Google+

Arama formu

BALKANLARIN KARADENİZ'İ KARADAĞ: BUDVA VE KOTOR

Bu yazı Gezimanya üyesi mutu1453 tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Uzun ve dağlık yolları ile Karadeniz'i anımsatan dönemeçleri ile bizi zorlayan Karadağ, köy havası beklerken dağları aştıktan sonra bizi modern toplumun karşıladığı şaşırtıcı bir ülkeydi. İnsanları çok sıcak kanlı ama Avrupalılar, Karadağlıları bizim Karadeniz bölgesi gibi fıkralarla anıp, tembellikleriyle anlatırlarmış. O fıkralardan bir tanesi "Günaydın çalışkan Karadağ programı saat 12:00'de başlıyormuş." Rehberimizin anlattığı bir başka fıkrada "Her Karadağlının yatağının yanında bir sandalye bulunurmuş, uyandıktan sonra dinlensinler diye" : )

Kotor

Kotor-1

Kotor-2

Tembelliklerini bilmem ama medeni açıdan oldukça modern bir halkı vardı. Trafik ışıkları çok nadir var ve yayalar her zaman geçiş üstünlüğüne sahip, buna defalarca şahit olduk ve korna sesi neredeyse hiç duymadık. Bu bölgede elbette Türk izi bulmak çok zor çünkü yıllarca bölgeye Sırplar hakimdi ve onlarda az sayıda olan eserlerimizi tahrip etmişler. Bu arada Semih Erden ve Hidayet Türkoğlu da Karadağ doğumlular ve köylerinden geçtik. Budva'nın Eskişehir'i (Stari Grad) Antalya Kaleiçi'nin kopyası gibiydi. Dar sokakları, muhteşem sahili ile direkt bana bu turizm cenneti yerimizi anımsattı ama yukarı kaleye çıkınca tarih ve manzara ile kendini belli etmesini biliyordu.

Kotor şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Antika Guesthouse, Room With Sea View, Palata Florio Lukovic güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri La Grande Apartments, QuarryBay House, Apartment Kalle. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz apartman LJUBATOVIC, G-Apart, Old Town Clock Tower Apartment gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Alex Guesthouse, Montenegro Hostel B&B Kotor, Hostel 89 tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Kotor aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Kotor-3

James Bond (Casino Royale) çekimlerinin çoğu da Budva'da çekilmiş, gelince o filmi tekrar izleyeceğim : ) Sahilde Madonna, Shakira, Rolling Stone gibi ünlü isimlerin ev sahipliği yaptığı doğal bir konser alanı var. Bu sahilin en güzel yanı hiçbir otel, ev gibi doğal manzarayı bozacak yapılar yoktu. Tarihi ve doğal güzelliği bozulmasın diye devlet sit alanı yapmış ve izin verilmiyormuş, Türkiye'de olsa rant sağlamak için burasının başına neler gelirdi tahmin edebiliyorum! Dünyanın en güzel 20 körfezinden biri olan Kotor'a giderken yolda uğradığımız St. Stefan Adası enfes manzarası ile sanki oyuncakmış gibi duruyordu. Kartpostallık görüntüsüyle Singapurlu iş adamı tarafından satın alınmış ve kumarhane, eğlence merkezi haline getirilmiş.

Kotor-4

Sonunda tam bir Ortaçağ şehrini andıran ve doğal yapısını günümüze kadar koruyan ender tarihi alanlardan biri olan Kotor'a geldik. Şehir tam körfezde yer alıyor. 13. yüzyılda surların içine inşa edilmiş şehir hala öyle ve içinde konsolosluk, mağazalar, kiliseleri ile hala canlı bir şehir olması hayret vericiydi. Şehirde dolaşırken Yüzüklerin Efendisi filminde gibi hissettim kendimi o kadar etkileyici olan Kotor'da Balkanların en uzun balkonu olan bir otelde var ve burada Napolyon Bonapart' da bizzat gelip uzun bir süre kalmış.

Venediklilerin uzun süre elinde kalan Kotor'un bu mimariden etkilendiğini görebilirsiniz. Surların içinde bulunan her konağın bir ismi var ve ailelerinin isimleriyle anıyorlar (her biri 100 yıllık aileden miras kalmış konaklar). Hristiyanlığın kutsal kitaplarından Luka İncilinin sahibi Aziz Luka'nın Katedrali de burada yer alıyor. Şirinlerin evi gibi çok tatlı ve dikkat çekici mimari yapısıyla görkemli eserler var .Ben ve üç arkadaşım rehberin 2508 adım (merdiven) olan surların üstüne çıkamazsınız, gücünüz yetmez demesinin verdiği gaz ile tırmandık. Epey yorucu oldu fakat hayatımın en değerli anılarından birisi olacak bu eşsiz manzarayı görebilmek için daha fazlası bile yapılabilirdi. Körfezi ayaklarınızın altında hissederken bu manzarayı görmek herkese nasip olmaz diye düşünüyorum. Barbaros Hayreddin Paşa da bu güzel körfezi kuşatmış fakat haraca bağlayıp geri dönmüş keşke burayı bir müddet bile olsa Osmanlı eserleriyle donatabilseydik.

Kotor-5

Mimari yapısı, katedralleri, körfezi ve tarihi ile beni derinden etkileyen Kotor'a kesinlikle tekrar gelmek istiyorum. Çünkü tarihi alanların korunabildiği ve görkemini kaybetmesine izin verilmediği bu nadide yerler geçmişten günümüze yaşadığımız değişimleri göstermesi açısından mutlaka bir kez olsun görülmeli diye düşünüyorum.

Kotor-6