Barselona'da Sanat

Barcelona sanat meraklıları için seçim yapmakta zorlancakları kadar dolu dolu olan bir şehir. Gauidi, Picasso, Miro başta gelen isimler.

Gaudi’nin görülmesi gereken yapıları arasında aynı cadde (passeig de gracia) üzerinde bulunan iki yer var. Casa Batllo ve Casa Mila (La Pedrera) Casa Battlio için Passeig de Gracia metro durağını, La Pedrera için ise Dioganal durağını tercih edebilirsiniz. 

Biz Casa Batllo’nun biletini internetten aldık . Üstelik saat sınırlaması da yok istediğin saatde giriş yapabiliyorsun. Koca kuyruğu geçip içeri girmek çok rahatlatıcıydı tavsiye ederim muhakkak.

Batllo zaten varolan bir yapıdan dönüştürülmüş. Gaudi'nin hayal dünyası kendini belli ediyor burda da . Hatta videolu rehperler sayesinde ne hayal ettiğini hayal etmekte zorlanıyorsanız gösteriyorlarda. UNESCO Dünya Miraslar listesinde bulunan bu yapı adeta bir ejderhayı anımsatıyor. Zaten Aziz George'un ejderhayı öldürmesi temsil ediyormuş. Mimari hem pratik hem de sanatsal olabilirmişi dedirtiyor. Bacalar ,Ejderhanın sırtını oluşturan kısım en dikka çeken kısımları arasında dış mimarisinin. Balkonları nedeniyle ise kemikler evi olarak anılmakta burası. Uzun lafın kısası gidip Gaudi'nin hayal gücüne hayran kalın. Zaman olarak geniş bir zaman ayırın çünkü içerde zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.

Casa  Batllo

Casa Batllo

Diğer bir gözde ise La Pedrera (taş ocağı) dalgalı bir tasarıma sahip.İçinde bir galeri ve özel konutlar da mevcut. Balkonlarındaki demir işçilik, Gauidin çizimlerinin bulunduğu oda, Ortaçağ savaşçılarına benzeyen bacalar Batllo'nun renkli dünyasından sonra daha farklı bir atmosfer sunuyor. Biz buranın biletini önceden almamıştık. Akşam saatlerine doğru biraz daha az kalabalık oluyor o vakiti tercih edebilirsiniz.

Yada zamanınız az ise ben Casa Batllo'yu daha bir beğendim onu gezmenizi tavisye ederim


La Pedrera

Museu Picasso  daha çok erken dönem çalışmalarını içeriyor.Bina ortaçağdan kalma bir saray kompleksi. Oldukça gotik bir yapı. Barri Gotic bölgesinde yer alan bu yeri malesef gezemedik biz. Barri Gotic'in dar sokaklarında dolaşmayı tercih ettik daha sonra Madrid'de sanata doymayı planladığımızdan. Ama gitmek isteyenler için  Valazquez'e selam çakan Las Meninas dizisi ve kübizme merak sarmadan önceki Home amb boina gibi eserleri, mavi döneminde yaptığı melankolik çizimler mevcutmuş bu müzede.

Miro'nun müzesi ise Montjuic bölgesinde yer alıyor. Placa de Espanya'dan yürüyerek ulaşım mümkün.Pazartesi ve pazar günleri kapalı. Eserlerinin sergilemek için binayı kendisi yaptırmış. Bahçesinde dahi resimler var. Barcelona dizisi olarak bilinen 50 adet siyah beyaz taş baskından oluşan çalışması buranın göz bebeği.

Miro Müzesine ulaşım;

Museu de la Xocalata çikolatanın da sanatla bir ilgisi olduğunu düşünerek burda bahsedilesi bir yer.Picasso Müzesine yakın bir konumda ordan çıkınca buraya uğrayabilirsiniz.( carrer del comerç ) .Burada kakaonun keşfinden fotoğraflara,eski posterlere kadar herşey var. Özellikle mona (bir nevi heykel çikolata) denilen katalan icadı buranın dikkat çekici kısımlarından.

Picasso müzesine yakın bir başka yer de Basilica de Santa Maria del Mar. Katedralin ve Gauidi eserlerinin gölgesinde kalsa da kendi çapında oldukça görülesi bir yer. Zaten yerel halkı buraya hakkını veriyor ve muhteşem akustiği sayesinde düğünler için en popüler kilise burasıymış. Akustiğinin yanı sıra iç mekanın ferah ama gotik havada düğünlere karakter katıyordur eminim. Burası tek Katalan gotiği üslubundaki kilseymiş. Belki de milliyetçilik damarları ile burda evlenmeyi tercih ediyorlardır. 55 yılda tamamlanmış bırası böylece de tek bir tarz hakim olmuş. Çevresinde oturmak için birçok cafe bulunuyor. Özellikle akşamları burası ışıklandırılmış halinin yanı başında yemeğinizi yiyebilirsiniz.

Aslında Barcelona'da sanat her yerde biraz çevrenize bakarsanız her binada her köşe başında bir ayrıntı keşfediyorsunuz. Eğer ilginiz varsa gitmeden önce okuyacağınız bir kaç kaynakla sokakları çok daha farklı bir gözle bakarak gezeceksiniz.