Cruise ile Dünyanın Keşfi: Karayipler ve Küba - 5

Bir gün önceki fırtına yüzünden bizden önce gelen gemiler Havana limanına yanaşamamış ve geri dönmüşler. Bizim kaptan bu konuda bayağı ısrarcı ve yetenekli çıktı. Limana giren boğazın önünde, 2 tur attı ve sonunda emniyetli bir şekilde iskeleye yanaştı. Havana limanına giriş, bir tek boğazdan yapılıyor ve bu boğazı koruyan, 16. yüzyılda yapılmış olan El Morro kalesi bütün heybeti ile sizi karşılıyor. Eğer düşmansanız buraya girmenizin imkanı yok. Dar bir boğaz ve bu yüzden de Küba’ya sefer yapan gemilerin hepsi küçük ve orta boy gemiler. Büyükler bu boğazdan zor girerler.

Saat 14 gibi limana yanaştık. Bir gece öncesinden kabinlerimize bırakılan Küba vize kağıtlarımızı ve pasaportlarımızı da yanımıza alarak, dışarıya çıkmak için oluşan kuyruğa girdik. Gemiden çıkmak ve gümrükte pasaport kontrollerini yaptırmak bir saatimizi aldı. Yeşil pasaportlulara vize gerekmediğini de burada öğrendik. Tabii ki kabinlerimize bırakılan vize formlarını doldurmamış olsa idik yeşil pasaport sahipleri 50$ vize ücreti vermeyeceklerdi. Bir dahaki sefere diyelim ve anlatmaya devam edelim.

Pasaport kontrolünden çıktıktan sonra terminal binası içerisinde banka, hediyelik eşya standları ve internet kullanımı için kart satışı yapılan bürolar ile karşılaşıyorsunuz. Havana’da harcamayı planladığınız para kadar euro veya doları burada bozdurun. Şehirde Küba'nın yerel turistik parası CUC geçiyor. 1 CUC = 1 Euro civarında. Bankadan veya CADECA adı verilen döviz bürolarından hep aynı kurdan bozduracaksınız. Bankadan başka yerden de bozdurmayın zaten. Havana’da internet, restoran, kafe ve otellerdeki wifi hatları üzerinden sağlanıyor ve çok da sağlıklı değil, ama yine de işe yarıyor. Yalnız bu hatlara girebilmek için wifi bürolarından saatlik kart satın almanız lazım ve her defasında, girdiğiniz hatta bu kart üzerindeki kullanım şifresini yazmanız lazım. Bu kartlardan 2/3 tane cruise terminaldeki bürodan alın diyorum.

Buraya gelmeden aylar önce yaptığım araştırmada Havana’da yerleşik ve burada yaşayan Emre Görür’ü bulmuş ve kendisinden bizim grubu gezdirmesi ve bazı organizasyonlar yapmasını istemiştim. Yeşil Timsah adıyla kurduğu site sayesinde kendisi ile iletişime geçtik. Bizi liman çıkışında Emre, Küba’lı yardımcısı Claudia ile birlikte karşıladı ve her konuda bize yardımcı oldu. Rehberliği, insana yaklaşımı ve tavırları 10 numaraydı. Kendisine herşey için teşekkür ederiz.

Emre rehberimiz ile kararlaştırdığımız proğramımız şöyle idi. Bugün yürüyerek şehir tanıtım ve önemli binaların tarihsel geçmişi anlatılacak ve gezdirilecek. Akşama da bir kulüpte içkili veya yemekli Bueno Vista Social Club konseri seyredeceğiz. Yarın için ise antika arabalar ile 1 saatlik şehir turu, Devrim Meydanı ziyareti ve sonrası serbest zamanda alışverişler yapılacak.

Hemen terminalden dışarıya çıktığınızda sizi San Fransisko meydanı karşılıyor. İşte burada Küba’nın havası ve ritmi ile karşılaşıyorsunuz. Şehrin eski bina ve otomobilleri sizi ve ruhunuzu bir başka yerlere götürüyorlar. Puroların aroması, müziğin uzaktan gelen tınısı ve rengarenk evler sizi hala geçmişi yaşayan  bu dünyaya hoşgeldiniz diyor.  Öncelikle etrafınıza iyice bakın ve bu havayı içinize çekin, gözleriniz ile manzarayı hafızanıza kaydedin. İleride lazım olacak ve belli bir zaman geçtikten sonra tekrar bu anı hatırlamak ve gelmek isteyebilirsiniz. Eve döndüğünüzde bu anı hatırlamanızı istiyorum.

Rehberimiz ile terminal çıkışında  buluştuk. Başlangıç olarak, Küba tarihini bize güzelce anlattı ve devrim kahramanlarını tanıttı. Sonrasında da limandan çıkınca sağ tarafa sahil kenarından yürüyerek Osmanlı zamanından kalma  halen teşhir edilen İznik çinisini gösterdi. Sokak aralarından müzik gruplarının coşkusuna katıldık. Onlarla birlikte dans ettik.

Küba’da bildiğiniz gibi bir çok sanatçı var. İnsanlar parayla pulla, ödemelerle uğraşmadıkları için kendilerini sanatsal faaliyetlere vermişler. Her yerde çok güzel müzikler dinleyebiliyorsunuz. Tablolar ve duvarlarda griffitiler hangi gözle bakarsanız bakın sizi büyüleyeceklerdir.  Bunların tadını çıkarın. Birkaç ahşap hatıra eşya dışında hediye olarak dostlarınıza 20/30/50 CUC’a orijinal yağlı boya tablolar alın ve kafelerde takılıp canlı müzik eşliğinde gerçek Mohito,  Daiquiri ve Rom’ların tadını çıkarın. Hatta Muroleando projesini ve graffitileri görün,  sokak sanatsal etkinliklere eşlik edin.

Şimdi ben size daha detaylı Küba tarihi ilgili bilgileri buradan yazmak istemiyorum. Onun yerine size Rehberimiz Emre Görür’ün Küba seyahat rehberine bakabilirsiniz. Sitesinde Emre’nin Küba ile ilgili sağladığı bazı hizmetleri de öğrenmiş olacaksınız. Mesela Küba’da ev kiralama, Küba’da tedavi,  Küba’nın en iyi restoranları, Küba purosu v.s. hakkında bilmek istediklerinizi bulabilirsiniz. Blogunu okumanızı tavsiye ederim.

Ben buradan sizlere konseptimize uygun Cruise ile Küba’ya gelenlere rehberlik yapıyorum ve Havana’yı nasıl keşfedebileceklerini paylaşıyorum. Bu kısa süre içerisinde nelere dikkat etmenizi ve zaman kaybetmemenizi sağlamaya çalışıyorum.

Şimdi sahilde yürümeye devam ediyoruz ve hedefimizde Atamızın büstünü görmek, onu bir defa daha anmak ve beraber poz vermek var. İşte size rehberimiz Emre ile bir hatıra fotoğrafımız. Hem de Gezimanya tişörtümüz üzerimizde. Yol üzerindeki antik arabalara da bakmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

Havana’yı gezerken zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmadık. Artık akşam oldu ve meydanlarında gece manzaralarını da resimledikten sonra saat 8.30 da Sociedad Cultural Rosalia de Castro gece kulübüne geldik. Kapıda bir kuyruk sormayın gitsin efendim. Tabii ki Havana’nın en meşhur caz klübüne ilgi fazla. Hatta eğer rehberimiz bu gece için bize yer ayırtmamış olsaydı giremezdik bile. Masalarımıza kurulduktan sonra çoğu grammy ödüllü solistlerimiz ve Kübanın meşhur oldiesleri hep birlikte bize unutulmaz bir gece yaşattılar. Tabii ki Küba müziği sevenler için geçerli bu görüşüm. Sonradan da internette araştırdığımızda ne kadar doğru bir yere geldiğimizi gördük. Mohitolar ve Daiquiriler ise şahaneydi.

  

Gece geç saate kadar dans ettik ve eğlendik. Saat 12'den sonra yürüyerek, arka sokakların gece durumlarını da gözlemleyerek gemimize saat 1 gibi giriş yaptık. Bir gece kahvesi sonrası kabinlerimize çekildik ve yarınki programımızı hayal ederek saat 9 da kapıda buluşmak üzere uykuya daldık.

Yazımın 2. Küba bölümünde antika araba gezimizi, sokak arası manzaraları, hakiki romlar nereden alınır ve hediyelik eşya ve tablo cenneti San Jose el sanatları pazarından bahsedeceğim. Ayrıca gemide eğlenmek isteyenler için  MSC Armonia eğlence programını ve geminin karasal turarını da inceleyeceğiz. Bu arada önümüzdeki Kasım 2019 ayında buraya bir cruise seferimiz daha var. Onun detaylarını da sizlere hep 2. Küba bölümümüzde vereceğim.

HEPİNİZE İyi geceler.

Cruise ile dünyanın keşfi - Küba 2. bölümü okumak için tıklayın. 
 

                     

H. OĞUZ ESEN

Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim.