Google+

Arama formu

Birinci sınıf trenle (alırken farkında değildim) Hindistan Agra’ya doğru gidiyorum, servis gayet gayretli. Agra Tren İstasyonu’nda (Agra Contt) iner inmez “hemen Taj Mahal’i görüp buradan ayrılalım” diye bağırıyor içimdeki adam bana. Oto-rickshaw şoförü, rehber, incik boncuk satıcısı, ayaklı döviz bürosu gibi turistleri banknot olarak gören 40-50 civarınca Hintli çıkış kapısını tamamen kapatmış durumda. Ne olduğunu anlamak ve yol açmak için trenden inen Hintliler’in istasyondan çıkmasını bekliyor ve koluma yapışanlarla birlikte sıyrılıyorum.

Bir ara ayağım yerden kesilirken basıyorum “Nameste”yi! Ricksaw şoförü “burası Taj Mahal’in güney kapısı” demesine rağmen inanmıyorum ama motorlu araçların kapıya kadar gitmediğini de biliyorum. Taj Mahal’in girişine girmek de gerçekten zor oluyor. Her yere pisleyen inekler, eczaneye girmeye çalışan keçiler, adeta üzerinize yapışan satıcılar, ağırlaştırılmış müebbet bir koku ve güvensiz güvenlikçiler arasında içeri giriyorum.
 

İşte orada! Bütün ihtişamıyla beni eziyor Taj Mahal. Aşık olduğu kadının ölümünden sonra acısını bastırmaya kendini adamış kudretli bir hükümdarın beyaz düşü bu. Bir süre üzerine hiç yürümeden öylece bakıyorum, yaklaştıkça daha da büyüyor çünkü.

Şah Cihan, Taj Mahal’in birebir aynısını, siyah mermer ile nehrin karşısına inşa etmeyi planlamış. Ancak halk ve oğlu bu ağır ekonomik krizde devlet hazinesinin heba edileceğini ve hükümdarın artık acıdan sağlıklı düşünemediğine kanaat getirmiş. Şah Cihan ölene kadar Taj Mahal’i yani ölen karısı Mümtaz Mahal’i, kapatıldığı zindanın penceresinden izlemiş. Şimdi aynı kubbenin altında bembeyaz uyuyorlar.

 
Agra
Hikayesi de kendisi kadar büyük

Agra-1

Fakirliğin içinde sabır, itikat ve “bir gün”le başlayan umut cümleleri bulunur, unutturur. Ama sefaleti yatıştırabilecek bir din veya söz yoktur. Mutlaka birilerinin hayatına işler kendini. İşte dünyanın bir yerinde, yarı çıplak bir genç adam kirli bir kaldırımın üzerinde kendisine doğduğunda yapışmış sefaletinden ölerek uzaklaşıyor. Üstelik durup dururken ölüyor. Bombalanmış bir savaş karargâhında ya da veremin kuşattığı bir şehirde değil. Tanrının canını alacağı bir kötülük yapacak vakti bile olmadı belki. Sadece kirli bir kaldırımın üzerinde. O kaldırımı, kutsal saydığımız yaşamın, tüm inançların, başkasının acısıyla üzeri açılan vicdanımızın neresine koyabileceğiz. Bazıları bu dünyanın üvey çocukları.

 
Agra-2
Agra'daki merkez sokaklardan biri

Agra şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Hotel Raakesh, The Oberoi Amarvilas Agra, Hotel Moti Palace. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel Taj Prince, Hotel Viren Plaza gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hotel Suryam Palace, Hotel Viren Sofitel, Hotel Sanjay tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Agra aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.