Google+

Arama formu

“İstanbul’un Akciğeri”

Boğaz’ın kuzeybatısında bulunan bu ormanlık alan eskiden suyuyla de beslermiş İstanbul’u. Trakya’nın kuzey sıradağları olan Istrancalar boyunca uzanan, Karadeniz’e 45 km kala biten bu ağaç deryasının genişliği yaklaşık 5.300 hektar. En yüksek yeri ise 230 m’deki Kataltepe.

İstanbul
Fotoğraf | Belgrad Ormanı’ndan bir görüntü
 
Adını, Kanuni Sultan Süleyman’ın 1521’de Sırbistan seferinden dönüşünde yanında getirdiği Sırp esirleri, eski köylerin canlandırılması ve yenilerinin kurulması için yerleştirdiği Belgrad–Petra köyünden alıyor. O zamanlar 13 bin hektara varan yüzölçümü düşünülürse ormanı nasıl kemirdiğimiz anlaşılabilir. Fatih’in “Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim” sözünü bu ormanlar için söylediği biliniyor. Ormanların 16. yüzyıldan itibaren kazandığı koruma statüsü tarihimizde pek az rastlanır bir şansla bugüne kadar devam etmiş. Bunun sebebi Osmanlı İmparatorluğu döneminde tüm şehrin içme suyunun buradaki kaynaklardan sağlanması.

İstanbul-1
Fotoğraf | Belgrad Ormanı kuşbakışı

Bu amaçla bir dizi bend yapılmış: Kömürcü (1620), Büyük Bent (1796), Topuzlu (1750), Ayvad (1765), Valide (1796), Kirazlı (1818) ve Sultan II. Mahmud. 1894’te ormana ismini veren Belgrad–Petra köyü yarattığı çevre kirliliğinden ötürü 1898’de kaldırıldı ve ne sebeple olursa olsun ağaç kesimi yasaklandı.
İlkbaharda yeşilin, sonbaharda sarının ve kızılın envaiçeşit tonunu taşıyan bu ormanlarda kışın yaprak döken ağaç ve bitki türünün oluşturduğu bir flora var. Bu floranın dörtte üçü meşelerden oluşuyor: saplı meşe, sapsız meşe ve Macar meşesi. doğu kayını, adi gürgen ve Anadolu kestanesi diğer ağaç türleri. Belgrad Ormanı içindeki Atatürk Arboretumu’nda ise İstanbul ikliminde yaşayabilen yaklaşık 2 bin farklı bitki çeşidi yetiştiriliyor.
 
71 çeşit kuş ve 18 memeli türünü barındıran ormanda avlanma yasağının getirdiği koruyucu tedbirler sayesinde yaban hayatı nispeten zengin kalabilmiş. Gelincik, tilki, kurt, yaban domuzu ve geyikler başlıcaları.

Etiketler