Google+

DÜNYANIN EN KAOTİK ŞEHİRLERİNDEN BİRİ: DELHİ

276808 Oca 2015Gezi Notu
Sertac GumusogluSertac GumusogluGezgin08 Oca 201527680 Yorum
Günde 7 vakit sofra kurabilen süper babaannem, mutfak tezgâhını döverek yine bir şeyler doğruyor. Hızlıca kapıyı açıyorum; aynı numaradan artık korkmuyor. Kulağının dibine kadar gelip bağırıyorum "Babaanne ben Hindistan'a gidiyorum!". Yüzüme attığı sitemli bakışlarını yere kadar düşürüyor, sesini buğulaştırıyor:

- Yavrum sen niye böyle yapıyorsun?
 

Bilerek veya bilmeyerek içine düştüğümüz her durum için en kazık sorudur bu: “Ben niye böyle yapıyorum?” İstanbul'un en kallavi muhitindeki güven ve huzur abidesi evimi, gülmekten çalışamadığım ajansımı, sokaktaki Karabaş’ı bırakıp; her türlü sıkıntının başkentine doğru beni çeken şey de ne? Ne olduğunu pek de bilmediğim dünyanın en kalabalık (ki bu konuyla ilgili güzel vecizemiz de var) dolayısıyla en belirsiz bu devasa ülkesinin -neredeyse- bir ucundan diğerine doğru tek başına "gitme" isteği nereden geliyor...

Sanırım cevapları aramak için değil, elimdeki cevapların sorularını öğrenmek için bu yolculuk. Attığım her adım, uyuduğum her tren, gördüğüm her masum göz aklımda bir cümle bıraktı: Batıdaki gezi, doğudaki yolculuk.

 
Delhi Havaalanı’na indiğimde bir sorun olduğunu düşündüm. Mahşer gününü deneyimleme imkanı sunan havaalanında yirmiden fazla pasaport kontrol masası olmasına rağmen, benim gibi ilk kez gelenlerle birlikte hangi kuyruğa gireceğimizi dahi kestiremiyorduk. En kısa görünen kuyrukta 400 kadar bekleyen vardı. Hindistan'ın verdiği ilk işarete "eyvallah" diyerek diğer turistler gibi hayıflanmaktansa sırada bekleyen Hintliler gibi gıkımı çıkarmadan çaresizce dikilmeye başladım (gösterdiğim bu sabır tüm seyahatim boyunca en çok işime yarayan şey olacaktı).
 
Yeni Delhi
Delhi, kendi içinde düzeni olan dünyanın en kaotik şehri olabilir.     

 

 Paket turlarda kaçırılmaması gereken en güncel ve ekonomik kampanyalar şöyle: Bansko Kayak Turu – 1 Gece Bedava, Bansko Kayak Turu – Ücretsiz Kayak Eğitimi, Lapland Turu - Son dakika 200 Euro indirim, %25 indirimli Prag Turu, Sicilya & Malta Turu – Son dakika %5 indirim, Belgrad Turu - %25 indirim , Prag Turu 14 Şubat Özel – Son Dakika %5 İndirim

Havaalanından çıkıyorum ve bazen zirveye çıkacak, bazen azalacak ama hiç bir zaman kaybolmayacak o koku burun direklerimi dövmeye başlıyor. Pre-paid taksi sistemi ile gideceğim yerin parasını peşin ödeyerek Jangpura'ya, arkadaşım Stephan'ın (Hollanda konsolosluğunda çalışıyor) evine doğru yollanıyorum. Yaklaşık yarım saatlik yolda beni en çok etkileyen şey parlamento binasının ve devlet başkanının konutunun olduğu caddenin adının Mustafa Kemal Atatürk (Türkçe yazılmış) olması oluyor. Bağımsızlık sembolü olarak örnek aldıklarını düşünüp taksi şoförüne soruyorum. Askeri geçit törenlerinden çok etkilenmiş olacak ki sürekli “armi… solcır veri maç… Atatürk veri gud” diyerek cevaplıyor sorumu. Stephan’ın evine girince emlakçıların anlatırken heyecanlandığımız ama görünce içine bile doğru dürüst giremediğimiz ev hikayeleri geliyor aklıma: Bol baharat kokulu bir oda, sivrisineklerin duş aldığı bir banyo, böceklerin ipek yolu olmuş bir salon ve 3 gün boyunca nereye açıldıklarını keşfedemediğim birkaç kapı. (Bir kapının arkasından sürekli olarak öksürük sesi geliyordu). Sağolsun elinden geleni yapıyor rahat etmem için ama yere serdiği yatakta -fareler kulaklarımı yer diye- yatmamak için bir iki mazeret bulup, boyumun yarısı kadar uzun olan koltukta, gece geldiğimde uyuyabileceğimi söylüyorum. (O ev yolculuk boyunca kaldığım en temiz yerdi).
 
Yeni Delhi-1
Moto Ricksaw (tuktuk) şoförü

Moğol döneminde inşa edilen ve o dönem için bir güç simgesi olan Red Fort’a ulaşmak için Chandni Chowk Metro İstasyonu’nda inip 15 dakikalık bir yürüyüş yapmam gerekiyor. Bu cadde Delhi’yi anlamam için bana çok güzel olanaklar sundu. Sürekli tuvaletini sağa sola yapanlar, kaldırımda uyuyan yüzlerce evsiz insan, ibadethanelere sığınmış düşkünler, haliyle ciğerinizi bile yakan koku ve bakması çok zor olan sizden yardım isteyen onlarca çift göz. Dümdüz olmuş vicdanımla Red Fort’un içine girince tüm bunlardan beni anında soyutlayan eski bir şehir merkezi göz kırpıyor. Bazı Hintliler 10 Rupi’ye aldıkları bileti bana sırıtarak gösterirken ben 25 katını (Taj Mahal için 75 katı) ödemek zorunda kalıyorum. 
 
Yeni Delhi-2
Red Fort bütün ihtişamıyla hala Moğol gücünü simgeleyebiliyor.
 
Moğol ordusunun Red Fort’tan sefere çıkışını temsil eden bir çok resim bulunmakta. Burası için ‘demokrasi kalesi’ de denilebilir. Sultanın (hükümdarın) halktan gelen temsilcileri dinlediği özel bölümler, yine sultanın devlet kademesinde yöneticilerle görüş alışverişinde bulunduğu özel odalar bulunmakta. Taj Mahal’i de yaptıran hükümdar olan Şah Cihan’ın emri ile inşa edilmiş olan bu eski kale, bahçe sanatında döneminin çok ilerisinde olan Moğollar’ın gösteriş yaptığı yerlerden bir tanesi.

Hindistan’da, Türkiye’den geldiğimi söylediğimde Hintliler hemen yakınlık gösteriyorlar. Hindistan hükümdarlarının Türk olması, tarihi öneme sahip yapıların çoğunun Türkler’den kalması Hintliler’de Türkler’e karşı ayrı bir saygı ve yakınlık hissi uyandırmış. Urdu Türkleri ile olan yakınlaşmalarsa Hintçe’de Türkçe’ye benzer bir çok kelimenin yerleşmesine neden olmuş (adımın aynı zamanda Hintçe olması gibi). Turistlerin hüznüne gelince; onu da “Güney” bölümünde yazacağım.

 
Yeni Delhi-3
Fotoğraf çekmenin yasak olduğu bir Jain tapınağı

 

Red Fort’tan çıkınca Jain ve Sikh tapınaklarını ziyaret ediyorum. Her ikisinde soluduğum mistik hava içimi dolduruyor. Sanırım anlatması en zor yerler Hindistan’daki tapınaklar. İçlerindeki hoşgörü ve insan sevgisini size bakışlarından hemen anlayabilirsiniz. Özellikle Sikhler fakirlere yaptıkları organize ve sürekli yardımlarla dilenciler için sınırlı da olsa yemek imkanı sunmaya çalışıyorlar. Bu nedenle dilencilere para vermekten çok her gittiğim tapınakta yardım yapmayı tercih ediyorum. Çünkü bir dilenciye vereceğiniz 100 Rupi (3,5 lira )ile 20 evsizin doyabileceği kadar çorba yapılabilir. New Delhi’de Jain, Sikh, Müslüman, Hindu ibadethanelerini yanyana görebilirsiniz.Ertesi gün Delhi’de en merak ettiğim yer olan Humayun Türbesi’ne doğru gitmek için metroya yollanıyorum. İlk işim oto-rickshaw şoföründen kazık yemek oluyor. Hindistan’ın kuzeyinde şehir içi ulaşım (Güney’de motosiklet kiralamak durumundasınız) genellikle oto-rickshaw ile sağlanıyor. Ucuz, titrek, havadar ve pazarlığa çok açık. 
                                         
Yeni Delhi-4
Humayun Tapınağı ve harika bahçesi.

Humayun bir deli hükümdar. Devlet erkanı ile yaptığı toplantılarda her devlet adamlarına, üzerinde oturma pozisyonları olan zarlar (bir yerden tanıdık gelebilir) attırıp gelen zara göre oturmalarını emredermiş. Tabi düşünce özgürlüğüne yönelik çalışmalar yapmaktan geri kalmamış. Humayun Türbesi turistlerin akın ettiği Taj Mahal kadar etkileyici. Bazı tarihçilere göre bu türbe kubbeli yapısıyla Taj Mahal’in habercisi olmuş. Moğolların en gösterişli bahçesi (benim gördüğüm) bu türbede bulunuyor. Bahçe içerisinde özel mermerlerden yapılmış su kanalları doğal bir klima özelliği ile tüm alanı kaplıyor. Son gün ziyaret ettiğim Lodi Bahçeleri (Lodhi Gardens) ile birlikte Delhi’de bana huzur veren ve uzun süre çıkmak istemediğim ikici yer oluyor.

 
Yeni Delhi-5
Ateşle dans edenler

Sabah 4’te tren istasyonunda olmam gerekiyor. Gece vakti Stephan’ın evinin önünde Hindistan’ın ünlü birası Kingfisher içiyoruz, tadı gerçekten çok kötü; olsun. Bir gündür uyumuyorum ama beni koltuktan uzak tutan şey herkesin evinin önünde ateş yakıp, başında şarkılar söyleyerek dans etmesi oluyor. Bir pot kırmadan, her evin büyüğüne gülümseyerek sırayla tüm ateşleri dolaşıyorum. Sokağın sonunda en büyük ateş yanıyor, davullar, trambolinler eşliğinde bazı genç kadınlar eteklerini ateşe doğru savuruyor. Sanki çıplak ayakları ile dans ederek söndürdükleri alevi, etekleri ile yeniden harlıyorlar. Dünyanın en ilginç ülkesi olsun istiyorum burası ve ilk adımın sonunda elimde patladı patlayacak bir davulla aklıma bir şiir getiriyor bu büyük ateş:

Yeni Delhi şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Olive Service Apartments - Greater Kailash 2 M Block, Vandana's Bed and breakfast, Dan & Clover Home. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Hotel Grand Peepal, The Olive Inn gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hotel Airport Residency, Bulbul Hotel and Banquets, Hotel Rainbow tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Yeni Delhi aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

“birbirimizin kalbini dinlesek
dünyanın kalbini dinlesek
büyük ateşler yaksalar
iki güvercin uçursalar
nerede olduğumuzu bilsek”

 

Yeni Delhi Tren İstasyonu az önce uçak bombardımanından çıkmış gibi. Onlarca insan istasyon zemininde ve merdivenlerde yatıyor. Bir an evvel aramadan geçip perona giderek ben de onlara katılmak istiyorum ama Hindistan’da plan yaparken Tanrı sesli gülüyor her zaman. Elimdeki biletin sahte olduğunu iddia eden Turist Ofisi görevlisi beni inatla bir taksiye bindirerek biletimi onaylatmam için başka bir yere götürmeye çalışıyor. Sabah’ın 4’ü olması, uykusuz İngilizcem ve artık bana 150 kilo gibi gelen sırt çantam hızlı düşünmeme engel oluyorken, aklıma görevlinin kartını sormak geliyor. Bana vesikalık fotoğrafını yapıştırdığı bir kağıt parçası uzatıyor. O kadar şiddetli bir kahkaha atıyorum ki elimden kartı kaptığı gibi diğerleriyle birlikte toz oluyor.

 
Yeni Delhi-6
Humayun Türbesi'nde dua eden bir Müslüman
Yeni Delhi şehrini rahat ve hızlı gezmenin yolu yerel turlara ve turistik noktalarda önceden yerinizi ayırtmak. Bu şehir için önerdiğimiz deneyimler şöyle; Tac Mahal ve Agra Kalesi: Delhi'den Otobüsle Tam Günlük Seyahat (12.7275 €), Giriş Biletleri dahil Jaipur Tam Day Trip (6.36 €), Old Delhi Rickshaw Ride ve Rehberli Tur (20.36 €), Delhi Tren ile Jaipur Day Trip (101.79 €). Bu şehirdeki tüm turları görmek için tıklayın.
-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar