Google+

Arama formu

BACKWATERS GEZİSİ: SUYA DÖNÜŞ

Merhaba merhaba,

Size büyülü bir yerden bahsedeceğim. Hindistan'ın fazlaca güneyinde, Kerala bölgesinde (Hindistan'ın sosyalizm ile yönetilen tek bölgesi), sular içinde bir yer. “Backwaters” isimli bu yere gitmek için köy içinde bir duraktan tekneye binmen gerekiyor. Geç kaldığın için koştur koştur durakları geziyorsun. Beş dakika sonra şu duraktan kalkacak, on dakika sonra diğerinden diyor birileri. Sen anlamıyorsun dillerini ama neyse ki iyi niyetli bir tuk tuk şoförü yardım ediyor. O konuşuyor herkesle ve az çok tercüme ediyor. Tuk tuk’un olanca hızıyla, gürültü saçarak, zıplayarak ve kornaya basa basa durağa tekne gelmeden yetişiyorsun.

Belki öğrenci dolu bir “okul teknesi” de gelir. Örgülü, üniformalı, cıvıl cıvıl konuşan çocukların binip okullarına gittikleri teknelerden! Çocukların da okul vakti geldiğine göre biz de gidebiliriz. İşte geldi tekne. Bizim tekneye bindiğimizi görmek isteyen bir yandan yabancı bir yandan da artık çok tanıdık şoför de el sallayarak duraktan ayrılıyor. Yarım saat kadar geçiyor. Teknedeki kişilerin yarısı ilk durakta, kalanı ikinci durakta iniyor. Durak dediğim Backwaters denilen kanal kenarında yaşayan insanların evlerinden biri. Hani bir grup insanı Ayşe Teyze kendi evinde ağırlıyor da, kalanına da Ahmet Amca bahçesini açıyor. Bekliyoruz ve yerlilerin favori kahvaltısı geliyor. Daha şimdi mutfakta pişti. Muhtemelen daha önce denemediniz, tabii Hindistan’a gitmediyseniz. İki beyaz yuvarlak ekmek ve soğuk mezeye benzeyen bir sos. Afiyet olsun. Hepsi buydu. Azla yetinen, doyacak kadar yiyen, öyle sofralar donatmayan bir toplum. Kalplerine giden yol midelerinden geçmiyor. Sonra tur görevlilerinden biri sesleniyor, “Canoe is ready.”

Ve kanoya atlıyoruz. Herkesin kanosu farklı. Grubunla, arkadaşlarınla geziyorsun kanal boyunca. 60’lı yaşlarında, muhtemelen güneşe maruz kalmaktan siyahi gibi görünen fakat olmayan, gayet iyi İngilizce bilen ve turistlere rehberlik yaparak para kazanan bir amca. Elinden tutup zar zor biniyorsun kanoya ve kürekleri çekmeye başlıyorsun.

Kerala

O da ne? Kanalın kenarında, suya yakın olabilmek adına yapılmış minik merdivenlerin orada, çamaşır yıkayan bir kadın. Kırmızı elbisesi kucağına özenle toplanmış ve tüm gücüyle betonun üzerine gelen birikintiye kıyafetleri vuruyor, yıkıyor. Çok az ileride, belki beş belki on metre sonra, kanalın yanında başka bir kadın, biz orada değilmişçesine, umursamadan ya da sadece işini umursayarak bulaşık yıkıyor. Biraz daha kürek çekince iki başka kadın görüyorsun. Birinin kucağında bir bebek var ve yabancıları görmenin heyecanıyla bebeğe bizi gösterip el sallıyor. Gülüyoruz. Ne de güzel karşılaştık. Biz kanalda, yemyeşil ağaçların arasında ve bir o kadar yeşil suların üzerinde sessizce kürek çekerek ilerlerken birileri daha çıkıyor karşımıza. Tam karşımıza… Suyun içindeler, karı koca diye düşünüyorsun nedense, ellerinde uzun çubuklar ve bir anda suyun içine dalıveriyorlar. Midye için… 60 belki 70 yaşlarında iki insan, içini kesinlikle göremediğin suyun içinde midye toplayarak para kazanıyorlar. Sen şaşkınsın onlar alışkın.

Kerala-1

Biraz ileride başka bir kadın kanal suyuyla yemeğini yaparken diğer bir adam da balık tutuyor. Bak tam ilerde, sağ tarafta bir adam kanalın kenarında durmuş. Dişlerini fırçalıyor ve sana bakıyor. Hiç mimik yapmıyor. Onun evindeyim diyorsun, ne kadar da rahat ve emin. Kanalın yanında hayatlarına devam ediyorlar. Sen ise şaşkınlık içinde, bir o kadar uzak olduğun hayatların arasından hayali bir kanodaymışsın gibi, pek de kimsenin ilgisini çekmeden sessizce ilerliyorsun.

Kerala-2

Arkana yaslanıp diğer bir kanoda çalınan gitarın sesine kulak veriyorsun. Küreğin suya girerken çıkardığı ses ve daha önce hiç görmediğin kuşların ötüşlerini dinlerken bitiyor kanal. Yine aynı eve geliyorsun. Öğlen çoktan bitti, biraz yemek yedikten sonra köyde yürüyorsun.

Sonunu zar zor gördüğün pirinç tarlalarının arasından, incecik yolda bisikletleriyle okuldan dönen çocukları da geçip tekneye bineceğin durağa geliyorsun. Bir kanal boyu, yemyeşil ve büyülü bir gündü. Terli, yorgun ve huzurlu… "Bugünü hatırlayacağım." diyorsun. Büyülü günler hatırlanır.

Minik bir Backwaters videosu izlemek isterseniz aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz!

https://www.youtube.com/watch?v=AZBKbIOwvNg 

Sevgiyle kalın.

Etiketler


Yazar Hakkında

Derin Su Erdoğdu

Merhaba Dünyalı Kardeşler, Hayatımda bir takım güzel yerler var, ara ara hatırlarım ve yüzüme bir gülümseme yayılır. Onları buraya bırakacağım ki siz de hayal edin, gidin, paylaşın ve kendinize ara ara bir gülümseme ısmarlayın. Sevgiyle kalın.