Google+

Arama formu

BODRUM’UN ANTİK KENTLERİ VE HİÇ BİLİNMEYEN KÖŞELERİ– 5

Bu yazı Gezimanya üyesi nevinsalman tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Bodrum yakınlarındaki antik kentlerin birkaçını gezdik son iki gündür.

İlk gün Gökova Körfezi'ne doğru yol aldık ve iki Leleg Kentini gezdik, Bozalan ve Syangela
İkinci gün Milas’a gitmeden, Bodrum yakınındaki Bargylia ve Iasos Antik Kentleri ile Uyku Vadisini.. Sonra Milas’ın tarihi evlerini, tarihi eserlerini, Labranda ve Erosmos Antik Kentleri'ni gezdikten sonra Beşparmak Dağları'na tırmanıp Çomakdağ Köyü'nü ziyaret ettik.

Bodrum

Bugün Yatağan yakınlarında muhteşem iki antik kent Stratonikeia ve Lagina’yı gezdik.
Yakın yörelerde daha gezecek o kadar çok tarihi değerlerimiz hazinelerimiz var ki, güzel yurdumun taşı toprağı tarih, gezmekle bitmez. Gelecek bahar aylarında Muğla’ya, Aydın Çine’ye doğru giderek bu yörelerimizdeki güzellikleri gezmek üzere sözleşiyoruz.

Bodrum-1
 
Bugün biraz yorulduk ve biraz keyif yapmayı hak ettik sanırım, zaten henüz gün bitmedi, dostlarımı uğurlamadan ünlü ve tarihi Belen Kahvesi'ne götürmek istiyorum, biraz da yorgunluk çıkaracağız.

Bodrum şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavsiye edilenleri Spektr Otel Bodrum, Elista Hotel Spa Hotel, Yalıkavak Marina Beach Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Cennet Apart Hotel, Artı Butik Otel, Ağan Pansiyon. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları merak ediyorsanız Weekend Bodrum Hotel, Seray Class Apart Hotel, Moonshine Hotel Suites tesislerini incelebilirsiniz.

Bodrum otellerini Tatilsepeti.com üzerinden incelemek için tıklayın.
Bodrum otellerini Jolly Tur üzerinden incelemek için tıklayın.

Bodrum-2

Önce yolumuz üzerindeki Bozüyük Köyü yakınlarında, güzel bir bahçe içinde, 8 asırlık, gövdesinin içine girebileceğiniz büyüklükte dev bir çınar ağacı ve 87 metre derinlikten çıkan doğal bir su kaynağı gölet etrafına kurulmuş Pınarbaşı Restoran'da keyifli bir yemek yiyoruz. (Yatağan’a gelmeden yolun sağ tarafında tabelasını göreceksiniz)

Bodrum-3

Artık kahve içme vakti.. günümüzdeki adı Çaybükü olan Gevenes Köyü, Belen Kahvesi restore edilerek açıldığında ziyaretçi akınına uğramış. Nedeni ise, 1946 yılında bu kahvede yaşanan gerçek bir olayın hazin hikayesi. Değirmenci Pisili Tahir Usta tarafından söylenen ve zamanla ünü Türkiye’ye yayılan, birçok ünlü sanatçı tarafından okunan bir halk türküsü. “Ormancı” türküsü..

Hikayesi biraz uzun, dinlemek isterseniz aşağıda...

Bodrum-4

Bizim kısa ama çok keyifli, dolu dolu geçen Bodrum’un bilinmeyen ya da fazla gidilmeyen köşeleri gezimizi umarız sizler de bir gün yaparsınız. Başka yörelerde buluşmak üzere...
 
“Gevenes mahallesinde 1922 yılında dünyaya gelen ve bir ağa çocuğu olan Mustafa ile en yakın arkadaşı köy muhtarı Tevfik, her akşam köy kahvesinde dama oynayan iki arkadaş. 1946 yılının bir Temmuz gününde, Mustafa ve Muhtar Tevfik, yine oynarken 'Sarı Memet' lakaplı Orman Memuru Mehmet çıkagelir, sarhoştur. Bir gün önce, komşu Çiftlik Mahallesi'nde yangın çıkmıştır. Ormancı, yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister. Ancak bu arada 1946 seçimlerinin evrakı da Yatağan’a gönderilecektir. Muhtar Cezayir, 'Olmaz, daha acil olan seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem' cevabını verince ormancı ile muhtar arasında tartışma başlar. Muhtar Tevfik, 'Ayıp ediyorsun Mehmet' der ve oyuna devam eder.

Ormancı dama masasına bir yumruk atar. Mustafa, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar. Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler, ormancıyı sakinleşmesi için kahvenin arka tarafına götürürler. Ormancının savurduğu küfürler Mustafa’nın tahammül sınırını zorlar, yerinden kalkar, ormancının üzerine yürür. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp Mustafa’yı kolundan yaralar. Mustafa da ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Muhtar, ormancının ikinci kez kama vurmaması için elini tutar. Fakat Mustafa tetiği çoktan çekmiştir ve kurşun muhtar Tevfik'e isabet eder. Ormancı Mehmet, kaçmaya başlar. Mustafa kaçmasın diye, bir el daha ateş eder, öldürmek için değil, kaçmasına engel olmak için. Ancak Mehmet yere düşer, arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz, ama Tevfik kanlar içindedir.

O günlerin imkânsızlıkları.. Çok kan kaybeden Tevfik’i, tahta bir sal üzerinde hastaneye götürürler. Mustafa, Doktor Veli Bey’e, “Babamın selamı var, bu adamı iyileştir” diye yalvarır. Doktor Veli Bey, “O ölecek, önce senin kolunu saralım” diye yanıt verir. O sırada Tevfik eliyle işaret edip Mustafa’yı yanına çağırarak, ”Ben ölüyorum, hakkını helal et” dedikten sonra can verir.

Bodrum-5

Mustafa, en yakın arkadaşını öldürdüğü için teslim olur, 4 yıl ceza alır. Cezaevinde Tevfik her gece rüyasına girer ve ormancıya kini gittikçe artar. Bu acı olaydan sonra köyde kalamayacağını anlayan Mehmet ise, tayinini ister, doksanlı yılların başında da ölür.

Mustafa da, cezaevinden çıktıktan sonra, anılarla dolu o köyde yaşayamayacağını anlayıp, Muğla’ya yerleşir. Çok sevdiği ve öldürdüğü arkadaşı Muhtar arkada 25 yaşında bir eş ve 3 çocuk bırakmıştır, eşi Pembe, bu acıya dayanamayıp birkaç yıl sonra akli dengesini yitirir. Oğlunun biri İzmir’e yerleşir. Diğer oğlu ile kızı, köyde evlenirler ve hayatlarını orada sürdürmeye devam ederler.

Bu arada Mustafa'nın anne tarafından akrabası olan Değirmenci Pisili Tahir Usta Gevenes Köyü’nde yaşanan bu acı olayın türküsünü besteler. Bu türkü Ormancı türküsüdür.
Hayatının kalan yıllarını bu olayı unutmaya çalışarak geçiren Mustafa da 2005 yılında 83 yaşında ölür.
 
 

Etiketler


nevinsalman kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım. 10 senedir ise kış aylarında İstanbul'da, Mayıs-Aralık 7-8 ay Bodrum’da yaşadıktan sonra artık tamamen Bodrum’lu oldum. Tam bir Bodrum sevdalısıyım, en büyük keyfim seyahat...