Cebu Gezi Rehberi: Cebu City

Mactan Adası gezimizin ardından taksi ile Cebu City tarafına geçtik. Kentte çevresi ile birlikte yaklaşık 5 milyona yakın insan var. Şehir çok kalabalık ve geniş bir alana yayılmış durumda. Kısaca yatay bir şehir diyebiliriz buraya. Çok az sayıda gökdelen ve yüksek bina var. Evler genelde 2-3 katlı. Büyük bir çoğunluk ise tek katlı tenekeden yapılma evler.

Cebu tam deprem kuşağında. En son büyük deprem ise kendine çok yakın bir ada olan Bohol’da 2013’ün Ekim ayında gerçekleşen 7,2 büyüklüğündeki deprem. 100 civarında can alan deprem burada da büyük yıkıma sebep olmuş.

Cebu City tarafındaki turumuza Tops denilen bölgeden başlıyoruz. Burası tüm şehre hâkim bir tepe. Buradan özellikle akşamüstü saatlerde kent manzarası oldukça etkileyici oluyor. Bölgede çok sayıda restoran da var. Benzer manzarayı kaldığımız Marco Polo Otel’den de görebiliyoruz.

Ardından Filipinliler’in Beverly Hills olarak adlandırdığı bölgeye geliyoruz. Bu bölge daha çok Çinlilerin oturduğu lüks evlerin yer aldığı bölge. Zengin Çinli işadamları Cebu’ya büyük yatırımlar yapıyorlarmış. Bu kişilerin Cebu’daki evleri de bu bölgede toplanmış.

Bu bölgede yaşayan yoğun Çinli nüfus olduğundan burada bir de Taoist Tapınağı var. Burası Filipinler’in en büyük Taoist Tapınağı. Tapınakta kırmızı, yeşil ve sarı renkler ön planda...

Yeşil çatılı tapınakta ejderha figürleri dikkat çekiyor.

Tapınağın içinde fotoğraf çekmek yasak. Bu tapınağın bir özelliği de inananların buraya gelip sorularına cevap bulabilmeleri. Şöyle; önce ellerinizi temiz su ile yıkıyorsunuz. Sonra tapınağın içine giriyorsunuz ve baklaya benzer şekildeki iki ahşap parçasını avcunuza alıyorsunuz. Sonra bakla biçimli ahşapların düz yüzeyleri birbirine değecek şekilde avcunuzun içinde tutuyorsunuz ve ilk sorunuzu soruyorsunuz: “Soru sorabilir miyim?” ve bu soruyu sorup, “Evet” yanıtını almazsanız diğer soruları soramıyorsunuz.

Peki cevabı nasıl öğreniyorsunuz? Soruyu sordunuz. Ardından avcumuzun içindeki ahşapları yere atıyorsunuz. Birinin düz yüzeyi birinin oval yüzeyi gelirse “Evet” demek, ikiside oval gelirse “Hayır” demek, ikisi de düz gelirse “Belki” demek.

Ben izni alınca birkaç soru sordum. Bakalım çıkacak mı : )

Bu tapınaktaki görevliler arasında satranç oynamak bir gelenek sanki. Her yerde satranç oynayanlar var.

Buradan sonraki durağımız; “Heritage of Cebu Monument”. Cebu Anıtı, Parian Meydanı’nda yer alıyor. Anıt genel olarak 27 Nisan 1521 senesinden başlayacak şekilde Cebu tarihini özetliyor. Eduardo Castrillo tarafından Temmuz 1997’de yapımına başlanan anıt 8 Aralık 2000 tarihinde tamamlanmış.

Buranın karşı çaprazında ise Yap-Sandiego yer alıyor.

Bu  evin 1675-1700 yılları arasında yapıldığı tahmin ediliyor. Evin çatısı ve duvarlarının % 95’i orijinal. Yıllardır Sandiego ailesinin mülkü olan evin şu anki sahibi koreograf ve antika koleksiyoncusu olan Val Sandiego. Evin içindeki tüm eşyalar da antika. İçeride gezmek ve fotoğraf çekmek serbest.

Buradan çıktığımızda geleneksel stilde yapılmış bir ev görüyoruz. Duvarları ince bambudan örme şeklinde yapılmış. Bu tarz evlere kırsalda çok sık rastlayabilirsiniz.

Buradan sonra kentin en tarihi caddesi olan Colon Caddesi’nden geçiyoruz. Koloniyal dönemden kalma çok sayıda binaya ev sahipliği yapan caddeyi de gördükten sonra Filipinler’deki en eski bazilika olan Santo Nino Bazilikası’na geliyoruz.

1565 senesinde yapılmış olan Santo Nino Bazilikası, 1566’da bir yangın ile zarar görmüş yeniden yapılmış. 1628’in Mart ayında büyük bir yangın ile yeniden zarar görmüş tekrar onarılmış. Son gördüğü hasar ise kulesinin yıkılması. Bazilikanın kulesi geçen sene Ekim ayında meydana gelen deprem ile yıkılmış halen onarım çalışmaları devam ediyor.

Bu bazilika Visayas bölgesindeki inananların da hac yeri aynı zamanda. Bazilikada cam koruma içerisindeki altın ve değerli taşlarla süslü heykel kutsal kabul ediliyor. Buradaki İsa heykeli ise her hac dönemlerinde çıkartılıp kentin sokaklarında gezdiriliyormuş.

Bazilikanın dışındaki geniş alanda ise her gün vaaz veriliyor. Katılımcı sayısı ise kesinlikle azımsanamayacak kadar fazla.

Bazilikanın hemen yanında ise meşhur Macellan’ın Hacı var. Oktagonal bir yapı içerisindeki ahşap haç, burada Hrıstiyanlığın yayılmasında büyük pay sahibi olan Macellan’ın anısına yapılmış.

Sıradaki ziyaret noktamız San Pedro Kalesi. Koloniyal dönemden kalan kalenin girişinde Cebu tarihini ve bu kalenin geçmişinin anlatımı yer alıyor.

Yapımı 1739 senesine tarihlenen kale üçgen biçimli. Günümüzde bu kale müze olarak hizmet veriyor ve İspanyollar’ın Meksika’dan buraya getirdiği pek çok eser ile o dönemi anlatan yağlı boya tablolar sergileniyor.

Aynı zamanda burada bir de Filipinler pullarının sergilendiği bir bölüm var.

Bunların yanı sıra kentte geleneksel müzik aletlerinin sergilendiği Jose R. Gullas Halad Müzesi ve Karbon pazarı da gezilebilir.

Kent genelinde caddeler oldukça bakımsız ve adım başı para transfer ofisleri var. Çünkü 11 milyon Filipinli para kazanabilmek için kendi ülkesinin dışında çalışıyor ve buradaki ailesi ile para değişimi yapıyor.

Toplu taşımada yine aynı Manila’da olduğu gibi jeepney’ler dikkat çekiyor.

Biz Cebu turumuzu bitirdikten sonra akşam saatlerinde Bohol’a gitmek üzere saat 06ş.35’e feribot bileti aldık. İskeleye gittik ama gittiğimiz gibi bir anons Bohol seferi fırtına nedeniyle iptal. Bu nedenle biz de hemen otel ayarlayıp bir sonraki gün sürpriz bir program yapmaya karar verdik; Balina köpekbalığı dalışı...

Detaylar bir sonraki yazıda...

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni