Google+

ANTEP’TEN HALEP’E YOLCULUK

440520 Nis 2010Gezi Notu
GÖKÇE YILMAZGÖKÇE YILMAZGold Yazar20 Nis 201044050 Yorum

Gaziantep’ten Halep’e taksi ile sınır geçişi de dahil olmak üzere ulaşım hizmeti veren şirketlerden biriyle anlaştık daha önceden. 2010 Nisan ayında Gaziantep Havaalanında bizi karşıladılar. Önce şehir merkezinden biraz uzakta yerleşmiş olan havaalanından Kilis’e gideceğiz, oradan da sınır kapısı. Sevimli bir adam karşılıyor bizi, arabaya yerleşiyoruz. Yollar çok bozuk, yap-boz, delik olan yeri yamama usulü asfalttan ilerliyoruz Kilis’e doğru. Kilis yakınlarındaki yazıhanede gayet düzgün bir bey karşılıyor bizi, daha önce telefonla konuştuğumuz şirket sahibi Ahmet bey. Herşey gayet iyi ve güven verici, 15 dakikalığına da olsa güzel bir şekilde ağırlanıyoruz, bu süre içinde de gerekli belgelerin hazırlığını tamamlayan şoförümüzle birlikte yola çıkıyoruz. Evet asıl yolculuk şimdi başladı sanırım.

Saat yaklaşık gece 10, yollarda kimsecikler yok. Tahminen yolculuğumuz 2 saat sürecek. Bizde bu süre içinde şöforümüzle sohbete başlıyoruz. Sınır vasıtasıyla Halep’e geçenler genelde iş adamlarıymış. Ancak vize kalktıktan sonra, turist sayısında ciddi bir artış olmuş. Şöforler ise bazen günde 2 defa geçip dönüyorlarmış. Ama tur şirketinde çalışanlara da gümrükte bir kolaylık yok. Her seferinde hem kendileri hem de arabaları için işlem yaptırıyorlar. Hal böyle olunca ayda bir pasaport yeniletiyorlar.

Bu arada sınıra geldik bile. Yol kenarında dizilmiş çok sayıda tır olduğu dikkatimizi çekiyor. Meğerse tırlar sadece mesai saatlerinde geçebiliyorlarmış gümrükten, ama özel aracınızla 24 saat geçebiliyormuşsunuz. Bizim çıkış işlemlerimiz hemen halloluyor. Aracı şöyle bir göstermelik kontrol ediyorlar. Valizlerin hepsi açıldı ama şöyle üstünkörü baktılar. X-ray yok, üstümüz aranmadı, sırt çantalarımız olduğu gibi duruyor, kimse bakmadı. Sınırdan geçiş oldukça kolaydı.

Şoför’e nasıl bu kadar kolay olduğumu soruyorum. “Artık tanıyorlar bizi abla, eh belli zaten siz de ailece gelmişsiniz, güvenli göründünüz demek ki” diyor. Son kontrollerden sonra tampon bölgedeyiz ve hemen Suriye girişi. Tekrar araba kontrolü, ve ardından giriş işlemleri. Ancak dikkat edilmesi gereken konu pasaportunuzda İsrail vizesi olup olmadığı. Suriye’ye girerken pasaportunuzda İsrail vizesi varsa veya daha önce İsrail’e gitmişseniz, bu durum Suriye’ye girişinize kesin bir engel. Ülke olarak böyle bir ambargo uyguluyorlar. Bu nedenle Suriye girişinde pasaportun vize sayfalarına detaylı şekilde bakıyorlar. Neyse ki sonunda Suriye’deyiz.

Sınırdan geçtiğimiz gibi bizdekinin neredeyse üçte biri fiyatına olduğundan ilk benzinlikten benzin dolduruyoruz. Benzinliğe girerken şoförümüz ‘burası civardaki en lüks benzinlikçi’ diyerek açıklama yapıyor. Gözlerim faltaşı gibi açılıyor, evet sanırım tatil için yanlış bir yer seçtik, çünkü Türkiye yollarında ben böyle bir benzinlik görsem herhalde terkedilmiş diye düşünürüm.

Buradan sonra yarım saat süren bir yolculuk sonrasında Halep’e giriyoruz. Saat çok geç olmasına rağmen trafik oldukça yoğun.

Otelimiz eski şehir’in içinde, Daracık yollardan geçiyoruz, her köşe dönüşünde eyvah bu kez arabayı kesin çizdik diyerek bakıyorum ama şoför çok rahat, neyse sonunda daracık yollardan geçerek otele ulaşıyoruz. Otelimiz Dar Al Kanadil…Otelimiz daracık bir sokakta yer alıyor. Otelin giriş kapısı bir hayli dar, öyle ki 1.58 cm boyunda olan ben bile kapıdan eğilerek geçiyorum. Ama içeri girdikten sonrası gerçekten güzel. Tamamen taştan yapılmış bir bina, büyük bir avlu, avlunun 4 kenarında altlı üstlü odalar, üstteki odalarda küçücük balkonlar var. Lüks olmaktan çok uzak ama kesinlikle otantik. Tabii böyle durumlarda güzellik kavramı ne aradığınıza bağlı olarak değişir ama en azından bana göre o şirin avlu, otantik odaları gerçekten çok hoştu. Artık güzel bir uyku çekmenin vakti geldi.

*** BU YAZI GÖKÇE YILMAZ’IN “GEZİMANYA SURİYE – LÜBNAN” ADLI KİTABINDAN ALINTIDIR. KİTABIN GELİRİ TÜRKİYE OMURİLİK FELÇLİLERİ DERNEĞİNE BAĞIŞLANMAKTADIR.

Halep

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar