Google+

Arama formu

BİR YUDUM TARİH: SAFRANBOLU

Yıllar yıllar evvel her tatilimi değerlendirmeye, akrabalarımı görmeye bu şirin kente gelirdim. Bu sefer de yolumuz; Gezimanya.com ve Safranbolu Belediyesi'nin (www.safranbolu-bld.gov.tr) davetlisi olarak kültür elçileri, seyyahlar ile kesişti. Gezmenin hakkını veren bu insanlarla bir kenti dolaşmak benim için bulunmaz bir nimetti ve çıkardım hemen kalemi, kâğıdı...

Safranbolu

Safranbolu, Karabük il merkezine 8 kilometre uzaklıkta. İstanbul’a 5, Ankara’ya ise 3 saat mesafede bulunuyor. Mezozoik dönemde (Dinozorlar Çağı) Karadeniz tabanından yükselen bu günkü şehir topraklarının karstik özellik taşıması, bugün bile suların yüksek oranda kireçli olmasının sebebidir.

Safranbolu-1

Safranbolu bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Kendi alanıma da atıfta bulunduktan sonra inelim şehir merkezi Eski Çarşı’ya. Çarşının göbeğinde 1645 tarihli eski bir han yer alıyor. Çocukluğumda adından irkildiğim, içine giremeye korktuğum Cinci Han (www.cincihan.com) bu günlerde tarihi bir otele dönüştürülmüş. Güzel bir akşam yemeğinden sonra konaklamamız ise bir han odası oluyor.

Safranbolu şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Beylerbeyi Konak, Leyla Hanım Konağı, Zalifre Hotel.gibi otelleri tercih edebilirsiniz Bir de Tatilsepeti.com'un Safranbolu aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Safranbolu-2

Gün ağarınca ise ilk iş sıkı bir kahvaltı ve ardından ekip aracımız ile Bulak Mağarası’na yolculuk. Eski Çarşı’ya 10 kilometre mesafedeki mağaranın oluşumunda hidrolojik etkiler söz konusu. Öz Türkçe “Pınar” anlamına gelen “Bulak” uzun yıllar şehrin suyunu karşılamış ve dönem dönem de barınak olarak kullanılmış. Giriş ücretinin 3 TL olduğu mağara 6 kilometreden daha uzun fakat özel izniniz olmadıkça 400 metreden ileriye gidemiyorsunuz.

Safranbolu-3

Mağara çıkışı biraz soluklandıktan ve sıcak bir çay yudumladıktan sonra tüm enerjimizle yolculuk devam ediyor ve istikamet Kristal Teras. Yerden 80 metre yükseklikte eşsiz bir kanyon manzarası sunan teras, 3TL gibi bir bedelle bu harika manzarayı ayaklarınıza seriyor adeta.

Safranbolu-4

Devamında kanyonda bir tura çıkmak isterseniz, İncekaya Su Kemeri’nin kıyısından hareketle yine 3TL karşılığında trekking yapabilir, atlara binebilir, mangal yelleyebilir yahut paintball oynayabilirsiniz. 9 kilometrelik mesafeyi kat ettiğinizde ise kendinizi Eski Çarşı’da buluveriyorsunuz.

Safranbolu-5

Dolu dolu geçen program bir de güzel öğle yemeği ile taçlanıyor. Yöresel lezzetlerden tattıktan sonra mini araçlarla şehir turu atılıyor ve en sevdiğim vakit, kahve faslı geliyor. Özel şerbeti, sakızı, lokumu ve közde pişen Türk Kahvesi, doğa-lezzet-medeniyet triyosunda zamanı donduruyor. Sonradan fark ediyorum ki donan şey soğuktan benim aslında.

Safranbolu-6

Kahveleri de içtikten sonra arastanın tarih kokan sokaklarından ayrılıp biraz yukarıya, eski Hükümet Konağı’na çıkıyoruz. 110 yıllık bir geçmişi olan konak, yangın geçirdikten sonra restore edilip müze olarak hizmet vermeye başlamış. Giriş ücretinin 4 TL olduğu müzeden aldığınız biletle saat kulesini de görebiliyorsunuz.

Safranbolu-7

Saat kulesine kadar çıkmışken İsmail ULUKAYA bey amcamızdan bir de hikayesini dinleyiniz. 1788 tarihinde üretilen ve o zamandan beridir de tıkır tıkır çalışan saatin gönüllü olarak bakımını üstlenen İsmail Amca, ustasının verdiği görevi 50 yıldır sürdürüyor.

Safranbolu-8

Gün batar ve akşam olurken, mükellef bir sofraya daha oturuyoruz. Yöresel tatların aynen devam ettiği gezimizde yarına enerji toplamak için yöresel bir restoran son durağımız. Ertesi ve aynı zamanda son günümüz Kristal Teras’ta bir kahvaltı ile başlıyor. Krallara layık sofrada yok yok. Belediye Başkanı ve Ailesi’nin de katılımlarıyla her şey tamam oluyor ve manzara eşliğinde sıkı bir kahvaltı ediyoruz.

Safranbolu-9

Kahvaltı sonrasında Hıdırlık Seyir Tepesi (1 TL), Kaçak Lütfiye Cami ve Kaymakamlar Gezi Evi (4 TL) bu tarih kokan kentte son duraklarımız. Buraları da bir çırpıda gezdikten sonra doğruca gözleme yemeye Yörük Köyü’ne...
 
1565 yılında kurulan köy ilçe merkezine 6 kilometre uzaklıkta. Leyla Gencer’in de baba tarafından yerlisi olduğu Yörük’te bir büstü yer alıyor. Koruma altına alınan köyde Kasımsipahioğlu Konağı ve Köy Çamaşırhanesi en turistik yerler.

Safranbolu-10

Bektaşi kültüründen güzel enstantaneler sunan Kasımsipahioğlu Konağı, 300 yıllık bir geçmişe sahip. Neredeyse bir asırdır yapılaşmanın olmadığı köye yakışan bu konakta halen sahipleri oturuyor ve gelen turistlere de gönüllü rehberlik ediyorlar.
 
Bu denli tempolu geçen günün ortasında Yörük sofrasına oturuyoruz ve gözleme-ayran-baklava triyosunda bir sanat eseri geliyor önümüze. Koyu sohbete katık ettiğimiz sıcak gözlemelerin ardından veda etmenin vakti gelmişti. Yayık ayranının vermiş olduğu rehavetle yol nasıl geçti bilemiyorum fakat Safranbolu’da zaman durmuştu sanki.

Safranbolu-11

Bu geziyi gerçekleştirmemize olanak sağlayan Safranbolu Belediye Başkanlığı’na ve Belediye Başkanı Sn. Dr. Faruk Aksoy’a, Gezimanya Ekibi adına Sn. Tuğçe Yılmaz’a, destekleri için Sn. Ufuk Akkuş’a ve bizi yalnız bırakmayan belediye çalışanlarına minneti borç bilirim. Esen kalın…
 
Siz siz olun; St. Stephan Kilisesi nam-ı diğer Ulucami’ye uğramadan, Arasta'da bir köpüklü kahve içmeden, Bağlar gazozu ile ferahlayıp, lokum gibi bir tatil geçirmeden dönmeyin derim.


Yazar Hakkında

Emre Doğandor

[1994-Bolu] Bir gezgin olarak doğmadım belki ama bir gezgin olarak ölmek, torunlarıma anılarımı anlatmak için yaşıyor ve geziyorum. Şimdilik stajyer bir seyyah olarak dünyayı tanımaya çalışıyor ve tanıdığım kadar da sizlere yazıyorum. 15.02.2013 tarihinde bir blogda başlayan küçük serüvenim burada devam ediyor. Bana ulaşmak isterseniz "www....