Google+

Arama formu

ÇOK PIRILTILI OLMAMASINA RAĞMEN ENTERESAN BİR BAŞKENT: BÜKREŞ

Romenler, Moldovları kendi çocukları gibi gördüğünden iç işlerine karışmaya bayılıyorlar. Moldovlarda AB’ye geçiş kolaylığı sağladıklarından Romenlerin bu huyuna fazla ses etmiyorlar. Zaten lisan olarak Moldovca ile Romence arasında da pek fazla fark yok.

Daha önce Moldova’dan (Baserebesca) Ukrayna’ya (Odessa) araba ile gitmiştim, bu sefer Bükreş’e gitmek için trenle yolculuk yapalım dedik. Trenin 1. sınıf kompartımanında olmasına rağmen 17 saatlik yolculuk oldukça yorucuydu. Özellikle hava karardıktan sonra internetsiz bir ortamda ancak kitap okuyarak vakit geçirebiliyorsunuz.

Kishinev’de öğleden sonra bindiğimiz tren kısa bir gecikme ile sabah 10 gibi Bükreş’e vardı. Sovyetler Birliği döneminden sonra üzerine pek bir şey eklenmemiş tren istasyonu doğu bloğu ülkelerinin bir zamanlar ihtişamlı ama şimdilerde köhnemiş izlerini taşıyordu.

Bugüne kadar gittiğim tüm şehirleri hayatımı tehlikeye atmamak şartı ile turistlerin normalde gitmedikleri kısımlarada giderek gezdim. Bükreş’te ise kapkaç ve insan organ ticareti tehlikesi olduğundan merkez dışına pek çıkmamaya özen gösterdim. Hırsızlık ciddi bir sorun. 

Yanımda Moldovalı kız arkadaşım olduğundan taksilerle kısa bir pazarlık yaptıktan sonra Victoriei Caddesi üzerinde olan Grand Hotel Continental'a gittik. Tren istasyonundan hotele giderken geçtiğimiz sokaklar doğu bloğunun değişmez köhne izlerini taşıyordu. Ama bulvarların temizliği ve düzeni İstanbul için daha da ümitsizliğe kapılmama sebep oldu.

Bükreş şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Paintings Mario, Ostasilor Homestay, Colosseum Residence güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Bright House, Amando Bucharest, Villa Timo - Piata Dorobanti. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Classy Scala Studio, Panorama Studios Old City Center 38, Grand Accommodation Apartments gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz BOOK-A-REST Hostel, X Hostel Bucharest, Friends Hostel tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Bükreş aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Sovyetler Birliği’nin şehir düzeninin ayrılmaz parçası olan parklar burada da ön planda. Bu kadar büyük ve işlevsiz binalar dikilmesine ve büyük bulvarlar yapılmasına karşın yeşil alanlara önem verilmesi ve korunması doğu bloğunun değişmez özelliği.

Bu bağlamda Herastrau Parkı şehrin en büyük parkı ve özellikle sıcak havalarda insanlar ve turistler göl çevresinde vakit geçirmek, cafelerde bir şeyler içip yemek için parkı dolduruyor. Parkın içinde yer alan dans pistlerinde farklı zamanlarda farklı yaş guruplarına hitap eden müzik eşliğinde insanlar dans ediyor. Farklı tarzlarda bisiklet, kaykay, kayık/sandal kiralamak mümkün, ama birçok yerde olduğu gibi turist olduğunuzu anladıkları anda fiyatlar 3 katına çıkıyor.

Yemekler bakımından Moldova mutfağından bir farkı yok. Aslında yumurtamı tavuktan çıktı tavuk mu yumurtadan çıktı gibi bir durum. Şaşlık kebap (şişte et) ve soğanlı mantarlı patates ve jülyen (bol peynirli mantar ya da tavukla yapılan bir tür lazanya) ev yapımı şarap ile her yerde en kolay bulunan yemekler.

McDonalds gibi uluslararası fast food restoranları ve yerel kopyaları burada da gençler ve yeni şeyler denemekten korkan turistlerin uğrak noktası.

Old town tabir edilen şehrin otantik bölgesinde yer alan Stavropoleos Kilisesi, farklı mimari tarzı ve iç avlusu ile büyüyen şehrin ortasında kalmış bir cevher. Old town, restoran, mağaza ve kafeler ile bir anlamda hayatın merkezi. Ancak, birçok yerin fiyatları normal yerel halkın karşılayabileceğinden fazla olmasına karşın havanın güzel olduğu dönemde sokaklara konan masalarda gençlerden pek yer bulmak kolay olmadı.

Bükreş

Devasa ve muhtemelen işlevsiz bir yapı olan Parlamento binasını belli bir bedel karşılığında gezmek mümkün ama binanın büyüklüğünden gözüm korktu ve gezmeye cesaret edemedim.

Patriachal Kadetrali belki de şehrin en çok görülmesi gereken mekânı. Fotoğraf çekmekten hoşlananlara çok güzel imkânlar sunuyor. Parçalı yapısı ve 3’lü kuleleri ile etkileyici bir yapı. Meydanın ortasında yer alması sebebiyle diğer binaların baskısından kurtulmuş.

Bükreş-1

İkinci Dünya Savaşı ve askeri teknolojiler meraklısı olduğumdan her gittiğim şehirde askeri müzeleri gezmeye özen gösteriyorum. Bükreş’teki National Military Müzesi’nin en ilgi çeken kısmı, özel koleksiyonlardan gelen özel tasarım av tüfekleri ile bahçede sergilenen farklı renklere boyadıkları zırhlı araçlardı. 

Şöyle ya da böyle Türkçe konuşan birilerine rastlamak hayatın olağan akışı, mutlaka İstanbul’a gitmiş birileri sizinle iki kelime de olsa bir şeyler konuşmak ve ardından bir şeyler satmak istiyor. Bükreş, Doğu Avrupa’da özellikle turistik amaçla tekrar gitmeyi düşünmediğim bir şehir.