik bölgelerinden birinin orta yerinde… Cep telefonu demişken; seyahat için yanımıza sadece bir tane, kaybetmeyi göze almış olduğumuz eski bir cep telefonu aldık. Hindistan’a varır varmaz da lokal bir kontörlü kart satın aldık, yolculuk boyunca bu bizim için yeterli oldu.

Agra-1

Agra-2
Gün batımında Tac Mahal

Önce kalacak bir yer bulmak için, Tac Mahal civarındaki birkaç küçük hosteli ziyaret ediyoruz. Dün geceki pahalı otel lüksümüzden sonra, nasıl olsa iyice dinlenmiş olmamıza da güvenerek, gözümüzü karartıp ucuz bir hostel odası kiralıyoruz; tek kriterimiz otelin bir terasının olması… Tac Mahal’in üzerine güneşin doğuşunu izlemek şart, bunu da en güzel kaldığımız otelin terasından yaparız diye düşünüyoruz. Aynı zamanda dayanma sınırımızı deneyeceğiz bu ucuz otel odasıyla; minimum nereye kadar inebiliyoruz otel konforunda bakalım… Çantaları bırakıp, otelin terasında ilk Hint çayımızı içip (sütlü ve baharatlı bu tatlı çay, yolculuk boyunca favorilerimizden olacak) Tac Mahal’i uzaktan seyrediyoruz. Güneşin batışını Tac Mahal’in içinde seyretmek çok tavsiye edildiğinden, gün batımına birkaç saat kala bilet kuyruğuna giriyoruz. Hindistan’da görüp göreceğimiz en pahalı turistik anıt giriş ücreti Tac Mahal’de: 750 Rupi (10 Euro civarı). Grubumuzdaki Hintli arkadaşın, Hintliymiş gibi davranıp lokal turist bileti satın almam konusundaki tavsiyelerine kulak asmadan turist biletimi alıp içeri giriyorum (Hintliler için fiyat 10 Rupi civarı, sırf Türkiye’de değilmiş yani bu turiste kat kat pahalı bilet satma uygulaması).

Tac Mahal cidden etkileyici! Öyle görülecek, gezilecek kısımları, sergileri, odaları yok içinde… Sadece bahçesinde yürüyüp bu muhteşem bembeyaz mimariyi seyretmek, gün batımında avlusundaki serin beyaz taşlarına oturup her yerin kırmızıya boyanmasını izlemek lazım… Anlatması zor…

Agra şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz The Coral Court Homestay, Thomas Home Stay, Udee's Homestay güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri The Hideout Agra, Ekaa Villa - A Boutique Hotel, Aradhana's Home Stay. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Capital O 10953 Dayal Lodge - A Boutique Hotel, Taj Path, OYO 17096 Hotel Deviram Palace gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Rhine Hostel, Radhe inn near tajmehal, guesthouse radhe inn tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Agra aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Malum Tac Mahal turistik fotoğrafımızı da çektirip çıkıyoruz Tac Mahal’den… Hava kararmışken yakınlardaki bir teras lokantasına oturup gece ışıkları altında Tac Mahal’i bir kez daha seyrederken bir yandan da ilk Thali (tipik bir Hint yemeği) denememizi yapıyoruz. Thali, ortaokul yıllarındaki okul yemekhanemize alıp götürüyor beni. Küçük bölmelere ayrılmış metal tepsi içinde gelen bulamaç gibi bir yemek ve pirinç pilavı… Ama görünüşüne aldanmamak lazım, tüm tuhaf ve bulamaç görünüşlü Hint yemekleri gibi Thali de oldukça lezzetli…

Saat 04.00′te kalkıp güneşin Tac Mahal üzerine doğuşunu izlemeye karar verdiğimiz için erkenden yatıyoruz. Odamızda klima yerine tavanda dönüp duran eski usul bir serinletme pervanesi var. Klima kadar olmasa da idare ediyor, bir gecelik ne olacak, dayanırız diyoruz. Ben çok kararlıyım, bu gezide çıtkırıldım şehir kızı olmaktan çıkıp gerçek bir gezgine dönüşmeye! Ama sonra elektrikler kesiliyor. Odada sıcaktan durulmaz hale gelince, Til otel görevlisini bulmak için dışarı çıkıyor. Adam gece elektrik kesintilerinin çok olduğunu ama jeneratörü hemen çalıştırdıklarını, yani sorun olmayacağını söylemişti. Ama ortalıkta görevli filan yok. Otel odamız eski bir binanın iç avlusunda, Til odadan çıkıp görevliyi bulmaya gidiyor ama fark ediyoruz ki avlunun dışarıya, yani otel resepsiyonuna açılan kapısı üzerimize kilitlenmiş. Yani resmen içeri avluda kilitlenmiş kalıyoruz. Til bir süre avluda dolaşıp, bulduğu birkaç düğme ve şalterle oynuyor, sonunda nasıl olduysa jeneratörü çalıştırmayı başarıyor. İnşallah sabaha dek yangın filan çıkmaz da sabah avlu kilidini açtıklarında kendimizi sağ salim dışarıya atabiliriz diyerek uyumaya çalışıyoruz.

Saat 04.00′te, pek de uyuyamamış şekilde, kalkıp terasa çıkıyoruz. Henüz Muson mevsimi tam sona ermediği için, gökyüzü kapalı, güneşin doğuşunu izleyemiyoruz maalesef… Ama hazır bu kadar erken kalkmışken, sabah sakinliğinde Agra’nın ikinci büyük turist atraksiyonu olan Agra Kalesi’ne gidiyoruz. Kalede bizden ve burada küçük bir imparatorluk kurmuş olan yüzlerce maymundan başka kimsecikler yok. Bu ıssızlığın tadını çıkararak geziyoruz görkemli yapıyı… Sonra da bizi Fatehpur Skri’ye götürecek olan otobüse binip Agra’dan ayrılıyoruz.

Agra-3
Agra Kalesi

Agra-4
Agra Kalesi sakinleri

Agra-5
Agra Kalesi’nde ailece sabah yürüyüşü

Agra-6
Fatehpur Skri

Agra ve Rajasthan’da seyahat edecekler için küçük bir not: Hindistan genelinde çok iyi bir tren yolu ağı olmasına rağmen, bu bölgelerde trenle ulaşım yok. Bu yüzden otobüsler tek ulaşım araçlarımız oldu bu bölgelerde…


ŞİLAN KÜÇÜKOKUR BARTEL kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

ŞİLAN KÜÇÜKOKUR...

Uzun yıllar İstanbul'da pazarlama profesyoneli olarak çalıştıktan sonra, plazalara ve kurumsal hayata veda ederek Berlin'e yerleşti. Hindistan, Nepal ve Güneydoğu Asya'daki gezilerinden sonra iflah olmaz bir sırtçantalı oldu. Şimdilerde seyahat etmek ve seyahat günlükleri tutmaktan arta kalan zamanlarda psikoloji eğitimine devam ediyor ve bol...