Google+

Arama formu

İtalya seyahatimizin 4. gününde sabah erkenden kalkıp Roma’dan Floransa’ya gitmek üzere yola çıkıyoruz. Floransa’ya trenle gitmeyi tercih ediyoruz. Tren biletlerimizi öncesinde www.trenitalia.com sitesinden zaten almıştık. Peronumuzu bulup hızlı treni beklemeye başlıyoruz. Trenler genel olarak dakik, çok fazla aksama olmuyor. Ayrıca ekonomi sınıfları bile neredeyse business konforunda : ) 1,5 saatlik rahat bir yolculuk sonrasında Firenze S. M. Novella’ya ayak basıyoruz. Floransa’dayız ve Haziran ayının sonunda üşüyoruz : ) Floransa, Roma’dan biraz daha kuzeyde kaldığı için birkaç derece daha soğuk. Sabah serinliği bizi kendimize getiriyor diyebiliriz.

İlk iş otelimizi bulup bavullarımızdan kurtulmak. Otelimiz tren istasyonuna çok yakın olduğu için bu sefer şanslıyız. Merak edenler için www.oldflorenceinn.com Bavullarımızı bırakıp odamıza yerleşmemizin ardından haritamızı açıp tutuyoruz Duomo’nun yolunu. Floransa’da turistik yerler birbirine yakın konumlanmış, bu sayede büyük bir çoğunluğunu yürüyerek gezebiliyorsunuz.

İlk rotamız tabi ki Floransa Katedrali Duomo yani Santa Maria del Fiore. Kentin kalbinde yükselen Duomo ve kubbesi, Floransa'nın en ünlü sembollerinden biridir. 1436 yılında tamamlanmış olup, inşası 150 yıl kadar sürmüştür. Avrupa'nın 4. büyük kilisesidir ve günümüzde bile şehrin en yüksek binasıdır. Meşhur kubbesi Brunelleschi tarafından yapılmıştır. Hemen yanındaki vaftizhanede ise Dante gibi ünlü Floransalılar vaftiz edilmişlerdir. En dikkat çeken, turistlerin fotoğraf çekmek için birbiriyle yarıştığı kısım Ghiberti’nin Cennet Kapısı'dır. Kapı üzerindeki 10 panoda İncil'den konular yer almaktadır. Buradaki kapı aslında bir kopya, orijinali katedral müzesinde sergileniyor.

Floransa

Galiba şuana kadar gezdiğimiz yapılar içerisinde bizi en çok etkileyenlerden biriydi bu katedral. Duomo Meydanı'ndan çıktıktan sonra Piazza della Signoria'ya doğru yürümeye başlıyoruz.

Floransa şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Noce dell´Oro, Brunelleschi Halldis Apartment, Prometeo Halldis Apartment. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Melarancio, Itaco Apartments Firenze - Loggia dei Ciompi gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Bartolomeo, Casa Ersilia, Sansovino Bed and Car tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Floransa aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Piazza della Signoria yüzyıllarca Floransa'nın politik ve sosyal yaşamının merkezi olmuştur. Şuanda bu meydan Floransalılar ve turistler için popüler bir alandır. Meydanda bir çok sanat eseri ve kopyaları bulunuyor. Bu heykeller şehrin önemli tarihi olaylarını hatırlatmak için dikilmiştir. Meydanda bulunan Palazzo Vecchio'yu da gezmeden geçmiyoruz. Meydandaki ünlü kopya heykellerden biri de zulüm karşısında kazanılan zaferin sembolü olan Davud'dur. Meydanın çok yakınında ünlü Uffizi Sanat Galerisi bulunuyor. Bu galeriyi gezmeyi tercih etmedik. Floransa'ya gidenlerin oralara kadar gidilir de gezilmez mi dediğinini duyar gibiyim : ) Ama nedense çok sanatsal bir günümüzde değildik sanırım, tamamen ilgi meselesi işte.

Buradan sonraki durağımız şehrin ayakta kalan en eski köprüsü olan Ponte Vecchio. İlk başlarda üzerinde demirci, kasap ve deri dükkanları olan bu köprüye sonrasında kuyumcular ve mücevheratçılar yerleşti. Günümüzde ziyaretçiler manzarayı seyretmek, antika dükkanlarını ve kuyumcuları gezmek için buraya gelirler.

Floransa-1

Buradan sonra Michelangelo Tepesi'ne ulaşmak üzere otobüse atlıyoruz. Floransa'da Duomo ve Campanile, Piazzale Michelangelo kadar güzel bir panaroma sunamaz. Floransa'nın eşsiz manzarasını sunan meydanda Michelangelo'nun Davud heykelinin bir kopyası da bulunuyor. Özellikle gün batımında, güneş Arno Nehri ile uzaktaki Toscana tepeleri üzerinden kaybolurken meydan oldukça kalabalık oluyor.

Floransa-2

Güneşi Michelangelo Tepesi'nde batırıp manzaranın tadını çıkardıktan sonra, yeniden otobüse atlayıp şehir merkezine döndük ve güzel bir yerde karnımızı doyurarak günün yorgunluğu ile otelimizin yolunu tutuyoruz. Yarın erkenden, istikamet Pisa...

www.ikigezgin.com


Yazar Hakkında

Nilay Koçal Tektakar

İki gezgin, takipçilerine hayatın her anından güzel detaylar sunan bir yaşam rehberidir. Evli bir çiftin hayat verdiği blogda gezi notlarının yanı sıra bazen güncel konular, bazen yemek tarifleri, bazen de içlerinden ne geliyorsa parmaklarından klavyelerine uzandığı samimi yazılar yer almaktadır.