Carnival Breeze ile Batı Akdeniz 7. Bölüm - Floransa

Gemimiz Carnival Breeze, bu sabah Livorno limanına oldukça erken yanaştı. Onun için rahat rahat kahvaltımızı yapıp, daha önceki deneyimlerimizden öğrendiğimiz gibi limandan şehir merkezine çift yön 5 Euro’luk shuttle araçlar ile gideceğiz ve merkezden de Floransa’ya gitmek için bir taksi ile anlaşmaya çalışacağız. Shuttle’ın bizi bıraktığı yere vardığımızda 8 kişilik bir van-minibus’ın etrafında 3 değişik milletten 6 kişi toplanmış, Pisa ve Floransa turu için pazarlık ediyorlardı. Tabii bu grupta Türk olmadan olur mu? Hemen 7 ve 8. kişi olarak pazarlığa ortak olduk fakat sıkı pazarlık etsek de taksi şoförü 480 € olan fiyatından 5 sent aşağıya inmedi. Biz de sonuçta kişi başı 60 € vererek bütün gün boyunca Toskana Vadisi, Pisa ve Floransa’yı dolaşacağımız aracımıza bindik. Önce en uzak yer olan Floransa’dan gezimize başlıyoruz. Yolculuğumuz boyunca şoförümüz bir rehber gibi; geçtiğimiz Toskana Vadisi’ni, şarapların ve peynirlerin güzelliğini, tarımsal çevreyi ve sonra da gideceğimiz yerleri anlattı.    

1 saat 15 dakikalık yolculuktan sonra Floransa’ya vardık. İlk molamızı tepelik bir yer olan ve tüm Floransa’yı kuşbakışı gören (26) Michelangelo Meydanı’nda verdik.

Buradaki 20 dakikalık molada şehrin süper manzarasını önce kendim sonra da sizler için fotoğrafladım. 
Bu meydanın ortasındaki Michelangelo’nun meşhur David Heykeli etrafında şöyle 2 tur attım. Yakından inceleme fırsatım oldu. Ama şoförümüz bunun aslının benzeri olduğunu, orijinalinin şehirdeki (20) Galleria dell’Accademia’da bulunduğunu söyledi. Oraya girmek içinse önceden internetten bilet alıp 2 saat kuyrukta beklemek gerekiyormuş. Tabii ki biz bunu yapamayız, çünkü zamanımız kısıtlı (biletler 17 € civarı)… Bulunduğumuz yerden Arno Nehri ve üzerindeki meşhur (27) Vecchio Köprüsü’nü, (1) Ulusal Kütüphane’yi, (5) The Duomo’yu, (17) Vecchio Sarayı’nı, (19) Uffizi Sarayı’nı ve (9) Santa Croce Kilisesi’ni rahatlıkla görebiliyordum. Daha önce de söyledim ya, İtalyan şehirlerindeki bu tip turistik taksilere teslim olduğunuzda sizi rahatlıkla görülecek yerlere ve mekânlara götürüp gezdiriyorlar. Hatta şoförümüz bize Floransa’nın sokak haritasını bile verdi. Takip edeceğimiz rotayı çizip kendi telefon numarasını da üzerine yazıp, hatta bakın şimdi şaşıracaksınız; kendi ikinci telefonunu da verdi. Buluşma yerini kaybedersek; endişelenmeyelim, rahatça dolaşabilelim ve arayabilelim diye… Bizi gemiye salimen götürmeyi garanti etmek için her şeyi planlamışlar. İşte turizm budur. Veee şimdi sizlere Floransa’yı gezmek için ilk defa yeni bir yol gerçekleştiriyorum. Floransa’nın bu sokak haritasını ve görülebilecekler listesini sizlere sunuyorum. Güle güle gezin… Haritadaki numaralara göre tarihi yerleri size elimden geldiğince fotoğraflı kısa bilgi olarak vereceğim.

Şimdi gelelim Floransa’nın kısaca geçmişini anlatmaya…
 
Floransa (İtalyanlar Firenze diyorlar), ilk yerleşim yeri olarak Etrüskler tarafından kurulmuş ve daha sonra Romalılar zamanında şimdiki Genova’dan başlayıp Roma’da sona eren tarihi Cassia Yolu üzerinde bulunan “çiçekler şehri” olarak adlandırılmıştır. Bu ismin ileriye dönük bir kehanet olarak da seçildiği düşünülebilir çünkü 1400’lü yıllarda başlayan Rönesans’ın ilk çiçek açtığı yer olmuştur. Apenin Dağları’nın eteğinde ve Arno Nehri’nin kıyısında olan Floransa, küçük bir kasabadır. Mona Lisa’nın o esrarengiz bakışının arkasında saklı olan gizem kadar, Ortaçağ’dan kalma o daracık sokaklarının zarafeti ve zaman zaman kale gibi muhteşem uyumlu renklerdeki malikâneleri ve içlerinde sakladıkları esrarengiz ama bir o kadar da güzel sanatsal hazineleri ile meşhurdur.
1348 yılındaki büyük veba salgını sonucu halkın yarısı telef olsa da bu salgın, ileride Floransa’nın parlak günlerinin gelmesine ve Avrupa’nın sanat merkezi olmasına engel teşkil etmedi. Hele 1434 yılından sonra zengin ve varlıklı bir banker olan Cosimo de’ Medici’nin ortaya çıkışı gelecekteki 300 yıl için Floransa’nın parlak ve altın çağının başlangıcı oldu. Medici ailesi, resim ve heykel gibi sanatsal konularda Floransa’nın gelişmesinde hep pozitif rol oynadılar. Cosimo de’ Medici; Brunelleschi ve Donetello’ya, torunu Lorenzo de’ Medici ise Michelangelo ve Botticelli gibi çağın en usta sanatçılarına hep destek verdi. Mediciler sayesinde İtalya Rönesans’ı da en parlak günlerini yaşadı. Medici ailesi o kadar güçlü bir hale geldi ki Avrupa’da hep soylu evlilikler yaptılar ve hanedanlarını devam ettirdiler. İçlerinden 2 adet Fransa Kraliçesi ve 3 tane de Papa çıkması Medicilerin ne kadar kudretli olduklarının bir kanıtı değil mi? Medici hanedanı hükümranlığında bulunan Toscana Dükalığı; hiç erkek çocuğu olmayan III. Cosimo’nun 1737 yılında ölmesi ile sona erdi ve bundan sonra Dükalık, Habsburg-Lorraine hanedanlığı ile devam etti.
 
Medici ailesinin Floransa’ya kazandırdığı eserleri görmek için artık gezimize dönüyor ve aracımızın bizi bıraktığı yerden yürümeye başlıyoruz. Şehre araç girmesi yasak olduğu için 4 saat sonra burada buluşmak üzere dağıldık. Burada her yere ulaşım yürüyerek olduğundan, yürüme engellilerin ona göre çözüm üretmeleri gerekiyor. Gezimize kısa başlıklar halinde The Duomo ile başlıyoruz…

(5) The Duomo (Santa Maria del Fiore): Mermer kaplı dış cephesi, sonradan yapılmış olsa da yine çok güzel… Buraya bitişik sekizgen kubbesi ile şehrin her tarafından görülebilen (6) Baptistery (Vaftizhane) için de söylenecek çok fazla şey var ama sitemizdeki diğer yazar arkadaşlarımın yazılarını tekrar etmek istemiyorum. Floransa’ya gidecekler, onların yazılarını da muhakkak okuyorsunuzdur… Ben size sadece görülebilecekler listesi olarak haritamı takip ederek Floransa’yı anlatacağım…

(14) Strozzi Sarayı: 1489 yılında inşasına başlanmış ve Filippo Strozzi tarafından tamamen kendi isteği doğrultusunda, şehrin göbeğinde kale gibi görünümlü ve 3 katlı olarak modern Rönesans’ın incelikleri dikkate alınarak yapılmıştır. Ancak Filippo Strozzi’nin ölümünden sonra, 1505 yıllarında varisleri tarafından burada oturulmaya başlanmıştır. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İtalya’nın en önemli sanat gösteri ve sergilerine ev sahipliği yapmıştır. Şu anda Strozzi vakfı burada en gözde sergi ve gösterileri sunmak için çalışmaktadır.

19. yüzyıldan kalma, Vittorio Emanuele II’ye atfedilmiş olan Cumhuriyet Meydanı şehrin merkezindedir. Burjuva sarayları ve kültürel kafeleri ile meşhurdur. Futuristik sanatçılar hala buralardaki kafelerde buluşurlarmış.

(17) Palazzo Vecchio: Aynı zamanda Belediye Binası olan saray, seçilmiş olan sinyorların geçici olarak çalıştıkları ve yaşadıkları yerdi. 1298 yılında yapılan sarayın içerisinde bulunan 500 ismindeki salon, İtalya’daki en büyük oda olup Vasari’nin freskleri ve Michelangelo’nun heykelleri ile süslenmiştir. Kaleye benzer binanın önünde ise aslının içerde sergilendiği meşhur David Heykeli (1503-1504) bulunmaktadır.

(27) Vecchio Köprüsü ve bir adet selfie pozum: Arno Nehri üzerinde, II. Dünya Savaşı’nda Almanlar tarafından havaya uçurulmayan en eski tek köprüdür. 1345 yılında Vasari tarafından Cosimo I de’Medici için yapılmış olup şu anda üzerinde mücevher ve altın satıcılarının dükkânları bulunmaktadır.

Signoria Meydanı: Floransa’nın merkez meydanıdır. 1565 yılında Bartolomeo Ammannati’nin yaptığı Deniz Tanrısı Neptün havuzu, bu havuzun etrafında denizkızları ile erkek tanrılar ve at heykelleri bulunmaktadır. Ortasında da Neptün Heykeli vardır. Meydanı çevreleyen tarihi binaları ve sarayları ile meşhurdur. Yukarıdaki resim 1742 yılında Bellotto’nun yaptığı tablodan alıntıdır.

Zarif St. Trinita Köprüsü ise Vecchio Köprüsü’nün hemen aşağısında yer almakta olup, 1567 yılında Bartolomeo Ammannati tarafından inşa edilmiştir. II. Dünya Savaşı’nda yıkılan köprü daha sonra aslına uygun olarak yeniden yapılmıştır. Köprünün 4 ucunda bulunan ve 4 mevsimi ifade eden heykeller aslına uygun olarak sonradan yapılmış olsalar da başları sağlam olarak Arno Nehri’nin dibinden çıkartılmış ve restorasyona tabi tutulup 1958 yılında tamamlanarak yerlerine yerleştirilmişlerdir. Bunları seyretmek ve fotoğraf çektirmek bizler için ideal birer görsel şölendi.

Via Guicciardini’deki seramik atölyeleri ve dükkânları Floransa’nın seramik ve el sanatlarındaki ustalığını sergilemektedir. Eski sanatçıların eserlerini bulamasanız da yine de hediyelik olarak alınabilecek objeler barındırmaktadırlar.

(24) Pitti Sarayı: 15. yüzyılda Pitti ailesi için yapılmış olan bu yapı, daha sonra onların rakibi Medici ailesi tarafından satın alınmış ve büyütülmüştür. İçerisindeki Palatine sanat galerisinde, Titan ve Raphael’in eserleri sergilenmektedir.

(9) Santa Croce Kilisesi: Michelangelo, Galileo, Machiavelli ve Rossini’nin mezarları bu kilisenin içerisinde bulunmaktadır. İçerisi Gotti’nin yaptığı 14. yüzyıl freskleri ile süslüdür. Ön cephesi 19. yüzyılda yapılmış olan bu gotik kilise ayrıca Donatello’nun birçok çalışmalarını da sergilemektedir.
 
Artık yorulduk değil mi? Bir sandviç molası verelim diyorum… İşte size bir şarküterinin vitrini… E biz de acıkmışız… Haydi, içeriye girelim ve hemen nefis bir sandviç yaptırıp, elimize alıp yiyelim.

E vaktimiz de azaldı. Daha çok görülecek yer var ama biz “Cruiser”lar gerisini bir dahaki sefere bırakalım diyoruz.
 
4 saatimiz dolduğuna göre buluşma noktamıza geri dönüyor, yorgun savaşçılar gibi aracımıza biniyor ve yarım saatlik bir yolculuk için PISA’nın yolunu tutuyoruz. Şimdi arabada uyumak serbest… Gelirken devamlı konuşan 4 millet mensubunun ağzını bıçak açmıyor. Yorgunluktan herkes gözüne dinlenme molası yaptırıyor.

Rotamız Pisa ve 32 km yolumuz var. Pisa’da görüşmek üzere hoşçakalın!
 
H. Oğuz Esen
hoguzesen@gmail.com

*** “CARNIVAL BREEZE İLE BATI AKDENİZ” bir yazı dizisidir. Yazı dizisinin diğer bölümlerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

CARNIVAL BREEZE İLE BATI AKDENİZ - 1. VE 2. BÖLÜM
http://gezimanya.com/GeziNotlari/carnival-breeze-ile-bati-akdeniz-1-ve-2-bolum

CARNIVAL BREEZE İLE BATI AKDENİZ 3. BÖLÜM - SORRENTO
http://gezimanya.com/GeziNotlari/carnival-breeze-ile-bati-akdeniz-3-bolum-sorrento

CARNIVAL BREEZE İLE BATI AKDENİZ 4. BÖLÜM - OLBİA/SARDUNYA ADASI
http://gezimanya.com/GeziNotlari/carnival-breeze-ile-bati-akdeniz-4-bolum-olbiasardunya-adasi

CARNIVAL BREEZE İLE BATI AKDENİZ 5. BÖLÜM - VATİKAN
http://gezimanya.com/GeziNotlari/carnival-breeze-ile-bati-akdeniz-5-bolum-vatikan

CARNIVAL BREEZE İLE BATI AKDENİZ 6. BÖLÜM - ROMAhttp://gezimanya.com/GeziNotlari/carnival-breeze-ile-bati-akdeniz-6-bolum-roma

Etiketler

H. OĞUZ ESEN

Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim.