Google+

Arama formu

ANKARA'NIN KEŞFİ: DUATEPE, BASRİKALE, ALAGÖZ

Pek çok kez kat ettiğimiz ama yakın çevresindeki güzelliklere ve değerlere ilgimizi esirgediğimiz yollar, yolculuklar vardır. İzmir-Ankara yolculukları 30 yıl önce sıkça yaptığımız, son 5 yılda canlanan rotalarımızdan birisi oldu. Kabul etmek gerekir ki çift yollar yolculuğu kolaylaştırdı; yol zamanını kısaltırken belki de böylelikle çevreye ilgi göstermeyi aklımıza getirdi. Son yıllarda bu rotada bir alışkanlık edindik. Yan yollara sapıp çok değil birkaç kilometre uzaklıktaki güzelliklerle tanışacaktık.
 
Duatepe ve Basrikale mevzileri ile Alagöz Karargahı bu kezki hedef duraklarımızdı. Her üçü de yakın tarihimize tanıklık etmiş yerler. Top sesleri Ankara’da yankılanırken, yeni bir devletin doğuşunda önemli rol oynamışlar.

Ankara
 
Polatlı’ya varmadan önce yön göstericiye uyarak yoldan saptık. Tepeye konuşlu Duatepe ve Basrikale mevzilerine ulaşmak birkaç dakikamızı aldı, almadı! Sakarya Ovası’na egemen tepeden çevreyi gözetleme hevesimiz kursağımızda kaldı. Bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle tepeye çıkışın yasaklanmış olduğunu girişte öğrenebildik. Gözlerimizle görmedik ama doğuda Ankara batıda da Sakarya Ovası ayaklarımızn altında olacaktı; ülkemizin varlığında önemli köşetaşlarından sayılan Sakarya Savaşı’nın top seslerini, nal tıkırtılarını ve belki de askerimizin “Allah, Allah!” çığlıklarını kulaklarımızda duyumsayacaktık. Bu aksaklığı öngörmemiz olanaksızdı. Çaresiz geri döndük! Düş kırıklığı da cabası!

Ankara-1

Polatlı’yı geçtikten sonra Ankara’ya yaklaşık 40 km kala bir durağımız daha vardı nasılsa. Ona odaklanmaktan başka çaremiz yoktu. Turgut Özakman’ın Şu Çılgın Türkleri'ni okuyanlar Alagöz Karargahı'yla tanışıktır. Bulunduğu köyle aynı adı taşıyan ve köyün ileri gelenlerinden Türkoğlu ailesinin Milli Mücadele hizmetine sunduğu köy evi bugünkü alçakgönüllü görünümünün çok ötesinde bir işlev görmüştür. 23 Ağustos 1921’de başlayıp 13 Eylül’de sona eren 22 günlük Sakarya Savaşı buradan yönetilmiştir. Bir aileye ait olan bu köy evi o dönemde bir ordugaha ve karargaha dönüşmüştür.

Ankara bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Ankara-2

Ankara şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavise edilenleri Class Hotel, Ck Farabi Hotel, Koza Suite Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel Abro Necatibey, Hotel Almer Ankara, Hotel Abro Sezenler. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları mereak ediyorsanız Çam Thermal Resort, Hotel Maltepe 2000, Check Inn Hotel tesislerini incelebilirsiniz. Bir de Tatilsepeti.com'un Ankara aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Müzeleştirilen Alagöz Karargahı bakımı ve onarımı yapılarak ziyarete açılmış. İlginç ve doğru bir biçimde Anıtkabir Komutanlığı’na bağlanmış. Belki de bugünkü düzenini ve hatta varlığını onlara borçluyuz diyebiliriz.
 
Atatürk’ün çalışma odası, mutfak, iletişim odası, önemli toplantıların yapıldığı, kararların alındığı mekanlar o zaman kullanılmış olan eşyalar sergilenerek koruma altına alınmış.

Ankara-3

Ankara-4

Ankara-5

Ankara-6
 
Milli Mücadele günlerine geri dönüp, o zaman aralığını duyumsamak isteyenlerin göz ardı etmemesi gereken bir uğrak yeri olmalı Alagöz Karargahı! Mutlaka gidilip, görülmeli demekle yetiniyorum.

Ankara-7
 
Yazıyı Duatepe’deki bakım, onarım çalışmalarını duyurmayan yetkililerimizin kulaklarını çınlatmadan sonlandırmak istemem.
 
Birkaç söz de Alagöz için söylenmeli...
 
Anayoldan Alagöz’e sapar sapmaz yol çatallaştı. Üstelik bir yön işareti bile göremedik yolun çatallaştığı noktada. Birisi dar olsa da düzgün ve asfalttı. Doğal olarak Alagöz yolu olmalıdır diyerek asfaltta bir süre ilerledik. Ama, Alagöz’den uzaklaştığımızı fark ederek geriye döndük. Bir ülkenin varlık savaşının yönetildiği başkent Ankara’nın burnunun dibindeki önemli bir yurt köşesinin tozdan, topraktan kurtarılamamış olması dile gerekmez mi? Yine karargahın girişindeki kırık mermer kitabeden de söz etmemiz kaçınılmaz. Yenilenemez miydi? Bunu yapmak bu kadar olanaksız mıydı?
 
Buna karşılık kapanış saati gelmiş, temizlik başlamış olsa da ziyaret isteğimizi kırmayan müze çalışanlarına şükranlarımızı sunmayı unutamazdık.
 
Bu anlamlı ve duygu yüklü ziyaret yarım saatimizi aldı. Verdiklerini anlatmamız için sözcükler de sayfalar da yetmez.
 
Ülkemizi ve milletimizi var eden Şu Çılgın Türkler'i saygıyla anmak için bundan daha güzel bir fırsat olamazdı diyerek Ankara yolculuğumuzu daha bir coşkulu, istekli sürdürdük…

Etiketler


Yazar Hakkında

ceyhun balcı