Dükler Ülkesi Lüksemburg

Bu şirin ülkeye gelmeden önce açıkçası bildiğim tek şey başbakanlarının düğünüydü. Öyle sıradan bir düğün değil efenim kendisi eşcinsel olup nikahlı resmi törenli bir düğün yapan tek başbakan oluyor =) Paris’e geçerken uğradığımız ve dinlenme yeri olarak planladığımız Lüksemburg bizi fazlasıyla şaşırttı.

Yüzölçüm olarak bizim Ümraniye’den bile daha küçük bir ülke ama milli gelirin yüksek ve hayatın diğer Avrupa şehirlerine göre daha ucuz olması burayı sakin ama bir o kadar parıltılı ve lüks bir yaşam merkezi haline getirmiş. Dünyada günlük olarak nüfusu yükselip düşen tek ülke herhalde burasıdır. Fransa ve Hollanda'dan buraya işe gidip gelenler var =)

İlk olarak şehir merkezine girerken gözünüze çarpan devasa şato tarzı devlet binaları ve anıt sizi karşılıyor. Dükler Sarayı ve Belediye binası nın yer aldığı merkez ile askeri merkezin olduğu binanın olduğu meydanlar şehri iki büyük meydanda topluyor. İstanbul Kebap'ta öğle yemeğimizi yedikten sonra asıl şehir olan ve ülkenin kalbi diyebileceğimiz Petrus Vadisine doğru yürüyüşe çıkıyoruz.

Ülke vadi ve merkez olmak üzere ikiye ayrılmış resmen, aşağıda eski şehir ve Orta Çağ merkezlerini aratmayan Petrus Vadisi var. Tepeden uzun uzun seyre dalacağınızı garanti ettiğim bu yer ortasından kanal geçerek çok sempatik bir yapıya bürünmüş. Ülkenin zenginleri evleri ya da şatoları diyeyim burada yer alıyor =)

Gece hayatı gayet hızlı geçiyor, barlar ve bistro kafeler tıklım tıklım dolu oluyor. Biranın sudan ucuz olduğu, et ürünlerinin sebzelerden daha uygun olduğu Lüksemburg'da yaşayan insanlar iş saatleri sona erdiği zaman kendilerini dışarı atıyorlar. Şehirden biraz uzakta olan fakat tepede yer alan otelimize girip duşumuzu aldıktan sonra nehir kıyısından başlayarak iç kısımlara merkeze iniyoruz. Bunu zevk için yapmak isterdik ama marketten alışveriş yapmak içim mecburi bir arayışa giriyoruz fakat iyi ki mecbur kalmışız. Geleceğe Dönüş filmindeki yolun ortasından geçen tren rayları, ışıkları ve Deleoren arabasını görmek tüm Lüksemburg turuna yetti de arttı =)

Lüksemburg için 1 gün yeterli bir süre olabilir ama kafanızı dinlemek ve lüksün içinde bir nevi de olsa elit zenginler gibi yaşamak istiyorsanız mutlaka yolunuz denk düşerse uğrayın. Oteller yerine şehre daha yakın ve villa tipi evlerde kalırsanız ki kiraları oldukça ucuz sizin için unutulmaz bir tatil olabilir.

Etiketler