Bisikletle Amsterdam Gezisi

Ortaçağ'dan kalma büyülü atmosferi, bisiklet yolları, kanalları, köprüleri ve bir sürü ilginçlikleri ile bu gezegenden değil burası. Başka bir evrene kurulmuş bir şehir sanki Amsterdam. 

Hansel ve Gretel masalının canlı olarak yaşandığı bu şehirde evlerin her biri lezzetli birer kurabiyeye gibi ve kenarından ısırsan sanki arkadan bulutlar görünecek gibi...

Bu şehre varır varmaz bisiklet kirala derim sana. Bu şehirde kaybolmak inanılmaz keyifli. Kaybolmak çok zor değil, çünkü yapılar köprüler ve kanallar her yer geçtiğin bir yerin tekrarı gibi, sanki uzun bir masalın içindesin ve tek dileğin bitmesin.

Bu şehri gezerken zamanda atlıyormuşsun gibi hissedebilirsin, bu yüzden iki günlük hafta sonu gezisi sana koca bir hafta gelebilir. Hiç şaşırma ve paniğe kapılma, her şey kontrol altında.

Tüm ulaşımı bisiklet ile geçirmeni öneririm. Çünkü gerçekten metro, otobüs ya da yürümek zaman kaybı. Tüm şehri bisiklet ile 15 dakikada turlayabilmen mümkün. Eğer şehrin kalabalık bisiklet trafiğinden sıkılırsan, yolları ile birbirine bağlanan parklardan istediğin yere gidebilirsin. Minik bir haritayı da bisiklet kiraladığın yerden istemeyi unutma.

Burada çok çocuklu aileler bile bisiklet ile sağlıyor ulaşımını. Bizim için araba ne ise onlar için de bisiklet o. Hobi olarak bisiklete binmenin çok çok ötesine geçmişler. Çünkü şehir o kadar uygun ki bisiklet kullanmaya.

Çok güzel sandviçleri var. Bir öğün mutlaka dene.

Bir de tüm bisikletli kadınlar için kısa bir film hazırladım. Buradan izle ve en kısa zamanda git bu gezegene.