Google+

Arama formu

FETHİYE’Yİ BİR DE SONBAHARDA GÖRÜN

Sonbaharın etkisini hissettirdiği, şehrin yavaştan griye büründüğü, kalabalıkların ve seslerin boğucu gelmeye başladığı zamanlar… Hüzne boğan bulutların altında biraz daha doğanın sıcak canlı renkleri var.

Kısa bir gezinti hayali, içimi serinleten bir motosiklet yolculuğu ile gerçekleşmeye başlıyor. Antalya’yı yavaştan arkamda bırakıp Bey Dağları’nın eteğinde yol aldıkça, bulutlar yavaştan dağılıyor, derinden bir serinlik çarpıyor yüzüme. Kulaklarımdaki müziğin sesi yükselerek hareketlenerek, Finike’ye kadar su gibi akıyor yol.

Fethiye

Portakal ağaçları nostaljisiyle kısa soluklanmalardan sonra, yol Fethiye’ye doğru uzanıyor. Dönemeçli yollarda, güneş bir dağın ardından bir denizin üstünden görünüyor ve Fethiye’ye ulaştığımda şehri karanlığa bırakıp kayboluyor.

Fethiye bölgesine uygun ulaşım yollarından biri de havayolu. En uygun fiyatlı uçak biletlerini görmek için tıklayın

Gündüz bahar tadı veren bir güneş, geceleri üşütmeyen serin bir hava… İnsanların hala dışarda zaman geçirdiği, son tatilcilerin ve yerli halkın şehre hareket verdiği zamanlar… Erken başlayan gün, sabah yürüyüşleri, denizin tadını son anına kadar çıkaranlar; kısacası sonbaharın en keyifli tatil eylemleri.

Fethiye şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavise edilenleri Ölüdeniz Loft Exclusive, Beyaz Yunus Otel, Minu Hotel. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Sefa Otel, Ocean Blue High Class Hotel, Levent Hotel Fethiye. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları mereak ediyorsanız Manas Park Hotel Ölüdeniz, Villa Daffodil Hotel, Lighthouse Lydia Villas tesislerini incelebilirsiniz. Bir de Tatilsepeti.com'un Fethiye aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Fethiye-1

HÜZÜNLÜ KAYAKÖY

Deniz, renkli sokaklar, gece hayatı tüm güzelliğiyle bir tarafta dursun; ilk olarak Kayaköy yollarında buluyorum kendimi. Çam ağaçlarının arasında akan yoldan sonra karşıma çıkan köy, boylu boyuna uzanan dağın yamacına sığınmış dip dibe evlerden oluşuyor. Sadece bir kaç duvarı kalmış omuz omuza vermiş evler, korku ve endişe ile birbirlerine sığındıklarını anlatıyor.  1923 Türkiye-Yunanistan Mübadelesi’nden sonra köyü apansız terk etmek zorunda kalan Rumlar, birer bavul alıp dönme umuduyla her şeylerini komşularına emanet edip gitmişler.

Fethiye-2

Rum evlerinin yer aldığı tepeden bakınca karşıda, bırakılması çok zor koskoca bir vadi yer alıyor. Gün batımında içleri ürperten güzellikteki bu manzara, Kayaköylülerin hikâyesine pek bir duygu yüklüyor. Sanki çocuklar bir sokaktan koşup gelecek, bir evin bacasından duman tütecek veya bir Rum kızı pencereden uzanarak hüzünlü gözlerle gün batımını izleyecek gibi...

MAVİNİN, YEŞİLİN İÇİNDE BOĞULAN ŞEHİR

Fethiye merkezi günün her saati farklı bir neşe yaşıyor. Geçmişte büyük bir deprem atlatması ve yeni bir deprem riski nedeniyle otelleri, evleri, dükkânları çok katlı olmayan şehrin hemen sırtında derin bir orman başlıyor. Yemyeşil yamacın kolları tertemiz bir denizi kucaklıyor. İşte Fethiye bu mavi ile yeşilin arasında yer alıyor.

Sabahın erken saatlerinde sıcacık poğaça börekleri alıp Kordon’daki bir mekânda denize karşı kahvaltı yapmak Fethiyelilerin harika bir alışkanlığı. Esnaf yavaş yavaş dükkânını açarken Kordon bisiklete binenler yürüyüş yapanlarla canlanıyor. Yürüyüş yapanlar, yüzü denize bakan mekânlarda oturanlar, fotoğraf çekenler ile Kordon her daim hareketli. Merkezdeki kapalı çarşı ve ara sokaklardaki dükkânlar ise hem turistlerin hem de burada yaşayanların gün boyu canlı tuttuğu bir yer. Hediyelik eşyadan baharata, değişik tarzdaki kıyafetlerden yörenin sebze meyvesine kadar her şey bulunuyor bu dükkânlarda. Gecelerin en eğlenceli yeri ise canlı müzik mekânların olduğu Paspatur.

Fethiye-3

Biraz daha yalnızlığı sakinliği tercih ederek şehir merkezini geçip denizi takip ediyorum. Eski Fethiye evlerinin ve otellerin sıralandığı, Karagözler mevkiinden sonra kıvrım kıvrım bir yol devam ediyor. Ormanın içinden geçen bu yolun her kıvrımında bir koy var. Devam ettikçe sırtında büyük bir orman, kollarında deniz olan şehrin ne kadar dar bir alana sıkıştığı görülüyor. Yol boyu sıralanan pırıl pırıl koylarda orman ve deniz o kadar iç içe geçmiş durumda ki hangisinin öbürünün yerini istila ettiği belli değil. Çok az kişinin yaşadığı ve günlük turların düzenlendiği Şövalye Adası ise Fethiye’nin kucağında küçük bir çiçek gibi…

Fethiye-4

Kısa gezintinin son anlarını yaşarken, sırtımı dağlara çevirip yüzümü denize dönerek mutlulukla izliyorum. Eğlencenin bile huzurla yaşandığı Fethiye, mavisiyle-yeşiliyle ve ferah havasıyla insana derin bir sakinlik veriyor.


Yazar Hakkında

FERHAN BOZKAYA

Türk Dili ve Edebiyatı okudu, fotoğrafçılığa ve yazıya ilgisi nedeniyle gazeteciliğe başladı. Üniversite yıllarında başlayan Türkiye gezileri sonraki yıllarda da devam etti. Nünberg seyahati ödülü ile ilk yurtdışı deneyimini yaşadı. AB projesi ile 5 ay Bulgaristan'da kalarak Balkanları gezdi. En çok etkilendiği ve mutlu olduğu seyahatleri ise...