Burdur Sizi Çağırıyor: Salda Gölü

Kaş’taki efsane günün ardından istikametimiz; Salda Gölü. Sabahın erken saatlerinde Kaş’ta son çaylarımızı içerken Akçagerme Plajı’nda Uçurtma Şenliği’nin duyurulduğu afişi görüyoruz. Yolumuzun üstü olduğundan 5-10 dakikalığına da olsa kendimizi sahildeki kalabalığın arasında buluyoruz. Çocuklar ve aileleri, ellerindeki uçurtmaları gökyüzüne salmış keyifli vakit geçiriyorlar. 

Yol üstündeki ikinci durağımız Patara Plajı’na, aniden bastıran sağanak yağmur nedeniyle uğrayamadan, Burdur’daki Salda mevkiine doğru yol alıyoruz. Birbiri ardına çakan şimşekler ve yoğun bulutları ardımızda bırakıp hedefimize ulaşıyoruz.

Birçok küçük, şirin köyün içinden geçerek Salda Gölü’nün büyüleyici manzarasıyla karşılaşıyoruz. 

Salda Gölü, 184 metreye varan derinliğiyle Türkiye’nin en derin göllerinden bir tanesi. Çevresi karaçam ve meşe ormanlarıyla kaplı bu doğa harikası karstik göl, çadırınızı kapıp kamp kurma hayallerine daldıracak çekiciliğe sahip.

Kendimizi bu muazzam manzarayı görmüş olmaktan dolayı şanslı hissediyoruz. Temmuz, Ağustos aylarında gençlik kamplarının düzenlendiği bu göl, bugünkü kapalı havadan ötürü sadece bize ait.

Göl ve etrafının birinci derece doğal sit alanı olması bu muhteşem manzaranın el değmemişliğini koruması açısından önemli bir faktör. Fotoğraf çekmeye doyamadığımız göl; barındırdığı minerallerden dolayı rekreatif amaçlı ziyaretlerin yapıldığı, özellikle de çeşitli cilt hastalıklarına iyi gelmesiyle biliniyor.   

Mevsim itibariyle göle giremesek de yaz aylarında burada ne kadar keyifli vakit geçirebileceğimizi hayal ediyoruz.

Salda’ya az bir uzaklıkta, şarap üretiminin yapıldığı Güney mevkiinden geçerek bir sonraki durağımız olan Pamukkale’ye doğru yola devam ediyoruz.

Etiketler