Google+

Arama formu

Bu hafta benim en merak ettiğim şehirlerden biri olan, doğada hiçbir düz çizgi bulunmadığı için kıvrımlarla mimarisini buluşturmuş Antoni Gaudi'nin eserleriyle dolu Barselona'dayız. Akdeniz iklimi ve canlı sokakları bir yana, mozaiklerle ve dalgalı mimarisiyle dolu bu şehir adeta insana yaşam enerjisi katıyor.


Ulaşım ve Konaklama Notları

 

Barselona havaalanına indikten sonra sizi direk şehir merkezine götüren Aerobusları kullanabilirsiniz. Ulaşım seçenekleriniz arasında metro da var, ama eğer yer altından değil de gezerek gitmeyi tercih ederseniz aerobusları tavsiye ederim.
Otobüs sizi Katalonya Meydanı'na kadar getiriyor ve yolun devamında hemen La Rambla Caddesi’ne bağlanıyorsunuz. La Rambla zaten Barselona’nın en populer ve en eğlenceli caddesi.
Bizim kaldığımız otel, Abba Rambla Hotel, La Rambla Caddesi'nin bir paraleli olan, La Rambla kadar kalabalık olmamasına rağmen geceleri canlılığını koruyan El Raval Meydanı'nda bulunuyordu. Hem merkezi oluşu hem de temiz ve güleryüzlü personeliyle size de tavsiye edebileceğim bir otel.
 

Online Biletin Önemi

 

Barselona gezinizde görmeyi planladığınız yerlerin biletlerini önceden internetten almalısınız. Bunun için gün gün hatta saat saat bir plan yapmanızda fayda var. Çünkü her mevsim turist kaynayan şehir sistematik bir bilet düzeni geliştirmiş.
.

Woody Allen Filminde Penelope ve Scarlet’in Söylediği Şarkı Gibi “Barselonaa Barselonaa“

 

Biz Barselona’ya iner inmez La Rambla’ya gittik ve kendimizi caddenin, insanın içini kıpır kıpır eden canlılığına bırakıp gezmeye başladık. La Rambla Caddesi'nin sonuna doğru göreceğiniz heykel gibi duran kostümlü sokak sanatçılarıyla fotoğraf çektirebilirsiniz. Caddenin sonunda, sahil tarafında, Colombus Heykeli bulunuyor.
Biz hazır sahil tarafına gelmişken Golondrina adı verilen tur teknelerine binerek bir buçuk saat boyunca Barselona sahilini dolaştık. Tekne bizi gezdirirken eski şehir kısmı olan turistik bölgeyi, yeni şehir olan yerleşimi ve bunları birleştiren boylu boyunca sahil şeridini gördük. Hava bu sonbahar mevsiminde bile o kadar güzeldi ki kumsal, denize giren insanlarla dolup taşıyordu.

La Rambla üzerinde bulunan ve her gün taze yiyecekleriyle meşhur olan açık pazar, La Boqueria’ya mutlaka uğramalısınız. Burada dragon fruit veya mango gibi her çeşit tropikal meyveye rastlayabilirsiniz. La Boqueria’da çeşit çeşit tapaslar, kurutulmuş balık, deniz ürünleri, ekmekler, peynir ve tatlı çeşitleri, kısaca bir pazarda rastlayabileceğiniz her ürün en taze şekliyle bulunuyor.

Barselona bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Barselona
Açık Pazar, La Boqueria

Barselona şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Hotel Casa Camper, The 8 Boutique B&B, Apartamento Via Augusta 153. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Habitat Apartments Paseo de Gracia, Fabrizzio's Petit, Urbany Hostel BCN GO! gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Mellow Barcelona, St Christopher's Inn Barcelona, Urbany Hostel Barcelona tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Barselona aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

İspanya denildiğinde akla ilk gelenlerden biri Flamenko gösterileridir ve Flamenko gösterisi Barselona’da şehrin en köklü mekanında Los Torantos’ta izlenir. Her akşam 4 farklı saatte 4 defa yarım saat süreyle sunulan gösterinin biletleri her akşam tükendiğinden dolayı biletinizi gün içinde önceden almanızı tavsiye ederim. Aynı zamanda gösteri saatine beş dakika bile erken gelerek oluşan uzun kuyruktan kurtulabilir ve istediğiniz yere oturarak leziz sangrialarınızla birlikte gösterinin tadını çıkarabilirsiniz.

Los Torantos küçük bir yer olmasına rağmen yarım saat boyunca gözümü kırpmadan izlediğim bu derin duygu yüklü Flamenko gösterisi muazzamdı.

Ertesi güne başlarken, kahvaltı için önerebileceğim ilk mekan: Federal Café. En sevdiğim kahvaltı lezzetlerinden biri olan Eggs Benedict ve kafenin bu yerel tatlı duruşu için kocaman bir teşekkür.

Barselona-1
Federal Cafe

Barselona-2
Federal Cafe

Kahvaltı sonrasında sokak sokak yürümeyi tercih ettik, evet Barselona küçük bir şehir değil ama gezip görebileceğiniz her yere rahatlıkla yürüyebilirsiniz. Önce Gaudi’nin eserlerinden biri olan Casa Batllo Evi’ne uğradık. Aziz George’un ejderhayı öldürmesini temsilen yapıldığı söylenen bu masal gibi evin ön cephesi ejderhanın pullarla kaplı sırtını temsil ediyormuş.

Barselona-3
Casa Batllo

Gaudi’nin muazzam eserlerinden devam ederek Passeig de Gracia Caddesi üzerinde bir diğer evine, Casa Mila’ya gittik. Eğer ikisinden birini ziyaret etmeyi düşünüyorsanız size önerim, biletinizi önceden internet üzerinden online şekilde alarak Casa Batllo’ya gitmeniz olacaktır.

Aynı cadde üzerinde dileyenler alışveriş mağazalarını da gezebilir, burası alışveriş anlamında en ünlü caddelerden bir tanesi.

Dönerken Casa Mila’nın sağ tarafındaki ara yolda bulunan Vinçon’a uğramalı ve lezzetli çikolata-şekerlemelerden tatmalısınız bence.

Sırada, Katalan modernizminin öncüsü Antoni Gaudi’nin, hayatını adadığı, her detayı ince ince düşündüğü eseri Sagrada Familia var.

Ne yazık ki Gaudi, kiliseyi dışardan incelediği sırada trajik bir trafik kazası sonrasında hayatını kaybetmiş ve kilise ölümünden beri tamamlanamadan yarım kalmış. Ben gittiğim zaman henüz çalışmalar devam ediyordu fakat kilisenin inşasının tamamlanması için öngörülen yıl 2020 imiş, belki bitmiş bile olabilir.

Barselona-4
Sagrada Familia

Ben Gaudi’nin eserleriyle, bir anlamda onunla tanışmak için baya sabırsızdım. Yaratıcı, kendine özgü ve eşi benzeri olmayan bu mimar, doğada hiçbir çizginin düz olmadığını, kıvrımlara sahip olduğunu düşündüğü için Barselona‘ya bıraktığı tüm eserleri dalgalı hatlara sahip olan yapılarla donatmış. Barselona Gaudi ile, Gaudi Barselona ile anılır olmuş. Eserleri, sıradışılığın ve kuralsızlığın en güzel timsali zaten.

Barselona-5
Parc Güell

Gaudi’nin bir diğer yapıtı, Parc Güell’e giderken yol uzun fakat keyifli bir yokuştan oluşuyor. Antoni Gaudi’nin ruhunun rengarenk yansımaları ve doğanın kıvrımlarından oluşan bu parkın bendeki yeri çok ayrıdır. On yıldır duvarımda asılı duvar mozaik kaplı kertenkele figürüyle büyümüş biri olarak gerçeğini görmeyi sabırsızlıkla beklediğim o an tarif edilemez bir heyecandı benim için.

Barselona-6
Salamender

Antoni Gaudi‘nin Salamender heykeliyle buluştum, inanın kalp atışım hızlandı. Belki hepiniz benim kadar heyecanlanmayabilirsiniz, ama parkın içerisindeki mükemmel mozaikleri, dalgalı yapıları ve en tepedeki manzarayı görmelisiniz.

Barselona-7
Parc Güell

Parkın sadece bu ana bölümü için bilet gerekiyor, geniş bir alana yayılmış olan Parc Güell’in kalan büyük bölümünü biletsiz gezebilirsiniz. Rahatlıkla bir yarım gününüzü alacak ve şehri kuşbakışı izleyebileceğiniz keyifli bir alan burası. Dönüş yolunda hemen çıkışından kalkan dolmuşlara binerek şehir merkezine kolayca ulaşım sağlayabilirsiniz.

Barselona-8
Parc Güell

Bu kadar geziden sonra geldik akşam yemeğine: Barselona’nın ünlü lezzetlerinden biri, safran soslu bulgur pilavı üzerinde deniz ürünleri bulunan ünlü tava yemekleri Paella’dır. Deniz kenarında ünlü bir lokanta olan Can Solo’yu veya La Rambla Caddesi üzerindeki sokak kafelerinde yemeyi tercih edebilirsiniz, elbette yanında dev bir sangria ile…

Barselona-9
Paella

 Ertesi gün önerebileceğim bir diğer kahvaltı mekanı: MilkBar. Bu minik cafe muazzam lezzette dev pankeklere sahip. Biz dışarıda oluşan sıraya aldırış etmeden bekledik ve bu küçük sempatik mekanda keyifli birer kahvaltı yapma fırsatı bulduk.

Barselona-10
Milk Bar, Kahvaltı

Günün devamında rotamızı Plaça de Sant Jaume meydanına doğru Barri Gotic alanı çevresinde çizdik. Barselona Katedrali'ni, herkesin eğlenceler düzenlediği katedral meydanı önünü, Parlemento Binası'nı gördük.
Barselona’ya gelmişken elbette Picasso Müzesi’ni ziyaret etmeden geçmek istemedim. Picasso’nun seçili eserlerini yakından görmek (özellikle Guernica tablosunu) benim için tarif edilemez bir mutluluktu.
Müze çıkışında aynı sokakta yer alan ve Barselona’nın köklü pastanelerinden olan Brunells’de ufak bir mola verebilirsiniz.

Barselona-11
Brunells

Brunells’den atıştırmalıklarınızı alıp Parc De La Ciutadella‘ya, şehrin en güzel ve huzurlu köşelerinden birine gidip günün tadını çıkarabilirsiniz. Eğer vaktiniz varsa tekne gezisi yapmanızı öneririm.

Barselona-12
Parc De La Ciutadella

Barselona-13
Tapas 24

Barselona bir tapas şehri, gün içinde her yerde çeşitli tapas mekanlarına denk gelebilirsiniz. İç mekanını ve lezzetlerini beğendiğim Tapas24’ü özellikle belirtmek isterim. Her çeşit tapası ve buranın şampanya benzeri ünlü içkisi cava’yı mutlaka denemelisiniz.

Barselona-14
Cava

Tapaslarımızı yiyip yola devam ederken teleferikle Montjuic Tepesi'ne geçmeye karar verdik. Sizi limanın bir kıyısından alıp şehrin tepesine kadar çıkaran teleferiğin kapanış saatine dikkat (18:00).

Barselona-15

Montjuic Parkı şehrin bir diğer ucunda büyük bir ormanlık arazide bulunan şehrin tepe noktalarından bir tanesi. Içeriye doğru yol aldıkça MNAC yani National Museum’u görebilirsiniz. Müze önündeki merdivenlere oturup manzaranın tadını çıkarın mutlaka, merdivenler şehre uzanan bir balkon adeta.
Şehirde son günümüzü HopOn-HopOff tura katılarak değerlendirmeyi tercih ettik.

Yeşil ve kırmızı hatlarla geniş ve düzenli caddelere sokaklara sahip şehri boydan boya gezdiren bu otobüsler son derece rahat ve keyifli. Planlama altyapısının örnek olduğu şehirlerden biri olan Barselona‘nın kendisi başlı başına bir mimari eser gibi.
Gezimizin sonuna geldik. Canlı cıvıl cıvıl hayatıyla Barselona gönülleri fethetti aslında. Son gecemizi suyun dinginliğine bırakarak Port Vell limanında deniz kenarında geçirdik ve ertesi gün yine Katalonya Meydanı'ndan havaalanı otobüsümüze binmek üzere otelimize döndük.

Barselona-16
Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere,
Sevgiyle.

Ekim, 2017

Etiketler


Simge Ceyda Çamur kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

Simge Ceyda Çamur

tatlı su yogisi.https://www.instagram.com/simgeceyda/