Google+

Arama formu

ÇORUM'DA HİTİT UYGARLIĞI'NA DOĞRU YOLCULUK

Anadolu, medeniyetlerin doğduğu, geliştiği ve binlerce yıldır yaşadığı bereketli topraklar. İlk üniversite, ilk tarım, ilk uygarlığın temelleri burada atılmış. En çok merak ettiğimiz uygarlığı keşfe çıkıyor, 3500 yıl önce kurulan Hitit uygarlığının izlerini sürmek için yönümüzü Antik Kent Hattuşa’ya çeviriyoruz. Aynı zamanda ‘’Bin tanrılı medeniyet’’ olarak da bilinen Hititler; yönetimlerine kattıkları uygarlıkları, kendilerinden ayrılmasın, bir parçaları olsun diye inançlarıyla kabul etmişler. Her gelen tanrıları ile uygarlığın bir parçası olunca, sayı da çoğalmış.

Çorum

Şimdi sadece görüp dokunacağımız birkaç kalıcı izle çorak ve kayalık arazide konaklayabileceğimiz bölgede tek otele yerleşiyoruz. Bir dönem  Anadolu’yu  gücüyle inleten tek uygarlık olan Hititlerin yeri ıssızlığa, yalnızlığa terk edilmiş bir durumda. Biraz daha koruyucu olmalıydık ancak etrafının yerleşime açık olmaması da  güzel! 

Konakladığımız otele yaklaşık iki kilometre uzaklıktaki Yazılıkaya'ya doğru ilerliyoruz. İlk görülecek yer burası ve biz de buradan başlıyoruz. Etrafta kimsecikler yok. Biraz yokuş çıkarak ulaştığımızda karşımıza bir tapınak çıkıyor.  Dev kayalara oyulmuş bir dizilim halindeki kabartmaların kimisi dini ritüeller, kimisi tören geçişlerini anlatıyor. Geldiğimizde bizi ilk karşılayan tanrılar ve tanrıçalar oluyor. Saydığımızda yaklaşık yetmişi bulan tanrıça ve tanrı kabartmalarının hepsi de birbirinin aynı nizamda.  Tanrıçaların kıyafetleri; üst kısım uzun kollu bluz, altta pilili etek ne kadar tanıdık geliyor. Hepsinin ismi ve görevi farklı. Fırtına tanrısı Teşup, Aşk ve Bereket Tanrıçası Şauşka diğer adıyla İştar... Ne kadar değişik isimler değil mi?

Çorum bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Çorum-1

Çorum şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavise edilenleri Durak Otel Çorum, Armina Termal Otel, Bilge Suite Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Durak Otel Çorum, Armina Termal Otel, Bilge Suite Hotel. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları mereak ediyorsanız Dalgıçlar Hotel, Armina Termal Otel, Durak Otel Çorum tesislerini incelebilirsiniz. Bir de Tatilsepeti.com'un Çorum aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

 Yüksek kayaların arasında dolaşıyorken her biri farklı anlamlandırılmış kabartmalar yer yer karşımıza çıkıyor. Bir ara kayalar arasında pencere gibi bir oyuk gözüme çarpıyor. Eskiden etrafı aydınlatmak  için kandiller kullanılıyormuş, bu oyuklar onlar için! Tapınaktan ayrılırken, ''3500 yıl önce nasıl kabartmaları yapmış bu insanlar? '' demeden de edemiyorum.  Her bir figür, bir sanat ürünü. Hem sanat, hem de teknik bir arada.

Tapınaktan ayrılıp kaleye doğru ilerlediğimizde bizi bekleyen yaklaşık sekiz kilometrelik yol var. Yarı hızlı, yarı yavaş ara sıra molalı yolu tamamlıyoruz. Göstermelik örülmüş kalenin kapısından antik kente giriyoruz. Bu şehre girip, çıkabilmek için altı kapı varmış. İkisinin yeri hiç belli değil. Üç tanesi ayakta sayılır. Bu kapılardan barış zamanı kolay girilirmiş. Ancak savaş zamanı düşmanı içeri sokmayacak şekilde planlamış. Kapıların üzerinde ara sıra düşmanı gözetlemek için dört köşe odalar bulunuyormuş. İşin ilginç yanı bu kulelerden birinin kilden bir örneği bulunmuş, onunla kulelerin nasıl yapıldığı anlaşılmış.
İşte ''Aslanlı Kapı''ya geldik. Kapının iki tarafında yer alan heykellerden ismini alan Aslanlı kapıdan içeriye girdiğimizde bir tünelle karşılaşıyoruz. Baktığımızda çok uzakta, nokta şeklinde bir ışık görebiliyoruz. İçerisi kapkaranlık... Girişten gelen ve içeriye yayılan loş ışıkta; duvarların, üst üste konulan ince taşlardan örülerek, tepesine biraz sivri kemer şekli verilerek yapıldığı anlaşılıyor. Etrafı yamaç ve  düşmanlar rahatça tırmanmasın diye taşla döşenmiş.

Çorum-2

Bir kapıdan ötekine sırayla ziyaretimizin ardından tapınağa doğru ilerliyoruz. Tapınak, Tanrı evi demekmiş. Nasıl insanların evleri varsa, tanrıların da evi olmalı diye düşünmüşler ve onlar için ‘’tapınak’’ adını  verdikleri evleri yapmışlar... Bin tanrı yalnız Hititlerin değil, onlardan önce yaşayan adlarını aldıkları Hattiler'in, bir kısmı da Hititler zamanında Anadolu'nun diğer yerlerinde yaşayan halkların Tanrıları... Hititler, halkları sınırlarına alınca kendilerine baş kaldırmasınlar diye onların Tanrılarına da tapınmışlar. Onları da yazıları, kültürleri ile birlikte almış olmalılar.

Buraya Hattiler, Sümerler, Hurriler ve başka uygarlıkların  da bir mozaiği diyebiliriz. Hititler de ''kaya'' kutsal olduğu için kapılara kaya konulmuş. Uzaktan getirilen kayalar, ince işçilikle işlenerek şekillendirilmiş. Törenler, bayramlar, kapılar, tapınaklar kısaca her şey kayalarla yapılmış. Önemli olaylar bile kayanın üzerine nakış gibi işlenmiş. İyi ki işlenmiş biz de günümüzde onlara tanıklık edebiliyoruz. Her tablette ayrı hikaye... İlginç gelen bir durumda kütüphanelerinin olması. Okumaya, edebiyata, sanata önem verdiklerinin göstergesi… Günümüzde kütüphaneyi arar durumdayken, 3500 yıl önce özenle korunuyor olması gerçekten enteresan bir durum.

Çorum-3

Tapınaklar, törenler, ritüeller derken Hattuşa’yı bitiriyoruz. İkinci durağımız Alacahöyük. Kısa süren yolculuğun ardından Alacahöyük'teyiz. Öğrendiğime göre, Alacahöyük'ü ilk olarak, geçen yüzyıl başlarında W.C. Hamilton adında bir İngiliz bulmuş . O dönem de yol, doğru düzgün araba yokken, nasıl bulmuş buraları diye kara kara düşünüyorum. Anadolu halkının okumaktan, yazmaktan hatta tarihi eserden haberi yok. Savaştan yeni çıkılmış, dirilme dönemleri...

Bizim insanımızın Alacahöyük'e ilgisi Cumhuriyet'ten sonra başlıyor. Türk ve yabancı arkeologlar kazı çalışmalarına başlıyor. Bir de Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde Sümeroloji bölümü de açılınca ilgi buraya yoğunlaşmış. Hititlerin yazılı kaynaklar bırakması da etkili olmuş. Alacahöyük on beş kez yakılıp yıkılmış ve yeniden metrelerce uzayıp yükselmiş. Oldukça büyük bir yer. Hemen yanında müze de yer alıyor. Sfenskli kapılardan içeri giriyoruz. Yine kayalar ve özenli işçilik dikkatimizi çekiyor. Tapınaklar, yerleşim yerleri ve poternler.

Çorum-4

Müzede de zengin Hitit eserlerinin izlerini sürünce soluğu Çorum'da alıyoruz. Çorum Müzesi'ni gezip, leblebisini tadınca dönme zamanı geliyor. Birkaç saat kulesinde fotoğraflık pozlarla günü tamamlayarak evlerimize doğru yol alıyoruz.
Geriye, zengin bir tarihi mirasın, her alanda gelişmiş bir medeniyetin izlerini hafızamıza kazıyoruz.

Çorum-5

Çorum

Çorum-7
 

Etiketler


Yazar Hakkında

serap selçuk

Yazar Gezgin ve blogger 1968 yılında Niğde'de doğdu 1987-1991Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği eğitimi gördü. 1992 İstanbul Teknik Üniversitesi Nükleer fizik 1993 M armara Üniversitesi Pedagoji ve Formasyon eğitimini tamamladı. 1993 yılından beri eğitim kurumunda öğretmen olarak çalışmakta 2004 Oryantiring Antrenörlüğü Yeni keşiflere...