Google+

Arama formu

CANAİMA ULUSAL PARKINDA ŞELALE TURU

Uyandığımda saat sabaha karşı beşe geliyordu. Hemen günün doğumunu izlemek için kendimi sahile attım. Yine o ses… sessizliğe ses veren şelaleler…
Canaima

İlk kalkan olduğumu zannederken, sahilde bizim grubun neredeyse tamamı sabah yürüyüşündeydi. Güneş doğarken sahilde yürümek ayrı bir keyifli. Bu bölgede ilk olarak bembeyaz kumların dışarıdan getirildiği kanısına varabilirsiniz. Halbuki değil. Buradaki kumlar yıllar içinde Quartz taşlarının ufalanması sonucu oluşmuş. Bu nedenle çıplak ayakla sahilde yürürken kumun çıkarttığı manyetik sese tanık olabiliyorsunuz. Bunu mümkün olduğunca insanların olmadığı saatlerde deneyimleyin, Muhteşem!
Canaima-1

Kahvaltı saatine kadar bol bol yürüyüş yaptım. Sahil oldukça sığ, tam karşımda gürül gürül akan şelale. Şelalenin yanında ise ufak bir hidroelektrik santrali. Bu santral Canaima’nın büyük bölümüne elektrik sağlıyor. Ama doğa ile o kadar uyumlu yapılmış ki, hiç gözü rahatsız etmiyor.
Canaima-2

Sabah günün ışıması ile sahile gelen yerel halk duşunu yapıyor, dişini fırçalıyor, traşını oluyor lagünün içerisinde.
Canaima-3

Canaima bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Canaima-4

Sabah erken saatlerde kumsalda uçuşan rengarenk kelebekler bir gösteri sunuyor. Her birimiz elimizde kameralar danslarını resmetmeye çalışıyoruz.
Canaima-5

Sabah kahvaltı sonrası hemen yola çıkacağız. Ancak sıkı bir kahvaltı şart. Bir gece önce otel yönetimine baskılarım sonucunda, otelin tavuklarının yumurtalarından enfes bir omlet yiyoruz. Ekmek mi? Yine yok. Alternatifi Arepa. Mısır unundan yapılan arepayı yerel halk genelde içine jambon ya da peynir koyarak yiyor. Biz sade olarak aldık.

Canaima şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Campamento Ara Meru Lodge. Bir de booking.com'un Canaima aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Kahvaltı sonrası kano ile dünyanın en büyük 7. ulusal parkı olan Canaima Ulusal parkında şelaleler turumuz var. Herkes sıkı sıkı uyarıldı. Yedek t-shirt, sağlam, kaymayacak ayakkabı, yağmurluk… Bugün bol bol ıslanacağız. Aslında bu uzun ince  kanolara yerel dilde verilen isim “Curiara"
Canaima-6

Hep beraber sahile yürüyoruz.
Canaima-7

Kanolara binmeden önce ön koşul can kurtaran yelekleri. Lazım mı gerçekten? “Evet” ve kesinlikle!
Canaima-8

Curiara’lar çok bakımlı değil. Tura başlarken kimseye anlatmamıştım. Dönerken çıtlattım sadece… Bu curiara’lar o kadar bakımsız ki, siz giderken sürekli içine su alıyor. 3 sene kadar önce geldiğimde biz bir grup arkadaş elimize verilen taslarla içeri dolan suları dışarı atarak batmadan karaya varmaya çalışıyorduk. Bu sefer daha iyiydi koşullar. En azından elimize tas sepet vermediler. Ama yine ilk karaya varışımızda bileğe yakın su vardı kano içerisinde. Aslına bakarsanız bu da gezmenin keyfi….

Bu kanolar su almaya başladığında en yaygın tamir yöntemleri açılan yerlere kumaş tıkamak. Gittiği yere kadar dercesine. Ama gidiyor mu derseniz, gidiyor gerçekten de…. Varılan noktada araya sıkıştırılan kumaşlar çıkartılıp bir güzel sıkılıyor ve sıkılan kumaşlar yine aynı yerlere tıkıştırılıyor.

Biz turumuza geri dönersek, curiaralara bindiğimiz nokta zaten otelin önündeki sahil. Ve buradan müthiş bir manzara var. Canaima lagününü besleyen şelaleler tam karşımızda.
Canaima-9

Hacha, Wadaima, Golondrina ve Ucaima tam karşımızda. Genel olarak tüm Güney Amerika’da yaygın olduğu üzere bu isimler, doğa ile özdeşleşmiş bir takım anlamlara sahip. Mesela bize en yakın olan Ucaima şelalesi atraksiyon, macera anlamına geliyor. Golondrina yutmak, Wadaima tutku ve Hache balta anlamını taşıyor.

Hemen şelalelerin arkasında ise net olarak 3 tane tapuyu görebiliyoruz;
Nonoy-Tepuy (Zamuro) – Anlamı akbaba
Kuravaina-Tepuy (Venado) – Anlamı geyik
Topochi-Tepuy (Cerbatana) – Anlamı üflemek
Canaima-10

Tepui’ler muhteşem bio-jeolojik oluşumlar olup, jeolojik açıdan büyük ilgi uyandırıyor. Tepui’ler (masa-tepe) denilen bu dağların zirvesi sanıldığının aksine kıraç değil, yemyeşil ağaçlarla kaplı. Tepui’ler Canaima bölgesine has dağ şekilleridir. 2.500 metreye kadar yükseler tepeler vardır. Dik kayalıklar ve şelaleler ki, buna Angel Falls (Melek şelalesi) da dahil olmak üzere çok güzel bir manzara sunmaktadır. Tüm bu şelaleler ise Carrao nehrini besliyor.

Bu bölgedeki zengin bitki örtüsü, çok çeşitli hayvanlar, yüzlerce çağlayan ve şelaleleri ile insanda hayranlık uyandırıyor.

Yaklaşık 30 dakika süren kano turumuz sonrası Hache şelalesine yakın bir kumsala yanaşıyoruz. Buradan kısa bir tırmanış ile şelalenin yanına ulaşıyoruz. Buradan şelalenin arkasında yürüyüş yapacağız ve de tabii ki ıslanacağız. Bu nedenle büyük bölümümüz kıyafetleri çıkartıyoruz ve şelalenin ardındaki yürüyüşümüze başlıyoruz. Ses muhteşem, doğa muhteşem, görüntü muhteşem…
Canaima-11

Şelalenin ardından lagünü izliyoruz uzunca bir süre. Hayranlıkla… Şelaleden akan sular sıçrıyor üstümüze ve serinletiyor bizi Canaima’nın güneşinde.
Canaima-12

Canaima-13

Hele de tam dönerken şelalenin içine doğru uzanan gökkuşağı muhteşemdi.
Canaima-14

Ardından Sapo şelalesine gitmek üzere orman içerisinde yürüyüşe başlıyoruz. Yürüyüş sırasında karıncalara ev sahipliği yapan bitkileri gördük. Yürüyüşte en fazla dikkat edilmesi gereken ağaçların yollara taşan kökleri.
Canaima-15

Yaklaşık 35-40 dakika süren keyifli yürüyüş sonrasında Salto El Sapo’ya ulaştık. Sapo şelalesinin anlamı kurbağa, hemen yanındaki daha küçük olan şelale ise küçük kurbağa anlamına gelen Sapito. Sapo şelalesinin de arkasından yürüyeceğiz ancak biz gittiğimiz dönemde kurak sezonuna denk geldiği için çok coşkun akmıyordu Sapo.
Canaima-16

Sapo’nun arkasından geçtikten sonra Tepui’nin tepesine çıkmak için bir hayli dik kayalar arasından tırmandık.
Canaima-17

Tepeden manzara harikaydı. Bu da mevsimin bize bir avantajı oldu. Çünkü yağışlı sezonunda üzerinde bulunduğumuz bölge Sapo’nun suları ile dolduğundan buradan geçmek mümkün değil. Bu nedenle yağışlı döneminde gelmiş olsaydık, aynı yoldan geri dönmek durumunda kalacaktık. Biz ise Sapo’nun tepesine tırmanıp farklı bir yoldan dönebildik.
Canaima-18

Tepui’nin tepesi de oldukça etkileyici idi. Buradan 700 kilometreye yakın uzunluğa sahip olan Auyantepuy’u görme fırsatımız oldu.
Canaima-19

Tepui’nin tepesinde yürürken bir bölgede rehberimiz durdu ve bize ilginç bir açıklama yaptı. Bir inanışa göre Tepui’ler günümüzden milyonlarca yıl önce okyanusların altındaymış, suların çekilmesi ile yeryüzüne çıkmış. Diğer bir inanışa göre ise bu oluşumlar uzaylılar tarafından yapılmış. Uzaylıların yaptığını düşünmelerine sebep olan ise tepedeki bazı bölgelerde  büyük kaya parçalarını yere attığınızda içi boşmuş gibi ses çıkıyor olması. Nerede bir ilginçlik olsa genel olarak işin içinde uzaylıların parmağı olduğu düşünülüyor nedense…
Canaima-20

Kumsala geri döndüğümüzde güneş batmak üzereydi. Güneş gökyüzünde farklı ve değişken tablolar çiziyordu.
Canaima-21

Geri dönüş yolumuzda tekrar Hache’nin yanından geçerken şelalenin yanında yükselen ay kesinlikle görülmeye değerdi.
Canaima-22


Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur. 1997 - 1999 İstanbul Üniversitesi Piyasa Araştırmaları ve Reklamcılık, 1999 - 2000 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakultesi Antropoloji ve 2000 – 2004 Marmara...