Google+

Arama formu

DEĞERİ EN BİLİNMEYEN ŞEHİR - KRAKOW

Bu yazı Gezimanya üyesi demiryollarda tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Duyduk ki Krakow, dünyanın “Değeri En Bilinmeyen Şehri” imiş. Biz de merak edip kalktık gittik. Krakow gerçekten de doğal yapısı, bozulmamış tarihi ile Polonya’da görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.

Krakow’a Ukrayna üzerinden karayolu ile sınırda yaklaşık 8 saat bekledikten sonra ulaşabildik. Polonya sınırına girdiğimiz anda he rşeyin düzenli, tertipli olduğu göze çarpıyor. Konaklamayı tarihi meydana çok yakın ve fiyatı çok uygun bir otelde yaptık. Turizm Krakow’da sadece yaklaşık 4 km çapındaki bir parkın içerisinde bulunan 2 kilise ve bir kaleden ibaret. Bu parkın içerisinde birçok kafe-bar, gece klüpleri, restoranlar ve diğer eğlence mekânları da bulunuyor. Aslına bakarsanız, Krakow’un yeterince değerinin bilindiği ve İngiliz, Almanlar başta olmak üzere diğer Avrupalı turistlerin gözde tercihi olduğunu gözlemledik. Güzelim ülkemizle karşılaştırıldığında kısıtlı cazibe merkezleri olmasına rağmen nereye bakarsak bakalım bir estetik ve korunmuş tarih ve doğal dokusu göze çarpıyor. Krakow’un ne Ayasofya’sı var, ne Sultanahmet Camii ne ihtişamıyla Topkapı Sarayı… Efes, Aspendos, Phaselis ve benzeri antik şehirleri de yok. Deniz, kum güneş zaten hak getire. Buna rağmen istatistikler Krakow’un 2015 yılında yaklaşık 3 milyonun yabancı turisti misafir ettiğini söylüyor. Biz de bu küçük Doğu Avrupa şehrinin turizmde ne kadar başarılı olduğunu görmüş olduk.

Krakow

Krakow-1

Krakow II. Dünya Savaşı’nda zarar görmeyen ender Polonya şehirlerinden bir tanesi. Yedi kapıdan ulaşılan bu tarihi şehir 7. yüzyılda inşa edilmiş ve 1978’de UNESCO tarafından koruma altına alınmış. Şehrin kapılarından ayakta kalan tek kapısı Florian Kapısı. Kapının hemen arkasında Barbakan adlı bir savunma kalesi yer alıyor. Wavel Kalesi (Zamek Wavel) ve içerisindeki Sigizmund Şapeli de Krakow’da görmeniz gereken tarihi yapılardan. Polonya’nın en ihtişamlı kiliselerinden, St. Mary Kilisesi, Ortaçağ döneminden beri geniş bir meydan olarak kalan ve Krakow’un “Pazar meydanı” olarak bilinen Rynek Glowny’i çevreleyen yapılardan bir tanesidir. 14. yüzyılda Gotik mimarisine uygun olarak tuğlayla inşa edilen bu kilisenin yüksekliği 80 metre. St. Mary Kilisesi’nin kulelerinden her saat başı “hejnal” adı verilen bir çeşit trompet ezgisi çalınıyor. Bu ezginin ilginç bir hikâyesi var: 13. yüzyılda Moğollar’ın Krakow’a saldırısında, bir trompetçi bu ezgiyle şehir halkına saldırıyı haber vermek istiyor. Ezginin ortasında, trompetçi tam boğazına atılan bir okla öldürülüyor. Bu olayı anımsatmak için çalınan “hejnal“ aslına uygun olarak her saat başı yarıda bırakılarak trompetle çalınıyor.

Krakow şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Pokoje Gościnne Poselska 20, Apartament w Centrum Krakowa, Pokoje Leonardo güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Blueberry Apartments, Apartament Nadwiślańska, Luxury Apartments Mondrian Old Town. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Kraków Cosy 3 room 2 bathroom Old Town, Apollo Kraków, Novum House Apartamenty gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hostel B Movie, Atlantis Hostel, NH Hostel tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Krakow aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Krakow-2

Krakow’un Musevi mahallesi Kazimierz, eski şehre yürüyüş mesafesinde ve Schindler’ın Listesi filmindeki fabrika bu mahallenin sınırları içinde yer alıyor. Mahallenin içinde yer alan Musevi Müzesi, 2. Dünya Savaşı’ndaki soykırımının izlerini barındırıyor. Krakow aynı zamanda The Pianist filminin bir kısmının çekildiği şehir; hatta söylentilere göre Polanski’nin buradaki çekimler esnasında yaşlı bir adamla tanıştığı ve daha sonradan bu adamın savaş sırasında Polanski'nin ailesinin hayatını kurtardığının anlaşıldığı söylenir. Krakow'a gitmişken Tarihi Ana Meydan içerisinde bulunan el sanatları pazarına da uğramanızı tavsiye ederim. Kehribardan yapılmış el sanatları ürünlerini buradan uygun fiyata temin edebilirsiniz. Ayrıca Tarihi Ana Meydana yakın yerde bulunan döviz bürolarında para bozdurmamaya dikkat edin. Alış-Satış arasındaki fiyatlar arasında uçurum var ve bunu tabelalarında göstermiyorlar. Ara sokaktaki döviz ofislerini kullanmanızı tavsiye ederim. Bu meydandaki restoran ve kafelerin fiyatları da aşırı astronomik olarak gözümüze çarptı.

Etiketler


demiryollarda kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

demiryollarda

Hayallerinin peşinden giden bir budala...