Frig Vadisi - 4. Bölüm Aslankaya – Yılankaya

Afyon yoluna doğru devam ediyoruz, hedefimiz birçok önemli esere sahip Göynüş Vadisi. İhsaniye Kasabası'nın da vaktiyle Hitit İmparatorluğu sınırları içerisinde bulunduğuna dair elde bazı belgeler mevcut olup, Hitit İmparatorluğu’nu ortadan kaldıran Frigyalılar’ın eski yapılarına İhsaniye sınırları içerinde rastlanmakta. Bunların içinde Frigyalılar'a ait dünyadaki tek ve çok önemli iki eser Aslankaya ve Yılankaya (yada Aslantaş ve Yılantaş) ve Mezar Odalarını göreceğiz.

Yolda ilerlerken yine sağlı sollu çok ilginç kayalar var, işlenmemiş ama bu kaya kütleleri bile görülmeye değer. O kadar çoklar ki neredeyse bir kayalar ormanındayız.

Aslankaya’nın bulunduğu kayalar topluluğu görünmeye başladığında ise önündeki müthiş güzel günebakan (ay çiçeği) tarlası manzarayı daha da güzelleştiriyor, görülmeye değerdi doğrusu, aynı zamanda da fotoğraf karelerime çok güzel fon oluşturdular.

 

İhsaniye Kayıhan Beldesi, Göynüş (Köhnüş) Vadisi'nde M.Ö. 7. yüzyılların sonlarında, Frigler tarafından yapılmış olan Aslantaş görkemli bir anıt. Üzerinde bulunan mezar odasının giriş kapısının her iki yanında sağında ve solunda şaha kalkmış, kükreyen ve amacı mezarı kötü ruhlardan korumak olan iki aslanı seçmeye çalışıyorum, ancak o kadar ihmal edilmiş ve dolayısıyla tahrip olmuş ki üzerindeki aslanları seçmekte zorlanıyoruz.

Aslanların ayaklarının dibinde de yine çok zor fark edilen birer yavru aslan kabartması daha  var. Tabiat şartlarından oldukça etkilenmiş olan anıt üzerindeki kabartmalar yok olmaya yüz tuttuğu gibi kayanın tam orta yerinde tepeden aşağı bir de çatlak bulunuyor. Daha fazla ihmal edilirse hem doğal hem de kıymet bilmez insanların tahribatları ile yok olmaya mahkum gibi geliyor bana. 

Anıtın etrafındaki ilginç doğal taşlar ve bu taşların önlerindeki günebakan tarlasının arkasındaki büyük ilginç bir kaya kütlesi de fotoğraf karelerimize çok güzel konu oluyor.


 
YILANTAŞ

Aslantaş’ın biraz ilerisinde, kayalıkların arasında, M.Ö.700 yıllarında yapıldığı sanılan ve ne yazık ki parçalanmış ve asıl önemli kabartmaların olduğu parça ters dönmüş bir eser olan Yılantaş adeta kaderine razı olmuş yatmakta. anıtın, sadece dış tarafında bir aslan kabartmasının baş ve bir ayak kabartmasını görebiliyorsunuz, orijinalindeki birbirine sarılmış 2 yılan ve yılanlara saldıran iki savaşçı ne yazık ki artık görünmüyor. Üzülüyorum. Birbirine sarılmış 2 yılan ve yılanlara saldıran iki savaşçı görünmüyor. Görebildiğimiz anıtın dış tarafında bir aslan kabartmasının baş ve bir ayak kabartması oldu.

Belki bir dahaki gelişimde bugün gördüklerimi bile göremeyebilirim diye içim sızlıyor. (Berlin'de Bergama harabeleri Müzesinde "neden benim ülkemde değil?" diye düşünmüş ve üzülmüştüm, acaba kıymet bilenlerin elinde olduğu için üzülmesem mi diye düşünmeden edemiyorum.)
 
Maltaş : Birbirine yakın Aslantaş ve Yılantaş anıtlarından yaklaşık olarak 500 m. uzaklıkta olan M.Ö. 7.yüzyılda Kibele adına yapıldığı sanılan, cephesi üçgen çatılı, geometrik motifli ve yazıtlı Maltaş Açık Hava Tapınağı ise zemine gömülü olduğu için ne yazık ki göremedik. 

nevinsalman

Yazar Hakkında

nevinsalman

Ankara da doğdum, TED Ankara Koleji ve Gazi Üniversitesi Mimarlık fakültesi mezunuyum. 6 sene Londra'da yaşadım, sonraki yıllarda İstanbul'a yerleştim ve serbest çalıştım.