Google+

Arama formu

ARABA İLE GÜRCİSTAN GEZİSİ

Tabii her insanın olduğu gibi benim de hayatımda zor günlerimin olduğu bazen sıkıntılarımın beni çok zorladığı zamanlar da oluyor elbette. Ben de çok bunaldığım zamanlarda kendi kendime yak bir sigara diyemiyorum maalesef. Çünkü hayatım boyunca kullanmadığım bir madde ile sıkıntılarımı dışarıya atma çabası boşuna olacak biliyorum. Sonra en sevdiğim veya en iyi yapabildiğim işleri yapabiliyorum. Bu benim için çok daha güzel, çok daha yapıcı oluyor bunu biliyorum. Seyahatler bazen eğlence, bazen macera, çoğu zaman keşif, ara sıra tatil, zaman zaman da yeniden bir varoluş oluyor benim için ama bu defa bir kaçış olacağı hiç aklımın ucundan geçmemişti.

Batum

Kasım ayı içerisinde bir anda karar verdim yola çıkmaya. Aklımda bir Gürcistan vardı uzun zamandır ama bu durumda ansızın bu kadar yol gider miydim bilmiyorum. Daha önce araştırmıştım ve bilgilerimde vardı bu komşu ülke için ama aslına bakarsanız Gürcistan’ın tatil bölgesi olan Batum ve Batum’un gece hayatı hakkında daha çok kulaktan duyma bilgiler alıyordum. Ne kadar acı verici ki bir ülkenin veya şehrin sırf gece hayatı ile anılması ve bu durum beni de çok rahatsız ediyordu açıkçası. Çünkü gitmek istediğiniz yere sırf bu sebeple gitmekten vazgeçiyor ya da kendinizi alıkoyuyordunuz. Bunları daha düşünemeden bile yola arabamla birlikte çıkmıştım bile. Acaba Ankara’ya havaalanına gidip oradan bir uçakla mı gitmeliydim yoksa arabamla belirli bir yere mi gitmeliydim derken Gürcistan’a arabamla çok rahat giriş yapabileceğimi ve hiçbir sorunla karşılaşamayacağım bilgilerini internetten aldım. Vizesiz olarak gidilebilen Gürcistan’a ayrıca pasaportsuz olarak da giriş yapabilmek Türkiye Cumhuriyeti  vatandaşları için müthiş bir ayrıcalık. Çünkü Türkiye’ye pasaportsuz olarak girilebilme izni veren başka bir ülke maalesef yok.  Artık bana sadece yolda kısa molalarla uyuyarak ve dinlenerek araba kullanmak kalıyordu ve bu da benim için bir ilk olacaktı açıkçası. İlk defa karayolu ile hem de kendi aracımla bir ülkeye giriş yapacaktım ve bu da bir farklı tecrübe demekti benim için.

Batum-1

Safranbolu’dan aracımla çıktığım yolculuğumun sonunda kendimi Sarp sınır kapısında buluverdim bir anda. Karadeniz sahil yolundan yaklaşık 14 saatlik bir yolculuk yapmıştım ve çok da kolay olmuştu benim için. Sınır kapısına geldiğimde ise sınırdan içeriye girmem 15 dakikamı almadı diyebilirim. Tek ihtiyacım olan kimlik ve aracımın ruhsatı oldu. Araç ruhsatı haricinde yine en ufak bir belge veya prosedür olmadı diyebilirim. Ha unutmadan bir de not ekleyelim;  tabii ki aracın mutlaka sahibinin araçta olması gerekiyor. Yani araç başkası adına kayıtlı ise o araçla sınırdan geçmek mümkün değil ne yazık ki. Kısa bir kontrolden sonra artık sınırı geçtim ve Gürcülerin deyimi ile Batumi’de yani artık Batum’dayım.

Batum-2

Gürcistan’ın tatil kenti olan Batum beni gerçekten çok etkiledi diyebilirim. Sanki Türkiye’den sonra bir Avrupa kentine gelmiş gibi hissettim kendimi. Caddeleri, binaları ve meydanları ile çok ihtişamlı bir kent Batum. Küçük bir kent olarak 1 günde gezilebilecek bir şehir burası ama  görülmeye değer birçok yerleri var diyebilirim. Şehrin sahil şeridi parklarla dolu ve yapay bir göl olan Nurigölü mutlaka görülmeye değer bir yer. Benim de tesadüfen ilk ayak bastığım yer burası ve burada harika yansıma ve gece fotoğrafları çekiyorum. Hemen yanında bulunan ve kuş türlerini görebileceğiniz ufak bir hayvanat bahçesi mevcut. Meydanları ise inanılmaz güzel. Avrupa Meydanı, Tiyatro Meydanı ve Piazza Meydanı gerçekten görülmeye değer yerler. Piazza Meydanı’nda ise bir kahve içebilir ya da Gürcülerin meşhur yemeği olan Haçapuri adını verdikleri pideyi buradaki leziz restoranlarda tadabilirsiniz. Artık ben günün sonuna geliyorum ve yorgunluk kendini yavaş yavaş hissettiriyor bana. Burada bulduğum bir wifi’dan yararlanarak booking.com aracılığı ile otelimi ayarlıyorum. Bu arada sahil şeridinde çok lüks otellerde bulabilir ya da daha otantik otellerde de konaklayabilirsiniz. Ben Luxor Otel adında Mısır tarzından esinlenmiş bir dizayn otelde konakladım ve çok temiz, şık bir otel olarak tavsiye ederim.

Batum şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Rock Hostel First Line, Levon Apartments, Old City Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel Iliko, Hotel Astoria gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Sea Side Apartment, Prestige Hotel, Oto Hotel tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Batum aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Batum-3
Nurigeli Gölü / Batum

Batum-4
Piazza Meydanı’nda bir restoran / Batum

Batum-5

Batum’daki ilk günümün ardından sabah saatlerinde artık şehri daha iyi keşfetmenin zamanı gelmişti. İlk durağım Ali & Nino heykellerinin olduğu bölge oldu ve burası çok güzel bir yerdi. Burada şehre hâkim dönme dolap olan Ferris Wheel ve Alfabe Kulesi de vardı ve her yönü ile Batum’u gerçekten çok sevmiştim. Bu yerlerle ilgili bilgileri başka bir yazımda sizinle paylaşacağım tabii ki. Batum’da gezilecek ve görülecek yerler o kadar iç içe idi ki bu çok büyük bir avantajdı ve çabuk gezilebiliyordu her yer. Eski Batum denilen bölgeye giderken birden karşı dağa doğru ilerleyen bir teleferik gördüm ve tabii ki soluğu keşfetmek adına burada aldım. Şehrin tam içinden karşıdaki Anio Dağı’na giden teleferik fiyat olarak oldukça uygun ve Batum’u havadan görebilmek ve Anio Dağı’nda ufak bir mola vermek için harika bir fırsat. Bu kısa teleferik turunun ardından artık Batum Botanik bahçesini gezme zamanı gelmişti ve Tiflis yolu üzerinde bulunan botanik bahçeye arabamla 10 dakika bir sürede geldim. Batum botanik bahçe sandığımdan oldukça büyük ve çok karmaşık geldi bana. Burayı yürüyerek gezmek imkânsızdı ve burada bulunan ücretli mini tur araçları ile botanik bahçeyi gezmek en doğru yöntemdi ve bende öyle yaptım. Buradan sonra yapılacak bir şey kalmamıştı benim için ama günlerdir aklımdaki planı artık hayata geçirme zamanı gelmişti. Buradan başkent Tiflis’e hareket edecektim ve artık yola çıkma zamanı geldi.

Batum-6
Ali & Nino Heykeli / Batum

Batum-7

Batum-Tiflis arası yaklaşık 400 km ve yollar bayağı bir problemli. Bizim ülkemizin yolları gibi temiz bir asfalt ve double yollar yok maalesef. Ama ben farklı bir deneyim olarak çok tat aldım diyebilirim. En çok da aracımın deposunu benzinle ve LPG ile doldurduğumda tat aldım. Burada benzin Türkiye’nin neredeyse üçte bir fiyatına ve LPG ise yarı yarıya. Ya ne oluyor da bir sınır geçiyorsunuz bu kadar fiyat düşüyor. Yani Türkiye olarak biraz düşünmek hatta utanmak gerekiyor. Resmen soyuluyoruz. E neyse… Akşam saatlerinde çıktığım Tiflis yolculuğunda yolda molalar vererek ve uyuyup dinlenerek sabah saatlerinde başkent Tiflis’e geldim. Artık Tiflis’te Gürcülerin deyimi ile Tbilisi’deydim artık. Şehre ilk giriş yaptığımda hemen hemen tüm binaların ışıkla aydınlatıldığını fark ettim ve bu şehre ayrı bir zenginlik, ayrı bir hava veriyordu. Hayran kalmamak mümkün değildi. İlk bakış açısıyla çok beğendim diyebilirim. Günün ışımaya başlaması ile bir kafede kahvaltı ve kahve içme imkânı da buldum. Üstelik buradaki free wifi ise aradığım ve beni mutlu eden en önemli sevinç kaynağımdı. Tbilisi yani başkent Tiflis çok eski bir yerleşim bölgesi ve İpek Yolu üzerinde bulunması ile harika ve masalsı bir şehir. Tarihi dokusunda Selçuklu mimarisi kubbeler ile Gürcistan mimarisi kubbeler, katedral ve manastırlar hatta kervansaraylar bulunuyor.  Şehirde her yerden Ortodoks ve Hristiyan kilise kubbeleri yükseliyor. Şehrin ortasından geçen Kura Nehri ise buranın hayat kaynağı. Old Town ve gezilecek çoğu yer Kura Nehri kıyısında bulunuyor ve buradan tüm bölgelere isterseniz yürüyerek bile ulaşabiliyorsunuz.

Batum-8

Ben öğle saatlerine doğru Old Town’ ın olduğu çok güzel bir yerden otel buldum ve oraya yerleştim. Artık şehri bir an önce gezmek için can atıyordum. Otelimin üst tarafında Narikala Kalesi vardı ve buraya teleferikle çıkarak tüm şehri gözlemlemek mümkün. Bende ilk olarak soluğu burada alıyorum. Narikala Kalesi’nden isterseniz yürüyerek de iniş ve çıkış yapabilirsiniz. Narikala Kalesi’nin tam karşısında bulunan Metekhi Kilisesi çok özel bir konumda ve bende buraya göz dikiyorum ve ikinci durağım burası. Metekhi Kilisesi, Kura Nehri’nin kayalıklarının üzerinde bulunuyor ve konumu ile dikkat çeken bir Ortodoks mimarisi. Avlusundan şehri gözlemlemek çok zevkli. Şehrin en önemli caddesine gelince burasıda Rustaveli Caddesi ve buraya yine ulaşım çok kolay. Rustavelli Caddesi alışveriş markalarının olduğu lüks ve seçkin marka  mağazaları ile önem taşıyor ve akşam saatlerindeki  ışıklandırmaları caddeye adeta bir Avrupa caddesi görünümü kazandırıyor. Tiflis benim için zevkli bir tarih gezisi ve başarılı bir fotoğraf günü olarak fazlasıyla mutluluk verici bir seyahat oluyor. Akşamı şehirde gezerek ve bir kafeteryada yemek yiyerek ve dinlenerek sonlandırıyorum. Artık dinlenme ve yarın yola çıkma zamanım geldi diyebilirim.

Sabah çok da erken kalkmadım ve geç saatlere kadar uyudum diyebilirim. Tiflis’te Old Town’u son bir kez gezdikten sonra otelimden ayrıldım ve Batum’a doğru yola çıktım. Gündüz saatlerinde Gürcistan’da Tiflis-Batum arası seyahat daha da farklı oldu. Çünkü gelişte gecenin kapattığı güzel manzaraları görme imkânını görebilme imkânı doğmuş oldu benim için. Düşünüyorum da ben gerçekten gittiğim yer neresi olursa olsun oranın her türlü havasını yaşıyorum ve o dokunun içine bir anda giriveriyorum. Gezilerimden tat almamın sırrının bu olduğuna artık inanmaya başladım. Akşam saatlerinde 400 km’lik Tiflis-Batum yolunu bitirmiş ve Batum’a giriş yapmıştım tekrar. Geceyi burada geçirip yarın sabah yeniden son bir Batum turu yapıp Türkiye’ye dönme zamanı gelmişti.

Programladığım gibi geceyi yine Batum’da geçirip son bir Batum turundan sonra Sarp sınır kapısından Türkiye’ye, o güzel ülkeme giriş yapıyorum. Bu arada bu seyahat hakkındaki düşüncelerimi de son bir cümle ile aktarmak istiyorum. Şiddetle tavsiye ederim. Özellikle Batum’u yaz aylarında düşünebilirsiniz.

www.gezenkelebek.com


Yazar Hakkında

UFUK AKKUŞ

Gezgin, Fotoğrafçı 1977 Karabük doğumlu, Safranbolu da yaşıyor.. Mesleğini çok seven bir sigortacı. Hayallerinin peşinden düştü yollara. Farklı kültürleri tanımayı çok seviyor. Gittiği ülkelerde şehirlerin gece fotoğraflarını çekmek en büyük tutkusu. Özellikle doğa fotoğrafları çok önemli onun için ve Kelebek fotoğrafları olmazsa...