Cenevre Notları - Bölüm 2

Köprünün karşı tarafı Yeni Şehir bölgesi. Burada lüks mağazalar, alışveriş merkezleri yer alıyor. Biz bu bölgeye M1 hatlı tekneyi kullanarak geçiyoruz. Amacımız şehri bir kez de göl üzerinden seyretmek. Ayrıca orada da sahil cıvıl cıvıldı. Fıskiyeyi seyrederken manzaranın arka cephesinde ise tüm heybeti ile Mont Blanc Dağı'nın durduğunu fark ediyoruz.

Birleşmiş Milletler Binası ve Kırık Sandalye Heykelini görmek için 15 nolu tramvaya binip, son durakta (Nations) iniyoruz. Sürpriiiiz, heykel bakımda! Eh mecburen heykelin arkasındaki Birleşmiş Milletler binasını da ancak dışarıdan görüp geldiğimiz gibi tekrar 15 nolu tramvaya biniyoruz.

Plainpalais tramvay istasyonunda iniyoruz. Amacımız önce Neuve Meydanı. Meydanın ortasında 1787-1875 yılları arasında yaşamış ünlü General Guillaume Henri Dufour'un heykeli bulunmaktadır. Meydanda 4 önemli bina yer alıyor: Victoria Konser Salonu, Büyük Tiyatro, Rath Müzesi ve Cenevre Konservatuarı.

Meydanın hemen karşısında yeşillikler içinde kocaman bir park asıl görmek istediğimiz yer. Burada Cenevre Üniversitesi (Université de Geneve) ve ünlü Reform Anıtı'nı (Reformation Wall) göreceğiz. Anıt 1909 yılında, 100 metre uzunluğunda, şehrin kurucusu olan John Calvin'in doğumunun 400. yıl anısına yapılmıştır. Anıtın tam ortasında Kalvinizmin savunucularından dört reformistin, 5 metre yüksekliğinde heykeli bulunmaktadır. Parkın kendisi de saatlerce zaman geçirilecek kadar güzel. Satranç alanlarındaki insan kalabalığı ülkenin kültür düzeyininin bir göstergesi, açıkcası imrendik.

Parka doyamadık ama artık ayrılma zamanı. Parktan çıkıyoruz ve indiğimiz duraktan yine tramvaya binerek şehir merkezine ilerliyoruz. Gördüğümüz kitap satan pazarı görünce 1-2 durak önce apar topar iniyoruz, iyiki de inmişiz. Bir satıcı ve iki büklüm bir amcanın kitap sevgisine yine imrendik.

Şehrin en ünlü caddesi Rue de Marche'dir. Ortasından tramvayın geçtiği bu caddenin iki yakasın da lüks mağazalar ve mimari harikası binalar bulunuyor.

İki gün süreli gezimizin sonuna geliyoruz. Hemen hemen tüm planlarımızı gerçekleştirdik sadece Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) ve Patek&Philippe Saat Müzesi'ni göremiyoruz. Son olarak sizlere göl kenarındaki yeni arkadaşlarımız, gördüğümüz uzaylı bir abla ve insana verdikleri önemle yine bizi imrendiren üç fotoğraf ile veda ediyoruz. 

Diğer yazılarımız için: www.haydigeziyoruz.blogspot.com.tr

Yazının ilk bölümü için tıklayın

Etiketler

haydigeziyoruz

Yazar Hakkında

haydigeziyoruz

Biz Dilek ve Bora Aydoğdu, gezmeyi seven iki gezginiz. Dilek emekli öğretmen, Bora emekli askeri öğretmendir.