Avrupa'nın Kalbi: Budapeşte

Yaklaşık 7 saat süren tren yolculuğumuz sonrası 5 kişilik arkadaş grubuyla birlikte Avusturya'dan, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'ye varıyoruz. Her zaman merak ettiğim Avrupa'nın o büyülü şehrine vardığımızda öncelikle Macaristan'ın para birimi olan Forint'i Euro'yla karşılaştırıp çözmeye çalışıyoruz. Budapeşt Keleti tren istasyonundan çıkmamızla Budapeşte maceramız başlıyor.

Tren istasyonuna yakın olan metro istasyonuna gidip Budapeşte'nin o görkemli ve müthiş bir yapıtı olan, Macarsitan'ın simgesi Parlamento Binası'nın bulunduğu yere geliyoruz. Tabii ki daha önceden sadece fotoğraflarda gördüğüm o binayı yakından görünce duygulanmam kaçınılmaz oluyor. Birkaç fotoğraf çekildikten sonra yürüyerek -ki içine sindire sindire karış karış gezerek dolaşılan şehrin tadına varılmaz- Tuna Nehri'nin kıyısına geliyoruz. Tuna Nehri... O müthiş nehir Budapeşte'yi tam ortadan ikiye bölüyor. Şehrin adeta kalbi ve bence bu nehrin en çok yakıştığı şehir. Her gün onlarca tur gemileri Tuna Nehri üzerinde süzülüyor.. Avrupa'nın birçok şehrinden geçen bu nehir, Avrupa'da çok önemli bir yer tutuyor.

Tuna Nehri kenarında bir süre gezdikten sonra Chain Köprüsü'nden yürüyerek karşı tarafa geçiyoruz. Köprü harika bir yapıt ve akşamleyin de pırıl pırıl. Bu arada Budapeşte'yi gezmek için 2 günden fazla zaman ayırmanızı tavsiye ederim. Şehrin akşamki görüntüsü çoğu şehirde olmayan harika bir görüntüyü barındırıyor, ışıklandırma çok iyi... Chain Köprüsü'nü geçtikten sonra kale tepesine çıkıyoruz. Manzara harika! Daha sonra Balıkçı Tabyası (Fisherman's Bastion),  Aziz Stephen Bazilikası, Matthias Kilisesi ve Buda Kalesi - Kraliyet Sarayı'nı geziyoruz. Hepsi harika birer yapıt. Bakmakla fotoğraf çekmekle doyamadığımız yerler. Şehir de tepeden harika gözüküyor. Parklarıyla, opera binasıyla, mimari eserleriyle muhteşem bir başkent... 

Olmazsa olmaz olan hediyelik eşyaları, magnetleri ve kartpostalları aldıktan sonra şehrin meydanına geçiyoruz. Zamanımız kısıtlı olduğu için istediğimiz kadar gezemiyoruz ama Budapeşte'nin gece hayatını ve şehrin büyüsünü duymayan yoktur. O yüzden birkaç günü Budapeşte'ye ayırmak zor olmasa gerek. Daha fazla zamanımız olsaydı da daha iyi gezip göremediğimiz yerlere gitseydik diyorum. Artık bir dahaki sefere ; )

Etiketler

Ünal Memoğlu

Yazar Hakkında

Ünal Memoğlu

Psikolojik Danışman. Seyahat benim için her şey..