Google+

Bursa'nın güzelleri: Tirilye, Mudanya, Cumalıkızık

40108 May 2018Gezi Notu
Nil KurtNil KurtGezgin08 May 20184010 Yorum

Sabahın ilk ışıklarında çıktık yola. Tabii ki kara yolunu tercih ettik Bursa’ya gelmek için. Farklı yollar da var elbette, mesela deniz yolunu tercih edenler için İstanbul - Yenikapıdan İDO seferleri veya BUDO denilen Sirkeci’den kalkan vapurlarla ve son olarak eğer iş adamıysanız ya da çok param var saçmak istiyorum derseniz helikopter ile gelinebiliyor.

Girer girmez büyük şehir tabelaları çıkıyor karşımıza. Devasa binalar çarpıyor gözümüze. Aynı zamanda Türkiye’nin iki büyük araba markası Tofaş ve Renault’nun fabrikaları da burada bulunuyor.

İlk olarak Tirilye’ye gidiyoruz.

Bursa

Sahil bölgesini görür görmez Heybeliada’yı anımsattı bana. Balıkçılar sıra sıra... Oturup balığımızı yiyoruz. Akabinde orada çok meşhur olduğu söylenen bir tatlı geliyor önümüze. Görüntüsü fırın sütlaç, tadı tahin. Çok geçmeden öğrendik sırrını, tahin helvasını rendeleyip süt ve kahve karıştırıyorlarmış, sonra da fırına veriyorlarmış. Özelliği sıcak yemekmiş zaten.
 
Gezimiz başlıyor. Zeytini meşhurmuş Tirilye’nin. Bir de farkı varmış bizim zeytinden, çekirdeği daha küçük ve etine yapışık olmazmış. Haliyle yağı da değişik olurmuş ama bizim yaptığımız gibi suya koymazlarmış zeytini. Üzerine yağ da konmazmış.

Eski tip evler butik otel haline gelmiş, yukarı doğru çıkarken sağımızda solumuzda bulunan eski evlerin atmosferi de bir başka.

Yokuş yukarı çıkıyoruz. Önce Fatih Camii çıkıyor karşımıza. Zamanında burası kiliseymiş. Tirilye’ye gelirken kuş bakışı bakıldığında haç planlı olduğu görülüyor, topraklar Osmanlı’ya geçince minber, mihrap ve minare ekleyip cami yapmışlar.

Bursa-1

Biraz daha yukarda kültür merkezi haline gelmiş başka bir kilise, en tepede ise Taşmektep bulunuyor. Restore ediliyordu, içeri giremedik ama bir dönem insanları bu okullardan mezun olmuşlar.

Sonraki durağımız Mudanya. Son derece gelişmiş Tirilye ile mukayese edildiğinde.

Bursa-2

İlgimizi çeken tek nokta Mondros Mütareke Evi ama fotoğraf çekmek maalesef yasak. Bu sebeple sadece tabelasını çekebiliyorum.

Bursa-3

Sokakları da turluyoruz Bu arada dikkatimiz çeken bir nokta da yuvarlak pencereleri evler. Bunlar Rumlarınmış, Türklerin olanlar dikdörtgen pencereymiş. Buranın sahili de çok güzel
 
Sonraki hedefimiz ise Cumalıkızık. Bu kadar gelmişiz, görmeden olmazdı. İsmini hep duyardım da merak etmiştim. Meşhur Uludağ’da kar var halen daha. Cumalıkızık da onun eteklerinde bir köy. Hikâyesi de çok enteresan. Kızık boylarından gelen bir grup insan o bölgede 5 adet köy kurmuş. Sadece bir tanesinde cami varmış ve köy halkı cumaları oraya gidermiş, bu sebeple ismi Cumalıkızık kalmış ve ayakta kalabilen tek köymüş.

Bursa-4

Burası da aynı Şirince. Arnavut kaldırımlı taş sokaklardan yokuş yukarı çıkıyoruz. İsim babası cami tepede, her yerde hediyelik eşya, erişte, tarhana, kuskus, reçeller göze çarpıyor. Buranın evleri ile ilgili de çok ilginç bir rivayet de kenarlarından sarkan ip. Eğer ip sarkık halde duruyorsa, ev sahibi evde demekmiş, tokmağa 1 kez dolanmışsa komşudayım demekmiş, ip sarkık değilse tatildeyim demekmiş.

Tam anlamıyla bir köy. Meydanında da asırlık bir ağacımız var, tam fotoğraflık.

Bursa-5

 

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar