Eski Bir Rum Balıkçı Köyü; Trilye Gezi Planı

 

Trilye Falez

Genel;

Bugünkü yazımın konusu, Bursa İli Mudanya İlçesine bağlı ve eski bir rum balıkçı köyü olan Trilye'ye 2019 Temmuz ayında ailem ile birlikte yaptığımız gezi. Aslına bakarsanız bir önceki yazım olan Cumalıkızık Köyü konulu yazı ile bunu birleştirmek niyetinde idim ancak çok uzun olur ve sizleri sıkar korkusu ile ayrı bir yazı olarak yazmaya karar verdim. Her iki yeri birlikte yazmak istememin sebebi ise aynı gün ziyaret etmemizdi. O günkü gezimiz Trilye ile başlayıp Cumalıkızık ile sona ermişti. Yine günübirlik yapmış olduğumuz gezilerden biriydi.
 
Haftasonu ve yaz mevsimi olmasına rağmen, Cumalıkızık'ta ki sinir bozucu kalabalık burada yoktu. Muhtemelen daha büyük bir alana yerleşmiş bir köy (pek köy sayılmaz aslında) olmasından kaynaklı idi. Burası ile ilgili mevsim tavsiyem sonbahar yada ilkbahar ayları.

Ulaşım;

İzmit merkezden yaklaşık 160 km. mesafede olan köyün yolları Mudanya'ya kadar olan bölümde gayet düzgün ancak Mudanya sonrası asfalt olmasına rağmen fazla virajlı olması nedeniyle biraz baş döndürücü:-) Ama harika bir deniz ve uçurum manzarası ile yolculuk etmekte ayrı bir keyifli. 
 
Google Maps'e köyün ismini girdiğinizde sizi direk olarak merkeze çıkartıyor. Ancak burada dikkat etmeniz gereken köyün merkezine gittiğiniz için arabanızı bırakma problemi ile karşıya karşıya kalacağınız. (Çarşı içi sokaklar dar ve saate bağlı olarak trafik var) Ben bilmediğim için bu şekilde hareket ettim ancak sonrasında tamamen şans eseri Trilye'yi yukarıdan izleyebileceğiniz falez tarzı bir yere çıktım:-)) Siz artık biliyorsunuz, aynı hataya düşmeyin:-)) 
Trilye Falez

Burası hemen her yerde adı geçen ve tavsiye edilen Çamlı Kahve'nin bulunduğu alan. Bu yüzden uygulamaya Çamlı Kahve olarak girip, aracınızı kısmen daha rahat bir alana bırakma imkanı bulabilirsiniz. Burada ki otopark alanı çok büyük değil, erken saatte gitmediğiniz taktirde burada da aracınızı yol üzerine bırakmak zorunda kalabilirsiniz. Ayrıca bu alandaki otopark ücretsiz.

Keşfet; 

Burası belki de en zayıf planlama yaparak gittiğim yerdi ancak şans eseri de olsa Çamlı Kahve'ye gitmiş olmam açıkçası geziye başlama noktası açısından güzel oldu. Tek sıkıntı buradan aşağı, çarşıya doğru gitmek her ne kadar kolay olsa da, saatlerce gezdikten sonra o yolu geri tırmanmak epey zorlayıcı oldu:-))
 
Uzun sayılabilecek bir yolculuk sonrası geziye hemen başlamak yerine bir kahvaltı, kahve molası vermek için o bölgede ki Çamlı Kahve yerine Bağ Evi isimli restoranı tercih ettik biz. Açıkçası hem görsel olarak bize hitap etmesi hemde daha sakin olması açısından daha tercih edilebilir bir yer olarak düşündük ve sanırım haklı da çıktık. Çamlı Kahve en çok tavsiye edilen yerlerden biri de olsa benim tercih edeceğim tarzda bir yer değil... En fazla bir çay/kahve içilebilir...
 
Kahvaltı sonrası ise kendimizi bu eski Rum Balıkçı köyünün sokaklarına vurduk:-) Yolda ilk karşımıza çıkan yer Kemerli Kilise adı verilen ancak içine girme imkanı bulamadığımız tarihi yerdi. Sanırım kaderine terk edilmiş... Ve son derece bakımsız bir yerdi. Ama önemli bir yer olsa gerek ki yabancı bir turist kafilesi, çok küçük bir kilise olmasına ve içeri girilememesine rağmen burada epey bir vakit geçirdi.
 
Bir sonraki durağımız ise meşhur, birçok fotoğrafa konu olan Tabut Ev oldu:-)) 200 yıllık bir geçmişi olduğu söylenen bu ev iki sokak arasında sıkışmış ve içinde yaşamın olduğu enteresan bir yapı... Burada da bol bol fotoğraf çektirip, kendimizi ara sokaklardan sahile doğru vurmaya devam ediyoruz...
Trilye Tabut Ev

Sahile gelmeden önce karşımıza çıkan son yapı ise Fatih Camii ve Avlulu Hamam (tabi ki gezilecek son yapı değil, bizim güzergahımızda sahil öncesi son yapı). Çok özellikli bir Camii olmasa da tarihi geçmişi olan bizden bir yapı:-)

Camii ve çevresini gezdikten sonra kısa bir mola için yeni durağımız ise sahil oluyor. Haftasonları her zaman kuruluyor mu bilmiyorum ama biz geldiğimizde sahil boyu organik ürünlerden tutunda hediyelik eşyalara kadar birçok ürünün sergilendiği bir organizasyon vardı ve gezmek gerçekten çok keyifliydi. Biz geç kahvaltı yaptığımız için yemek yeme ihtiyacı duymadık ama sahil boyunca herkese hitap edecek bir çok lezzet durağı mevcut. (Özellikle akşam yemeği için çok güzel balık restoranlar mevcut.)
Trilye Sahil

Sahilde biraz turlamayı ve dondurma yemeyi müteakip, gezi listemizde yer alan diğer yerleri görmek üzere tekrar yola koyulduk. Unutmadan çarşı olarak kabul edilen yerde birçok zeytin/zeytinyağı ve sabun satan işletme mevcut. Buraları da gezmenizi ve alış-veriş yapmanızı tavsiye ederim. Hem fiyatlar uygun hemde organik ürünler açısından çok zengin:-))

Sahil sonrası zaten planda 2 yer kalmıştı, bunlardan biri Taş Mektep, diğeri ise Dündar Eviydi. Taş Mektep aslına bakarsanız bu gezide en çok merak ettiğim yapı idi. Ancak restorasyon çalışması (2019 yaz mevsiminde devam ediyordu) nedeniyle bırakın içine girmeyi, sokağına dahi giremedim... Ne yazık ki fotoğraf dahi çekecek bir alan bulamadım... Dündar evine ise gitmedim...
 
Gezimizi tamamlamak için faleze doğru tekrar dönmek ise gerçekten büyük bir eziyetti... Ancak sonuçta bu bölgede görülmesi gereken bir yer olduğu için bunu göze almanız gerekiyor. Tekrar yukarı yol aldığınızda çok güzel merdivenli sokaklar olduğunu da unutmayın:-)
 
Tahminimce Trilye'de geçireceğiniz vakit en fazla yarım gün olacaktır. Tek tavsiyem yaz mevsiminde gidecek iseniz, yürüme işini öğle güneşine denk getirmemeniz...
 

Tavsiyeler;

Fotoğraf sever arkadaşlar için fotoğrafçılık adına birbirinden güzel karelerin yakalanabileceği bir yer. Ben daha önce gezdiğim ve tarihi olarak nitelendirdiğim yapılara burada çok fazla rastlayamadım ve açıkçası ara sokaklarında kaybolunacak bir yer olarak görmedim burayı. Ama yine de mevcut haliyle bile fotoğraf sevenleri mutlu edecek bir yer.
 
Daha önce de yazdım ama çarşı içerisinde ki dükkanlara mutlaka uğrayın, sizi mutlu edecek şeyler mutlaka bulacaksınız. 
 
Bağ evi dediğim yerde kahvaltı etmenizi şiddetle öneririm ayrıca gece Trilye'de kalacaksanız yada akşam saatinde burada olacaksanız sahildeki balık restoranlar da çok iç açıcı görünüyor, buraları da tavsiye ederim.
 
Tekrar gelinir mi sorusu benim için "HAYIR" :-)) Çünkü bir kere gördüm ve keşfettim ancak daha önce gelmemiş arkadaşların için özellikle sonbahar yada ilkbahar aylarında burayı ziyaret etmelerini öneririm. Ayrıca konaklamalı kalınabilir bir yer gibi görünüyor.
 
Konaklamalı kalmayacaksanız burası ile birlikte yakın yer olan Mudanya yada Bursa'yı da ziyaret planınıza alabilirsiniz. Bir sonraki yazım bende hayal kırıklığı ve zaman kaybı olarak yer edinen Taraklı Gezisi:-))
 
Daha fazla gezi yazısı için hayat40tansonra.blogspot.com a beklerim:-)

Yorumlar

Hayat40tansonra.... gerisini siz doldurun:-))
29 Tem 2021, Perşembe - 05:57
Hayat40tansonra.... gerisini siz doldurun:-))

Yazar Hakkında

hayat40tansonra

Hayat40tansonra ....  diye yazıp gerisini size bırakıyorum. Gerek mesleğim gerekse bireysel olarak yurt içi ve dışında birçok şehir görme şansı yakaladım.