Bir Tat Bir Mekan : Erzurum Yakutiye ve Cağ Kebabı

Bir önceki yazımda anlattığım Sivas'a çok benzeyen bir şehir Erzurum. Gerek havası gerek insanı ile birebir örtüşüyor desem yanılmış olmam.Şehrin öne çıkan sembolleri "Yakutiye Medresesi ve Cağ Kebabı" bende bunları anlatacağım.

Yakutiye Medresesi :

1310 yılında Cemalettin Yakut tarafından inşa ettirilmiş. Medrese duvarlarında birçok figür bulunmakta. Konum itibariyle de şehrin göbeğinde bulunuyor.
Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor. İçerisinde tarihte kullanılan paralar,eşyalar el yazması kitaplar ve daha neler neler. Taş yapısı itibariyle de oldukça görkemli.İlhanlılar zamanından günümüze kadar sağlamlığını koruması da bizler için bir o kadar güzel.

Medresenin ön ve arka kısmında havuzlar var ve su belirli şekillerde fışkırlıyor. Akşamları renklendirilerek daha güzel bir görünüm veriliyor.

İç kısmı avlu şeklinde ve odalarda çeşitli tarihi eserler sergileniyor. Orta bölümde de yöreye özgü ürünler satılıyor.

Cağ Kebabı :

Yöresel ve benim için güzel bir yemek cağ kebabı. Görüntüsü bile cezbetmeye yetti. Kuzu ve keçi etinden yapılıyormuş. Et terbiye edilip bekletiliyor ve yatık bir şekilde kızartılıyor. Nerede yenir diye sorunca ; Erzurum da bir çekişmenin olduğunu söylediler. Her kafadan bir ses çıkıyordu ve tavsiye üzerine Oltu ilçesine giderek orada yemeyi uygun buldum.

Mekan salaş ve sade ama lezzet tartışılmaz. Oltu saat kulesinin hemen karşısında bulunuyor.

Fotoğrafta ekmek görünüyor ama servis lavaş ile yapılıyor. Sarıp dürüm şeklinde yiyorsunuz.

Bir eve misafir oldum ve buranın mekan adını belirtemeyeceğim :) yöresel lezzet deyince aklıma gelen ilk yer burasıdır. Orjinal bal ve buzlukta tutulmuş cağ kebabı.. Görülecek gezilecek çok yer var ama Erzurum'da insanlar başka sıcak sanki. Yardımseverler ve misafirperverler. Bakalım ilerleyen günlerde nereleri göreceğim...

Etiketler