Google+

Arama formu

​BİR DİYARDAN BAŞKA BİR DİYARA: VARANASİ'YE GİDİŞ

Bu yazı Gezimanya üyesi Ali Yeniay tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Aklınıza gelebilecek en kötü yaşayışları hayal edin. İşte burada ondan daha fazlası var. Burası Hindistan.

Varanasi

Varanasi-1

Belki hayatınızda 26 saat kara yolculuğu yapmışsınızdır ama bizim yaptığımız şartlar altında yapmadığınıza bahse girerim. 70’li yılların otobüsünde, daracık koltuklar, istif halinde üstü başı kokan insanlarla, camları kırık, yolların kötü olmasından dolayı 10 dakikadan fazla aralıksız uyuyamadığınız, sürekli dik oturmak zorunda olduğunuz ve muzdan başka bir şey yiyemediğiniz bir yolculuktu bu.

Varanasi-2

Varanasi-3

10 saatlik zorlu bir kara yolculuğundan sonra sınır kapısına geldiğimiz haberi ile karanlıkta kendimizi aşağı attık. Nepal’den çıkış yapıp Hindistan’a geçirecek kişiyi Otel Budha’da bulacaktık. İndiğimiz yerdeki bilet gişesi haricinde hiçbir yerde ışık yoktu. Bize tarif edilen oteli nerede bulacağımızı bilmezken hemen yanımıza üç tekerli bisikletleri ile garip tipli adamlar geldi ve bizi apar topar bisikletlere bindirmeye uğraştılar. Dedikleri hiçbir şeyi anlamıyorduk ve onlar bizim söylediğimiz otel adını bildiklerini belirtir şekilde oraya 4 kilometre olduğunu anlayabildik. Ama bir terslik vardı çünkü bize otelin indiğimiz yerde olduğu söylenmişti. Sonra sakin düşünmemiz gerektiğine karar verip bilet gişesine sorduk, adam da İngilizce bilmiyordu ve otel adını duyunca eli ile arkalarda bir yeri gösterdi. Sonra biz de sırtımızda çantalar karanlığa daldık.

Varanasi şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Vijaigarh kothi, Yoga Retreat on Ganges by Safarnama, Aashray güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Kashika Paying Gasthaus, On The Ghat By Howdy Hostels, Taj Nadesar Palace. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel Varanasi Ganges, Kashi Stay, K.S.N. Varanasi Paying Guest House gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Lake View Hotel, Stay Inn Hostel (a unit of Admire India Tourism Pvt. Ltd.), HosteLaVie - Varanasi tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Varanasi aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Varanasi-4

Varanasi-5

Az ileride karanlıkta tezgah başında bekleyen bir yaşlı kadın görüp ona otel adını söyledik ve o da bize yandaki duvardan atlamamız gerektiği gibi bir işaret yaptı. O duvardan da atlayarak cep telefonu ışıklarında hiç bilmediğimiz yerlerde hiç bilmediğimiz bir otel tabelası arıyorduk. Bir süre sonra amacımıza ulaşabildik ve cep telefonu tuttuğum binanın yanında “Otel Budha” yazıyordu. Kapıyı defalarca çalmama karşılık içeriden bana hiç anlamadığım bir dilde bağıran ve bir türlü kapıyı açmayan kadın sesi geliyordu.

Varanasi-6

Varanasi-7

Ben de yılmadan kapıyı çaldım ve sonunda daha başka bir kapı açıldı ve bir erkek bizi içeri aldı. Elektrikler kesik olduğu için buraların zifiri karanlık olduğu anlaşıldı ve bizi alacak “Mr. Bablu” yarım saat sonra geldi. Bize üç tekerli rikşalar ile sınırı geçeceğimizi 4 kilometre sonra kendisinin Hindistan tarafında bizi bekleyeceğini söyledi.

Varanasi-8

Varanasi-9

Hava yeni yeni aydınlanmaya başladığında biz üç tekerlekli bisikletlerle önce Nepal çıkışına geldik, sonra Hindistan girişine. Hayalini kurduğumuz sınır kapısı ise çok şaşırtıcıydı, çünkü kapı falan yoktu. Nepal ve Hindistanlıların elini kolunu sallayarak girip çıktığı, ama biz turistlerin çantalarının en ince ayrıntısına kadar bir asker tarafından keyfi olarak arandığı bir yer burası. Çantamızdaki her şeyi boşalttırıp öylesine bir göz gezdirmesi bu sınır kapısını bizim için sinir kapısı haline getirdi. Hindistan girişinde pasaport onayından sonra gerek insanların davranışları gerekse gördüğümüz insan manzaraları başka bir diyara geldiğimizi hemen belli etti her ne kadar kapı olmasa da… Hindistan pasaport memurunun bana form verirken yüksek sesli bir gaz çıkarması ve istifini bozmamasından farklı bir ülkede olduğumuzu hemen anladım. İnsanlara ve yaşam biçimine baktığınızda sanki o sınır kapısında görmediğiniz şeffaf bir cam var.

Varanasi-10

Varanasi-11

Rikşalarla 1 kilometre daha gittikten sonra ben ödemelerini yapıyordum ki Ayhan Hocam ve Resul Abi'nin hareket etmekte olan bir otobüse bindiklerini ve acele ile beni çağırdıklarını gördüm ve otobüs giderken ben de atladım. Ama yine bir terslik vardı çünkü biz Mr. Bablu’yu bekleyecek ve saat 08.00’de hareket edecektik. Otobüsün muavini kılığındaki kişi bizden biletimizi istedi ve ona biletimizi verdim. Sonra bizim çantalarımız için ek ücret ödememiz gerektiğini söyledi. Biz de ücreti Nepal’de ödediğimizi ve yeni bir ücret ödemeyeceğimizi söyledik. Bize bir süre bağırdı ve sonra bizim biletimiz ile birlikte otobüsten atladı, gitti.

Varanasi-12

Bir süre sonra otobüsün bizim otobüs olmadığını ve bu otobüsün Varanasi’ye değil Gorakhpur’a gittiğini öğrendik. Yani dakika bir, gol bir… Gidiş rotamızın biraz daha kuzeyinde olan bu yere gelene kadar yolda gördüklerimiz bizi fazlasıyla şaşırttı. Çırılçıplak ve çöplük içinde sokakta yatan insanlar, her yerleşim yeri içinde insanlardan daha özgür dolaşan inekler, ulu orta tuvaletini sokakta yapanlar, dokunmaya dahi çekineceğiniz derecede pislikten geçilmeyen seyyar satıcı tezgahları, trafik kuralının olmadığı dar ve kötü yollar…

Temizlikten bi haber insanlar neden beyaz uzun kıyafetler giyerler? Bunu sormak bir türlü mümkün olmadı. Sanırım Özdemir Asaf’ın renkleri kirletme yarışında birinciliği beyaza verdiğinden haberleri yok ya da beyaz ötesi reklamları buralara halen gelmediği için adamlar günden güne renk değiştiren kıyafetlerden hoşlanıyorlar.

İndiğimiz yerde İngilizce bilen neredeyse tek bir insan bile yok. 850 farklı dilin olduğu ve 22 tane resmi dilin bulunduğu bu ülkede İngilizce’nin resmi dillerden birisi olmadığını düşündüğümüzde normal olan bu olsa gerek. Bundan sonra Hindistan kitabımdan belli başlı Hintçe kelimeleri ezberlemeye karar verdim. Bu durumda biz de sadece gideceğimiz yerin adını söyleyerek otobüsü bulabildik. Otobüsü gördüğümüzde önümüzde çok zorlu bir yolculuğun daha olduğunu anladık. İki kişilik yere sıkıştırılmış üçlü koltuklarda dik oturmak zorundasınız ve kesinlikle kafanızı koyacak bir yer yok. Yolun sonuna doğru Resul Abi’nin “belim koptu” serzenişine karşılık, ben de aynı durumda olmama rağmen ona gülerek moral vermeye çalışıyorum ve yanındaki Hintli’ye bazı şeyler sorması için ona zaman geçirtecek teklifler sunuyorum.

Hintliler para ve dil konusunda oldukça milliyetçi göründüler gözüme. Belli bölgelerde sadece Hintçe kullanılıyor. Para olarak ise Amerikan doları kabul etmiyorlar. Sınır kapısında yeterli düzeyde para bozdurmadığımız için yolda Hindistan Rupisi olmadan kalakaldık. Uzunca bir süre susuz gitmek zorunda kaldık 35 derece sıcakta ve insan istifli otobüste. Sonra “suya götürüp susuz getiren” ben otobüse binen bir seyyar satıcıyı 5 Türk Lirası karşılığında iki su almaya ikna ettim. Otobüsteki adamın İngilizce bilmemesi, otobüsteki Hintlilerin karşı çıkması, birçoğunun Türkiye adını bile bilmemesine rağmen nasıl başardım halen anlamıyorum. Demek ki ben susuz kalınca daha bir ikna edici olabiliyorum. 5 TL’yi alan adamın otobüsten sevinerek indiğini bile söyleyebilirim.

Otobüs ile Ganj Nehri’nden geçerken, otobüste bulunan Hintliler nehre dönerek ellerini alınlarına ve sonra çenelerine götürerek dua ediyorlar. Çünkü bize göre pislikten geçilmeyen bu biz nehir onların kutsal “Ganj Ana”sı. Burada Nepal’deki gibi bisiklet ve motosiklet fazlalığı göze çarpsa da oradakinin tam tersi burada kask takan yok denecek kadar az.

Varanasi-13

Hava karardıktan sonra yolculuğumuz bitti ve sonunda ölüm şehri Varanasi’ye geldik. Buranın pis olma ününü duyup kendimizi bir şey yememek üzerine şartlamıştık zaten. Çantamızda olan nutella haricinde hiçbir şey yiyemeyeceğimiz iner inmez belli oldu zaten. Üç tekerli küçük “Tuktuk”lardan (bunlar motorlu) kiralayarak Ganj Nehri yanına bizi götürmesini istedik.

İndiğimiz yerde de bize yapışan ve para koparmaya uğraşan ilginç tipler bizi otellerin bulunduğu bölgeye götürdü. Otel Puja’da konakladık. Karanlıktan dolayı Ganj’ı göremesek de yarının büyük yeniliklere gebe olduğu pencereden baktığımızda şehrin puslu havasında kendini hissettiriyordu…

www.facebook.com/ali.yeniay.395


Ali Yeniay kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

Ali Yeniay

"Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı?" sorusuna "Gezerek, okuyan ve hatta gezi yazılarını paylaşan" diye cevap veren bir seyyahım ben...