Agra Kalesi ve Hüzünlü Hikayesi

Agra kalesinin ve içindeki sarayın hüzünlü bir de hikayesi var. Ekber’in yıllarca erkek evladı olmamış. İlk kez oğlu olacağı haberi gelince Cihangir daha bebekken, oğlu için bu sarayın yapımını başlatmış. Cihangir de hükümdarlık döneminde ülkeyi buradan yönetmiş.

Şah Cihan, eşi Mümtaz Mahal için bu sarayda Oktagonal Kuleyi yaptırmış. Ancak oğlu Alemgir, babası kadar iyi bir hükümdar değilmiş ve gücü eline geçirmek için babasını bu kuleye hapsetmiş. Bir diğer sebep ise eşi Mümtaz öldükten sonra akıl sağlığını koruyamamasıymış. Bu nedenle, oğlu Alemgir tarafından tahttan indirilmiş Şah Cihan ve yine kendi öz oğlu tarafından uzaktan da olsa, eşi için yaptırdığı Tac Mahal’i gören bu Oktagonal Kuleye yerleştirilmiş. Şah Cihan’ın hapsedildiği bu kule sarayın diğer bölümlerinin aksine, görmeye alıştığımız kırmızı taşlardan değil, Tac Mahal’deki gibi mermerden yapılmış. Mermer üzerinde de yörede çıkartılan yarı değerli taşlar ile yapılmış işlemeler mevcut.

Hikayeye göre Mümtaz’ın ölümünün ardından ağlamaktan gözleri iflas eden Şah Cihan’ın yardımına kızı koşmuş. Artık Tac Mahal’i bile göremez haldeyken, kızının İran’dan getirttiği bir rengi siyaha yakın bir ayna sayesinde ölene kadar Tac Mahal’i seyrederek Mümtaz için ağlamış. Şah Cihan 1666 senesinde vefat edene kadar son 7 senesini bu kulede bir tutsak olarak geçirmiş.

Bu hüzünlü hikayeyi de dinledikten sonra Cihangir’in Kütüphanesine gidiyoruz. Cihangir eğitime ve okumaya çok önem veren bir imparatormuş. Tam 6 dilde okur yazar olan Şah Cihan aynı zamanda da şair imiş. Kütüphane oldukça büyük ve güzel. Zamanında burada 500 - 1.000 arası kitap bulunuyormuş. Günümüzde bu kitaplar Delhi’deki müzede sergileniyor.

Kalenin diğer bölümlerini gezdiğimizde tavanlardaki motifler dikkatimizi çekti. Odaların tavanlarındaki motifler genellikle moğol halı desenlerinden oluşuyor. Eskiden yerlerde serili olan halılar da aynı motiflere sahipmiş ve bu şekilde bir simetri yakalanıyormuş. Kütüphanenin duvarları da saraylarda olduğu gibi yine aynı taştan oyma Moğol halı motifleri ile süslenmiş.

Cihangir’in babası olan Ekber’in favori eşi Hindu eşiymiş. Evliliğin yapıldığı tarih göz önünde bulundurulursa, tabii ki bu bir aşk evliliği değilmiş ve tanışmadan evlenmişler. Ekber sabırla eşinin onu sevmesini beklemiş. Hindu eşi Ekber’le beraber geçirdiği 2-3 yılın ardından gerçekten Ekber’i sevmeye başladığını farketmiş. Ekber’e olan sevgisini ifade edebilmek için kocasından gizli Urduca öğrenmiş. Bir gün Ekber’i şaşırtmak için aslında uzun adı olan “Calaludin Muhammed Akbar” yazdığı bir kağıdı kocasına vermiş. Ekber bu yazıyı görünce eşine yazılanı okumasını buyurmuş. Eşi ise okumayı reddetmiş, “siz okuyun hünkarım” demiş. Ekber ise eşinin okuması için ısrar etmiş. Bunun üzerine eşi eski bir hindu geleneğini açıklamış. İnanışlarına göre Hindu kadınları asla kocalarına isimleri ile hitab etmezlermiş. “beyim, kocacığım, hünkarım” gibi sıfatlar kullanırlarmış. Bu nedenle Hindu eşi bu yazıyı okuyamayacağını belirtmiş. Bu durumda Ekber de daha önce kimseye söylemediği bir gerçeği Hindu eşine itiraf etmek durumunda kalmış. Daha 14 yaşında tahta çıkmış olan Ekber, bir çok dili konuşabilmesine rağmen, koskoca Moğol imparatorluğunu başarı ile yönetiyor olmasına rağmen, bu ağır yük ve bitmek bilmeyen seferler ve savaşlar nedeniyle okumayı ve yazmayı öğrenememiş. Bu nedenle en önemli sırrı olan okuma yazarlığının olmayışını o gün hindu eşi Judabar ile paylaşmak zorunda kalmış. Ve eğer bir çocuğu olursa onu çok iyi eğiteceğine dair bir söz vermiş. Ve bu kütüphaneyi de oğlu Cihangir için yaptırmış.

Agra Kalesi (Red Fort), Hindistan İngiltere boyunduruğundayken, İngilizler tarafından kullanılmış. Hatta bahçesinde ölen bir İngiliz kumandanın mezarı bile bulunuyor.Agra'da konaklamak için şehir manzarasına sahip merkezi konumdaki Hotel East Gate ve Trident Agra otellerini tercih edebilirsiniz.

#Evdekal alanında göster
Kapalı
HÜSEYİN YILMAZ

Yazar Hakkında

HÜSEYİN YILMAZ

 1942 Sinop Ayancık doğumluyum. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum. Mecburi hizmet nedeni ile Hakkari, Yüksekova, Siirt’te görev yaptım.