Avrupa Esintisi: Eskişehir

Koca parklarında gezebildiğin, belediye başkanı tarafından yapılan yüzlerce heykeli önünde poz verebildiğin, gondolla nehirde keyif yapabildiğin kaç şehir var bu memlekette diye sorsam cevabın ne olurdu? Cevap tek : Eskişehir.

Size kalemim el verdiğince çok sevdiğim Eskişehir’i anlatayım. Öncelikle uzun uzun yazabilir övebilirim bu şehri. Ama tadını alın doyumu seyahat ederek yaparsınız diye düşünerek kısa keseceğim. Avrupa’da gibi hissedersin kendini, bisikletle gezen insanlar, sağlı sollu heykelleri gördükçe “Vay be şehir bu” dersin. Alışmışız büyükşehirlerde yaşamaya. Çok gelişmişlikle, modern hayatla otantik düzenin bir karması olur ya hani. Eskişehir öyle işte keyifle gezebileceğin bir şehir.

Eskişehir ile ilgili anahtar kelimeler belli. Bu bilinçle gittim ben de. Yılmaz Büyükerşen, Eskişehirspor, bisikletler, öğrenci şehri ve Porsuk Nehri. Bu beşi de olmazsa olmazı Eskişehir’in. Hele ki, varlıklarını hissettikten sonra daha farklı bir hal alıyor durum. İyi ki varlar Eskişehir için dersin.

Gelelim asıl meseleye. Nereleri gezilir ? Bana kalırsa öncelik şehrin dokusunu, kültürünü anlamak için Odunpazarı evlerinden başlamak. Eskişehir’in  en turistik noktası burası. Sıra sıra dizilmiş restorasyon görmüş eski konaklar sokağında dolaşırken yüzünüzün gülmesini sağlar. İyi ki geldim Eskişehir’e dedirtir. Konakların bir kısmı belediye tarafından işletiliyor bir kısmı ise butik otel olarak hizmet vermekte. Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Eskişehir Kent Belleği Müzesi ve Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeli Müzesi bu bölgede yer alıyor. Eskişehir’e Avrupa şehri denmesinin bir sebebi de bu balmumu heykeli müzesi. Avrupa’da  Madame Tussauds neyse bizde de bu müze aynı değerde kıymetli bence.

Odunpazarı bölgesinde açılan bir diğer müze ise çok yeni taptaze. Misafirlerini bekliyor. Kurtuluş Müzesi! Tarihimizden bir çok noktaya değinilmiş bu şanlı müzede “Strateji Odası” adınad bir kısım var. 6 Ocak 1921’de Yunan Ordusunun saldırısıyla başlayan 1. İnönü Muharebesi ve bu muharebeyle eş zamanlı olarak gelişen Asi Ethem İsyanı animasyonla anlatılmış. Odada İsmet İnönü, Fahrettin Altay ve Mehmetçik balmumu heykelleri de var. İnönü anlatıyor sen dinliyorsun öyle güzel. Müzeden çıkınca 1921’de sandım kendimi dersin.

Sonra ismi gibi seni masallar diyarına götürecek Sazova’ya git derim. Şehrin en önemli noktalarından birisi. Sadece park olarak da değerlendirmemek lazım. Bünyesinde Sabancı Uzay Evi, Masal Şatosu, Eti Sualtı Müzesi ve Korsan Gemisi gibi sosyal alanlarda bulunduruyor.

Yazımın sonuna doğru gelirken umarım bu güzel şehire seyahat etme arzusu yaratabilmişimdir sizde. Eskişehir’i Eskişehirli gibi nasıl gezerim diye sorarsan bu dediklerimi yap. Ben Eskişehirliyim artık dersin. Porsuk Nehri civarında bir çiğbörek dükkanına girip, çayınızı böreğinizi yerken şehrin temposunu izlemenizi öneririm. Maç gününe denk geldiyseniz akşam programınız belli. "Es Es Es Ki Ki Ki ! Eski Eski Es " diyerek maça gitmelisiniz.  Son olarak, bisikletle turlamalısınız şehri. Keyif  almaya başladığınızda bisikletin ziline basıp merhaba dercesine, “Selam Eskişehir”  dercesine. 

 

Seymen BOZASLAN

Yazar Hakkında

Seymen BOZASLAN

Büyük şehirlerde küçük güzellikler peşinde koşmanın, hayallerimle geldiğim yerde başka hayaller kurma neşesi içindeyim.  Gözüme çarpanları hemen karalamayı, açtığım haritadan yeni güzergahlar belir