Erzurum'un Tarihi Dokusu -2

Erzurum’daki ikinci günümüzde benim için önemli iki ziyaretimiz var.

Atatürk ve Erzurum Kongresi Müzesi– Tarihi Erzurum Kongre Binası 1864'de Mıgırdıç Sanasaryan tarafından yaptırılmış.

Sivas Kongresi’ne bir ön hazırlık çalışması niteliğindeki kongre, önemli kararların alındığı ve Batı Anadolu'da Yunan kuvvetlerine karşı mücadele eden Kuva-yi Milliye üzerinde büyük moral olan ve tarih sayfalarımızda yerini almış çok önemli bir toplantı.

Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının toplantılar yaptığı salonda Kurtuluş Mücadelesi’nde önemli ölçüde belirleyici ve değerli imzalar atılırken, oturdukları ahşap sıralara oturuyor ve gözlerimi kapatıyorum. O günlerin sıkıntılı ve zorlu anlarını düşünürken duygulanmamak elde değil. Koridorlarda yürürken çizmelerinin seslerini duyar gibi oluyor, gözyaşlarımı tutamıyor ve onlara minnet ve saygılarımı gönderiyorum…

Önceleri bir Ermeni Okulu olan, günümüzde ise müze olan tarihi binayı ziyaret etmenizi ve mutlaka bir kez de gece ışıklandırılmış haliyle de görmenizi öneririm. 

Erzurum Atatürk Evi - 1919 yılında,Atatürk’ün Erzurum Kongresi çalışmalarını sürdürmek için 52 gün kaldığı konak “Atatürk Evi” adı altında ziyarete açık bir müze. (Çaykara Caddesi, Çaykara Sokak'ta) (4)Cumhuriyetin ilanından sonra Belediye Başkanı Nazif Bey tarafından Erzurumlu bir kuyumcuya yaptırılan altın anahtar ve evin tapusu şehir adına Mustafa Kemal Paşa'ya armağan edilmiş.

Atatürk'ün ölümünden sonra kardeşi Makbule Hanım'a, onun ölümünden sonra da isteği üzerine Çocuk Esirgeme Kurumu'na devredilmiş, 1984 yılında ise Sağlık Bakanlığı tarafından Kültür Bakanlığı'na devredilmiş ve müze olarak ziyaretçilere açılmış. 

Üç Kümbetler,Erzurum’un tarihi yapılarından, ilginç mimarileriyle şehrin en önemli tarihi yapılarından ve Anadolu’nun Selçuklu mezar yapılarının en güzel örneklerinden.

Kümbetlerin en büyüğü (12-14.yüzyıl) Emir Saltuk’a ait, üzerinde kitabe bulunmayan, Anadolu’nun en eski ve farklı mezar anıtlarından. Diğer kümbetlerin ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığına dair fazla bilgi olmamakla birlikte 13.yy.sonu, 14. yüzyılda yaptırıldıkları tahmin ediliyor.

Kümbetlerin hemen yanında tarihi bir konak göze çarpıyor, Paşa Bey Konağı.

Ziyarete açık olduğunu görünce hemen giriyoruz. Bizi kapıda sımsıcak gülümsemesiyle “hoşgeldiniz” diyerek Hakem Akgül karşılıyor. Erzurum’un yerlisi olan Hakem Bey konağın sahibi… Dedelerinden kalan bu konak ve yine dedesinden kalma eski eşyaların yanı sıra çevre köylerden topladığı antika eşyalarla, Osmanlı dönemine ait konak ziyaretçilerine tarihi dokuyu yansıtmakta. 

Tarihi konak, eski Erzurum evlerinin tüm özelliklerini sergiliyor ancak ne yazık ki oldukça harap durumda. İşte Hakem Bey de bu tarihi konağı maddi olanaksızlık nedeniyle turizme açmış, konuklara rehberlik de yaparak tüm konağı gezdirirken bizi adeta tarih sayfalarına götürüyor ve hiçbir ücret de talep etmiyor.

Bir ara beni salonda bulunan hoş bir nişin içine oturtuyor ve ninesinin başlığını takarak “Evin Sultanı oldunuz..” diyor :)) 

Çıkışta verdiğimiz ufak meblağı utanarak ama muhtaçlıktan alıyor ve “Bu ev benim değil, sizin, bizim, hepimizin... Lütfen bir daha geldiğinizde burada kalın, misafirim olun..” sözleri ile bizi duygulandırırken devam ediyor;  “Atalarımın yaşamlarını, kültürlerini yeni nesle tanıtmak için kapım herkese açık..” İşte Anadolu insanı, işte gerçek bir dadaş…

 Erzurum’da görmeye değer daha sayısız tarihi yapı bulacaksınız, Caferiye Camii, Cimcime Sultan Türbesi  bunlardan bazıları. Alışveriş yapmak isterseniz ki akla ilk gelen elbette Erzurum’un ünlü “Oltu Taşı” olur, bunun için 1560 yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı ve damadı Rüstem Paşa tarafından inşa ettirilmiş, tarihi Rüstem Paşa Bedesteni - Taşhan’a gidebilirsiniz. 

Erzurum yakınlarındaki doğal güzellikleri yine birlikte gezmek isterseniz, yarınki yazımda...

**Erzurum’un ülkemiz için çok önemli mekanlarından Kongre Binasını görünce birbirini tamamlaması için, bu geziden bir hafta sonra Sivas’a.. bu kez Sivas Kongre Binası ve Müzesini de görmeye gittim, yine birlikte gezeceğiz….

 

nevinsalman

Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım.