Google+

DUBLİN GEZİSİ

305504 May 2015Gezi Notu
Ridvan FilizRidvan FilizGezgin04 May 201530550 Yorum

Dublin‘e indiğimizde saat akşam 21.00'e yaklaşıyordu ve hava karamıştı. Uçağın merdivenlerinde bizi soğuk bir ayaz karşıladı. Uçaktan havaalanı binasına kadar olan yolu yürürken bu ayaz da bize refakat etti.

Dublin
Bizi Dublin'e götürecek "Ryan Air" uçağına binerken

Girişten bavullarımızı alacağımız salona kadar 15 dakikaya yakın yürümek zorunda kaldık. Sonunda bavullarımızı alıp bizi otelimiz Jurry Inn’e götürecek taksiye bindik. Şoför bayağı konuşkan biriyidi; nereden geldiğimizden, kendinden filan bahsetti. Havaalanından şehir merkezindeki otele kadar yolculuk 30 Euro tuttu.

 Paket turlarda kaçırılmaması gereken en güncel ve ekonomik kampanyalar şöyle: Bansko Kayak Turu – 1 Gece Bedava, Bansko Kayak Turu – Ücretsiz Kayak Eğitimi, Lapland Turu - Son dakika 200 Euro indirim, %25 indirimli Prag Turu, Sicilya & Malta Turu – Son dakika %5 indirim, Belgrad Turu - %25 indirim , Prag Turu 14 Şubat Özel – Son Dakika %5 İndirim

Bu arada saat onu geçti. Bavulları otel bırakıp hem Dublin'i görmek hem de bir şeyler yemek için dışarı çıktık.

Dublin-1

Dublin şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri The Pines at Tuttle Crossing, Hampton Inn Columbus/Dublin, Courtyard Columbus Dublin. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Staybridge Suites Columbus-Dublin, Holiday Inn Express Columbus - Dublin gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Crowne Plaza Hotel Columbus - Dublin, Sonesta ES Suites Columbus Dublin, Columbus Marriott Northwest tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Dublin aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Bir restoran özellikle ilgimizi çekti. Eddies Rockets 50’li yılların Amerikan filmlerindeki "Diner"lar havasında dekore edilmiş ilginç bir yer. İçeri girdik garson kızlar da aynı 50'li yıllardaki gibi giyinmişler. Bize bir masa gösterdiler oturduk ve siparişlerimizi verdik. Menü doğal olarak; hamburger ve kızartılmış tavuk göğsü ve kızarmış patates ağırlıklı...

Dublin-2

Her masada minyatür bir wurlitzer müzik box var ve 20 cent atınca istediğin plağı restoranda çalıyor. Birkaç plak da biz çaldırdık. Yemeklerin, üzerinde konuşulmaya değecek bir yanı yoktu ancak restoran ilginçti. Kişi başı ortalama 15 Euro hesap ödedik.

Dublin-3

Saat gece yarısına yaklaştıkça sokaklar kalabalıklaşmaya başladı. Yürüyerek Temple Bar semtine geldik. Bu semtte hemen hemen her binanı altı bar, restoran ya da gece kulubü. Cuma akşamı olduğu için herhalde her taraf insan kaynıyordu. Yaşlısı, genci her halktan her cinsten insan... Ama özellikle ilgimizi genç ve İrlandalı kadınlar çekti. Gece yarısına doğru ısı 4 derece civarında ve bir ayaz var. Biz paltolara atkılara sarılmışız ama bu hanımlar kısa şortlar, incecik askılı bluzlarla 8-10 kişilik gruplar halinde neredeyse yarı çıplak geziyorlar.

Dublin-4

Hiç titreyeni ya da üşüyeni yok. Belki belli etmiyorlar. Bir pubdan bir puba gidip bir şeyler içiyor, sokak aralarında dans ederek diğer puba geçiyorlar.

Birçok pubın kapısından içeri girme imkanı bile yok. Herhangi bir şekilde bara kadar yol açıp bir Guinness birası alabilenler biralarını dışarıda içiyorlar. Hemen hemen her pubta canlı İrlanda müziği var.

Dublin-5

Biz de yer bulabildlğimiz bir pubta Guinness biramızı içtik. Biraz müzik dinledik ve otele döndük.

Biz İrlanda'da günlerimizi Dublin'de değil, adanın batısındaki Galway eyaletinde Clonbur denen bir yerde geçirmeyi planladığımız için ertesi gün yola çıkıyoruz.

Havaalanından bir araba kiralayıp yaklaşık 200 km uzakta kiraladığımız eve gidecegiz. Daha önceden rezervasyonunu yaptığımız Skoda Octavia arabamızı kısa zamanda alıyoruz.

Dublin-6

Bu arada sabahtan beri yağmur yağıyor ve hava da bayağı soğuk. Bavullarımız arabaya dolduruyoruz, bu arada biraz da ıslanıyoruz. Arabamızın direksiyonu sağda, alışılmışın dışında soldan giden bir trafikte araba kullanacağım. Sağ koltuktaki bir direksiyonun başına oturdığumda her şey tersten görünüyor.

Vites terste, ayna terste, alışılmadık bir oturma pozisyonu... Neyin nerede olduğuna bakarken arabanın bütün camları buharlanıyor ve hiçbir şey görünmüyor. Yağmur da bir taraftan hızını arttırdı. Harika ilk defa direksiyonu sağda  olan bir aracı sol şeritte kullanacak biri için ideal şartlar oluştu. Park yerinden arabayı geri geri çıkarmam gerekiyor. Geriye bakmak için alışkanlıkla sağ kolumu koltugun arkasına atıp vucudumu geriye doğru döndürmek istiyorum. Burnum kapının camına çarpıyor. Aynı hareketi sol tarafa doğru yapmakta zorlanıyorum. Ayna yardımıyla çıkalım desen camlar buğulu bir şey görünmüyor. Zar zor park yerinden caddeye çıkıyorum. Vitesi sol elle ikiye geçirecegim, dörde geçiyor, gaza basıyorum araba duruyor.
Bir panik, şehir trafiğindeyim ve araba gitmiyor. Bir taraftan arabayla uğraşırken bir yandan da hiçbir yere çarpmadan sol şeritte kalıp hep sola doğru dönmek için konsantre olmaya çalışıyorum. Stress, stress, stress!

Yani tatil iyi başladı. Neyse az sonra otoyola çıkıyoruz ve biraz daha rahatlıyorum. Önümüzde sadece 200 km yol var!  Dublin‘den başlıyan otoyol Galway'de bitiyor. Önümüzde daha 50 km yol var ve bu yol akıllara zarar bir şey. Yol öyle dar ki iki araba yor geçiyor. Yolun iki yanında da koyunlar yola çıkmasınlar diye 1 metre yükseklikte yığma taştan duvarlar var.

Hız tabelasına göre bu yolda 100 km sürat yapmak serbest. Yolunuz açık olsun!

Dublin şehrini rahat ve hızlı gezmenin yolu yerel turlara ve turistik noktalarda önceden yerinizi ayırtmak. Bu şehir için önerdiğimiz deneyimler şöyle; Skip-the-Line: Guinness & Jameson İrlandalı Deneyim Turu (75 €), Kells ve Dublin Kalesi Turu Hızlı Erişim Kitabı (44 €), Dublin: Guinness Storehouse Connoisseur Deneyimi (53.57 €), Dublin Viski ve Brunch Deneyimi (23 €). Bu şehirdeki tüm turları görmek için tıklayın.
-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar