Google+

Arama formu

ENDÜLÜS RUHUYLA SEVİLLA (2. GÜN)

Bu yazı Gezimanya üyesi Sanem Coşkun tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Sevilla'daki ikinci günümüzde ise El Arenal bölgesini keşfetmek için turumuza başladık. El Arenal eskinin tersane ve cephanelik bölgesi. Şimdilerde ise boğa güreşi (corrida) nın merkezi. Özellikle civardaki barlar bu zamanlarda dolup taşıyormuş. Bir ara pek tekin bir bölge değilmiş ancak sonra Expo 92 için yenilenmiş ve sahil gezintisi için manzaralı bir alan haline gelmiş.

Bu kısmı daha fazla rota ağırlıklı anlatacağım için isterseniz haritalara burdan ulaşabilirsiniz.

Başlangıç noktamız Plaza de Torros de la Maestranza oldu. Bu boğa güreşi arenası İspanya'nın en eskilerindenmiş. İçerisinde hediye eşyalar alınabilecek bir hediyelik eşya bölümü ve çeşitli posterler var. Buradan arena içerisindeki müzeye girebiliyorsunuz. Boğa güreşinin tarihi posterler, kostümler, Picasson'nun boyadığı bir boğa burnu gibi ilginç şeyler var. Nisan-Eylül dönemi de boğa güreşlerinin izlenebildiği dönem. Bu boğa güreşi olayı beni pek cezbetmediğinden her ne kadar olayın merkezi de olsa ilgisizliğime devam ettim. Yine de boğa güreşine çıkan boğanın en az 4 yaşında olduğunu bilmek ve arenaya çıkana kadar krallar gibi bakılıyor olması işi az biraz onurlu bir hale getiriyor.

Sevilla

Arenanın önünden dümdüz devam edince Teatro De La Maesteranza'ya (opera ve tiyatro binası) ulaşıyorsunuz. Buralara gelmişken bir opera izleyelim diyorsanız uluslar arası opera ve dans gösterilerin yapıldığı bu yerin programına gelmeden bir göz atın.

Sevilla şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Casa Palacio siglo XVIII, Beds Triana, Casa centrica nervion güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri bt6sevilla, Luxury Apartment Sierpes, Ángeles 7. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Apartamento San Fernando, Plaza San Francisco luxury apt, Suite Batihojas gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz SevillaDream Hostel, Traveller Box Hostel, Dúplex Alfaqueque Sevilla tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Sevilla aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Tiyatroyu geçince solunuzdaki küçük yeşillik alandan geçerek çıktığınız sokakta sola dönerseniz (calle temprado) Hospital de la Caridad bu sokak üzerinde bulabilirsiniz. Barok tarzındaki bu bina günümüzde düşkünlerevi olarak kullanılıyormuş. 1674'te kurulan bir vakıf hastanesi. Kilisesinde ise orijinal yağlı boyalar var. Juan de Valdes Leal'in eseri olan Kıyamet'in Zaferi bunlardan sadece birisi.

Sevilla-1

Bu sokağı dümdüz devam edip yolun sonundan sağa dönüp gene dümdüz gidince karşınıza El Patigo çıkacak. Burası elişlerinin olduğu güzel bir pasaj. Ben kendimi tutamayıp çok hoş bir çanta aldım hatta. Bunun yanında orijinal dolap süsleri, seramikler ve süs eşyaları da var.

Sevilla-2

El Patigo'ya ulaştığınızda binanın sağından devam edince (fotoğrafta amcanın geldiği yerden :P) önünüzde kalacak kemerli binanın altından geçince Tomas de Ibara'ya çıkan bir meydana varılıyor. Ancak cadddeye çıkmadan önce soldaki Plaza da Cabildo'ya girin. Burada Pazar günü meydanda satılan posterler, eski paralar, El Torno'da satılan manastırda yapılan tatlılar ve likörler flamenko ve matador resimleri hediyelik ve hatıra olarak alınmalık ürünlerdi.

Sevilla-3

Bu meydandan geçerek Avenida De La Constitucion'a çıkabilirsiniz. Burası katedralin de bulunduğu ana yol.

Plaza de Espana'ı görmeyi planladığımızdan biz bu yol üstünden Puerta de Jereze'e doğru yürüdük.

San Fernando'dan geçerek kocaman bir ağacın olduğu sakin bir alana çıkılıyor. Ağacı görmek için bile sırf bu yoldan gidilir.

Sevilla-4

Plaza de Espana denilen yer Parque Maria Lusia'nın içinde. Bu parkın içinde Arkeoloji Müzesi, Kostüm ve Sanat Müzesi gibi yapılar da bulunuyor. Parka giriş ücretsiz. Biz belki güneşin en tepede olduğu noktada gittiğimizden hiç keyif alamadım buradan. Su desen alg havuzu olmuş. Kuğuların ördeklerin falan olduğu bir alan var ortada Ankara'daki Kuğulu Park daha güzel ordan. Tek beğendiğim yer mini bir şelale var onun orası oldu. En azından serindi. Bir de şelalenin tepesine çıkıp oturabiliyorsun orada. Bir dinlenme molası için en iyi yerdi parktaki.

Plaza de Espana denilen kısım parkın hemen girişinde. Gene Barok tarzı iki kulesi olan bu yapı tiyatrovari bir düzende yarım daire yapılmış. İspanya bölgesinin alfabetik temsil edildiği rengarenk bankları var. Seramik süslemeler de gene burayı ilgi çekıcı hale getiriyor. Star Wars filminin bazı sahnelerine de ev sahipliği yapmış üstelik.

Sevilla-5

Plaza De Espana'dan çıkınca sahilden ilerliyerek Torre del Oroa (altın kule)'ye ulaşabiliesiniz. 13. yüzyıldan kalma bir gözlem kulesi, antik şehir duvarlarının bir parçası olarak inşaa edilmiş. İsmini kaplandığı altın renkli çinilerden almış bu bina ayrıca sömürgelerden getirilen değerli cevherlerin özellikle de altının muhafazası için kullanılmış. Şimdi denizcilik müzesine ev sahipliği yapıyor. Eğer günün sıcak saatlerinde geldiyseniz buraya önünden kalkan tekne turlarıyla nehir gezisi yapabilirsiniz. Nehir gezisinde Guinness Rekorlar Kitabı’na giren dünyanın en uzun tek parça köprüsü ve EXPO 92’yi de görme şansınız var. 

Sevilla-6

Biz köprülerden karşıya geçerek sahil şeridinden yürüyüş yapmayı tercih ettik. Şehrin karşı kıyısı asıl yerleşim yerlerinin olduğu bölge. Kıyıda güzel balık lokantaları var. El Arenal kısmındaki nehir kenarında içeceklerini alıp ağaç gölgesinde oturan gençler, sahil boyunca bisiklet sürenler var. Biz bu bölgeyi yüreyerek gezmeyi tercih ettik. Tam güneşin batma saatinde biraz uzun ama çok güzel bir rota oldu.

Sevilla-7

Ve son olarak otelimize yakın konumda olan Metropol Parasol'e gittik. Biz yakın konumu nedeniyle sona bıraktık ama siz Sierpes'de alışveriş sonrasında La Campana'dan dümdüz yukarı devam edince Plaza de la Encamacion'da tahtadan yapılmış bu modern yapıyı görebilirsiniz. Halk mantar diye isimlendiriyor bu yapıları ve gerçekten 26 metrelik dev bir mantara benziyor. Dünyanın en büyük tahta yapısıymış. Gaudi esintisi ile yapılmış ve dev bir ağacı simgeliyormuş. Arkeoloji müzesine ev sahipliği yapıyor bunun dışında market ve yürüme alanları var. Asansörle en tepeye çıkıp şehir manzarasını da görebilirsiniz.

Sevilla-8

Bir sonraki istikametimiz Madrid olduğundan otobüs terminalinin (plaza de armas) önündeki yoldan kalkan havaalanı otobüsüyle 4 euroya havaalanına gittik. Sabah 04.30'dan akşam 00.30'a kadar sık aralıklarla geliyor otobüs. Torre del Oro'nun önünden de biniş mümkün.

Sonuç olarak Sevilla Endülüs geziniz sırasında iki gün ayırarak gezilebilinecek bir şehir. Çok sıcak ve Siesta saatleri nedeniyle hayat yavaş akıyor. Flamenco gösterisi izlemeden ve tapas çeşitlerini tatmadan bu güzel şehirden ayrılmayın.

Bide lezzet avcısıysanız Duo Tapas'a uğramanızı tavsiye ederim. Biraz şehir merkezinin dışında olduğu için yol üzeri uğranacak bir yer değil özellikle buraya gidiyim diye yola çıkmanız lazım. Sahil gezisi yaptığınız bir gün calle Torneo üzerinden dümdüz giderek Puenta de la Barqueta köprüsünün hizasından calle calatrava'ya girerek burdaki leziz tapasları denemizi öneririm.

Yazının birinci günü için: https://gezimanya.com/GeziNotlari/endulus-ruhuyla-sevilla-1-gun

Daha fazla fotoğraf ve bilgi için blogdan ve instagram sanemc hesabından ulaşabilirsiniz bana.


Sanem Coşkun kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

Sanem Coşkun

Daha detaylı bilgi ve fotoğraflara ulaşmak ve sorularınız için; blog: https://baileyslidipnotlar.wordpress.com instagram: https://instagram.com/sanemc/