Çocuklarla New York ve Manhattan : 3. Bölüm

Yazdıkça yazasım var… NewYork bu dile kolay, hiç de öyle kolay anlatılmıyor. Bölge bölge, daha o kadar çok anlatılacak yer var ki… Ama şimdi NewYork’un bana göre en can alıcı yerine geldi sıra.

Central Park… Şehrin kalabalıklığından, keşmekeşinden, hızından kurtulmak mı istiyorsunuz? Yoksa gölde romantik bir gezi mi yapmak? Ya da arkadaşlarla piknik mi? Atla gezinti, ya da haftasonu sporu mu??

Central Park

1858 yılında, Frederick Law Olmsted ve Calvert Vaux tarafından, tam on milyon at arabası dolusu taş ve kum çıkartılarak yapılmış bir park burası. O tarihlerde domuz çiftlikleri, bataklık ve gecekondularla dolu olan 340 hektarlık alan, bugün milyonlarca kişiye soluk aldıran, aynı çöldeki bir vaha gibi.

59. Caddeden başlayıp 70.Cadde’ye kadar bir yürüyüş yaparsanız (ki oldukça zorlu bir yürüyüş), sık ağaçlı Ramble’dan Bethesda Terrace’a kadar Central Park’ın birçok muhteşem özelliğini görebilirsiniz. Fayton ve atların da kullandığı, 93 km uzunluğundaki patikaların yanında yer alan yapay göller, herbiri birbirinden farklı dizayn edilmiş 30 köprü, Belvedere Şatosu, John Lennon anısına yapılmış Strawberyy Field gibi görülecek inanılmaz yerler var.

Özellikle, küçük çocuklar için, parkın içerisindeki Hayvanat Bahçesi de gün içerisinde yapılacaklara alternatif olabilir. Dört yıl süren yenileme çalışmasından sonra 1988’de yeniden açılan Hayvanat Bahçesi’nde üç iklim kuşağında da toplam yüzden fazla hayvan yaşıyor. Bu arada girişte her yarım saatte bir, her biri bir müzik aleti çalan bronz hayvanların, çocuk şarkıları çalarak dönmesini seyretmek çok eğlenceli. Bu saat, Dell yayınlarının kurucusu George T. Delacorte’ı temsilen konulmuş ve onun ismi ile anılan Delacorte saati. Parkın içerisindeki birçok güzellik onun parka hediyesiymiş, aynı Delacorte Tiyatrosu gibi.

Parkın, belki de tam kalbinde yer alan Bethesda Çeşmesi 1873’de yapılmış. Suların Meleği heykeli; 1842’de şehre ilk temiz suyu getiren Croton Su kemeri sisteminin açılışını temsil ediyor.

Ayrıca İncil’de yer alan bir öyküde, Kudüs’teki Bethesda havuzunda şifa veren bir melekten bahsediliyor. İşte bu meleği Central Park’ın tam ortasında bütün ihtişamı ile görmek mümkün. Beni koruyanlar gibi, bu parkı koruyanın da bir melek olduğunu öğrenince tüylerim diken diken oluyor.

Ben, çok istememe rağmen Belvedere Şatosu’nu bu sefer gezemedim. Ama vaktiniz olur ise, mutlaka bu taş şatonun çatısındaki gözetleme kulesine çıkın. Buradan şehrin ve parkın manzarasının harika olduğu söyleniyor.

Eğer vaktiniz kalırsa benim favorim bisiklet ile Central Park’ta dolaşmak. Böylece istediğiniz yerde mola verip, olduğunuz yerin keyfini çıkarabiliyorsunuz. Ayrıca parkta birçok filmin çekildiği mekanların içerisinde gezmek ve parkın dört ayaklı sakinleri sincapların koşuşturmalarını seyretmek harika bir duygu.

Bu yazıda birkaç bölge üzerinden daha kısa kısa geçeceğim;

Lower Midtown

Bu bölgeye değinmeden geçemedim çünkü birçok filmin doğal sahnesi haline gelen Grand Central Terminal işte burada. Hangi filmlerdi onlar derseniz: http://manhattan.about.com/od/artsandculture/tp/moviesgct.htm.

Tarihini öğrenmek isterseniz sitesinde çok güzel bir sunum yapmışlar, http://www.grandcentralterminal.com/#history. Bu bölged,e ayrıca Chrysler ve Hemsley Binaları da var.

Soho Tribeca

Eskinin daha çok sanayi merkezleri olan yerler zaman içerisinde yaşam alanlarına dönüşmüş. SoHo (South of Houston) ve Tribeca (Triangle Below Canal) da galeri, butik ve kafeleri ile birer popüler hafta sonu eğlence yerlerine dönüşmüş durumdalar. Buranın ençok mimarisi hoşuma gitti.

1800’lerin sonlarında bu binaların cepheleri dökümhanelerde seri olarak üretilmekteymiş. New Museum of Contemporary Art, Singer Binası bu bölgede. Ben en çok Enchanted Forest adlı çocuk kitaplarının satıldığı dükkana gitmek istiyordum ama vaktimiz kalmadı.. Eğer yapabilirseniz aklınızda olsun, oyuncakları ve kitapları masalsı bir ortamda sergilediği için oldukça ünlü bir kitapçı.. http://www.insiderpages.com/b/3719352374/the-enchanted-forest-new-york

Çocuklarla New York ve Manhattan bir yazı dizisidir. Yazının diğer bölümlerine aşağıdan ulaşabilirsiniz :

ÇOCUKLARLA NEW YORK VE MANHATTAN : 1. BÖLÜM : http://www.gezimanya.com/GeziNotlari/cocuklarla-new-york-ve-manhattan---1--bolumÇOCUKLARLA NEW YORK VE MANHATTAN : 2. BÖLÜM : http://www.gezimanya.com/GeziNotlari/cocuklarla-new-york-ve-manhattan---2--bolum
ÇOCUKLARLA NEW YORK VE MANHATTAN : 3. BÖLÜM : http://www.gezimanya.com/GeziNotlari/cocuklarla-new-york-ve-manhattan---3--bolumÇOCUKLARLA NEW YORK VE MANHATTAN : 4. BÖLÜM : http://www.gezimanya.com/GeziNotlari/cocuklarla-new-york-ve-manhattan---4--bolum

Etiketler

BANU DEMİR

Yazar Hakkında

BANU DEMİR

İstanbul Üniversitesi Radyo-TV bölümü ve Marmara Üniversitesi Contemporary Business Management’tan (gece bölümü) mezun olduktan sonra İngiltere Nescot College’da okudum.